|
|
| Hayata Dair.. Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden.. |
Anlaşılmaz Bir Varlık Olarak KadınHayata Dair.. içerisinde Anlaşılmaz Bir Varlık Olarak Kadın konusu: Alıntı:
AlbatrosS ´isimli arızadan alıntı
Evet, anlayıp empati kuralım; ama asıl olarak insanın kendi ahval ve şeraitini anlaması gerekiyor galiba, özellikle bu tip meselelerde. Bu kız pekala terkedilme acısı yaşayan ...

05-02-2010, 22:46
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı
Evet, anlayıp empati kuralım; ama asıl olarak insanın kendi ahval ve şeraitini anlaması gerekiyor galiba, özellikle bu tip meselelerde. Bu kız pekala terkedilme acısı yaşayan bir erkek de olabilirdi ve ardında 8 sevilmeyen kadın 
|
Eğer "normal" şekilde, sakat bırakılmadan (nevrotik yapılmadan) yetiştiriliyor olsaydık, bu şekilde bir adresleme, gösterme hiç gerekmezdi. Ama gerekiyor. Çünkü insanın bu koşullar altında kendi ahval ve şeraitini anlaması çok gecikiyor. Bu ülkede insanlar ergenliklerine 20li yaşlarda girmeye başlar, şanslı olanlar 30lu yaşlarında çıkmaya başlar, şanssız çoğunluk ölene dek orada gider... Ergen ergen ahval ve şerait falan da anlayamazsın. Onun yerine mazoşizm, kin/öfke, korkaklık/çekingenlik ya da onulmaz bir ukalalık ve vs. ve bunların eşliğinde de psikopatolojik rahatsızlıklar geliştirirsin. Bu kız pekala terkedilme acısı yaşayan" ve terk edilmeyi bir olasılık olarak kabul edemeyecek kadar kendisine dair sakatlanmış "bir erkek de olabilirdi" tabi ki... Hem, birisi, sırf henüz öyle olmadı diye, kim bu şekilde bir potansiyel, kim değil, o da bilinemez değil mi? Yine de bazı göstergeler olabilir bence... "Gereksiz görmek" ve "aşağılamak" mesela, kişideki bazı korkuların ve kişide kalmadıkları sürece korku olarak da kalamayıp felakete dönüşebilecek durumların masum görünen korkunç göstergeleri olabilir.
Uçtum mu?  Uçmalarım bir yana, bunlar yaşanıyor aslında...
ErkekLİK ve KadınLIK sözlerindeki o büyük harfli durum ekini belirleyen etmenlere bakmadan, bu kadar sığ ve bencilce yanıtlar verilmesi, bana hiç güzel şeyler ifade etmiyor, etmedi, etmeyecek. Üzgünüm...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

