Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden..

Masumiyetin Kayboluşu ve Sorumluluklarımız Hakkında

Hayata Dair.. içerisinde Masumiyetin Kayboluşu ve Sorumluluklarımız Hakkında konusu: Şöyle geriye dönüp baktığımda çocukluğunun o saf anlarını ne kadar özlediğimi düşünüyorum.Çocukken hep büyüyün dediler bize.Okuyun,evlenin,güzel bir eşiniz,iyi bir işiniz olsun dediler.E peki sonra?Hayatın bu geleneksel döngüsünün içinde olmak istemiyorum ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 28-05-2009, 14:28
Vicdani_retçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 105
Standart Masumiyetin Kayboluşu ve Sorumluluklarımız Hakkında

Şöyle geriye dönüp baktığımda çocukluğunun o saf anlarını ne kadar özlediğimi düşünüyorum.Çocukken hep büyüyün dediler bize.Okuyun,evlenin,güzel bir eşiniz,iyi bir işiniz olsun dediler.E peki sonra?Hayatın bu geleneksel döngüsünün içinde olmak istemiyorum ben.Büyüyünce daha çok boka bulandığımı,sorumlulukların bizleri kapana kıstırdığı o evrende daha çok dibe vurduğumu farkediyorum.Dün İstiklal'e çıktım ve insanların hergün geçtiğim caddede daha çok kirlendiklerini,benliklerinden uzaklaştıklarını farkettim.Herkes bir yere yetişmek için acele ediyor.Kendilerinden o kadar uzaklaşmışlar ki en insancıl duyguların ne demek olduğundan bihaberler artık.

Hayatımızın en güzel yıllarında üniversitede zamanımızı geçiyoruz.Doğrudur yanlıştır diye söylemiyorum bunu.Benim tuhafıma giden özgürlüklerin teminatı olması gereken bu kurumların hayatı daha da monotonlaştırdığı,kişiyi yorduğudur.Üniversiteye başlayalı 9 ay oldu ve bu süre içerisinde öyle uzaklaştım ki kendimden,öyle bunaldım ki sorumluluklardan zaman zaman intiharı düşündüğümde oldu.Sırf okulla da sınırlamamak lazım bunu.Hayatın genel akışından nefret ediyorum.Masumiyeti kaybettiğinde bir insan nedir ki?Neye benzer?Yaşamasının bir anlamı var mıdır?Hep geçmişe özlem duymaz mı?O geçmişin bir daha gelmeyeceğinin farkında olduğu için hayatı küsmez mi?

Bu duygular insanı umutsuzluğa sevkediyor.Ve sorarım sizlere.Umudu olmayan bir insan nedir ki?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-05-2009, 22:00
zienog - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sırtın aptalı
 
Üyelik Tarihi: 14-05-2009
Nerden: samanyolu galaksisinde bir yer.
Yaş: 28
Mesajlar: 90
avrupa bu bahsettiğin konuyu 1800 lü yıllardan beri yaşılyor. ne zamanki sanayileşme başladı patronlar fabrika sahipleri ortaya çıktı. insan insani değerlerinden uzaklaştı hep daha fazlası demeye başladı. avrupada 1900 lü yıllarda insanlar psikolojik sorunlar yaşamaya başlarken bizde 1990 lardan sonra artış göstermeye başladı neden sanayileşmenin insanı kendine yabancılaştırması yüzünden. ve günümüz 2009 da psikolojik rahatsızlığı olan ülkemizde 15 milyon insan olduğu söyleniyor. bu buz dağının görünen kısmı ya görünmeyeni.... ne kadar doğaya yakın olursan o kadar insan olursun.


Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır. (Nietzsche)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 29-05-2009, 09:36
no faith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
1.T.Ş.
 
