Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Bibo Ergo Sum > Komik Çizgiler

Komik Çizgiler Yazıdır, resimdir, videodur... Ne varsa fışkırt!

Bir Doktorun Kaleminden Hastalar ve Doktorlar

Komik Çizgiler içerisinde Bir Doktorun Kaleminden Hastalar ve Doktorlar konusu: Alıntı: maviagac ´isimli arızadan alıntı sen de mi orgon? bir de doktorlar açısından bak...yıllarca verilen emek...berbat öğrencilik yılları...sonrasında uzmanlık sınavı...sonra hastaneler...özeller ayrı dert devlet ayrı... arada sıkışıp kalma hali... hasta ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 02-09-2010, 14:24
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
maviagac´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
sen de mi orgon?

bir de doktorlar açısından bak...yıllarca verilen emek...berbat öğrencilik yılları...sonrasında uzmanlık sınavı...sonra hastaneler...özeller ayrı dert devlet ayrı...

arada sıkışıp kalma hali...

hasta öldü diye hasta yakınları linç etmeye çalışır...

doktordan daha fazla doktorculuk oynayan hastalara laf anlat...

nerdeyse farmakolog statüsündeki ilaç bağımlılarına ilaç beğendir...

her şeye kulp bulan tatminsiz hastaları tedavi etmeye çalış...

her hata senin üzerine kalsın ki buna anatomik organ ya da yapı farklılıklarının sebep oldukları da dahil...

ne yapsan yaranamazsın...

tamam türkiyedeki doktor modelleri çoğunlukla fena...kaldı ki ben de çok fazla şikayetçiyim gördüklerimden...düşün ki tamamen sağlıklı hastaya 6 ay ilaç kullandırıp,hastalalığı yaratıp sonra da o hastalığı ameliyat etmeye çalışanlar mevcut...ama arada iyiler de,bu iş için cidden emek verenler de var...onlara haksızlık yapma...heveslerini kırma...ki meslektaşlar zaten yeterince heves kırıcı...

ne yani bir kahveyi bile çok mu görüyorsun...ölelim o zaman...kahvesiz hayat neye yarar...
Ben yazıyı kaleme alan adama verip veriştirdim,hatta kendimni tuttum iki satır yazdım, tutmasam daha da sinirlenebilirdim. )

Adamın yakındığı şeylerde merceğini koyduğu yer yanlış bir defa. Yani tıbben teşhisi tamamen fiyasko

Bu söylediği ve yakındığı durumların suçlusu,her ne kadar başka konularda sıradan halkı koyunlukla eleştirip kızsak bile o vatandaşlar değil. Doktorların başındaki bu felaketlerden zorluklardan sorumlu olan aslında bir noktada yine doktorların kendisidir. Koskoca hatta tıbbi konularda dokunulmaz olan bir tabibler birliğiniz var ne işe yarıyor o kurum? Neden hiç bir boykot yapmıyor, hükümetlerin provokatif boykot kırıcılığına boyun eğiyorsunuz her durumda? Kim dedi size doktorluk görevinin her koşulda kutsal olduğunu ve bazı haklarınız için kurumlara karşı duramayacağınızı? Elinizde tıbbi teşhis ünvanı ve sağlık konularda otoritenizi ilan etme hakkınız var ama siz bu hakları sadece birtakım dev ilaç şirketleri şikayette bulunursa kullanıyorsunuz, toplumun genel sağlığını, sağlık sorunlarını, sigorta sosyal güvence işkencesi gibi konularda sesiniz soluğunuz çıkmıyor bu sizin sorununuz değilmiş gibi uzmanlığınızın keyfini çıkarıyorsunuz.

