Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.


Lambda Kapatıldı

Güncel Mevzular içerisinde Lambda Kapatıldı konusu: Alıntı: fatsalı ´isimli arızadan alıntı vay babam vay... kimlerin arasındaymışızda haberimiz yokmuş... neyse daha dikkatli davranmak lazım... burda kimin ne zaman ne yapacağı belli olmaz... toplum ahlakını bozacak ve gelecek ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 18:04
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Home Run Champion, Gyroball Champion, Soap Bubble Champion, Alien Invasion Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
Blog Başlıkları: 8
Alıntı:
fatsalı´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
vay babam vay...
kimlerin arasındaymışızda haberimiz yokmuş...
neyse daha dikkatli davranmak lazım...
burda kimin ne zaman ne yapacağı belli olmaz...

toplum ahlakını bozacak ve gelecek nesil için büyük bir tahribat yapacağı kesin olarak bilinen bir derneğin kapatılması tabii ki gerekli bir durum...
burada kapatılır mı ,kapatılırsa tekrat açılırmı bi kılıf bulunarak bilemem...
ama toplumun ahlakını bozacağı kesin olduğu için kapatılması taraftarıyım...
kim ailesinden bir ferdin,veya anne babasının-çoluk çocuğunun böyle bir yere üye olmasını isterki...
Haklısınız efenim haklısınız. Eminim ailenizden bir ferdin bu siteye üye olmasına da karşı çıkardınız.
Her neyse, ben şimdi gidip cennette kaç huri götüreceğimin hesabını yapayım edebimle.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 19:51
kafambozuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-05-2008
Nerden: izmirin kavakları
Yaş: 21
Mesajlar: 365
ahlaklı kimdir ki hemen onlara ahlaksızlık taşıyıcısı muamelesi yapıorsunuz fatsalı?bu ahlaksızlık hiv virüsü gibi bişeymi banada bulaşırmı?her gün gittiğim yerlerde binlerce gay lezbiyen travesti görüyorum ailem beni ahlaksız oldum diye dışlarmı fatsalı sizce banada hastalık bulaştımı?aydınlatın beni lütfen zira bellki buna çok ihtiyacım var


la Beaute est Dans Larue...(güzellik sokaktadır)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 08-06-2008, 01:29
lo-fi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 471
Blog Başlıkları: 1
Fatsalı yerine ben aydınlatayım mı seni?Şimdi toplumda bazı sürüngenler vardır,insanların kanını emer.Bunlar dini kullanarak insanları modern köle eder.Bunların yaptıkları ahlaksızlık diye adlandırılmaz.Onlar ahlaklıdır.Ahlaksız kesimler ise cinsel tercihini yapmış,istediği gibi yaşamak isteyen seni beni ilgilendirmeyen dinimizce yaptıkları caiz olmadığından yukarıda belirttiğim ahlaklı kişiler tarafından ahlaksız olarak nitelendirilen bu ahlaksızlar ahlaksızlıklarına devam ettiği için yaptıkları şey uygun görülmemiştir.Bir anarşist siteye kayıt olmuş bir anarşi nasıl oluyorda ahlaktan evrensel ahlak yasasından bahsediyor.Sen bizim ideolojimizi öğrenememişin bu çok belli.Saygılar...


Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 09-06-2008, 09:15
Theatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 181
Sn. Fatsalı birilerine bakılarak cinsel tercihler belirlense, %90 ının heteroseksüel olduğu (yada öyle göründüğü) bir toplumda emin ol eşcinseller olmazdı. senin aile fertlerinden biri bu büyük çoğunluk yerine azınlıkları örnek alıyosa bi iş vardır bunda ne dersin.

