Uzundu Saçların...
Uzundu saçların sevdamıza tezat.
Kahve gözlerinde kaldı umudun kırıntıları,
Sen gittin, ruhumun terki o vakte denk düşer.
Nereden bilirdim minicik ellerinin, kocaman bir yüreği söküp de sürükleyeceğini peşinden. Nereden bilirdim bu şehrin gidişinde üzerime çökeceğini. İki duvar arasına sıkıştım, nefes alamıyorum, sakın kurtarma beni.
Yıkık bir kentin molozları arasında yarısı terkedilmiş bir yürek aranıyor, duyurulur! Hükümsüzdür...
Hükmü geçmiş bir sevda artığı yüreğim. Arama, bulma beni…
Çok geceler ortak ettim gözümde yaşlara.
Aydınlanmıyor artık bedenim,
Gölgem de yansımaz sokak lamlarında.
Terkim ben, gidişim sana düşer,
Bir yarım hala yollarda…
Bu son kadeh, son değişi meyin dudaklarıma.
Bir yudum daha alayım zehir olsun, bırak yığıldığım yerde kalayım,
Sakın dokunma bana.
Nereden bilirdim akrebin zehriymiş sevgini tatmak,
Nereden bilirdim aşkın; koşar adım ölüme yaklaşmak…
Ve uzundu saçların sevdana inat…
_ALINTI_
|