....Hiç....
..... HİÇ......
Varolmaktan alıkoyan birşey var sanki;
Her ne ise o şey
Yakıp boşluğa fırlatıyorum,
Sonrası başıboş bir kopuş....
Havaya sıkılmış bir el silah gibi...
Nedir bu, korkularım mı acaba,
Ama neden korkacağım ki
Atacağım yeni bir adımdan
Söyleyeceğim yeni bir sözden
Ya da alışkanlıklarımı kaybetmekten mi...
Ben çoktan onu hapsettiğimi düşünüyorum derinlerde bir yere,
Can çekişlerini bile duymam imkansız
Bu korku olamaz...
Su yüzünde çarpık yansılanan yüzüm mü,
Boğulmamak için görüntüyü bozup dağıttığım.
Bir düş müdür, düşümdeki bir düş
Saydam bilinç perdesini aralamamı söyleyen
Uyanma vaktinin habercisi....
Benim aldırış etmediğim...
Belki de gurbetin kekremsi tadıdır,
Ama ben orada değilim ki
Gurbet benim içimde
Giderek daha da uzaklaşıyorum kendimden,
Öncesiz ve sonsuz 'yalnızlık'
Gurbetim, kederim, düşümde sayıkladığım...
Gözlerde savaş pırıltısı,
Seslerde yenilmişliğin izi
Tanınan bu yüz aslında hiçkimse,
Varolmaktan alıkoyan şey 'Hiçlik'.
Hiçlik ve gevezelik
Dünyayı sarıp doldurmuş
Her yerde; ama her yerde
Ve kendi gibi dostları var.
Kimi zaman saldırganlıkla
Kimi zaman korkaklıkla gün yüzüne çıkar.
Bazen sadece gülümser, sesler düğümlenir,
Suskunluk duvarıyla karşılaşmıştır zira,
Bazen selam verir, buz gibi soğuk yanıt hediyesi alır anında,
Ağlarken bile sonsuz gevezelikle yoğrulan duygu yok olur gider...
Çünkü ben bir hiçkimseyim, hiçkimseyiz...
Gerçek dışı varlığını çoktan kabul ettim
Ve o yokmuş gibi davranıyorum
Çünkü zaten onu ortadan kaldıracaklar,kayıttan silecekler
Ve sonrası:
-Hiçlik!....
Yazsan da, çizsen de , kaçsan da , kovalasan da
Hiçkimsesin, hiçkimseyiz...
Bazen bakışımızdaki boş anlamsızlık,
Söyleyişimizdeki susuş,
Suskunluğumuzdakik kuşku...
Hep bizimle olan; ama unutulmuşluğun kendisi:
-Hiçliğimiz...
İyi ve kötünün karıştığı bir harmanda
Hiçliğin ne önemi var ki;
Eski yaralardan bile kan sızarken
Hiçlik benim benliğim, herşeyim
İyi ki bir 'hiçim'.
Sen Ödevsin; ama görünürde öğrenci yok.
|