Hayata Dair..Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden..
ÖZGÜR/NLÜĞÜ HİSSETMEK
Hayata Dair.. içerisinde ÖZGÜR/NLÜĞÜ HİSSETMEK konusu: Bu videoyu izleyenlerin bazıları;ne olmuş ki altı üstü 4-5 kaz uçup duruyor da diyebilir,bu kazların eti ne lezzetlidir biliyormusun diyende...ay ne güzeeel diye hayran olanda çıkabilir,abicim bu sadece bir belgesel ...
Bu videoyu izleyenlerin bazıları;ne olmuş ki altı üstü 4-5 kaz uçup duruyor da diyebilir,bu kazların eti ne lezzetlidir biliyormusun diyende...ay ne güzeeel diye hayran olanda çıkabilir,abicim bu sadece bir belgesel diyen de...ne özgür yaşam tarzı vardır tema da ne de kaz-uçmak denklemidir bu...
Konu başlığında belirtileni hisseden de çıkacaktır elbette.Özgürlüğü hissetmek...fakat burada belirtilmek istenen özgürlük ne doğa merakı/özlemi dir,nede ulus/bayrak/vatan prangasındaki özgürlüktür...Bir başka çeşidi daha vardır özgürlüğün,pek az duyumsanan,bilinen bir çeşidi...
Doğaya ortak bir başka yaşam formatı olan insanlar,kendi aralarında hakaret sıfatı olarak ta kullanır HAYVAN kelimesini...oysa hiç farkında değillerdir ne kadar saf bir noktaya işaret ettiklerinin.Eminim anlayabildiğimiz bir dili olsa hayvanların,asıl onlar kullanacaktır o hakaret sıfatı olarak İNSAN'ı.
Çok önceleri başladı insanın insan olması..Aklı elde ettiği gün,içindeki hayvanı öldürerek sıyrıldı diğerlerinden ve üstün format aşamasına ulaştı.Ya da öyle sandı kendini.
Bilim den elde elde ettikleri bulgularla destekledi bunu.İnsan olmak yetmedi tanrıyı yaratarak insanlığı oluşturdu ve kutsal temalarla tescilledi.
Ve sonra başladı ağır tahribatı,açlığını gidermek için ilk önce içinden çıkıp geldiği doğaya saldırdı fakat daha da büyüdü açlığı ve kendi kendine saldırdı hiç yoktan.O kadar üstün bir formattı ki kendini sınıfladı.Sonra bir sınıf diğer sınıfa karşı bitmeyen acımasız bir savaşa girdi.En üstün format en haklı olandı kendisince,ve diğerlerinin yaşama hakkı yoktu.Evet güzel di insan,ve kıskanç ve kibirli.O kadar ki başka evrenleri düşlerken kendisinden daha zeki varlıklar olabileceğini kabul ettiği zamanlar oldu fakat asla daha güzel bir varlık düşlemedi.Daha üstün zeka da varlıkları hep en çirkin cisimleşmiş hallerde düşledi.Kutsal temalarında güzel varlıklar olarak resimlediği melekleri bile kendisine itaat ettirdi.Bir tek tanrı kaldı geriye onuda yoketmeye cesaret edemedi.Zira tanrı olmanın yükümlülüğünü üstlenmek istemedi.
Bir gün tek tür olarak kaldığında insan.Mecbur kalacaktır başka yaşam formatlarına ve ihtiyaç duyacağı hayvanlığı yine kendi içinden çıkarmak zorunda kalacaktır.İçinde birazcık masumiyet kalmasının tek sebebi de sadece budur...
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!! Кызыл Багэр
Konu Sosyopat tarafından (16-01-2010 Saat 14:35 ) değiştirilmiştir..
işitme engelliler haber bülteni geldi aklıma... bir zamanlar yayın saati uçan kaz'ın öncesine denk gelen ve neredeyse donmuş bir anlatım, koşarcasına hızlı el ve yüz hareketleri ve uzuuunnn alt yazı desteğiyle haftalık haber özetiydi... bitmek bilmezdi... uçan kaz bir türlü başlayamazdı... ve sabırsızlıktan ne yapacağını bilmez halde ve ilgilenmiyorcasına davranışlar sergilerken (ilgilenmeyince daha çabuk biteceğini düşünürdüm çünkü...) aslında sinirden kuduruyorken...
nils ve uçan kaz morton... nils olma hayyalleriyle yaşıyordum... ve morton gibi bir arkadaşım olmasını ve onların hayatında var olmayı... göç etmeyi... başka topraklara yolculuk etmeyi... ve bu yolculukların getirdiklerini yaşamayı... bir an önce parmak çocuk olmalıydım... ve mortonun sırtına atlayıp uçmaya başlamalıydım...
sonra büyüdüm... büyüdük... şimdi hayat o işitme engelliler haber bülteninde anlatılanlar gibi ve donuk ve hızlı ve bitmek bilmez bir sıkıcılıkta... ne uçan bir kaz var, ne de o kazın sırtında yolculuklar... ama hala düşü var...
Konu eco tarafından (16-01-2010 Saat 10:54 ) değiştirilmiştir..
özgürlük deyince aklıma hep uçmak ve kuşlar gelir.
insanız... her şey bizim için yaratılmış sanıyoruz. Maymundan farkımız yok(insan hayvandır aslen bir türlü kabul edemediğimiz,kendimizi merkeze koyma arzusundan kaynaklanan bir üstünlük çabası),beyin olarak gelişmek,bilişsel yetilerimizin olması her şeye hükmetme hakkını vermez bize.
yarattıklarımız içinde(tanrılar,milletler,sınırlar,savaşlar...) kendimizi tutsak etmişiz.sonra da özgürlüğü arıyoruz.
Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.
Mahzuni
yarattıklarımız içinde(tanrılar,milletler,sınırlar,savaşlar...) kendimizi tutsak etmişiz.sonra da özgürlüğü arıyoruz.
You are young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
üstüne değil yanına söyledim... uçuyor dedim... uçuyor... hayal değil uçuyor...! bağlı yada esir değil... kafeste yada kümeste değil... bir anlık olsa bile kurtulmuş boynunda kanadında izi de kalsa uçuyor... 4-5 kaz uçuyor...