Üyelik Tarihi: 03-03-2009
Mesajlar: 531
Alıntı:
Vicdani_retçi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Şöyle geriye dönüp baktığımda çocukluğunun o saf anlarını ne kadar özlediğimi düşünüyorum.Çocukken hep büyüyün dediler bize.Okuyun,evlenin,güzel bir eşiniz,iyi bir işiniz olsun dediler.E peki sonra?Hayatın bu geleneksel döngüsünün içinde olmak istemiyorum ben.Büyüyünce daha çok boka bulandığımı,sorumlulukların bizleri kapana kıstırdığı o evrende daha çok dibe vurduğumu farkediyorum.Dün İstiklal'e çıktım ve insanların hergün geçtiğim caddede daha çok kirlendiklerini,benliklerinden uzaklaştıklarını farkettim.Herkes bir yere yetişmek için acele ediyor.Kendilerinden o kadar uzaklaşmışlar ki en insancıl duyguların ne demek olduğundan bihaberler artık.
bence büyümekle yozlaşmak kavramları biraz karışmış burda. çevreye karşı duyarsızlaşmak bir anlamda kentleşmek, koşuşturmacalar, bunlar farklı bir şey. anadoludan bir kişi olarak istanbul'a gittiğimde 10 yaşındaki çocukların bile benden çok daha kötü niyetli olduklarını net bir şekilde görebiliyorum. veya yine istanbul'da yolda kriz geçirmekte olan bir kişiyi gördüğümde hızla yardıma koşmaya kalktığımda oldukça saf ve iyi niyetli olduğunu düşündüğüm ve istanbulda yaşayan bir arkadaşım tarafından durdurulduğum da oldu.

büyü, evlen, iş edin, çoluğa çocuğa karış ise bambaşka bir alem. insanların değer yargılarıyla değil takdir edilen kurallar çerçevesinde yalşaması, düşlerinin peşinden değil paranın ve kariyerin peşinden koşması, ben merkezkli bir dünyada suya sabuna karışmadan yaşaması, kurallar, kurallar. ailenin beklentisi, sevgilinin istedikleri, kabul edilme kaygısı, dayatmalar, diretmeler, çarkın içinde olma.. bahsederken bile tüylerim diken diken oldu.
her ikisi de ayrı ayrı sövgüyü hak ediyor ama.

bunlardan bahsederken aklıma bir film geldi, bulursanız izleyin derim: m. haneke-7. kıta


You are young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 08-07-2009, 14:36
mOr_gözyaşı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uCuBe
 
Üyelik Tarihi: 17-06-2008
Nerden: kafamın içinden
Mesajlar: 230
ben konuyu yazan arkadaşımın aslında tek bir konuyu ele almadığını fark ettim. Hem toplumsal yönden bakışını, sıkıntısını ifade etmiş hem de yaşama olan duygularını ki daha çok umutsuzluğunu ifade etmiş. Masumiyetin kaybolması noktasında hissettiklerim kaybolmadığı yönünde daha çok. yani nelere sahip olursam olim ne yaşarsam yaşim ve kim bende ne görürse görsün içimde hayata karşı saf olarak bulunan masumiyet hayatımın sona ermesine kadar warlığınıı sürdürecek. aslında çok ayrıntı içeren bi konu ama soliyceğim öz şey görünen masumiyetin aslında gerçek masumiyet olmadığıdır. Korkunç kalabalıkların içersinde warolan, hayatın acımasız yönlerini umarsızca tüketen ve yansıyanda tehlikeli gözüken birinin güneşe bakıp tüm içtenliğiyle gülümseyebilmesi masumiyettir bi noktada..İnsanların kendilerini sorumlulukların ağır yüküne kaptırıp yaşamı bilincinden yoksun şekilde dewam ettirmesi hemen hemen biçok kimsenin eleştirdiği ve üzüldüğü bi nokta aslında. Hayata bakışımızn sağlam olmamasından, mikro alışkanlıklarla yaşamaya alıştığımzdan vs gibi biçok nedenden olabilir die düşünüyorum. İnsan elbette ki yaşamın içerisnde bi takım yaralar alıyor, anlamlandıramıyo bazen, bazen çok kırılıyor ve yüreğinin alt kısmında geçmişe dair hep bi özlemek duyuyor..Umutların bittiğini hissediyor sosyal yönden ve kafasının içinde. Gerçekten bitiyor kimbilir dewamında bizim kendimizi aldatmalarımzla sürüyor yaşantımız belki de..A m A yeni gelen her şey geçici de olsa yüzeysel de olsa sanki avutmayı başarıyor bizi. Sen de avutulcağın anı bekle...


