Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.

Başörtüsü yasağı tarihçesi

Güncel Mevzular içerisinde Başörtüsü yasağı tarihçesi konusu: Alıntı: Tehdit üreterek, komplo teorlileri üretilerek, sahte düşman yaratılarak siyasi rant devşiriliyor söylemi doğru ama eksik. Zaten bu algı eksik olduğu için toplumdaki çoğu kişi kandırılırıyor. Tehitin ortaya çıkarılış biçimi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #61 (permalink)  
Alt 23-10-2010, 19:13
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Tehdit üreterek, komplo teorlileri üretilerek, sahte düşman yaratılarak siyasi rant devşiriliyor söylemi doğru ama eksik. Zaten bu algı eksik olduğu için toplumdaki çoğu kişi kandırılırıyor. Tehitin ortaya çıkarılış biçimi sanal, zorlama ile ve hatta bu tehdite karşı olduğunu söyleyenler tarafından bizzat ortaya çıkarılıyor, ama tehditin varlığı, ortaya çıkarabileceği sonuçları hiç de sahte değil, komplo teorisi değil, kabus gibi, karabasan gibi başından sonuna kadar gerçek. Yani ortada bir paranoya sözkonusu değil, bir yanılgı sözkonusu değil. İrtica tehditi, bizzat laikçilik siyaseti yapan zihniyetin kendi oluşturduğu hatta şu an bile el altından desteklediği bir olgudur doğrudur ama bu tehditin gidebileceği en son yer olan İran tarzı bir hayvan sirki devleti olma tehlikesi, başından sonuna kadar gerçektir. Tehlikeli olan zaten sanal bir kavram olan devletin rejiminin değişmesi değil, devletin sınırlarında yaşayan insanların sirk hayvanına döndürülmesidir. Bu dönüşümün, baskının insanları canından bezdirmesi için işin sonunun illa İran'a kadar gitmesi gerekmiyor, hali hazırda zaten bir İslam ülkesiyiz.
Ben şimdi bu cümlenin başına ve sonuna baktığımda şunu anladım. "Algı eksik, tehdit zaten karşı olduğunu söyleyenlerce çıkarılıyor, iran olmayız ama zaten halihazırda islam ülkesiyiz sirk hayvanına dönüştürecekler ve tehdit karabasan gibi çok korkunç bir gerçek, bunu göremiyorsunuz."

Ne demek bu şimdi? İran olacak mıyız olmayacak mıyız karar versen bi ona ona göre cevaplasam ben de? Yani bi diyorsun aynı cümle içinde zaten oluşturanlar onlar bu sahte,sonra diyorsun iran olmak gerekmez rejim zaten sanal bir şeydir aynı anda ama bu iran olma sirk hayvanı olma tehditi karabasan kadar gerçektir. Benim sana tavsiyem kalk çık dışarı bir hava falan al alay ediyorum da sanma çünkü örneğin kabus ve karabasan kavramları somut bir gerçeği ifade etmek açısından son derece sanal tanımlar mesela, bunalım ve kafa karışıklığından doğma bir depresyon belirtisi var bu cümlelerde : )) İslam ülkesi olduğun, halkın çoğunluğu müslüman olduğu için zaten o dediğin algı yamulmaları yaşanıyor kitlede devamlı, bunun sebebinin salt başına türban takmış takmamış bunun ayarlanmasıyla çözülmeyeceğini söylüyorum bende algı eksikliği bende değil orada. Olguyu temelden alıp analiz etmeden salt bir kıyafet biçiminin devletçe tasarlanmasıyla yavaşlatılabileceğini düşünenlerde. Çünkü türbana karşıyım diyenleri ak kaşık zannetmek en büyük yanılgıdır. Başından beri bunu diyorum. Kemalist siyasetin toplum üstündeki zararını yukarıda açıkladım buna bir itirazın varsa bilmek isterim ne noktada katılmadığına çünkü onlar aynı zamanda kitlenin geleneksel islama çakılıp kalmasına da neden teşkil ediyor, başörtüsünü çıkartıp şapka giydirerek olmaz o iş. Halkın müslüman olmasına ise itiraz hakkımız zaten yok din ve vicdan hürriyeti var.

