Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.



Dünyanın 'akıl sağlığı' tehlikede

Güncel Mevzular içerisinde Dünyanın 'akıl sağlığı' tehlikede konusu: :% % % % % % Dünya Sağlık Örgütünün yayımladığı “Akıl Sağlığı” raporuna göre, dünyada her beş kişiden biri psikolojik sorunlarla mücadele ediyor Dünya Sağlık Örgütünün (WHO), iki yıldır sürdürdüğü ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 16:00
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Red face Dünyanın 'akıl sağlığı' tehlikede


:%%%%%%
Dünya Sağlık Örgütünün yayımladığı “Akıl Sağlığı” raporuna göre, dünyada her beş kişiden biri psikolojik sorunlarla mücadele ediyor

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO), iki yıldır sürdürdüğü araştırmaların sonuçlarını değerlendirdiği, bu ay yayımlanan “Dünya Akıl Sağlığı” başlıklı rapor, dünyada yetişkin ya da çocuk her beş kişiden birinin yardım almasını gerektiren akıl hastalığı ya da psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Gelişmiş ülkelerde bile akıl hastalarına yönelik ciddi insan hakları ihlalleri bulunduğuna dikkati çeken WHO, üye ülkelere kalabalık hastaneler yerine küçük kliniklere yönelinmesi çağrısında bulundu.

“Yeteneklerinin farkında olan bireylerin, yaşamın normal stresleriyle baş edebilmesi, üretken olması ve içinde bulunduğu topluma katkıda bulunması” olarak tanımlanan akıl ve ruh sağlığındaki sorunlar, en gelişmiş toplumlarda bile hala tabu olmayı sürdürüyor, toplumdaki ön yargılar bireyleri tedavi yollarını aramak yerine, sorunları olabildiğince saklamaya itiyor.

Akıl hastalarının birçok ülkede çok ciddi insan hakları ihlallerine maruz kaldığına dikkati çekilen raporda, kalabalık hastanelerin ya da kliniklerin yerini daha küçük merkezlere bırakmasının yanı sıra, hastanelerdeki psikiyatri bölümlerinin yatak sayısının artırılması öneriliyor.

10 BAŞLIK ALTINDA DÜNYA GENELİNDE AKIL SAĞLIĞIWHO, Eylül 2007 tarihli raporunda, dünya genelinde akıl sağlığına ilişkin bilinmesi gereken temel noktalar, rakamlar ve istatistikleri 10 başlık altında toplayarak üye ülkelerin dikkatine sundu.

WHO’nun raporundaki temel noktalar şu şekilde sıralanıyor:

BEŞ KİŞİDEN BİRİ SORUNLU
Ruh ve akıl sağlığına ilişkin sorunların yarısından fazlası 14 yaşından önce ortaya çıkarken, dünya genelinde çocuk ya da yetişkin her beş kişiden birinin akıl ve ruh sağlığı anlamında sorunları bulunuyor. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu tür rahatsızlıklara son derece sınırlı bütçe ayrılırken, orta gelirli ülkelerde 4 milyon çocuğa bir çocuk psikiyatristi düşüyor.

FUTBOLDA VE DEPRESYONDA ŞAMPİYON BREZİLYA
Sigara ve alkol tüketimi ya da şişmanlık gibi başka hastalıklara davetiye çıkardığı bilinen depresyon, dünya genelinde hastalıkların nedenleri arasında 7. sırada yer alırken, Brezilya’da hastalıkların birinci nedeni olarak dikkati çekiyor.

İNTİHARA MEYİLLİ GRUP
Dünyada her yıl yüzde 86’sı orta ve düşük gelir grubuna dahil ülkelerde yaşayan 800 bin kişi intihar ediyor. Akıl ve ruh sağlığına ilişkin sorunlar, intiharın en belirgin nedenini oluşturuyor.

ACİL SERVİSLERE BAŞVURULAR ARTTIDünya Genelinde fiziksel olmayan rahatsızlıklardan ötürü acil servislere başvurular son on yılda yüzde 5 artarak, yüzde 6’dan yüzde 11’e yükseldi. WHO, acil servislerde ruhsal dengesizlikler, akıl hastalıkları için daha iyi hazırlık yapılması tavsiyesinde bulundu.

BİRÇOK HASTALIĞIN SEBEBİ OLDUĞU GİBİ SONUCU DA OLABİLİYOR
Ruh sağlığındaki dengesizlikler, tedavi edilebilir ya da edilemez birçok hastalığa, kişinin kendi isteğiyle ya da farkında olmadan kendisine fiziksel zarar vermesine neden oluyor. Ancak akıl ve ruh hastalıklarıyla diğer hastalıkların ilişkisi bununla sınırlı kalmıyor.

