|
|
| Hayata Dair.. Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden.. |
Hesapsız Aşkların Kadını ...Hayata Dair.. içerisinde Hesapsız Aşkların Kadını ... konusu: Hesapsız Aşkların Kadını
--------------------------------------------------------------------------------
Suyun tadı su gibi değilse, şeker erimiyorsa artık dilinde, acı bir tat yapışıp kalmışsa düşlerinin en sınırsız çizgisine, kendini zincirliyorsan yalan öğretilerle; ihanet etmek bu apaçık ...

27-11-2007, 23:04
|
 |
solus et moriturus
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 35
Mesajlar: 1,885
|
|
Hesapsız Aşkların Kadını ...

Hesapsız Aşkların Kadını
--------------------------------------------------------------------------------
Suyun tadı su gibi değilse, şeker erimiyorsa artık dilinde, acı bir tat yapışıp kalmışsa düşlerinin en sınırsız çizgisine, kendini zincirliyorsan yalan öğretilerle; ihanet etmek bu apaçık hem aşka hem kendine. Denklemler yok aşkın matematiğinde. Hatta aşk ve matematik kavgalı kavramlar.
--------------------------------------------------------------------------------
Issız bir çölde serap ararken geleceğe hasret gözlerim, serap sanki benmişim gibi davranamam. Alev topu gibi harlı aşkım sönmek için muhtaçken sevdiğimin bedeninin özsuyuna, küllü bir aşkı alazlamakla uğraşamam. İsli pencerelerde parmak uçlarım adıyla sevişirken, yokmuş gibi yaşayamam. Hesaplı olan hiçbir duygunun adı ben de aşk olmadı bugüne değin, bugün niye olsun ki?
Çatlaklarımdan sızıyor aşksızlık kan gibi. Tek gözü yoklukla kör olmuş uğursuz bir kuş dolaşıyor semalarımda. Anımın andan farkı kalmadı. Farkındalıklarımın, ayrıcalıklarımın, anlamlarımın sebebi adam yok yanımda. Zamanla sınırlı biliyorum yokluk. Sessiz kalabilmeli, düşüncelerimi susturabilmeli, merakı kamçılayabilmeliyim. Aşk bunu gerektirir diye öğrettiler. Kaç ve kovalan. Yoksa sen de yok ol, varsa yanında kal. Yapamam ki… Hesaplı aşkların kadını olamam ki. Aşk hesapsızlıktır bana göre.
Ay yırtılırken her gece onsuzluğun saldırgan oklarından, köşemde sessiz sedasız bekleyişlere esir olamam. Dilimde kanarken adının ürkek kuşu, ısırıp kendimi daha fazla kanatamam. Özgürlüktür aşk karşındakine gönül rızasıyla teslim olurken. Çelişkilerin fırtınalı denizinde duru bir su birikintisi bulabilmektir tüm sakinliğinle. Gizemin karanlık kanatlarına aşkı kazıyabilmek uğruna kaçmak değildir. Hesaplı kitaplı davranmaya başlanıldığı noktada aşkın sınırları sona ermiştir…
Bin bir yüzü tek bir maskenin altına sığdırmaya çalışmak nasıl aşk olabilir ki? Adımların çılgınca bir arzuyla koşmak isterken aşka, çelme takmak duygularına. Ellerin titrerken bir telefonun tuşlarında o en özlediğin sese ulaşmak için, parmaklarını kırmak hayali kurallarla. Aşkı yakalayabilmek uğruna kaybetmek daha ilk anda. Hesaplı kitaplı aşkların anlamı bu benim dimağımda.
Suyun tadı su gibi değilse, şeker erimiyorsa artık dilinde, acı bir tat yapışıp kalmışsa düşlerinin en sınırsız çizgisine, kendini zincirliyorsan yalan öğretilerle; ihanet etmek bu apaçık hem aşka hem kendine. Denklemler yok aşkın matematiğinde. Hatta aşk ve matematik kavgalı kavramlar. Aşık edebilmek için birilerini kendine, öldürmek bu içindeki aşkı acımasız bir katil gibi kendi ellerinle. Koşulsuz koşmaktır aşk hayallerinin peşinde. Narindir aşk çiçeği, yalanın simsiyah parmaklarının okşayışlarıyla açmaz. Özgürdür aşk güvercini, kanatlarına zoraki etiketler yapıştırılamaz.
Kilitlemek kendini ışıksız zindanlara. Gölgelerle yaşamaya çalışmak aslından vazgeçip. Sisler içinde şaşırmışken yolunu, ilkyazın en çiçekli gününde gibi davranmaya çalışmak. İhtirasın harareti alevlerle bezemişken tenini, buz beyazıyla süslemeye çalışmak dış cepheni. Çırılçıplak kalmaktan korkarak, reddederek soyunmayı kuralları üstünden, bir korkak gibi kaçmak kendi siperlerine. Aşktan kaçmak bunun gerçek adı. Hesaplı davranmak kendini kandırmanın süslü yolu. Cesaretsizliğinin üzerini örtmeye çalışmak renksiz örtülerle. Ne zaman ki sıyrılır üzerinden plana, hesaba, kurala, tabuya dair pullar; işte o zaman aşk saklandığı yerden ortaya çıkar. Aşk sevmez yalanı, aşk sevmez saklambaç oynayanı.
Gözlerin içine içine sokulmaya çalışıldıkça yasaklar isyanın tatlı hükümdarlığı başlar. Onu kendine aşık etmenin on kuralı diye başlar nutuklar. Kuralların içinde boğulmuş bir aşk nasıl nefes alır diye düşünülmez nedense hiç. Dik yokuşlarda aşkı soluksuz bırakmaktır ona hesap kitap bulaştırmanın diğer adı. Çıkarlarla süslenen, egoyla beslenen, kibirle renklenen sevgiler rengarenk balonlar gibi dolaşıyor gökyüzünde. Aşkın dokunuşunun hepsini birer birer patlatmaya yeteceğini unutmuş gibi. Kendi koymadığı kuralları kimse ona dayatamaz. Aşk adına aşka silah çekenlere inat doğaçlama yaşayacağım aşk seni. Her doğan günle yeni baştan tanımlayacağım. Çünkü, önceden yazılmış repliklerle aşk oyunu oynanmaz.
Funda BİLGİLİ
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

