Gülümseme var, gülümseme var...
Cevat Çapan'ın "Sabah" isimli bir şiiri var.
Bu şiirde benim hoşuma giden çok güzel bir dize var. (şiirin en son dizesi)
Son yağmurlar da dindi dinecek,
yazın habercisi kırlangıç
saçakta
senin o atlıkarınca gülümseyişinle.
İşte bu son dize (ordaki benzetme) benim çok hoşuma gidiyor.
Bir insanın gülümseyişini atlıkarıncaya benzeten bir düşünce. Bir incelik...
İlginç ve güzel bir imge bulmuş şair.
Cevat Çapan ile karşılaşsam, bu dizenin hayata geliş sürecini kendisine sorardım.
O da beni kırmaz, belki az belki çok, tatmin edici bir açıklama yapardı herhalde.
Gülümseyişin "bu biçimi" hakkında ne düşünüyorsunuz? Beyninizde nasıl bir imaj canlandırdı, size ne hissettirdi?
|