Bir kaç gün iş yoğunluğum nedeniyle foruma bakamadım. benim yerime sevgili(m) arkadaşım dayanamamış yazmış. Ama ben özel bi yazı sunmak istiyorum sn. fatsalıya zira okuduğum parçanın içinde gördüm onu

İçindeki Eşcinsel

Neden yüzüne alaycı bir tebessüm yayılırken gözlerinde kötücül şimşekler çakıyor erkekleri seven bir erkekten bahis açıldığında?
Neden dağarcığındaki en acımasız kelimeleri bulup çıkarmaya çalışıyorsun hemen?
Evli olmadığı bir erkekle sevişen kadını beline kadar kuma gömüp taşlayan bir bedevi gibi davranmanın nedeni ne? Onun içinden geleni yaşama cesaretine öfkelenmen mi yoksa içinde kendine öfkelenerek taşıdığın gizli eşcinsel mi?
Eşcinsellik ya da seni rahatsız eden biçimiyle erkek eşcinselliği bu kadar ‘kötü’ bir şey olabilir mi?
Bir erkeğin kadınları değil de erkekleri sevmesi neden bu kadar eğlendiriyor seni? ‘Eksik’ bulduğundan mı söz ve tavırlarınla alaşağı etmeğe çalışıyorsun onu?
Sen ‘tam’sın da o mu ‘eksik?’
Nasıl bir ‘eksiklik’ bu peki?
Senin en değerli uzantının bir benzerini o da taşıdığına göre bedeninde ve o uzantıyla bir ‘eylem’ gerçekleştirebildiğine göre, onu ‘eksik’ bulmaman lâzım.
Acaba senin rahatsızlığın, söz konusu ‘eylem’in yöneldiği hedefle mi ilgili?
O ‘eylem’in bir ‘ceza’ olduğunu, bu ‘ceza’nın sadece kadınlara verilmesi gerektiğini düşünmen ve senin cinsini ‘cezalandırmasını’ affedememen mi?
O ‘eylem’i ceza olarak görüp görmediğini hiç düşünmedin değil mi?
İtiraz mı ediyorsun şimdi?
Eğer öyle görmüyorsan neden sıradan bir sohbet sırasında şakacıktan veya tekmeli küfürlü bir kavga sırasında sahiden birinci tekil şahıs ağzından savurduğun ‘tehdit’lerde hep bu ‘eylem’ var?
Basit bir ‘ağız alışkanlığı’ mı?
Eğer öyleyse ne zaman yerleşti ağzına?
Sanki ağzında onunla doğmuşsun gibi hatırlamıyorsun değil mi?
Bunu sana, sana hayat veren erkekle beraber cinsinin diğer mensupları öğrettiler.
Çünkü en değerli uzantılarını bir ‘güç kaynağı’ olarak gördüler. Hayatın devamını sağlama açısından doğru bir ‘görüş’tü bu. Ama o ‘güç kaynağı’nın ‘eylem yelpazesi’ne serpiştirdikleri, bir yerden sonra tokat, yumruk, kafa atmaktan farklı değildi.
‘Güç’e tapan ve ‘güç putları’nın vereceği ‘ceza’lara koşulsuz boyun eğen kadının da onayıyla bu ‘eylem’ aynı zamanda bir ‘ceza’ olarak meşrulaştı.
Şimdi sen galiba bir erkeğin başka bir erkeği ‘cezalandırmasını’ bağışlayamıyorsun.
Belki biraz da ‘içindeki eşcinsel’i gizlemeye çalışıyorsun.
İçinde bir eşcinsel olduğunu söyleyen birine kızmamalısın. Çünkü ‘aslında hepimizin biseksüel olduğunu’ söyleyen tıp bilimi. Arzu edersen açıp bu konudaki bilimsel makaleleri okuyabilirsin.
Evet, durum, tamamen hormonlarla ilgili…
Yani herkes gibi sen de içinde bir yerlerde potansiyel bir eşcinsel taşıyorsun.
Ama çoğu kimse gibi sen de bunu kendine itiraf edemiyorsun.
Bu yüzden konuşup duruyorsun.
Bütün erkeklerin en değerli uzantılarıyla sadece kadınların boşluklarını doldurmalarını istiyorsun.
Onlar böyle yaptıkça senin gizli eşcinselliğinin de üstü örtülecek sanıyorsun.
Bu kadar korkmana gerek yok.
Unutma ki ne kadar çok konuşursan ‘hormonlarını’ o kadar ele veriyorsun.
Nasıl eşcinsel olmak kötü bir şey değilse, içinde gizli bir eşcinsel taşımak da kötü bir şey değil.
Zaten kötü olsa da elinden bir şey gelmez. Hormonların, gözlerini ayırıp parmak sallayınca başka türlü çalışmaz.
İstiyorsan gider kendisine dokunulmasını isteyen erkeklere dokunursun kadınlar yerine, istiyorsan bunu yaptığını onlardan gizlemeden hepsine...
Dokunursun ve artık sadece kendisine dokunulmasını isteyen veya buna izin veren erkeklere dokunan erkekleri rahat bırakırsın.
En değerli uzantılarıyla kime, kimlere ‘ceza’ vereceklerine artık karışmazsın.