05-02-2010, 23:27
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
|
Eğer "normal" şekilde, sakat bırakılmadan (nevrotik yapılmadan) yetiştiriliyor olsaydık, bu şekilde bir adresleme, gösterme hiç gerekmezdi. Ama gerekiyor. Çünkü insanın bu koşullar altında kendi ahval ve şeraitini anlaması çok gecikiyor. Bu ülkede insanlar ergenliklerine 20li yaşlarda girmeye başlar, şanslı olanlar 30lu yaşlarında çıkmaya başlar, şanssız çoğunluk ölene dek orada gider... Ergen ergen ahval ve şerait falan da anlayamazsın. Onun yerine mazoşizm, kin/öfke, korkaklık/çekingenlik ya da onulmaz bir ukalalık ve vs. ve bunların eşliğinde de psikopatolojik rahatsızlıklar geliştirirsin.
|
Örnekte görüldüğü üzere anormal ve sıradışı görünen durumların arkasında içimdeki merak ve sezgi gücümle dramatik durumlar yakalıyorum genellikle; fakat, insan neticede ''algılayan/yorumlayan'' bir varlık. Demem şu ki, hiç de anormal ve travmatik bir geçmişe sahip olmadığı halde bu tarz durumlara düşenler de var. Her şeyden öte, kültürel ön yargılar; birbirini tetikleyip kendini yayan korkular da bunu destekliyor. Malum, ''deveyi diken adamı miken'' gibi meşhur sözler de var! Hiç unutmam, ergenlik dönemimim gençlik efsanelerinden biri olan süper bir arabesk beste vardı  eversen mikilirsin abi, onun için sevmeden mikeceksin  
Alıntı:
|
Bu kız pekala terkedilme acısı yaşayan" ve terk edilmeyi bir olasılık olarak kabul edemeyecek kadar kendisine dair sakatlanmış "bir erkek de olabilirdi" tabi ki... Hem, birisi, sırf henüz öyle olmadı diye, kim bu şekilde bir potansiyel, kim değil, o da bilinemez değil mi? Yine de bazı göstergeler olabilir bence... "Gereksiz görmek" ve "aşağılamak" mesela, kişideki bazı korkuların ve kişide kalmadıkları sürece korku olarak da kalamayıp felakete dönüşebilecek durumların masum görünen korkunç göstergeleri olabilir.
|
Yine de insanın ''iradi'' bir varlık olduğunu gözden çıkarmamak; bu minvalde onun ''sorumluluk''üstelenmesi gerekli bir varlık olduğunu görmek gerekiyor. Koşullar ne derece zor olsa da seçme şansı vardır. Aksi zaten derinn psikolojik rahatsızlık, hadi adını koyalım delilik kategorisine girebiliyor pekala
Alıntı:
Uçtum mu? Uçmalarım bir yana, bunlar yaşanıyor aslında...
ErkekLİK ve KadınLIK sözlerindeki o büyük harfli durum ekini belirleyen etmenlere bakmadan, bu kadar sığ ve bencilce yanıtlar verilmesi, bana hiç güzel şeyler ifade etmiyor, etmedi, etmeyecek. Üzgünüm...
|
Gerekirse mikroskopla irdeleyelim aklımız kestikçe; fakat hepsinin en nihayetinde sorumluluk, irade ve tercihler gibi noktalara da sahip olduğunu görelim. Misal, sevmediği halde senle birlikte olup senin üstüne onlarca ''gül'' koklamış ve işi pişkinliğe vurmuş bir ''travma'' haline bakıp psikanalitik yapmaya kalkacaksak kendi ben'imiz ne olacak? 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

06-02-2010, 00:04
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Yorum yapmak istemiyorum çok, korkarım iyi olmayacak... "Mikilmemek için mikmek gerek" mantığı yeter zaten. Mikmek ve mikilmek, yani kadın ve erkeğin buluştuğu nokta olan mikişmeyi bu hale kadınlar getirmedi... Ve, gerekli bir ünlem işareti de o boşuna erkek egoları boşa oynatmasın diye konulmadı bunun sonuna... Çünkü sonra çok fazla bağırıyorsunu(uz), kendinize çok bakmadan...
Bir şiir...
"Gidenek
Biz istemeden vermiyorsunuz
Temiz alışlarımızı bozarcasına
Siz verince biz almıyoruz
Temiz verişlerinizi bozarcasına
Sonra ölçüler arıyoruz
Ölçüler insancasına
Özdemir Asaf"
Neyse... Siz konuşun anacım 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Konu alchemy tarafından (06-02-2010 Saat 00:07 ) değiştirilmiştir..
|

06-02-2010, 00:20
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Yorum yapmak istemiyorum çok, korkarım iyi olmayacak... "Mikilmemek için mikmek gerek" mantığı yeter zaten. Mikmek ve mikilmek, yani kadın ve erkeğin buluştuğu nokta olan mikişmeyi bu hale kadınlar getirmedi... Ve, gerekli bir ünlem işareti de o boşuna erkek egoları boşa oynatmasın diye konulmadı bunun sonuna... Çünkü sonra çok fazla bağırıyorsunu(uz), kendinize çok bakmadan...
Bir şiir...
"Gidenek
Biz istemeden vermiyorsunuz
Temiz alışlarımızı bozarcasına
Siz verince biz almıyoruz
Temiz verişlerinizi bozarcasına
Sonra ölçüler arıyoruz
Ölçüler insancasına
Özdemir Asaf"
Neyse... Siz konuşun anacım 
|
Onu, toplumun nasıl ön yargılara sahip olabildiği; gerçeği nasıl bir patalojik algıyla yorumladığına dair örnek veriyorum zaten; kendim öyle düşündüğümü mü iddia ediyorum? Şu konuyu dahi ''siz biz; erkek/kadın'' karşıtlığında nasıl geriyorsun anlamadım  Verdiğim ironik bir örneğe bile bu yorumu yapabiliyorsan...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