Televizyonlarda gazetelerde çıkan asparagas tıbbi haberlerin sorumlusu da vatandaş değil hem madem tıp dan anlamıyor, size güvenmesini istiyorsanız önce onları o yapışık ve cıvık medyadan daha fazla adam yerine koyup bilgilendireceksiniz. Sigorta işkencesi dahilinde, hergün hastanelerde sıra almak için gün ağarmadan bekleyen hastalar dolu hastane önlerinde. Bu insanların geçtiği protokol sayısından haberiniz var mı? 5 buçuk da geliyor, sıra bekliyor, 8 buçuk da kapılar açılıyor adını yazdırıp fişini alıyor, 9 9 buçuk arası doktorun günlük vizitesi bitiyor ve muayene başlıyor tabi yoğunluktan bu da doğru düzgün olmuyor çoğu defa. Yatış işlemleri, kalkış işlemleri, yoğun bakıma girdi koştur, yoğun bakımdan çıktı git başhekimliği bul, 10 tane mühür bastır, git eczaneden ilaç al gel oraya git buraya git, şu doktora sor, doktor nerede odasında,e odası kilitli? Açar birazdan ya da yoktur. Mesai saatinde odasında oturup kapıyı kilitleyende mi hastalar veya yakınları? Kahve içemiyoruz deme yani hiç bana inanmam. : ))

Bütün bunlara karşı siz hiç bir şey yapmıyorsunuz, tenezzül bile etmiyorsunuz bunu kabul edin. Siz bu yazıyla sadece ya tüm hastaların önünüzde el pençe divan durmasını istiyorsunuz ya da her birinin doktor kadar hastalık bilimi ve insan psikolojisi bilip hepsinnden idealist davranış bekliyorsunuz.
Şunu da belirteyim ben bir hastaneye gittiğimde hiç yukarıdaki doktorun yakındığı şeyleri yapmıyorum doktorlara ne oluyor biliyor musun peki bu sayede? Adam odasındaysa ve kapı kilitli değilse bile ahıra girer gibi girip saçma saçma sorular sormuyorum izin istiyorum,saygılı davranıyorum meşguldür diye ne oluyor? Enayi gibi bekletiliyorum, en son bana sıra geliyor, hiç bir bilgi de alamıyorum insanlık işe yaramıyor çünkü hiç bir zaman. Çünkü çoğunuz tırsaksınız, kaba insanlardan ödünüz kopuyor kendinizi onlara mecbur bırakıyorsunuz,üzerinize yürüyenlerden de siz sorumlusunuz onları içeri sokanlar, her arzusunu yerine getirenler, pişkinleştikleri oranda diğerlerinin hakkını yiyip onlara taviz verenler de sizlersiniz, bir kutu peynire satın alınabiliyorsunuz yeri geldiğinde.

Ayrıca o küçmsediğiniz insanlar size ne derece saygı duyuyorlar unutuyorsunuz da. Ben gereğinden fazla duymam banane mesela, herkesin bir mesleği kendince uzmanlık konusu vardır, ama git anadolunun herhangi yerine,köyüne doktor dendiğinde önünüze kırmızı halılar serer o hiç bişiyi olmayan halk,kendi açken sen aç kalma diye uğraşır,alışverişe çıkartmaz seni. Sonra da bir tane züppe çıkar der ki biz doktorlar ne hallerdeyiz vatandaştan çok çekiyoruz,başımızı kaşıyacak vaktimiz yok yaranamıyoruz vs vs. Bütün doktorlar da çok beğenir bu yazıyı ağız birliği ile ve halkın doktorlara olan sempatisi sömürülüp kendi borcu haline getirilir bütün bu olumsuzluklar.
Gidin üstlerinize yazın kardeşim, sağlık bakanlığının, sağlık sektörünün koordinasyon sorunları bunlar hastane önlerinde hem her şeye koşturan, hem sigortası parasal durumuna göre değişebilen, yani aslında sosyal güvencesi de göstermelik olan vatandaş ne yapacak bu sistemden faydalanıp kaymağını yiyenler onlar değil ki,yine sizlersinmiz kime yakınıyorsunuz yani? Bilmiyor muydunuz sanki bu ülke şartlarında doktorluk nasıl bir şey? Tabi siz uzman doktor olup, bir hastalığa kesin tedavi bulacağınızı zannettiniz alacağınız üstün eğitim ile, çok yazık o yüzden de. : ))
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 02-09-2010, 21:36
manitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-08-2010
Yaş: 37
Mesajlar: 9
Hepimiz bu ülkenin zavallı, cahil, bilinçsiz insanlarıyız. Başbakan da, doktor da, polis de, vatandaş da aynı, cehalet diz boyu...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 03-09-2010, 01:23
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
Orgon öncelikle şunu belirteyim ‘siz’ tarzı hoşuma gitmiyor…önyargılı buluyorum…ben onlar gibi değilim-olmamak için de elimden geleni yapıyorum ki bu yola çıkma amacım da onların antisi olabilmek…bu mesleği ne kutsallığı ne parası ne de saygınlığı için seçtim…paradan başka değeri olmayan beyinsizlerden ibaret değil bu meslek ….