Kişinin karşı karşıya kaldığı diğer hastalıklar da ruh ve akıl sağlığını etkileyebiliyor. Örneğin, obezite tedavisi görenler arasında depresyon ve panik atağın yaygın olarak görüldüğü belirtiliyor.

“DELİ” DAMGASI YEME KORKUSU TEDAVİ OLANAKLARINI KISITLIYOR
Akıl hastalıklarına ve ruhsal sorunlara ilişkin ön yargılar, hala dünyanın birçok yerinde insanların tedaviye başlamalarına ya engel oluyor ya da tedaviyi ciddi ölçüde geciktiriyor. Genel kanının aksine, eğitim düzeyi yüksek kişilerde ve kentsel alanlarda bu tür rahatsızlıklara ön yargı daha yüksek görülüyor.

İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE MARUZ KALIYORLAR
WHO, dünya genelinde psikiyatri hastalarına yönelik insan hakları ihlallerinin yaygın olduğuna dikkati çekiyor. İhlallerin başında fiziksel şiddet, ayrımcılık, temel ihtiyaçların ve mahremiyetin görmezden gelinmesi bulunuyor.

Çok az sayıda ülkede akıl hastalarının haklarını net biçimde garanti altına alan yasal düzenlemeler bulunuyor.

SADECE GELİŞMİŞ ÜLKELERDE DONANIMLI PERSONEL VAR
WHO’nun raporunun en çarpıcı noktalarından biri ise ruh sağlığı alanında donanımlı personelin son derece adaletsiz bir dağılım gösterdiğini ortaya koyması.

Özellikle orta ve düşük gelirli ülkelerde bireyler psikiyatristlere, psikiyatri hemşirelerine, psikologlara ve sosyal hizmet görevlilerine ulaşmada çok sayıda engelle karşılaşırken, yüksek gelirli ülkelerde kişi başına düşen psikiyatrist sayısı, az gelişmiş ülkelerin 200 katına ulaşıyor.

WHO’NUN ÖNERDİĞİ 5 ACİL ÖNLEM
WHO, bireylerin tedavi olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak üzere acilen uygulamaya konulması gereken 5 aşamalı önlemler paketi öneriyor.

WHO’nin önerileri arasında kamu sağlığı gündemine ruh sağlığının dahil edilmesi, tedavi masrafları için fon sağlanması, ruh sağlığı merkezlerinin mevcut durumunun düzeltilmesi, kişinin temel kontrollerine ruh sağlığının dahil edilmesi, kamunun bu alanda daha aktif bir lider konum üstlenmesi yer alıyor.

KAMUOYU OLUŞTURULMASIWHO, özellikle orta ve düşük gelir grubuna dahil ülkelerde hükümet, ruh sağlığı personeli, hastaları ve hasta yakınlarını temsil eden kuruluşların, akıl sağlığı hizmetlerinin artırılması için bir arada çalışmalarını öneriyor.

Raporu değerlendiren Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Özlem Ecemiş, Türkiye genelinde 7 ruh ve sinir hastalıkları hastanesi bulunduğunu, 800’ü Manisa’da, 100’ü Ahmetli’de olmak üzere toplam 900 yatak kapasiteli Manisa Hastanesinin ise bu hastanelerin en eski ve bilinenlerinden olduğunu kaydetti.

SOSYAL YAŞAMA UYUM ÇALIŞMALARI
WHO’nun “daha küçük merkezler” önerisini yerinde bulduğunu ifade eden Ecemiş, hastane binalarının eskiliğinden ve hasta sayısının çokluğundan kaynaklanan sorunlara karşın iyi niyetle çalışmayı sürdürdüklerini belirtti.

Ecemiş, özellikle iyileşme sürecindeki hastaların sosyal yaşama adaptasyonunun çok önemli olduğunu belirterek, bu tür hastaların hastane yakınında bir eve yerleştirilerek, hastane personelinin refakatinde sosyal yaşama adapte olmalarını öngören bir projeyi yakın zamanda hayata geçireceklerini kaydetti.

Türkiye’de ruhsal rahatsızlıklar ve akıl hastalıklarına ilişkin tüm düzenlemeleri kapsayan “Ruh Sağlığı Yasası” bulunmamasının, kendilerini kimi zaman sıkıntıya soktuğunu ifade eden Ecemiş, WHO’nun raporunda belirtildiği gibi kendilerinin de uzman personel sıkıntısı çektiklerini, personel için ayrı eğitim öngörülmediğini, örneğin psikiyatri hemşiresi olmak için birçok ülkenin tersine ayrı bir eğitim alınmadığını, bu eğitimi kendilerinin hastane koşullarında verdiklerini kaydetti.