tırmandım, tırmandım, düşledim, düşündüm; ama her şey sıkıYoRDu beni. Ağır işkenceden yorgun düşmüş ve daha beter bir düşle uykusundan uyandırılmış bir hasta gibiydim..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 08-07-2009, 15:52
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Vicdani_retçi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Şöyle geriye dönüp baktığımda çocukluğunun o saf anlarını ne kadar özlediğimi düşünüyorum.Çocukken hep büyüyün dediler bize.Okuyun,evlenin,güzel bir eşiniz,iyi bir işiniz olsun dediler.E peki sonra?Hayatın bu geleneksel döngüsünün içinde olmak istemiyorum ben.Büyüyünce daha çok boka bulandığımı,sorumlulukların bizleri kapana kıstırdığı o evrende daha çok dibe vurduğumu farkediyorum.Dün İstiklal'e çıktım ve insanların hergün geçtiğim caddede daha çok kirlendiklerini,benliklerinden uzaklaştıklarını farkettim.Herkes bir yere yetişmek için acele ediyor.Kendilerinden o kadar uzaklaşmışlar ki en insancıl duyguların ne demek olduğundan bihaberler artık.

Hayatımızın en güzel yıllarında üniversitede zamanımızı geçiyoruz.Doğrudur yanlıştır diye söylemiyorum bunu.Benim tuhafıma giden özgürlüklerin teminatı olması gereken bu kurumların hayatı daha da monotonlaştırdığı,kişiyi yorduğudur.Üniversiteye başlayalı 9 ay oldu ve bu süre içerisinde öyle uzaklaştım ki kendimden,öyle bunaldım ki sorumluluklardan zaman zaman intiharı düşündüğümde oldu.Sırf okulla da sınırlamamak lazım bunu.Hayatın genel akışından nefret ediyorum.Masumiyeti kaybettiğinde bir insan nedir ki?Neye benzer?Yaşamasının bir anlamı var mıdır?Hep geçmişe özlem duymaz mı?O geçmişin bir daha gelmeyeceğinin farkında olduğu için hayatı küsmez mi?

Bu duygular insanı umutsuzluğa sevkediyor.Ve sorarım sizlere.Umudu olmayan bir insan nedir ki?
Olmaz bir şey; alışırsın. Ben 8 senede bitirdim okulu, hatta hiç ümidim yoktu İK 5 senemde savruldum resmen; bir nehir üzerine bırakılmış kağıttan gemi gibiydim. Alıştım sonra, yapmam gerektiğine inandığım şeyleri yaptım; ve kurtuldum. Geriye dönüp baktığımda, aslında çok daha güzel fırsatlarım olduğunu; çok daha verimli ve dolu yaşayabileceğimi anladım sadece. Zor bir bölümde okudum; ancak, faydası olmadı değil. kendimi eksik hissediyorum, yaşanabilecek her şeyi yaşadım; sadece keşke daha fazla emek harcasaydım diye düşünüyorum. Büyüyorsun, tüm mesele bu ve acı çekiyorsun. Oraya odunu koysan, 4 sene kaldıysa, içinde biraz merak varsa yontulur; neticede, görüşleri ne olursa olsun öyle yada böyle entellektüel insanlar. İstisnalar da yok değildi; ama,cidden anarşist ruhlu hocalarım da vardı. Derste pek belli etmezdi, günde 2 paket maltepe içerdi, odasına dumandan girilmezdi, bekardı da, hiç evlenmemiş... 8 sene boyunca sevmedim kadını, sonunda bir konuda hak verdim, haklıymış: Öğrenci öğrenciliğini bilmeli...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 08-07-2009, 17:09
seina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-06-2009
Mesajlar: 251
Alıntı:
Vicdani_retçi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Şöyle geriye dönüp baktığımda çocukluğunun o saf anlarını ne kadar özlediğimi düşünüyorum.Çocukken hep büyüyün dediler bize.Okuyun,evlenin,güzel bir eşiniz,iyi bir işiniz olsun dediler.E peki sonra?Hayatın bu geleneksel döngüsünün içinde olmak istemiyorum ben.Büyüyünce daha çok boka bulandığımı,sorumlulukların bizleri kapana kıstırdığı o evrende daha çok dibe vurduğumu farkediyorum.Dün İstiklal'e çıktım ve insanların hergün geçtiğim caddede daha çok kirlendiklerini,benliklerinden uzaklaştıklarını farkettim.Herkes bir yere yetişmek için acele ediyor.Kendilerinden o kadar uzaklaşmışlar ki en insancıl duyguların ne demek olduğundan bihaberler artık.

