Sen Adammışsın Meğer...
Demek sevme işi sana ağır geldi, sıkıldın ve artık bitsin istiyorsun. Peki... Sen bilirsin gönül gözüm.. .
Desene, yine cam çerçeve perişan olacak. Kırmadık kapı, kalp bırakmayacağım? Ben yine ayrılıkların şarkılarında kendimi kaybedip, bir şişe rakıya rüşvet verip, teslim ediceğim ciğerlerimi alkollü saatlere. Gidişinle bana miras kalan özgürlüklerin kahredici yalnızlığında, gönderirken bir bardak alkolu ciğerlerime, hala kanser olamamanın verdiği acıyı yaşatacağım beynime ve kalbime... Kendimden geçeceğim belki de bir park köşesinde... Adımı serseriye çıkartacak hareketlerde bulunacağım. Milyon kere dayak yiyecek olsam da, gece yarılarında bağırarak söyleyeceğim o çok sevdiğin şarkıyı. Devam edecek bazı şeyler. Sen yanımdaymışsın gibi sarılacağım hayaline. Konuşacağım seninle tek başımayken. Adımı deliye çıkartasıya kadar devam edecek bunlar...
'Eski sevgilin meğer bir eşkiyaymış, yolda yürürken gördüğü tüm sevgililere çatıyor, kendi kendine konuşuyormuş' diyecekler sana. 'Sabahlara kadar içip içip park köşelerinde sızıyormuş' cümlelerini sıkça işiteceksin... Sevdiklerinin nasihatlari benim serseriliğimi anlatırken, sen aklından hep bana söylediğin son kelimeyi geçireceksin...
Sıkılıyorum bazen senden ve özgür kızın yüzüğünü parmağına tek başına takmasını marifet bilenlerden ve tecavüze uğramış başı boş sevdalardan... Adam gibi adam, anam gibi Osmanlı olan bir kadının sevdasına mutluluktan naralar atmak varken, ben daha kim bilir kaç cinayetin sanığı olacağım?
Masum bir papatyanın, aptal bir fal için, faili meçhul cinayetlerde koparılma sebebi kadar aptal ve saçmaydın ama işte ben adamdım ya seni de adam sanmıştım...
Dünkü parasızlığımda, bir şişe şarabı zimmetime geçirmek isterken yakalandım iki aynasıza. Önce savcıya sonra da hakime anlatmak istedim hikayemi ama onlar da dinlemedi beni. Sonunda seni adam yerine koydular, beni de mahpusa.. Ulan sen de adam oldun ya...!
Bu mahpuslukta duydum bazılarından. ''İçki içmek haram, sana küfür etmek günahmış.'' Peki yaptırana af mı çıktı da sen dışarda ben mahpustayım? Bu nasıl iş gardaş?
Hafifletici sebep bile olmadı hikayemiz mahkeme salonlarında. Oysa iyi hali sen bozmuştun ama hakim seni adam yerine koydu beni de..
Senin anlayacağın her delinin anlatacak hikayesi vardır ama benimkini anlayacak bir akıllı bile yok...
_ALINTI_
|