Türkiye’de hangi meslek grubu devletten-hükümetten ya da bakanlıklardan bağımsız olabilmiş ki?öğretmenler,mühendisler,memurlar,eczacılar,çift çiler…hepsinin hali ortada…sorunlarını sıralamaya gerek yok sanırım…hükümet istediğini istediği şekilde tehdit ediyor…hepsini en güvencesiz ve en ucuza çalıştırmaya çalışıyor…doktorlar da bunun dışına çıkamıyor…doktorlar da sömürülüyor…yabancı hekimlik uygulamasıyla,tam gün yasasıyla,performans gibi zırvalıklarla sömürülürken hastalar da doğal olarak sömürülüyor….buna karşı çıkması gereken ve bunları kıracak olan sadece doktor ve doktor birliklerinin çabası değil…sağlık çalışanları kadar sağlık hizmeti alan herkes yani hepimiz sorumluyuz bundan…

Cıvık medya her şeyi magazinleştirmiyor mu zaten?mehmet öz benzeri birkaç salak çıkıp fındık yiyin,taş yiyin deyince sağlıklı oluveriyor herkes…ne güzel ölmeyiz artık…sağlık sorunları yok…doktor sıkıntısı hiç yok…hastalar parasızlık nedir bilmiyor…ilaç-tedavi masrafları ateş pahası değil…sağlık sistemi berbat durumda değil… her şey mükemmel…fındık yemeyi bilmiyorduk sadece…tek sorunumuz buydu…

Hastaların geçtiği protokol sayısından haberim var…daha birkaç ay önce gözlük numaram değişeceği zaman kendi okuduğum fakültede sıra almaya gittim ve tam iki saat memurun gelmesini bekledim…memur izin almadan gitmiş…yerine gelecek kimse de yok…doktora ulaşıyorum iki saatlik bekleyişten sonra adam daha derdin ne demeden ‘öğlen çıkarım,olmasa yarına kalırsın’ diye pazarlık yapıyor benimle…altı üstü iki damla damlatacak,3-5 harf okutacak mal…daha hastanede ama çıkma planları yapıyor sabahtan…istanbul’un en büyük hastanelerinden birinde oluyor bunlar… üç gün başhekime gittim bunları şikayet etmeye,onun da yerinde yeller esiyordu…ki acillerin hali içler acısı… nerden tutsan elinde kalıyor işte…

Yanlışın var…benim asla öyle bir beklentim yok-olmayacak da…silahlı meslekler –bana göre meslek değiller ya neyse- dışında kalanlarla doktorluk arasında herhangi bir fark görmüyorum…kutsallığı falan yok…para karşılığı yapılıyor sonuçta,diğer tüm işler gibi…ama evet doğru ve yanlışlar var…hasta ya da hekim hataları…

Ben bunu inkar etmiyorum…en ilkel modelleriyle ben kendi hayatımda karşılaştım zaten…çok iyi biliyorum…ama yanlış olan şu ki sen hepsini aynı şekilde yargılıyorsun…

