yanlış hatırlamıyorsam o filmde kazınamayanlar duygulardı. yaşananlar yani hatıralar yani sonut olanlar siliniyor ama içimizdekiler kalıyordu. zaten bu sayede silinme işlemi anlaşılmıştı diye hatrlıyorum. ya da o zaman böyle bir yorum yapmış aklımda o kalmış. bu durumda duyguları sildirmek de gerekecekti. peki duygular silindiğinde bizden geriye ne kalacak? sadece bir kere mi sevme hakkımız olacak ya da bir kere aşk. bu bana hiç de hoş gelmiyor. hayatıma kimseyi almayacak mıyım bu da bana göre değil. neden yaşayayım ki o zaman derim ben kendime. az (ya da çok, dozu bize bağlı) acı çekeceğim diye çok mutluluktan vazgeçmek ya da çok acı için az mutluluktan vazgeçmek... bu düzleme geldiysen vardır br anlamı. belki sana yok gelebilir ama bir başkasına anlam katarsın iki arada bir derede

ki bu da oldukça güzel bir şey.
kendimden çok şey beklemyorum dur belki, sadece insanım zaaflarımla eksikliklerimle öyle böyle bişi işte.
filmi izlediğimde beğenmiştim hatta bi kaç gün sonra bile düşündüğüm bir filmdi. ama bana silinme işlemi gerçek olsaydı diy düşündürtmemişti açıkcası. acı bie sonunda poztife dönüşüyor, bazen yorulup oflasak da biraz sabırla ...varolmanın bzaı bedelleri var elbette ama kaçımız şu anda göçüp gitmeyi düşündüğümüzde gülümseyebiliriz ki?