Ecemiş, akıl sağlığına ilişkin konularda insanların ön yargılarının giderek kırıldığını gözlemlediklerini, akıl hastalıklarının da fiziksel rahatsızlıklar kadar doğal karşılanması gerektiğini kaydetti.

NTVMSNBC Anasayfa
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 22:01
GOrkem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2008
Nerden: Fransa,akdenize yakin minik bir kentte
Yaş: 19
Mesajlar: 202

Fiziksel rahatsizlik dogal kar$ilaniyor mu ki akil hastaliklari bir o kadar dogal kar$ilansin??ülkeye göre degisiyor sanirim bu sorunun cevabi..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 22:31
sakin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
site sakin'i
 
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 275

bu paylaşım için çok teşekkürler.dünyamız hasta. sadece fiziksel değil buna bağlı olarak ruhsal dengesi de bozulmuş bir dünyanın insanları olarak çok normal bizim de ruh sağlıhımızın bozulması.küresel ısınma yüzünden geceleri uykuları kaçan 10_ 11 yaşlarındaki çocukların ileride nasıl sağlıklı bir birey olmaları beklenebilir.doğanın dünyanın dengesini bozmanın insanlığın dengesi bozmak olacağının bilincinde olmayanlara doğanın yanıtı olsa gerek bu veriler.

peki şimdi kim bu hasta dünyanın başında durup iyileştirecek? kim ateşini düşürmek için uğraşacak.dünyayı iyileştirecek doktor bulunabilecek mi? reçeteyi kim yazacak? teşhisi tedaviyi kim yapacak? tedavisi aşısı ilaçları var mıdır acaba bu hastalığın?

eeeeeee peki kim refakatçisi olacak bu dünyanın ha? duyamıyorum....


"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 22:38
GOrkem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 26-03-2008
Nerden: Fransa,akdenize yakin minik bir kentte
Yaş: 19
Mesajlar: 202

Alıntı:
sakin´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
bu paylaşım için çok teşekkürler.dünyamız hasta. sadece fiziksel değil buna bağlı olarak ruhsal dengesi de bozulmuş bir dünyanın insanları olarak çok normal bizim de ruh sağlıhımızın bozulması.küresel ısınma yüzünden geceleri uykuları kaçan 10_ 11 yaşlarındaki çocukların ileride nasıl sağlıklı bir birey olmaları beklenebilir.doğanın dünyanın dengesini bozmanın insanlığın dengesi bozmak olacağının bilincinde olmayanlara doğanın yanıtı olsa gerek bu veriler.

peki şimdi kim bu hasta dünyanın başında durup iyileştirecek? kim ateşini düşürmek için uğraşacak.dünyayı iyileştirecek doktor bulunabilecek mi? reçeteyi kim yazacak? teşhisi tedaviyi kim yapacak? tedavisi aşısı ilaçları var mıdır acaba bu hastalığın?

eeeeeee peki kim refakatçisi olacak bu dünyanın ha? duyamıyorum....
önce sen,ardindan hepimiz!!!gerekirse ba$inda nöbetle$e bekleyecegiz..i$i bölü$mek gerek bence,tek bir ki$i ba$ edemez tabiiat ananin Öfkesiyle..Sesimi duyabiliyor musun sakin??
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 07-06-2008, 22:43
sakin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
site sakin'i
 
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 275

duyuyorum ve duyduğum bu umut dolu sesten memnunum.haklısın tek başına olmaz .öyle olsaydı gönüllüsü olurduk zaten.nöbetleşe hep birlikte evet tek çözüm bu en zor çözüm de bu sanırsam


"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 20:19
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 13

irrasyonel bi dünyada rasyonel olabilmek mümkün değil
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 10-06-2008, 20:26
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 13

“Hastalık” diyordu SPK, “tekil insanlarda gerçekleşen bir şey değildir, hasta olan toplumumuzdur.” ‘Hastalık’ diye adlandırılan şey, aslında kapitalizmdeki “toplumsal çelişkilerin bilinçdışı bireysel ifadesi”ydi. Kapitalizm sermaye yaratmak için hastalık ve tıbbın, özellikle de psikiyatrinin içinde işlevlerini bulduğu bir imha sistemi üretiyordu. “(Tıp) hastayı çalışma süreci için yeniden üretir, böylece hasta tekrar artı-değer üretebilir. (İşçi) kliniğe yıkıcı olarak gelir ve orada uzuvları tümüyle kesilir.”
“Hastalar için hastalıklarına karşı sonuca ulaşabilecek, yani nedensel, yalnız bir tek mücadele vardır, hastalık yapıcı, özel mülkiyetçi-ataerkil toplumun kaldırılması.” Geleneksel psikiyatri hastayı, zaten kendini hasta etmiş olan ilişkilere yeniden uyarlamaktan hareket ederken, SPK’nın önerisi “kurtuluş”u hedefler. Hasta görünüşte bir zaaf olan hastalığını üretken kılmalı, onu “bilinçsiz bir talihsizlikten” acılarının nedeninin farkında olan “talihsiz bir bilince” çevirmelidir. Arzulanan sonuç: “Acıların baskısı değişimin öznel gerekliliği olarak politikleşir”, hastalık “kendi karşıtını” üretir: “devrimi.” * sosyalist hastalar kollektifinin çıkardığı SPK “Patienten-Info”nun birinci sayısından bi bölüm
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 11-06-2008, 11:48
anarchy_in_turkey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
azılı anarşist
 