Taraf Gazetesi/Funda Özgür 07.06.08
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 09-06-2008, 11:02
deliseynolcak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 69
LAmbdanın kapatılması çok büyük bir bir hatadır kesinlkle desteklemiyorum..Farklı düşünenler vardır saygı duyarım..


I can't believe this now
This isn't what I planned
I lived and died and now
I just can't understand
With all the love I feel
I could never leave her
No matter what the cost
My soul's the price to see him

...And they will never know
For love I sold my soul
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 13:47
Theatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 181
Türkiye’de eşcinsel annesi olmak Vatan gazetesi/ 08.06.2008 Pazar

Selma İ., Eda K. ve Gülseren Z. oğullarının eşcinsel olduğunu “kabul eden” üç anne

Çocuklarının “asıl” cinsel kimliklerini öğrendiklerinde önce şaşırmışlar, ne yapacaklarını bilememişler. Ama yine de onlara sımsıkı tutunmuşlar. Anlattıkları öyküler ise onların çocuklarına duyduğu koşulsuz sevginin belki de en iddialı ve yoruma açık olmayan kanıtı.

İstanbul Valiliği’nin, eşcinsel sivil toplum girişimi Lambdaistanbul (LGBTT) Dayanışma Derneği hakkında “ahlaka, hukuka ve Türk aile yapısına uygun değildir” gerekçesiyle yaptığı şikayet sonucu açılan dava sonuçlandı. Ve derneğin 29 Mayıs’ta kapatılmasına karar verildi. Eşcinsel çocukları olan ebeveynler ise bu karar nedeniyle öfkeli. Çocuklarının “Ahlaka aykırı” ithamıyla yargılanmalarına karşılık, “Bizim çocuklarımız ahlaksız değil, onları yok sayamazsınız!” diyorlar.


İlk cımbızını ben aldım, tırnaklarını törpüledim

Eda K. eşinden ayrıldığında Özgür 2 yaşındaydı. Boşanmanın ailesi tarafından hoş karşılanmaması nedeniyle İstanbul’a, kendi deyimiyle “iki yün yatak iki çocukla” geldi. İki beyin ameliyatı geçirdikten sonra ölümden dönen anne Eda, eve geldikten sonra oğlunun aslında erkek olmadığını öğrendiğinde uzun bir süre kendine gelemedi. 2006 yılında ise Çapa Tıp Fakültesi’nden bir hekimin onayıyla bir erkek evladı öldü ve yerine kızı dünyaya geldi...

Çok ciddi iki beyin ameliyatı geçirerek eve döndükten sonra oğlum karşıma geçti ve “Anne benim ruhumla bedenim farklı” dedi. Hiçbir şey anlamadım. Ölümden döndüğüm için üzüntüsünü ifade etmeye çalışıyor sandım. Sonra oğlum daha açık konuştu: “Anne ben aslında kızım ama görüntüm erkek” dedi. Aklımdan geçen ilk şey ergenlik dönemi geçişini anlayamamış olmasıydı. Baktım olay ciddi, kendimi suçlamaya başladım. Babasıyla ayrıldığımız için böyle olduğunu düşündüm. 46 yaşında gay, lezbiyen, travesti nedir bilmezken bana ameliyat olmak istediğini söylediğinde doktor doktor gezdim. Ortalama 15 bin YTL para harcadım. Tek istediğim bir doktorun çıkıp “Tedavi edilir, panik yapmayın” demesiydi. En son Çapa Tıp Fakültesi’nde bu konuyla ilgilenen başhekim “Bu durumu kabul edin, çocuğunuz şizofren desem daha mı iyi!” diyerek çıkıştı. Hastanede ağlaya ağlaya erkek Özgür’ümü toprağa gömdüm, kızıma can vermek için güç topladım. Hâlâ oğlumun yasını tutuyorum, geceleri eski fotoğraflarını öpüp öpüp koynuma koyuyorum. Kızım bana diyor ki, “Anne ben kızım, tıpkı senin gibiyim.” Transseksüelliğin ahlaksızlık olduğunu düşünenler çok yanılıyor. Onlar ruhuna bedenini uydurmaya çalışıyor. Kızım tırnaklarını o kadar çok uzatıyor ki normalin dışına çıkıyor. Kaşlarını alıyor ama ip gibi... Halbuki o dışlanmaktan, itilmekten ürktüğü için normal bir kadın gibi görünmek istiyor. Tırnaklarını ilk önce ben uzattırdım, kendim törpüledim. Cımbızını koşa koşa gittim aldım. Yakın komşularım “Sen de ne meraklıymışsın” dedi, bilmiyorlar ki iki arada bir derede kalmamalı, neyin nasıl yapılacağını bilmiyor ki... Can çekişiyor, görüyorum!