06-02-2010, 00:49
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Tamam. Çok yorgunum ve otomatiğe aldım diyelim :; Bu yumuşak yanıt için tşk ayrıca. Bu, bir "kadın olmak zoruna olmak" durumu ile yaşadığımız bir şey: dinlenmemek. Çeşitli savunma mekanizmelari gelişiyor işte doğal olarak. Benimki de bu  başa çıkamadığım kadar zor olan karşı cinsimin karşısında, başa çıkılamayacak kadar olmaya çalışmak değil ille, ama kendisine dair yaptıkları kadarı olmak gibi .. vs vs...
Çok yorgunum desem, komik gelirdi muhtemelen ama sahiden öyle, çok yorgunum ve bu nedenle daha 1 kelime açıklayamayacağım ve aslında derdim ne germek ne saldırmak...
Tepki, etkiden gelir, hepsi buydu...
Sağlıcakla.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

06-02-2010, 01:08
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Tamam. Çok yorgunum ve otomatiğe aldım diyelim :; Bu yumuşak yanıt için tşk ayrıca. Bu, bir "kadın olmak zoruna olmak" durumu ile yaşadığımız bir şey: dinlenmemek. Çeşitli savunma mekanizmelari gelişiyor işte doğal olarak. Benimki de bu  başa çıkamadığım kadar zor olan karşı cinsimin karşısında, başa çıkılamayacak kadar olmaya çalışmak değil ille, ama kendisine dair yaptıkları kadarı olmak gibi .. vs vs...
Çok yorgunum desem, komik gelirdi muhtemelen ama sahiden öyle, çok yorgunum ve bu nedenle daha 1 kelime açıklayamayacağım ve aslında derdim ne germek ne saldırmak...
Tepki, etkiden gelir, hepsi buydu...
Sağlıcakla.
|
sorun değil  gördüğün gibi, empati kurabiliyoruz zor da olsa  

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

06-02-2010, 15:30
|
 |
Delinin zoru
|
|
Üyelik Tarihi: 24-05-2009
Yaş: 20
Mesajlar: 154
|
|
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Vah vah sahiden. Ama kıza değil esas. Bu yorumun sahibine. Aşağılayabiliyorsa bu tür bir şeyi, her an böyle bir potansiyel kızı kinetiğe çevirebilir. Ve üzerinde düşünmeye de "gerek" görmez...
Nehludov olmaya çalış demedik evladım ama biraz daha insani olmaya çalışsan hep beraber rahat edilirdi...
|
Kadınların anlaşılmayan varlıklar olduğu şikayeti çoğu zaman ilişkiler dahilinde hayal kırıklığına uğramış erkeklerden geliyor. Erkekler ilişkilerde daha anlaşılırdır, çünkü beklentileri ve istekleri daha yalındır. Kadınlarda ise bu durum çok karmaşıktır. Bu karmaşıklıklarda ister istemez kaos davranışını beraberinde getiriyor. Kadınların mantık dışı/irrasyonel davranışlar sergilemesi bana oldukça saçma ve anlaşılmaz geliyor. Aklı başında, dost canlısı iyi bir insan olan olarak tanıdığım, bahsettiğim kız arkadaşım bana oldukça anlaşılmaz gelmişti. Gerçekten inanıyorum ki, o kızda kendini anlayamıyordur. Bu gibi durumlarda aklıma Blaise Pascal’ın bir sözü geliyor; “Kalbin kendine has nedenleri vardır ki, akıl hiç bir zaman anlayamaz.”
Rasyonel yollarla kadınları anlayabilmenin imkansızlığı gün gibi ortada. Daha doğrusu insanları anlayabilmek imkansız gibi. Belki belirli şartlar dahilinde kaba tahminlerde bulunabiliriz o kadar. Görünen sadece filin bir bacağı, hortumu yahut dişlerinden ibaret kalacaktır. Hiç kimse fili tam anlamıyla göremeyecektir.
Kadınlarda anlaşılamaz bulunan çalkantılarının zemininde çok hassas ve kelimelere sığmayacak incelikte nedenler yatsa da, kadınların bu esrarlı tarafları erkeklere kadınların bir kusuru gibi görünmektedir ve kapris gibi amiyane sözcüklerle tanımlanmaya çalışılmaktadır. Kusurların önünde gizem perdesi vardır, keşfe değer alanlar üretirler ve bu gölgelenmiş karanlığın cazibesinin ardına saklanmış o eksiklikler aslında sadece çekici olması sebebiyle keşfedilmek ve anlaşılmak istenmektedir.
Bu yüzdendir ki, her defasında değişkenlik gösteren matematiksel formüllerde olduğu gibi kafa yormaktan, üzerine giderek çözmeye çalışmaktansa, kadınları o karanlıkta kalan gizemli yönleriyle kabul etmeli ve sevmeli demek istedim iletimde.
Bir kadının hiç olmadık bir zamanda ve yerde, hiç olmadık bir şeye ansızın çocuklar gibi dudaklarını büzerek ağlamaya meyilli durması, beklemediğiniz bir anda tutkuyla size sarılarak doyasıya öpmesi, nisan yağmurları gibi aniden bastıran öfkeli sözleri ya da ciddi bir şekilde anlattığınız bir hikaye/olay karşısında attığı o yersiz aynı zaman samimi olan kahkahaları sizleri şaşırtabilir; şaşırmanın keyfini çıkarmaya bakın. Çünkü ışık, her zaman görmeyi arzuladığınızı aydınlatmaz ve zifiri karanlık daha baştan çıkarıcıdır.
Bu satırların sahibi de kadınları anlayabilmenin, daha doğrusu insanları anlayabilme işinin baştan sakat/imkansız bir davranış olduğunu kabul ederek, kadınların her anlaşılmayan davranış biçimini de insan ruhunun kaos yapısı ihtiva etmesinin bir sonucu olarak gördüğü için, o da kadınları anlayabilen erkekler sınıfına terfi etmiştir. 
Konu firari tarafından (06-02-2010 Saat 15:57 ) değiştirilmiştir..
|

