Mağdurken suçlu konuma düştüler
Ülkücülerin saldırılarına karşı eylem yapan Uludağ Üniversitesi öğrencilerine hapis cezası istendi
Uludağ Üniversitesi’nde eğitim gören öğrenciler hakkında savcılık 900 yıl hapis istemiyle dava açtı. 10 Mart 2008 tarihinde ülkücü saldırıları protesto ederken jandarmanın saldırısına maruz kalan öğrencilerden 25’i hakkında dava açıldı. Savcılık iddianamesinde öğrencilerin “Kamu malına zarar verdikleri”, “Görevli memuru yaraladıkları” ifadelerine yer verildi.
Soruşturmasını tamamlayan savcılık öğrencilerden 44’ü hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı alırken 25 öğrenci hakkında toplam 900 yıl hapis istemiyle dava açılmasına karar verdi.
Davalar bir skandal
Davanın ve soruşturma sürecinin tam bir skandal olduğunu, olayın komediye dönüştüğünü belirten öğrencilerden Ekin Kement, savcılığın davayı önce ağır ceza mahkemesine gönderdiğini ancak mahkemenin görevsizlik kararı vererek iade ettiğini anlattı. Soruşturma sürecinde de savcının sudan bahanelerle yakalama ve tutuklama kararları çıkardığını dile getiren Kement, bir noktada artık sıkışınca da mecburen tutuklama kararlarının kaldırmak zorunda kalındığını söyledi. Diğer yandan öğrencilere saldıran ve hastanelik eden jandarma görevlileri hakkında ise hiçbir işlem yapılmadığını ifade eden Kement, “Birçok arkadaşımız çok kötü darbeler aldı, bir arkadaşımızın kolu kırıldı, bir arkadaşımızın ise ayağı jandarma tarafından kırıldı ve hepsi de doktor raporlarıyla belgelenerek mahkemeye sunuldu, tüm bunlar yetmezmiş gibi gözaltında gece uyurken üzerimize biber gazı sıkıldı’’ diyerek yaşadıklarını anlattı.
Avukatlara tebliğ gitmedi
Yaşanan olayları değerlendiren öğrenci avukatları 900 yıl hapis istemiyle açılan dava dosyalarının kendilerine tebliğ edilmediğini söyledi. Avukatlardan Ayşe Batumlu öğrencilerin üniversitede çıkan olaylardan itibaren bütün soruşturmalarını, davalarını İHD ve ÇHD’li 17 avukatın takip ettiğini dile getirdi. Bu süreçte gerek savcının gerek hakimlerin aykırı kararları, hukuksal olmayan başvurularının olduğunu söyleyen Batumlu, “Ayrıca biz avukatlara yönelikte hukuksal olmayan davranışlarda bulunulmustur. Gözaltında olan müvekkillerimizle olan görüşmelerimizde 3 gün boyunca gecikmeler olmuş ve hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Bu olaylarla bir şeyler tersine çevrilmeye çalışılıyor” dedi. Saldırılara jandarma ve özel güvenlik görevlilerinin müdahalede bulunmadığını hatırlatan Batumlu, savcılık makamından ortaya konulan iddiaların siyasi bir tavır olarak görüldüğünü kaydetti.
Avukatlardan Mehmet Deniz Büyük ise savcılığın yaptığı nitelendirmelerin tamamen hatalı olduğunu, öğrencilerin mağdur durumdayken suçlu konumuna düşürüldüğünü söylüyor.
Davanın 31 Temmuz 2008’de 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Dava dosyasında yeterli belgenin bulunmadığını, terör amaçlı bir eylemin söz konusu olmadığını söyleyen avukatlar, buna rağmen yanlı bir tavır alındığını dile getirdiler. Öğrenci avukatlarına göre hukuk gerçekten objektif, tarafsız karar verecekse öğrencilerin bu davadan beraat edeceklerini ve hukuksal olanın da bu olduğunu ifade ettiler. (Bursa/EVRENSEL)
Uludağ Üniversitesi’nde ne olmuştu?
10 Mart 2008 tarihinde kendilerini ülkücü olarak tanımlayan bir grubun Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi’nde 4 Kürt öğrenciye saldırmasının ardından, yerleşkede toplanan yaklaşık 200 öğrenci saldırıyı protesto etmek ve üniversite yönetiminin önlem alması talebi ile rektörlüğe doğru yürüyüşe geçmişti. Rektörle görüşmek isteyen öğrenciler, burada yaptıkları açıklamada son zamanlarda birçoğu okul dışından gelen ülkücü çetelerin Kürt öğrenciler başta olmak üzere birçok öğrenciye çeşitli bahanelerle saldırdıklarını belirterek rektörlükten sorumluların bulunup cezalandırılmasını talep etmiş, can güvenliklerinin sağlanmasını istemişlerdi. Öğrencilerle konuşan rektör yardımcıları da bu sorunun üzerine gideceklerini, üniversite yönetimi olarak gereken tedbirleri alacaklarını ifade ederek kendilerine sahip çıktıklarını söylemişti. Öğrenciler daha sonra saldırıları gerçekleştiren ülkücülere destek verdiğini iddia ettikleri kampus içinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu Uludağ Öğrenci Yurdu müdürüyle görüşmek için yurda doğru yürümüş; burada ise jandarma ve özel güvenlik birimlerinin biber gazlı coplu saldırısına maruz kalmışlardı. Olaylar sonrası 75 öğrenci dövülerek gözaltına alınmış, öğrencilere biber gazlı işkence gözaltında da sürmüştü. Öğrencilere saldıran ülkücüler ve hastanelik eden jandarma görevlilerinden hiçbirisi hakkında işlem yapılmazken, 25 öğrenci hakkında dava açıldı.
evrensel
|