Erkek arkadaşı travesti olduğunu öğrenince terk etti

Ben akşamları ona hanım kız nasıl olunacağını, kaşlarını çok ince almaması gerektiğini, tırnaklarını çok uzun yapmamasını anlatıyorum. Ama bana “Anne ben taş gibi kız olmak istiyorum” diyor. Saçlarını oksijenle açtı. Kızdım, saçlarına zarar verecek diye. Öyle abartıyor ki, ne yaptığının farkına varamıyor.
Lise son sınıfta okuldan alıp açık liseye verdim. Çünkü okulda ona zarar vermelerini istemedim. Eski kimliğini kaybetmeden önce dershaneye gidiyordu, gidip yönetimle konuştum. “Benim çocuğumun durumu budur, onu koruyup kollamanızı istiyorum” dedim. Çünkü lisedeki ergen çocuklar çok acımasız olur, biliyorum.
Şu son 20 güne kadar hiç problem yaşamadık. Bir erkek bizimkinden çok hoşlandığını söylemiş. Bizimkisi de evde lay lay dolaşmaya başladı, ama çocuğa her şeyi açıklamış. “Ben travestiyim, şu anda yasal süreç yaşıyorum, hormon tedavileri göreceğim, o yüzden arkadaş kalalım” demiş. Ertesi gün çocuk bütün dershaneye bu haberi yayıyor ve bununla dalga geçmeye başlıyorlar. “Yoruldum anne” diyerek bağıra bağıra ağladı, hâlâ odasından dışarı çıkmıyor.
Otobüse bindiğimiz zaman “Kızım bu tarafa gel” diye sesleniyorum, gözleri parlıyor. Ancak toplum eşcinselleri, transseksüelleri dışlamak için elinden geleni yapıyor. Oğlum yurtdışında eğitim görüyor, telefonda bana oralarda bu gibi durumların çok normal olduğunu söylüyor. O zaman evimizi mi taşımamız gerekiyor? Biz değil insanlar zihniyetini değiştirmeli. Özgür’ün cinselliği, kişiliği içinde minicik bir nokta sadece. Bir insanı cinsel kimliğine göre hiç kimse değerlendiremez.


Lambdaistanbul’dan danışma hattı

Lamda’nın kapatılma sebebi olarak gösterilen “ahlaka aykırılık” gerekçesini kabul etmeyen aileler, çocuklarının ahlaksız hiçbir şey yapmadıklarını söylüyor. “İnsanları kimliklerine göre ayırıp, kendilerince ahlaksız bulduklarını yok etmeye çalışmak ne demokrasi anlayışıdır ne de ahlaki bir davranıştır” diyen dernek üyeleri, Lambda İstanbul çatısı altında ailelere bir de kitapçık hazırlama telaşında. Ayrıca her gün 17.00-19.00 saatleri arasında aranabilen Lambdaistanbul Danışma Hattı olan (0212) 244 57 62 no’lu telefondan destek ve yardımlaşma hattı bile oluşturmuşlar.


13 yaşından beri biliyorduk ama bize altı ay önce söyledi

Anne babası doktor olan Tarkan, belki de birçok eşcinselden çok daha şanslı. Anne Gülseren Z. oğullarının çocuk yaşta farklı olduğunu anlamış ve bu duruma hazırlıklı olarak Tarkan’ı büyütmüşler. Tarkan’ı hiçbir zaman abartı maço dürtülerle büyütmediğini söyleyen anne, 13 yaşında oğlunun eşcinsel olduğundan emin olduğunu, ancak 6 ay önce konuştuklarını söylüyor. Tarkan şimdi 20 yaşında.