Satın alınabilme…bu çok ağır…dikkat et….yine ‘siz’ diyorsun…ben değilim ve daha bir sürü kişi böyle değil…al işte hepimizi astın bir anda…evet satın alınanlar var hatta onu bırak para için sağlıklı kişiden organlarını çalanlar var…organ hırsızlığı ya…bunun ötesinde daha ne olabilir…ahlaksızlığın son noktası…

kimse kimseye kırmızı halılar sermesin…kırmızı halılık bir durum da yok…herkes yapması gerektiği şekilde işini yapsa yeter…ahlaksızlığa düşmeden…tıp etiğini göz ardı etmeden….hoş nicedir adı bile yok etiğin…oysa etik bir zamanlar dersti tıp fakültelerinde…hoş o ders bile etik kılamadı ya çoğunu…şimdi durum ne halde görecez…

evet konuşalım hataları-eksikleri-yanlışları ama suçlamadan…eksikleri konuşalım ki yeni başlayacak olanlar da yapmasın o hataları...ben daha söylediklerinin hiçbirini yapmadım,birkaç yıl sonra tehlike başlayacak aslında…

bir şekilde bu çarkın içine girince değerler yitiyor gibi..uzmanlaştıktan sonra…oysa öğrenciler çoğunlukla iyi niyetli,intörnler,asistanlar,pratisyenler gayet iyi…sonra uzmanlaşınca birden mekanikleşiyorlar…ki bu bazen iyi bazen de kötü…o iyi ve kötü sınırı sorun…o denge sağlanamıyor...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 03-09-2010, 04:50
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Pekala,amacıma ulaşmışım yazdıklarımda öyleyse. Genellemelere karşı genelleme. Genellemelerin bir tarafı tebessüm yaratıp karşıtı üzüntü yaratıyorsa bu durumda objektiflikten uzaklığın tespiti için gerekli bir girişimdir benim yazım üslubumda. : ))

Yakındığın (siz demiyorum) şeylerden ötürü kimleri sorumlu tutuyorsun, herkesi mi? Bu pek gerçekçi değil. Belki polemik gibi görünen tartışmalardan hoşlanmıyorsun,her konuda polemik olmasından rahatsızsın belki de. Belki de hatta buna ben yazılarımda neden oluyorum sıklıkla sana göre. Söylediğin şeyler gösteriyor ki daima anti tez üreten ve işin özünü bilmeyen kavramaya çalışmayan bir yaklaşıma sahip olduğum noktasında bu konuda.

Ancak;

Söz konusu olan yazı içeriği açısından senin doktorluk mesleği ve sorunları bağlamında sorumluluk oklarını doktor olmayan, yani doktorlara mecbur olan tüm çoğunluğu kapsar nitelikte. Başlığın bir doktorun kaleminden olmasından tutun, bu yazının birçok sitede yayınlanıp marifetmiş gibi sunulmasına kadar samimiyetten uzaklığı ve yaptığı genellemelerde madalyonun diğer tarafına hiç değinmemiş olmasına kadar birkaç zıpçıktı çıkmadan kimse o noktaya gelmediği gibi bunu diyenler de zıpçıktı oluveriyor gerçekten ve sen dahi "sen de mi orgon" demek suretiyle hangi taraftan bu konuya yaklaşmamın reel olduğunu baştan belirlemiş oluyorsun diğer sesleri duymadan.

Senin nasıl bir yaklaşıma sahip olup olmadığın aslında doğrudan bu konuya dair değil. Ancak doktorların hastalarına bakış açısı açısından yukarıdaki yazı buna dahil. Dolayısıyla da olaya tek taraflı bakıp doktorluk mesleğinin zor koşullarından, gerektirdiği sorumluluktan bahsetmiyorum ben olaya idealist açıdan da yaklaşamam, belki sen çok iyisin belki öbürü berbat konu bu değil. Bir durum eleştirilecekse şovenizm yapmanın bir alemi yok içinde bulunduğunuz koşullardan ötürü hastaları sorumlu tutma lüksünüz hiç yok. Doktor böyle düşünmeye başladığında, işte o şikayet ettiğin fındık yiyin sağlıklı yaşayın,sigara içen adamı tedavi etmem kariyerim bilinen bir sebebe rağmen ihmalkarlık nedeniyle tehlikeye girer diyen sosyete doktoru elitist şarlatanlar medya da, orda burda cirit atmaya başlarlar.