Hayatımızın en güzel yıllarında üniversitede zamanımızı geçiyoruz.Doğrudur yanlıştır diye söylemiyorum bunu.Benim tuhafıma giden özgürlüklerin teminatı olması gereken bu kurumların hayatı daha da monotonlaştırdığı,kişiyi yorduğudur.Üniversiteye başlayalı 9 ay oldu ve bu süre içerisinde öyle uzaklaştım ki kendimden,öyle bunaldım ki sorumluluklardan zaman zaman intiharı düşündüğümde oldu.Sırf okulla da sınırlamamak lazım bunu.Hayatın genel akışından nefret ediyorum.Masumiyeti kaybettiğinde bir insan nedir ki?Neye benzer?Yaşamasının bir anlamı var mıdır?Hep geçmişe özlem duymaz mı?O geçmişin bir daha gelmeyeceğinin farkında olduğu için hayatı küsmez mi?

Bu duygular insanı umutsuzluğa sevkediyor.Ve sorarım sizlere.Umudu olmayan bir insan nedir ki?
aynı şeyleri okulların amacının bizleri eğitmek geleceğin aydın insanları yapmak yerine tektipleştirmek, farklı düşünceleri, hayalgücümüzü yoketmek olduğunu ve okulda geçirdiğim zamanın boşa geçtiğini anladığımda bende yaşamıştım.
'oku,evlen,iyi iş bul,iyi eş bul' hayatımın bundan ibaret kalmasından hep korktum hala korkuyorum çünkü ne yaşadığım çevre, ne ailem ne de okul bana bundan fazlasını vadetmiyor hepsi tek tip insan modeli yaratıyor ve bunun içinde insanlığı yokediyor.
bu durumda benim yaptığım;hepsini reddetmek,hiçbirini umursamayıp kendi yolumu çizmek, '' yapmam gerektiğine inandığım şeyleri yapıyorum '' gerisini boşveriyorum


Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni! Louis Lingg
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 20-10-2009, 11:12
Sunasu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
Öyle garip ki bu hayat....
İstesen de,istemesen de ...iyisiyle ,kötüsüyle yaşıyor ve yaşatıyorsun.


Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 20-10-2009, 14:52
kımıl zararlısı
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2009
Nerden: marsta ; merkezinde..
Mesajlar: 6
Yaşama görmek istediğim gibi bakıyor,duyumsadığım gibi sorguluyor,algıladığım gibi kurguluyor,düşündüğüm gibi yargılıyor,yaşadığım için yorumluyorum...

gerisi beni ilgilendirmiyor bidahamı geleceğim sanki...


Ömrüm boyunca yaşamı ciddiye aldım;fakat o bana hep şaka yaptı..








şimdide o beni ciddiye alıyor: oysa şaka sırası bende...

aristokrat
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hakkında, kayboluşu, masumiyetin, sorumluluklarımız


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Barda hakkında... ucuzfilm Film Arşivi 16 27-12-2010 13:18
Felsefe hakkında perhaps... Felsefe 3 14-08-2008 16:58
polyanna hakkında paryoşa Hayata Dair.. 5 23-01-2008 06:46
punk hakkında buraktar Müzikal Enfeksiyon 5 07-12-2007 15:07
bölümler hakkında non serviam Öneri ve eleştirileriniz 12 04-09-2007 22:58


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:51 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info