
28-06-2007, 22:17
|
|
|
Rüzgar ve Sen...

Rüzgar ve Sen
--------------------------------------------------------------------------------
Tavan arasına sakladım yalnızlığımı. Her gece, bir zindana hapsolmuşçasına seni düşünüp ağlamak, en sessiz harfleri özenle seçip şiire yürütmek şarkıların acizliğiydi oysa. Biliyordum.
--------------------------------------------------------------------------------
Kim bilir hangi postacı getirecek sana bunu, aşkımızdan habersizce. Belki bir sigara yakacak ne taşıdığını bilmeden. Ben uzaklarda kalbim kırık ağlarken, sen birinin kollarında sevgili olacaksın. Yaşadıklarımız düşünülecek ve belki bir çocuk şımaracak alakasızca. Seni ne kadar özlersem özleyeyim, tutamayacağım ellerini. Biliyorum.
Ansızın habersiz çalacak kapımı hayalin. Eski sevişmelerin yerin, yenileri sipariş edilecek belki de. Fakat sevişirken sevgi olmayacak bedenleri bağlayan. Yalnızca sessizlik. Her sevgi sözcüğüne düşman alternatif ayrılık cümlecikleri olacak kulağımda. Sözlükte, ayrılık kelimesinin karşısında resmin olacak belki de. Geçmişi unutamayacağım. Artık televizyon sesinden başka ses yok manşetimde. Korkuyorum karanlıktan. Eskiden ne korkuyu ne de ağlamayı bilirdim sisli havalarda. Her geçen gün yeni bir kayıp senden yana. Oysa yerin farklı kalbimde. Bi'tanem sözünün anlamı. Seni çok sevdiğimi,
biliyorsun.
Herkes kendine yalan söylüyor aslında. Şimdi, suretini bile görmek sadece bir hayal bana. Yalan gülüşler alışkanlık olmuş. "Yalnız seni" sevmiştim ben oysa. Kişiliğin ve kalbinin her coğrafyadaki serinliği. Cümlelerimde yüklem oluyordun çoğu zaman. Nikotin sıcağımda, hayatından bezmiş bir resmin. Birlikte çektirmiştik beni sevdiğini sandığın zamanların birinde. Dudaklarımda; yani dudaklarının eski mekanında sigara var artık. Tavan arasına sakladım yalnızlığımı. Her gece, bir zindana hapsolmuşçasına seni
düşünüp ağlamak, en sessiz harfleri özenle seçip şiire yürütmek şarkıların acizliğiydi oysa. Biliyordum.
Fakat yasaktı bize bu aşkı anlamak. Belki de kişisel becerisizliğimden kaynaklanıyordu her şey. Yani sevmeyi bilmiyorduk! Bir yaz düşlüyorduk hazan mevsiminde. Belki de seni böyle çaresiz sevmeyi seviyordum. Gemiler kalktığı vakit, bir sevgili ağlıyordu belki çok uzaklarda. Ağlamak - ıssız köşe başlarında özellikle - bir alışkanlık halini alıyordu. Çünkü seni çok seviyordum. Ve sen; sensiz çıkmazda olduğumu biliyordun.
Baran Karaca
|