Ölülerimizi yakamıyoruz ama Uluslararası Ölü Yakma Federasyonu üyemiz var
Gülden AYDIN

Antalyalı Murat Arslanoğlu (33), "Avrupa Cenaze Hizmetleri Federasyonu (European Federation of Funeral Services-EFFS)"nun yönetim kurulundaki tek Türk. Arslanoğlu 1937’de kurulan ve Birleşmiş Milletler’de temsilciliği olan "Uluslararası Ölü Yakma Federasyonu (International Cremation Federation-ICF)" üyesi.
Geçen yıl da 27 meslektaşıyla birlikte "Cenaze Hizmetleri Derneği (CENHİZDER)"ni kurdu. EFFS’nin 8 Eylül’de Danimarka’da, ICF’nin 12-14 Kasım’da İngiltere’deki genel kurulunda Yunanlı meslektaşıyla birlikte krematoryum (ölü yakma yeri) sorununu anlatacak. Çünkü Avrupa’da sadece Türkiye ve Yunanistan’da krematoryum yapılamıyor. Yunanistan’da kilise izin vermiyor, Türkiye’de ise Hıfzıssıhha Kanunu’nun 224. maddesi, bu yükümlülüğü belediyelere havale ettiği halde Büyükşehir Belediye Kanunu ve Mezarlıklar Müdürlüğü Yönetmeliği’nde krematoryuma ilişkin bir ibare bulunmadığı için krematoryum yapma girişimleri yıllardır boşa çıkıyor.
Murat Arslanoğlu, İTÜ Kimya Bölümü mezunu. 1997’den bu yana aile şirketi Fempa’da yönetici. İşleri son yıllarda fazlasıyla yoğun. Türklerin yanı sıra Antalya’ya yerleşen yabancılar ya da turistler öldüğünde defin işlemleri için Fempa’ya başvurulduğunu anlatıyor: "On yıl öncesine kadar cenaze transferlerini kargo şirketleri yapıyordu. Şimdi defin şirketleri yapıyor. Türkiye’de vefat eden yabancıların dini ve resmi tüm işlemlerini sigorta şirketleriyle yapılan anlaşmalarımız çerçevesinde biz yapıyoruz."
Bir Türk’le yabancının defin öncesi işlemlerindeki en önemli fark, tabutta. Yabancılar için altın suyuna batırılanlar, ceviz ya da başka kıymetli ithal tabutlar var. Fempa, tabutları Antalya’daki marangozlarına yaptırıyor. "Hıristiyanlar, Müslümanlar gibi hemen defnetmiyor. Yakınlarının ölüyle vedalaşma seremonisine önem veriyor. Yurtiçinde ya da Türkiye’de ölüler defnedilmeden önce mutlaka ilaçlanıyor, makyaj yapılıp en şık kostümler giydiriliyor. Tüm yakınları gelip ayrı bir odada baş başa kalıyor. "
TÜRKLERDEN DE YAKILMAK İSTEYEN ÇOK KİŞİ VAR
Arslanoğlu, 2006’da Antalya ve çevresinde ölenlerden 35’inin defin işlemleri için kendilerine başvurulduğunu söylüyor. "Akrabaları krematoryumda yakmamızı istedi. Maalesef olumlu cevap veremedik. Kimi küllerinin ülkesine gönderilmesini, kimi de Türkiye’deki muhtelif yerlere serpilmesini arzu edermiş. Türklerden de yakılmak için çok başvuru var."
Fempa, 2005’te krematoryum yapmak için Antalya ve İstanbul büyükşehir belediyelerine başvurdu. Ancak Mezarlıklar Müdürlüğü’nün görevleri arasında "ölü yakma" bulunmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap aldı. Böyle bir madde Mezarlık İşleri Müdürlüğü Yönetmeliği’ne de yıllardır eklenmediği için, resmi başvurulardan sonuç alınamadı: "Bir belediye, Hıfzıssıhha Kanunu’ndan yola çıkarak krematoryum yapabilir. Muhtemelen gerçek neden, ’tepki gelir’ endişesi. Ama Birleşik Arap Emirlikleri’nde birkaç ay önce Al Ain şehri Emiri’nin siparişiyle Hollandalı bir firmanın yaptığı krematoryum açıldı. Krematoryum, Lozan Andlaşması’ndaki ’Azınlıkların Korunması’ maddesine de uygun. Din ve inanç özgürlüğü adına Türkiye’de bir an önce krematoryum açılmalı."
Yunanistan’da, bugünlerde krematoryum tartışması tekrar alevlendi. Kilisenin iznine tabi krematoryuma talep çok fazla. Yunanlı definciler, geçen aylarda İçişleri Bakanlığı’na başvurmuşlar. "Bakanlık onları bizde olduğu gibi belediyelere yönlendirdi. Belediyeler de kilise tarafından uygun görülmediği için olumsuz cevap verdi. Meslektaşlarım şimdi kamuoyu oluşturma çabasındalar."
AB ÜLKELERİ CENAZEDE DEORTAK STANDARDA GİDİYOR
Krematoryum, çok pahalı bir sistem. İngiltere’de bunun maliyeti 350 bin sterlin. Yani yaklaşık 1 milyon YTL. Ancak bir yılda yakılan cenaze sayısı bu masrafı karşılıyor. Avrupa’da krematoryumda yakılmanın bedeli, 1000-1500 Euro arasında.
Arslanoğlu’ndan yakılacak cesedin konduğu ağaç tabutun yaklaşık bin derecedeki sıcaklıkta patlamaması için özel yapıldığını, işlemin 45 dakika sürdüğünü öğreniyoruz. "Küllerle birlikte o insanın sağlığında takılan metal protezler, aşağıdaki bölmeye dökülür. Daha sonra özel bir santrifüjden geçirilir ve tabutun külüyle insan külü birbirinden ayrılır. Daha sonra vazolara doldurulup aileye teslim edilir."
Arslanoğlu’nun yönetim kurulunda olduğu Avrupa Cenaze Hizmetleri Federasyonu (EFFS), 29 Kasım 1994’te Viyana’da kuruldu. Üyeler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımı, işbirliği, cenaze alışverişindeki sıkıntıların giderilmesi, kural ve standartların doğru uygulanması, ülke kültürlerinin harmanlanarak tüm AB ülkelerinde geçerli olacak hale gelmesi amaçlanıyor.
HÜRRİYET Pazar, 2 Eylül 2007