Yakındığınız durumlara siz öncelikli olarak sesinizi çıkarmadan da sakın ola hastalardan destek beklemeyin. Zaten bilim dışı uygulamalar ve organizasyon sorunları ile yüzyüze olanlar,bir de sizin tarafınızdan küçümsenip sonra vah vah doktor sonunda tırlattı bu sistem yüzünden demez bunu beklemek de biraz bencilliktir zaten.

Benim sözünü ettiğim şeylerde senin savunman kendi adına. Ancak sistem nedeniyle yazının sonunda yozlaşmaya işaret etmişsin. Bu durumda benim karşı saldırı yazım da anlamsız sayılmaz demek ki ben de aşağılanıp hor görülen o insanlara karşılık mekanikleşen o sistem elemanlarını suçlayabilirim bu nedenden ötürü şahsi olarak alınıp sitem etmek manasızdır. Bu konu bir yerde açılınca da hep bu oluyor maalesef.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 03-09-2010, 22:35
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Vee son olarak;

Başlığa cevaben 12 maddelik,

Bir vatandaşın kaleminden Doktorlar,
...
1. Bizi tam da kahve molasındayken soru sorarken denk gelirseniz,muhakkak hastalık hastasıyızdır ve işimiz gücümüz ortalıkta boş gezen bir doktor bulup onun engin tıp bilgilerinden faydalanıp kendinmizde hastalık aramaktır. Gerçekten biz vatandaşların işi gücü tıp öğrenmektir.

2. Daha önce verdiğiniz ilaçların etkili olmamasının veya yan etkilerinin nedeni bizim yetersiz tıp eğitimimizdir. Yoksa durmadan ilaç değiştirmenizin sizin teşhis hatalarınızla, test yapmadan rastgele ilaç yazmanız ile bir ilgisi yoktur. Durduk yere karnımızın ağrıması, başımızın dönmesi, vücudumuzun kabarması gibi tuhaf alışkanlıklarımız mevcuttur.

3. Bizim durmadan bir yerlerimiz ağrır ve günlük hayatımızı daimi olarak hastanelerde doktor aramak ile geçiririz. Asansörde, kapı arkasında,merdiven aralığında güler yüzlü bir doktor bulabilmiş isek ne ala. Bize bir küçük kağıda el yazısı ile not yazmadığı sürece bütün gün hastanede varolan tüm kuyruklara sırayla girip 30 gün sonra iyileştikten sonra ilgilenilmeye karar verilecektir,ya da öldükten sonra.

4. Vatandaşlar hiç bir şey bilmezler tıp hakkında. Gerçekten bu doğrudur, inanamazsınız ama çoğu insan tıp hakkında hiç bir şey bilmez ve gazetelerdeki haberlerin altında daima ünvan sahibi bir doktorun imzası bulunmaktadır köşe yazarları veya araştırmacı gazeteciler tıbbi bulgu ve tedaviler hakkında yazılar yazmazlar, ot yiyin,fındık yiyin diyenler genelde çok elit ve kariyerli ünvan sahibi doktor kişilerdir. İnanmazsanız telefon edin.

