Alıntı:
tanımsız´isimli arızadan alıntı
çok sahiplendiğiniz, sonsuza dek benim değer verdiklerim arasında kalcak dediğiniz biri ya da birileri size sırtını dönerken hiçbir neden olmadan, hayatın ne anlamı kalıyor anlamıyorum.. hayalgücümü zorluyorum bu hayalkırıklığını ortadan kaldıracak birşeyler bulamıyorum, hayatı yeniden anlamlandıramıyorum; insanlar hep değişiyor ve her değşimlerinde birilerini yeni kimliklerine yakıştıramadıkları için boşveriyorlar..
hani insani değerler, hayatın anlamı?..
|
Sonsuza dek değer vermek için, sonsuza dek sürecek değer yargıları oluşturmak gerekir. Oysa bu insan için özellikle gecikir. Bir ayı yavrusu (af buyrun aklıma o geldi çünkü en son bir kutup belgeseli izledim

art niyet yok) bu değeri 3 yılda tamamlar ve
bilir, ancak bu bir bilmek değildir, çünkü bunu bilen aslında doğadır ve o da doğasından asla kopmaz, hatta tamamen ona endeksli yaşar. Çünkü yaşamasının tek yolu budur.
Biz öyle değilizdir.
Bir ayı değilim (ne de bir çita ya da orka), o nedenle "ha ha bak ben 5 (10?) yıl önce böyle düşünmüşüm be... Aaah ne günlerdi ama " diyebilirim. Yine, bir ayı (ne de bir çita ya da orka) olmadığım için, onların da bunu demediğini %100 bilemem tabi, ben bilimin ve bildiğimin yalancısıyım ve onlar da bunu daha bilmiyor, mazeretim var
İnsanlar hayvanlar gibi yaşamı idame ettirmek üzere sahiplenmezler. İçgüdüleri bu yönde onları tetiklese de, onlar korteks varlıklarıdır. Bu kadar salt ve acımasız gerçeklerde gezmezler. Onlar için sadece sırtlarını okşayan biri yetmez. Onlara sırtlarını okşayan + onları seven (yani sırtlarını sevgi ile okşayan) + sevdikleri (onların da sevgi ile sırtlarını okşayabilecekleri) birileri gerekir. Çok şartları şurtları vardır velhasılı. (Bunları yerine getirmeyen herkesi tuvaletimden tenzih ederim ve de sokmam)...
Kişinin kendi anlamını sadece bir insana atfetmesi, kişisel gelişimdeki basamaklarının hangisinde durduğunu gösterir. Biyolojik gelişimden farklıdır. Ancak biyolojik gelişimi kemale ermemiş birinin kişisel gelişimde doruk yapması da beklen(e)mez. Seninki de böyle bir şey. Bu soruyu 30 ve sonrasında sorduğunda ciddi sorunların göstergesi olabilir. Şu anda ise basamaklarda tökezlemeye başladığının ve 30 yaşında hala aynı basamakta olabileceğinin potansiyel sinyali olabilir.
Onay başka... Sevgi başka... Ama üzülme. Ben ne 50likler, 70likler gördüm ki, bunların arasındaki fark konusunda en ufak bir fikirleri olmadığı gibi, kendi eğrilerini doğru diye yutturmak için kendilerini dahi aşıyorlar... Ne azim ama!
Sen bu ikisinin arasındaki farkın peşine düşersen (onay - sevgi), kendine de etrafına da yardım etmeye başlarsın. Ancak bu yolda, gerisi artık senindir... Keşfedeceksin.
(Not: Tuvalet hala kapalı...)