28-11-2007, 07:46
|
 |
bla bla
|
|
Üyelik Tarihi: 28-08-2007
Yaş: 24
Mesajlar: 1,261
|
|
sn duarden buda güzelmişş
yanii bütün yazdıklarınız ayrı bi güzel 
teşekkürler efendm..
İnsanın inanç perdesi ne kadar kalınsa
akıl güneşi o kadar geç doğarmış..
.
.

.
.
|

28-11-2007, 08:17
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Nerden: nefes alabildiğim her yer..
Mesajlar: 692
|
|
|
''Kilitlemek kendini ışıksız zindanlara. Gölgelerle yaşamaya çalışmak aslından vazgeçip. Sisler içinde şaşırmışken yolunu, ilkyazın en çiçekli gününde gibi davranmaya çalışmak. İhtirasın harareti alevlerle bezemişken tenini, buz beyazıyla süslemeye çalışmak dış cepheni. Çırılçıplak kalmaktan korkarak, reddederek soyunmayı kuralları üstünden, bir korkak gibi kaçmak kendi siperlerine. Aşktan kaçmak bunun gerçek adı. Hesaplı davranmak kendini kandırmanın süslü yolu. Cesaretsizliğinin üzerini örtmeye çalışmak renksiz örtülerle. Ne zaman ki sıyrılır üzerinden plana, hesaba, kurala, tabuya dair pullar; işte o zaman aşk saklandığı yerden ortaya çıkar. Aşk sevmez yalanı, aşk sevmez saklambaç oynayanı.''
daha ne denir ki bunun üzerine..
|

28-11-2007, 11:42
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-10-2007
Nerden: Almanya
Yaş: 24
Mesajlar: 440
|
|
|
ask zor is zorrr
|

29-11-2007, 06:15
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
|
Metin üzerine yorum yapamayacağım. Yani sanıyorum biraz öznel ve duygusal bahanelerim var. Ama yazısını burada görmek beni sevindirdi. Kişisel olarak Funda'yı tanırım, yüreğinin ve aklının çok güzel olduğunu bildiğim bir genç kadındır; ve belki de bulunduğum kentte tanıştığım sanal-şiir ortamlarında tanımaktan en çok keyif aldığım yegane kişidir... İlk kitabı yenice çıktı, onun heyecanı ve mutluluğu içinde kendisi. Darısı bizlerin de başına...
Teşekkürler Duarden...
|

29-11-2007, 09:43
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 3,878
|
|
|
Funda buraya da gelse maria..
hem kendi yazılarını ekleyebilir böylece..
ben hiç kitap çıkaramayacak biri olarak
çıkaranları desteklemek adına kitabını edineceğim..
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