Tarkan iki yaşındayken kekemelik sorunu için psikoloğa götürdüm. Oğluma resim çizdirdiler. Resimde çıkan sonuç; babasıyla iletişiminin kopuk olduğuydu. Bu teşhisten sonra babasıyla daha fazla vakit geçirmesini sağlamaya çalıştım. Zaten düzenli ve sürekli bir arada olmayı seven bir aileyiz. Zaman geçtikçe oğlumun hareketlerinden, bir objeyi tutuşundan, yürüyüşünden bir şeyler seziyordum ancak üzerinde çok fazla durmamayı tercih ettik. Ben ve eşim eşcinsellik hakkında bilgi sahibiydik, yani bunun tedavisi olan bir hastalık olmadığını, doğuştan olduğunu biliyorduk. Dolayısıyla eğer oğlumuz eşcinselse, bunu kabul edip onu incitmemek bizim görevimizdi. Öyle de oldu.
Ergenlik döneminde sürekli bizimle vakit geçiren Tarkan, artık odasından çıkmaz oldu. Onunla konuşmaya çalıştım. “Bizden kopuk yaşıyorsun, belli ki bize söylemek istemiyorsun istersen seni psikoloğa götürelim. Paylaşmak istediğini doktorla konuş” dedim ve alıp götürdüm. Doktor hiçbir şeyi olmadığını, sadece çok naif ve duygusal bir çocuk olduğunu söyledi. Çocuğumuzu maço tavırlar içerisinde yetiştirmedik. Sünnet düğünleri yapmak ya da çıplak fotoğraflarını çekmek gibi erkeksi duyguları körüklemedik.
Sosyal ve çok sevilen bir çocuk. Artık oğlumun tüm davranışlarında bir erkekte olmayacak kadar naiflik olduğunu görmeye başladığımda, onun eşcinsel olduğuna kesin olarak inandık. Ama ne ben, ne de eşim oğlumuza bunu belli edecek bir şey söylemedik. Hep onun gelip bize açıklama yapmasını bekledik.

Tüm arkadaşları aklı başında üniversiteli çocuklar

Öğretim üyesi olan bir gay ile tanışma fırsatım olduğunda ona, “Oğlum gay, ancak bize bir şey söylemiyor, sizce biz sormalı mıyız” dedim. O da “Gerektiği zaman kendisi söyleyecektir” dedi. Artık 20 yaşında ve arkadaşları eve gidip geliyor. O sırada arkadaşlarıyla tanışıyorum. Hepsi üniversiteli, aklı başında çocuklar. Lambdaistanbul’dan arkadaşları geldiğinde, derneğin adı geçince ve ben de sohbetlere katılınca “Anne dernekte senin de yapabileceğin şeyler olabilir” dedi. Bu ilk defa kendisinin gay olduğunu ifade ettiği cümle oldu. Altı ay önce yaşanan bu konuşmadan sonra ben de ona, “Bunu istersen açıkça konuşalım, baban ve ben durumu biliyoruz ve senin yanındayız” dedim, hepsi bu. Henüz bir erkek arkadaşı olmadı ya da olduysa da bize söylemiyor, biz de sormuyoruz.

Oğlumu askere gönderme hevesim yarıda kaldı

Selda İ., 51 yaşında. Her anne gibi o da kendisini çocuklarıyla var eden bir kadın. Eşi emekli Albay, eşcinsel olan oğlu Mete 21, kızı ise 28 yaşında. Mete’nin “Ben eşcinselim” diyerek ailesine açılmasının ardından yaşadığı travmayı anlatan anne, “Keşke daha önce öğrenebilseydim, oğlum kendini bulana kadar yaşadığı sancıları hafifletebilirdim” diyor.