5. Hastalar sağlıklı insanlardır. Böyle olmaları gerekir evet, hasta olmak bir suçtur. Hasta da olsak tıp hakkında bilgisiz de olsak asla hasta gibi olmamamalıyız, yakınmamamalı, ne yapacağımızı doktora sormamalıyız. Özür dileriz. Ayrıca biz vatandaşlar normalde tıbbi eğitim almış kişilerizdir söylediğiniz tüm latimnce tanımları hemen anlamak gibi bir özelliğimiz vardır, latinceyi, her türlü tıbbi dal ı,içeriğini hastalığın adını, seyrini biliriz ve siz açıklama sandığınız sırada latince konuştuğunuzda anlamama nedenimiz sizi o an dinlemiyor oluşumuzdur. Terbiyesizliğimiz için özür dileriz.

6. Konuşurken sakın yüzümüze bakmayın,hele de latince açıklama yaparken. Bize adını ilk defa duyduğumuz bir bölüme elimize 10 fişi verdikten sonra gönderirken yeniden gelip gelmeyeceğimizi ve ne dediğinizi anlamaya çalışırken teşekkür etti...ğimizde ise başınızı çevirin ne de olsa bizler iğrenç, cahil, hemde hasta kişileriz ve hiç bir şeyden anlamayız.

7. Biz doktor değiliz ve de hipokrat yeminimiz de yok ya. İstediğiniz şekilde davranabilirsiniz. Hastaneye girdiğimiz anda artık insanlığımnız söz konusu değildir, kapıda duran güvenlik elemanından hemşiresi ve hasta bakıcısına kadar daima azar işitmeye kendimizi alıştırmamız gerekir. Bilmiyorsak da biz suçluyıuz çünkü daha önceden hastanede bir gün geçirip tüm prosedürleri ve işlemleri önceden öğrenmemiz gerekirdi. O arada doktor yerinde değilse, hemşire bilmiyorum bile demeyip,başını hiç bir iş yapmadığı (çünkü hiç bir tuşuna basmamakta olduğu) bilgisayardan kaldırmadan alakasız yerlere gönderiyorsa, geç kaldığımızda da bunun suçlusu yine bizizdir, doktor sırramızın yandığını söyleyebilir haklıdır, itiraz çok ayıptır. Özür dileriz.

8. Sigara çok zararlı bir şeydir. Öyle ki tüm hastalıkların tek nedenidir. Veya kalp hastalığının nedeni ve çözümü muayenehanesine çağırıp muayene ücreti aldıktan sonra "tuzsuz ye" diyebilecek bir doktor bulabilmekten geçer bazen. Doktorlar aslında her hastalığı hemen iyileştirebilirler ve asla iyileşmeyen bir hastalık yoktur. Yeterki biz cahiller onları dinleyebilsek bir kaç öneri ile ölümcül kanserlerden kurtulurduk. İyileşememiş isek hatalı olan hastadır,tıp asla yanılmaz. Bunu bilmediğimizden özür dileriz.

9. Canımız yandığında her zaman hasta olduğumuz için kendimize kızmalıyız ve ne derece zavallı olduğumuzu hatırlamalıyız. Doktorların tamamının eli hafiftir güzel iğne yaparlar canımızın yanma nedeni kendimizi hasta etmiş olmamızdır. Damarımızı bulamayan doktor yoktur,sebep kötü beslenmiş ve bir şekilde damarlarımızı gıcıklık olsun diye doktordan saklıyor oluşumuzdur, delik deşik edildiğimizde, verilen ilaçlar nedeniyle damarlar artık iğne tutmayıp patladıklarında bunun suçlusu bizizdir ve kendimizi suçlamalıyız doktora yakınmak terbiyesizliktir. Özür dileriz.

10. Cahilce sorular sorduğumuzda daima amacımız doktora hakaret etmeye çalışmaktır huyumuz kurusun. Bir ilaçtan veya ameliyattan korkuyorsak bu demektir ki doktorun bizi öldürmek istediğini, zorla kesip parçalama niyetinde olduğunu, kanser etmeye çalıştığını düşünüyoruzdur. Tıp hakkında her şeyi bildiğimiz halde (ki biliriz,bilmeliyiz) bunları sorduğumuza göre paranoyak varlıklarız hepimiz.