21-02-2010, 15:31
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-02-2010
Mesajlar: 70
|
|
|
Kafamızdaki kadın ve erkek tanımını yapmaktan öteye gidemeyiz. Genellemeler de öyle.
Madem durum böyle kadın-erkek şöyledir demek yerine herkesin hayatındaki tecrübeleri odak noktası alması lazım. Herkesin şahsı adına konuşması ve bunu hissettirmesi lazım ki, bu konuda taraflar gelişme sağlasınlar. Şunu çok iyi biliyorum ki herkesin derdi aslında kendiyle, karşı cins bu gelişim ya da yıkım için sadece bir araç oluyor. İşte bu yüzden ortada binlerce kadın-erkek kobinasyonu var.
|

11-11-2011, 23:26
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2011
Mesajlar: 112
|
|
Bende bir zamanlar günlerce tartışmıştım bu konuyu... Ciltler dolusu kitaplar devirmiş hatta kütüphanelere kapatmıştım kendimi..
Öyle uzun uzadıya indirip kaldırmanın alemi yok dostlarım....
büyük büyük araştırmalarım neticesinde nihayet bir sonuca ulaşmış bulunmaktayım, siz kıymetli okuyucumlarımla da bu sonucu paylaşmaktan bahtiyarlık duyacağım canlarım..
Bir fıkra yardımıyla anlatacam vardığım sonucu
Adamın biri California'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış.. Adam lambayı kumların içinden çıkartmış ve dalgasına "Belki cin çıkar" deyip ovalamış lambayı..harbi harbi cin çıkmış lambadan...
Adam şaşırmış filan..cin başlamış konuşmaya demişki' bu ay içinde bu dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım, bu yüzden 3 dileği unut.Sadece 1 dilek hakkın var!" ..
Adam oturmuş bir süre düşünmüş filan ve "Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim, ama uçaktan korkarım ve deniz beni kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap bçylece arabayla oraya gidebileyim" demiş...
Cin gülmüş ve "Bu imkansız, bu işin lojistiğni düşün,küprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir, Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün.. olmaz, başka bir dilek düşün'' demiş.. Adam kabul etmiş ve başka bir dilek düşünmeye başlamış...
En sonunda, "Dört kere evlendim ve boşandım..Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onlarla ilgilenmediğimi söylerdi... Bu yüzden kadınları anlayabilmeyi diliyorum...Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey soylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini...onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum..."
Cin cevap vermiş;
"Köprü iki şeritli mi olsun, dört şeritli mi?"
....
heheh hehehhhhh
Konu Kafadar tarafından (12-11-2011 Saat 00:01 ) değiştirilmiştir..
Sebep: miş evladım yanlış yazmışın
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:15 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|