Yedi senedir oğlumun eşcinsel olduğunu biliyorum. Ben çocuklarımın üzerine çok düşen, onlarla var olan bir anneyim. Ergenlik döneminde odasına kapanan, sorularımıza kaçamak cevaplar veren bir çocuk olmuştu. Eşimle bir şeylerin normal olmadığını düşünmeye başladıktan sonra “Öyle mi acaba?” diye konuşurken bir türlü ismini koyamıyorduk. Ona nasıl sorabilirim diye içim içimi yedi. Ya korktuğum cevap gelirse, kafamda binlerce soru ve korkuyla bir an önce sorayım ve anlayayım diyordum. Mete okuldan geldiğinde aile toplantısı başladı. Eşimle konuşmalarımızı o yöne kaydırmaya başladık.
Önce cevap vermedi. Sonra inkar etti, bir süre sonra “Eğer öyleysem ne olur, çok üzülür müsün anne” diye sorunca... Uzun süren sancılı saatlerden sonra “Evet, anne ben eşcinselim, erkeklerden hoşlanıyorum” dedi. Mete açıkladıktan sonra rahatladı ama biz ne yapacağımızı bilemedik. İlk anda, ‘Biz onu çok iyi yetiştirdik, neden bu benim başıma geldi’ gibi sorular sorarak önce kendimi, sonra çevreyi, sonra eşimi suçlamaya başladım. Sonra kimsenin suçlu olmadığını anladım. Terapiye gitmemiz gerektiğini söylediğimde Mete bir telefon numarası getirdi ve bana verdi. Demek ki daha önceden bize açıklamak istedi ya da kendisi gidip yardım almak istemişti. İki yıl aile terapilerine gittik.

Daha yeni yeni kabuğumuzdan çıkıyoruz

Bu yeni durumla nasıl başa çıkabileceğimizi, nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmemiz gerekiyordu. Çocuklarım olmadan bir hayat düşünemeyen, onlarsız karanlıkta olan bir anne olduğumdan, model olarak iyi bir anne olmanın, çocuklara sıkı sıkıya yapışmanın ve bağımlılık olduğunu düşünüyordum. Ben birey olamamışım ki onlara birey özgürlüğü tanıyarak büyütebileyim.
Terapiler sırasında doğru bildiğim her şeyin yanlış olduğunu öğrendim. Oğlumla ilgili düğün planlarım, askerlik gibi tüm hayallerim başıma yıkıldı. Çevremizden onun eşcinsel olduğunu sakladık. Daha yeni yeni kabuğumuzdan çıkıyoruz. Bir çocuğumu kaybetmiştim, başka bir çocuğu kazanmaya çalışıyordum. Mete’nin hayatı nasıl algıladığını, sosyal çevresini merak edip ona ulaşma ve onu anlama çabalarım hep devam ediyor. Yıllardır onu çok iyi tanıdığımı sanıyordum, meğerse hiç tanımıyormuşum.
Şimdi ailemizden giden tek şey çocuklarımıza yüklediğimiz anlamlar oldu. Toplumun bize yüklediği dayatmalar varmış meğerse. Bunlar yıkılınca toparlanmamız için gereken tek bir şey kaldı geriye: Sevgi. Evladım böyle hissediyorsa doğru olan budur. Mete ilk erkek arkadaşını eve getirip bizimle tanıştırdığında, kafanızdaki önyargılar yüklenen anlamlar kalktığında kızımın erkek arkadaşını eve davet etmesi arasında hiçbir fark göremedim. Ancak bu seviyeye gelebilmek için çok karanlık günler geçirdik.

Sivil topluma saygı savunulmalıdır
İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye’de lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel ve travestileri savunan bir derneği kapatma kararının, demokratik haklara ve örgütlenme özgürlüğüne karşı resmi baskının tehdit oluşturduğunu gösterdiğini bildiriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü raportörü Emma Sinclair; “Türk yetkilileri, sivil toplum örgütlerini tacize müstahak kuruluşlar olarak mı, yoksa özgür bir toplumun vazgeçilmez unsurları olarak mı gördüğüne karar vermelidir” diyor ve ekliyor: “Hoşgörünün ve sivil topluma saygının Türk hükümeti tarafından savunulması ve desteklenmesi hayati önem taşımaktadır.”
Eda K., iki ay önce yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor: “Lambdaistanbul’u keşfettiğimde hemen bilgi almak istedim. Derneğe adımımı atar atmaz polis baskını oldu ve herkesin kimlikleri toplandı. Baskının nedeni olarak derneğin fuhuşu teşvik ettiği iddia edildi. Ben bir anne olarak bunu savunan herkesin saçmaladığnı düşünüyorum.”
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 14:11
fatsalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 11-12-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 189
meselenin dini boyutundan hiç bahsetmedim...nerden çıktı ki bu din meselesi şimdi...bu konuda kompleks sahibi olmanızdan mı kaynaklanıyor...benim ağzımdan din kelimesi çıkmadı...
meselenin şahsi ve şahsın nazarında sosyolojik bir vakıa olduğunu söylemek istedim...ki bu zaten bilinen bir gerçektir...gazete küpürlerinden daha gerçek...