11. Hastalar aslında tüm dünya tıbbını ve uygulamalarını bilirler. Deri ile kim ilgilenir,nöroloji nedir, böbrek bölümü hangisidir, gastro ne demektir, pulmonoloji,onkoloji, dermatoloji, kardiyoloji, nöroşirürji, oftalmoloji, algoloji, immunoloji, endokrinoloji, gastroenteroloji, geriatri, hematoloji, jinekoloji, ortopedi, pediatri, radyoloji, romatoloji, üroloji, intaniye, nefroloji vs. Hepsini ezbere bilir hastalar anlamlarını da ne hastalığa yakalandıklarında nereye gitmeleri gerektiğini de. Eğer başka doktora soruyorsa pişkinliği ve terbiyesizliğindendir bunun sebebi doktoru meşgul etmek içindir bilmemesi mümkün olamaz, bilmiyorsa da yerince tıp terimi ve dalını aklında tutamadığı için cahildir.

12. Hastayı ikinci görüşünüzde tıbbi sorular sorun. Hasta olduğuna ve sizinle daha önce konuşmuş olduğuna göre ne olup bittiğini biliyordur. Hasta ya, her zaman kendisine ne olduğunu bilir. Hatta yakınlarına sorun onlar da bilir. O kadar yoğunlukta muayene ve testler her zaman gerekli değildir, o bilir. Hatta kendi dalınız olduğu halde hastayı sonradan başka doktora gönderin, ilk tedavi olduğu 10 yıl önceki doktora ve hastaneye göndermeye çalışın, siz bilmezsiniz çünkü. Ama hasta elinde rapor olmasa da yazılı belge olmasa da her daim tüm rastladığı doktorların adını bilir. Yakınları da bilir.

Bunlar olmuyor mu yani?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 04-09-2010, 20:51
abdul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sivil
 
Üyelik Tarihi: 21-07-2007
Nerden: christiania
Mesajlar: 147
olma mı...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 12-09-2010, 01:33
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
Evet amacına ulaştın…tamam adam tek taraflı bakmış…hastaları suçlamış…tepkini anladım…haklısın da…yanılmışım…onun bakış açısı da fazlasıyla darmış…mutlu oldun mu?

Ama sen hala inatla tek taraftan bakmaya,doktorları suçlamaya devam ediyorsun…ve bu genellemeye genelleme’den öte bir şeymiş gibi duruyor…


Yakındığım şeylerden herkesi sorumlu tutuyorum…sağlık sadece sağlık çalışanlarıyla sınırlı değil ki…sonuçta bu durumdan memnun olmayanlar itiraz etsin,şikayet etsin,sesini yükseltsin…hastalar,hasta yakınları,doktorlar,doktor adayları,akademisyenler,dernekler,sendikalar…artık ne varsa…sağlık ve eğitim herkesi ilgilendiren ortak konular…düşünsene doktorlar nasıl grev yapacak,nasıl iş bırakacak?hasta gelecek ve hayır ben grev yapıyorum,bakmam demek ne kadar mümkün…tamam sisteme tepki göstermek neyse de olan hastaya oluyor…14 mart’larda yapılan yürüyüşler vs gibi kimi küçük gösteriler dışında pek bir şey kalmıyor…

Başka bir başlıkta demiştin bakanlıklar ne kadar anlıyor o meslek grubunun halinden diye…yani bir sağlık bakanı ve danışmanları oturdukları yerden belirliyor bir şeyler…ve insanlar da ona uymak zorunda kalıyor…onların seçiliş yöntemi de malum…başbakana yakınlıklarıyla orantılı…başbakana yakınlık yalakalık yeteneğiyle orantılı…kendi mesleklerinde yetkinlikleri tartışılır…doktorlar ve diğer mesleklerle ilgili yetkililer asalak adamlar sürüsü…al işte bakanlar da bu…ne yapılır…ya da ne yapılabilir?aptalca bir seçim…ve o seçimle herkesin yöneticisi seçiliyor…bu böyle olmamalı…sistem baştan yanlış…temelde sorun bu…doktorlar kişisel ve örgütsel çabayla bunu ne kadar değiştirebilirler sence?