29-11-2007, 10:18
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Şöyle diyeyim Lilith, teklif edeyim de üyelik dışında çok zaman ayırabileceğini sanmıyorum. İki güzel kızı var ve biri üniye girecek bu yıl, net bağlantısını da o yüzden kesti, yazılarını dilerseniz ben eklerim sorun değil, lakin kitabı ArtShop yayınlarından çıktı; "İmzamı Bıraktım Teninde". Kişisel olarak Funda'nın şiir ve metinlerine tarafsız bakamıyorum, baksam da bunu ifade etmemeyi yeğliyorum.
Kapağını buldum nette, kapaktaki güzel silüet kendisidir laf aramızda

|

29-11-2007, 10:40
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 3,878
|
|
|
bütün güzellikleri toplamış ..iki güzel kız,güzel bir yüz, güzel bir yürek, yüreğini paylaşma imkanı..daha ne olabilir ki,
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

29-11-2007, 11:14
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 11-11-2007
Mesajlar: 46
|
|
herşey değişiyor...insanın yüzü...giydiği elbiseleri...okul arkadaşları...yaşadığı şehir...katıldığı forumlar...yazıştığı arkadaşları...çevre...dünya...herşey...zaman değişiyor...
değişmeyen tek şey var o da galiba aşk...
hastaneye yolu düşenler çok söyler..."allah eksikliğini vermesin ama kimseyi buraya da düşürmesin"
Funda Bilgili' ye başarılar diliyorum...
"imzamı bıraktım teninde" kırıkkale de bulabilirsem alır okurum...bulamazsam ankara ya yolum düştüğünde bakarım...
bu arada net üzerinden satış vardır belki ama...yaşadığım ülke türkiye ve burada temkinli davranmaya çalışırım...hani birileri bakarsınız şifremizi kırar...bakmışsınız cep delik cüzdan delik orta yerde kalmışsınız ...  ))
saygılar...

...gümüş yağmurcunlar...
|

29-11-2007, 13:00
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 09-11-2007
Mesajlar: 79
|
|
|
Aşkı, bize böyle güzel bir dille tarif için Sn Funda BİLGİLİ'ye ve bizlere aktardığı için Sn Duarden'e de teşşekür ederim.
.................................................. ..
Seninle olmak ne güzel,kilometrelerce uzasa da mesafeler,seni seninle anlık yaşamak güzel.Hani yudumlarız ya çayı karşılıklı telefon başında hani araya karışır ya bazen başka hatlar...
Ve unuturuz ya saatlerin kaçı gösterdiğini,İşte seni öyle zamansız yaşamak daha güzel
Biliyorsun, başımı bile kaşıyacak vaktim yoktu, hep sınırlıydı zamanım. Sonra nasıl oldu bilmem öğrettin bana zamansız yaşamayı.Hepten başı boş bıraktım saatleri ve gönlümde başıboş kalsın istiyorum.
________ Öylece____________
Ne olur sınırlar olmasın bizi bağlayan ve tutkuya dönüşmesin duygularımız. Sevgilim olmak için zorlama kendini. Seni sevmem için, sevgilim olman gerekmez ki....
Biliyorum, gerçeklerden kaçmak imkansız...İmkansız inkar etmek paylaştıklarımızı
Tufana tutulmuş gibi boşanırken yaşlar gözlerimizden Sebepsiz kahkahalarla gülüveriyoruz, dinlerken Livaneli'yi aynı banttan. Rodrigo'nun gitar konçertosu
çağırır bizi uzaktan ve sessizlik şiir gibi dökülürken gözlerden zamansız yaşamak yetmiyor inan
__Mesafeleri yakın etmek imkansız__
Hani kalkıyor ya bazen aradaki mesafeler ve dalıyor gözlerimiz birbirine. Biliyorum
o an dokunmak... dokunmak ve daha yakında olmak istediğini oysa imkansızlığını da biliyorsun bunun.
Çünkü sen
Çünkü ben
Çünkü biz - ikimiz
Zaten birlikteyiz
Aynı şeyi düşünüyorsak ayrı yerde. Sen bende yaşıyorsan ben de sende
İnan dokunmak yetersiz kalır o anda. Varsın olmasın; bizi sınırlayan bağlar
Varsın olamsın; sevginin büyüsünü tüketecek halkalar
Varsın bizim için çılgınca şeyler düşünsün herkes
Borçlu değiliz hiç kimseye, katlanmak zorunda değiliz seninle sevgiliden de öte olduğumuzu ve bilmek zorunda değil kimse Platonik bir atmosferde yaşadığımızı ...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:47 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|