maalesef virüs gibi bir şey ahlak ya da ahlaksızlık...dikkatli olmak lazım..

eğer toplumda kadın ve erkek varsa ve bunlar cinsel isteklerini meşru bir şekilde kadın-erkek şeklinde değilde kadın-kadın veya erkek-erkek şeklinde gideriyorlarsa bu sebepten dolayı toplumda zuhur edecek hertürlü ruhi-maddi-manevi hastalığın sorumlusu ,insan neslinin tükenmesi ve yozlaşmasının sorumlusu ve kişilerin duygu ve düşünce dünyalarında tahribatlar meydana gelmesinin sorumlusu bu tür derneklerin izlemiş olduğu politikayı savunanlar ve bu ülkeye , bu topraklara , bu vatanın ve bu toprağın insanlarına en büyük darbeyi vuranlardır...3-5 hastalıklı kişi uğruna...


Aşkı şehirler oluşturur,şehirler yaşatır diyorum sana,
Gün gelir aşklarıyla anılır şehirler; anılırsa,
Niyetim sevdalı sözler etmekte olmasa,
Ne için yazıyorsam sana adıyorum FATSA...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 14:26
Theatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 181
maratonlarda tavşanlar vardır yarışın temposunu diri tutmak için.. düşünüyorum bazen bu forumda da yöneticiler seni böyle bişeyle mi görevlendirdiler diye..

yoksa bişeylere muhalefet olmak için insan kendini bu kadar zorlayamaz..

senin gerçek olabilme ihtimalin bile korkunç.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 14:27
kafambozuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-05-2008
Nerden: izmirin kavakları
Yaş: 21
Mesajlar: 365
fatsalı sanırım hastalıklı kişilere karşı bi korku geliştirmişsiniz kendi içinizde...eminim siz aids olmuş bir insana da aynı muamleyi uygulardınız?ya da engelli insanlarımızda size göre topluma zarar veren kötü pis insan kategorisindedir?belki de evlendiğinizde boşanma sebebiniz karınızın(veya kocanızın)grip olması olur?evet grip bulaşıcıdır ama sakın korkmayın sayın fatsalı ahlaksızlık dediğiniz şey her ne ise o bulaşıcı hastalıklar kategorisine girmedi henüz


la Beaute est Dans Larue...(güzellik sokaktadır)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 15:09
fatsalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 11-12-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 189
hastalıklı kişi kötü bir kelime mi oldu?
rahatsız diyeyim o zaman...ya da ne bileyim hasta şahıs veya hastalıklı kardeşimiz iyi mi?...

her türlü hastalıklı kişilere yardım etmek olması gereken en güzel davranıştır...eğer bu sorunun hastalık olduğu bir çok kişi tarafından kabul görmüş olsaydı zaten mesele çok daha kolay çözümlenirdi... ama insanlar tedavi olmak yerine başka yöntemler geliştirilerse ya da bu hastalıkla yaşamak gibi bir ideal sahibi olurlarsa o zaman yangını söndürmek için benzin döken beceriksizin verdiği zayiatın daha büyüğü koskocaman bir topluma verilecektir...

syn. Theatron
fikrimide mi söylemeyeyim yani? yok yani muhalefete tahammülünüz yoksa bileyim? biraz daha yapmacık olurum belki...
yanlışsam söyle?


Aşkı şehirler oluşturur,şehirler yaşatır diyorum sana,
Gün gelir aşklarıyla anılır şehirler; anılırsa,
Niyetim sevdalı sözler etmekte olmasa,
Ne için yazıyorsam sana adıyorum FATSA...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kapatildi, lambda


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:34 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info