Hangi noktadan yaklaşacağını belirlemek mi…başta da dedim evet hastaları çoğunlukla suçlayıcı ve özeleştiri yapmaması eksikliğini ben fark edememiştim…ben senin iki açıdan da tarafsız bakacağını düşündüğüm için şaşırdım…yoksa daha ilk arkadaşın yorumunda evet haklısın hatta böyle bir başlık açalım bile dedim…ben sırf doktorlar haklıdır-doğrudur diye bir şey diyebilir miyim?bu çok kısır bir yaklaşım olur…


Tamam diğer sesleri de duyalım…kendi adıma ben diğer sesleri duymayı çok istiyorum…en azından öğrenmem gereken bir şeyler olur onlardan…


Durum eleştirisi yapalım da sen tüm suçu doktorlara yüklüyorsun…yanlış değil mi bu mantık?yani birçok tarafın olduğu bir konuda nasıl sadece bir taraf suçlu olabilir?


Yine ‘siz’-‘biz’…hala sadece doktorları suçluyorsun...ben sana hepsi suçsuzdur-iyidir demiyorum...ama sen hepsi haksızdır diyorsun...peki burdan nereye varabiliriz...söylediklerimi kabul etmiyorsun...bildiğin-alıştığın örnekler dışındakileri göz ardı ediyorsun...


Mekanikleşme bir yere kadar gerekli…düşün acildesin,onlarca vaka geliyor tüm gün…korkunç olaylar…ve kimisi de ölüyor…işin bitip çıktığında normal hayata dönmen-unutman gerekiyor…ama bir taraftan da ne yapılabilirdi-neyi yanlış yaptım deyip durursun,gözünün önünde-aklında hastalarla yaşayamazsın çünkü…hayatın ikiye bölünüyor…hastaneden çıktığında o ikinci hayata da uyum sağlayabilmelisin…yoksa kişi yemek bile yiyemez…ve mekanikleşme bu noktada işe yarıyor…hastanedeki hayatıyla dışardakini ayırma noktasında…ama sorun şu ki bir süre sonra kişiler işlerini de mekanik bir şekilde yapmaya başlıyor…hasta yakını ‘hastanın durumu nasıl?’ diye doktorun peşinden koşturup duruyor ama cevap verme zahmetinde bile bulunmuyor…cinnet noktasına gelince efendiler ancak cevap veriyor…verdiği cevap da şu ‘olağanüstü bir durum yok,olsaydı söylerdik.’…be aptal sen olağanüstü bir durum olmadığını biliyorsun da hasta yakını bilmiyor ki bunu… ‘durumu stabil-normal’ diye küçücük bir cümleyle kişiye cevap verebilecekken tüm gün peşinde koşturup duruyorlar insanları….oysa öğrenciler ve intörnler daha duyarlı gibi…hasta yakınlarını sakinleştiriyorlar,moral ve bilgi veriyorlar…tıbbi bilgileri çok yeterli olamasa da insani taraflarını yok etmemişler daha…ve bu meslek sadece tıp bilgisinden ibaret değil...insan ve insana dair her şey-sorun da buna dahil...sanırım görülmeyen nokta bu...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 12-09-2010, 01:37
maviagac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hiperuyuşuk
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2009
Mesajlar: 695
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Bir vatandaşın kaleminden Doktorlar,
güzel ve doğru tespitler-gözlemler…bencillik yapıyorum ve devamı gelirse daha da iyi olur bence…12 maddeyle sınırlı kalmasın...yazmaya devam...

arada hastalara da dokunuversen fena olmaz...eşit eşit eleştirsen...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
doktorlar, hastalar, kaleminden, doktorun, bir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:53 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info