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 26
Mesajlar: 342
Blog Başlıkları: 1

Modern çağın teknolojinin ve endüstri toplumunun faydaları!! İnsanın emeğine, kendisine, topluma yabancılaşması ve bunun sonucunda geldiğini düşünürüm. İnsanoğlu artık kendisini sadece işe gidip gelen toplumda kurallara uyan birisi olarak görüyor. Ama bundan daha fazlası olduğunu hayal bile edemiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 11-06-2008, 13:58
Uzak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 25
Mesajlar: 317

Bence mevcut çelişki, genlerin insanları uygarlık öncesinin evrime olanak tanıyan koşullarına uygun şekilde şekillendirdiği ancak evrimin işleyişinin kırıldığı tarihten bu yana ; organizmanın şuanki uygar yaşayış şekline uyum göstermekte zorlandığındadır .

10 yıl öncesinin bilgisayarları ile bugünün daha gelişkin oyunlarını çalıştırmak , hadi çalıştırdığını bulsan bile o oyundan performans almak mümkün değildir . İki seçenek var : Ya bilgisayarı upgrade edeceksin ya o yüksek gerekirlikli oyunları ve onu yapanları , onu yaptıran zihniyeti yokedeceksin . İkinci seçeneği uygarlığın bu gidişatını tümden yokedip "mutlu kabile"ye , "genlerin %100 uyum göstereceği 2000 yıl öncesine benzer koşullara" geri dönmeye çağıran primitizmde görüyorum .

Benim düşündüğüm ise (ki bu muhakkak düşüneli asır geçmiştir) bizim birinci seçenekteki gibi bilgisayarı , ya da genlerimizi upgrade ederek "gelişim"i içimizden geçirerek ona ait olma . "Gittikçe topluma ve kendine yabancılaşıyor insanlar" deniyor . Ama bunun aksi de "gelişime yabancılaşmak" .

Mutluluk genetik bilimi içerisinde genlerin çıkarkarına uygun davanışları gerçekleştirme sonucunda işleyen bir mekanizma . Genlerin kör iradesine boyun eğildiğinde ağzımıza çalınan bir parmak bal .

Ama benim aklımda mutluluğun ciddi birşekilde kapı dışarı edilebileceği bir genetik yapıya kavuşma hayali var .

Çağı ilerleten bilim adamları ve düşünürler pek çok durumda genetik eğilimlere direnerek o duruma geliyor . Ama yine de o genetik yapı onların çok daha ileri gidebilme potansiyellerini engelliyor . Hiç cinsel arzu hissedilmese, şehvete beynimizi işgal ettirip bizi üremeye ve genlerimizi kopyalayıp yaymaya iten bir yapımız olmasa , beyin yapımıza daha hızlı ve daha komplike bilgi alma ve işleme yapıları kazandıracak genetik altyapıyı hazırlasak ; yeni-tür için sadece işleyiş olsa , mutluluk ya da mutsuzluk diye kavramlar olmasa ; sadece yeni genetik - dizayn - ın fenotipi ve onunla uyumlu memotipi olan bir işleyiş olsa ... sizce de bu ultra-uygar bir ZEN-Budizm olmaz mıydı ?


Sıkıntı, gerçekliğe sinmiş hiçliğe dayanır . - Kierkegaard -

Konu Uzak tarafından (11-06-2008 Saat 14:42 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 11-12-2008, 00:27
NativE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-12-2008
Mesajlar: 27

Dünyaya 46 raporu versinler
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dunyanin, akil, sagligi, tehlikede


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) non serviam Film Arşivi 15 16-12-2008 15:19
Dünyanın 7 Harikası lLeGenDl Resimler ve Düşündürdükleri 10 02-11-2007 19:39
Dünyanın 7 Harikası Daisy Hayata Dair.. 2 09-02-2007 13:12


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:36 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info