Şimdi olayı netleştirelim diyorum bu sanal komployu yaratan taraf sadece türbana serbestlik isteyenler midir, yoksa türbana serbesti tanırsak herkesi zorla kapatırlar diyen tırsak paranoyak kemalist anlayışı mıdır? Noldu hani cumhuriyeti kurmuştu bu millet osmanlıyı yıkıp, hani nerde o kahramanlık o dünyaya kafa tutmalar, batıyı örnek almalar, AB ye girmek istemeler? Birden zaten normal yaşantısında türban takan kişiler ortalıkta göründü diye onların korkusuyla herkes türbana sarındı iran olduk öyle mi? Saçma bir şey bu bence. E onu da demiyorsun, rejim sanaldır diye zırvalıyorsun (evet kusura bakma çünkü hiç de sanal değil, yasama ve kanunlar açısından rejim biçimi insanları direkt etkiliyor sanal demekle sanal olmaz o) Sirk hayvanına döndürmek ne demek? Dediğin şartlar dahilinde islam ülkesi de olduğumuza göre bahsettiğin fark nereden kaynaklanmakta somut bir şey söylemiyorsun sen olası gölgeler savaşından bahsediyorsun ifade biçimin de halüsinasyon tanımlarına benziyor somut örneklerle konuşursan bir şey söyleyebiliriz onlara karşı böyle kabusmuş karabasanmış sirk hayvanıymış bunlar anlamsız benzetmeler. Kaldı ki, türban takıp takmama konusu ilericilik gericilik ayrımı yaratmaz tek başına. İkincisi bu konuda islamın kutsal kitabı kesinn emir bildirmemekte ,örtünün başınızı cümlesi bile yok bunu dayatanların derdi geleneksel yaşam biçimlerini kaybetme korkusundann kaynaklanıyor ve bu bir saldırıdan ziyade savunma. İyi niyet anlamında söylemiyorum savunma derken, olgusal olarak düşünüyorum çünkü geleneksel rutinler,kılık kıyafet bunlar normalde bugünkü çağdaş ülkelerde kendi içinden aşıldı ihtiyaçlar yaşam biçimi değişti. Bizdeyse ikisine de izin verilmedi ner din tartışıldı konuşuldu ne de insanların tamamen din dışı bir anlayışa göre seçim yapmalarına izin verildi.

Yani üniversitelerde hiç bir şekilde eğer devlet veya devlete bağlı taşeronlar bunu desteklemiyorlarsa türban takmalısın müslümansan diyene katılandan çok ne ilgisi var onunla bunun diyen çıkacaktır. Kırsalda veya kadına değer vermemesiyle ünlü bazı kentlerimizde bunun varolması aslında devletin ilgilenmek istemediği bir başka sorunu bugün. Daha çok ortaya çıkmasında bunun bence bir mahsur yok çünkü o zorlama durumu işi töreye vardırana kadar, kızları kadınları öldürmeye kadar gittiğinde hala rutin olduğu ve çoğu gizlendiği halde, devleti yöneten kişiler bunların münferit olduğuna inandırmaya çalışmaktalar. Taş atan çocukları devlete tehdit görüp hapsetmeye layık gören devlet namusu mesele yapanları dini hesaba katmayan ceza yasalarıyla sadece cinayeti işleyenleri değil işletenleri de insanlığa ihanetten yargılamayı öğrenmedikçe sirk hayvanlığının zaten irandan daha az olduğu söylenemez madem önemli olan rejimin görünen şekli de değil diyorsan. Ancak iran ile bariz bir farkımız var. İran da yasalar bunu dini sebepten zorunlu kılmış durumda kişinin düşüncesine açık bir yorum yok. Ama türkiyede hiçkimse başı açık diye bir kadına hakaret etmeye, küfretmeye hakkı yok, inancını tartışmaya açmaya da. Bu kadarcık bir şeyi bile bu insanlar düşünemiyorlarsa gelenek yüzünden onların iran dan farkı kalmıyor zaten,çünkü mevcut yasalar her nasılsa oraya sokulmamış. Ya da oradakiler hiç oradan çıkmamışlar. çıktıklarında da kendi mahallelerinde gizlenmişler büyük kentlerde. Bu durum ise sadece bizim ülkenin sorunu değil, sanayileşen ülkelerdeki kırsalın kent yaşamına entegrasyon sorunu. Lakin doğuda örneğin,kent merkezlerinde bu tür sorunlar bu denli fazla yokken, kırsala yaklaşıldıkça baş örtmenin ve islami usullere göre yaşamanın aksi mümkün olmayan bir şey olduğu görülüyor. Bunun sebebi toplum baskısı değil, kentleşmenin hala aşama aşama yaygınlaşması ve çalışan kesimnin kadınlarda hala ülkemizde görece az oluşundan kaynaklı. Yine bir örnek vermek gerekirse boğazına kadar borca batsa nurcunun özel toplanma evlerinde yapacak işi gücü olmadığı için kendini hoca ilan etmiş ve kırmızı kitapdan said-i nursi nin zırvalıklarını tekrarlayan sahte hocası ne dese ilgiyle dinleyen adamlar. Kırsaldan kent yaşamına en çok bir nesildir ayak basmış bu kişi eşini çalıştırmanın erkekliğe yakışmayacağını, kadının iş hayatında zorluk çekeceğini ve çocuklarla ilgilenemeyeceğini düşünmektedir, dini emirden ziyade. En iyisi bu. İşine gelmediğinden daha fazla baskı yapanı da döveni de olur muhtemelen. Bunlar kenar mahalle adamlarıdır, babalarından ne öğrenmişlerse onun dışına çıkamazlar ömür boyu vev hiç bir büyüğü ile iddialaşmaz terbiyesizlik olarak görülür. Dindardır, dışarı çıkıp gezemez, içemez, eşini alıp bir yere götüremez zaten zar zor geçiniyordur, arkadaşlarıyla kahveye gitmez, oyun oynamaz. Ne yapar? Gider nurcu zırvalar dinler, sorular sorar,dinini öğrendiğini faydalı bir şey yaptığını düşünür. Oku desen anlamaz, okumaduğunu anlamaz bilemez çoğu liseyi zor bitirmiştir, en fakiri en ahlaklısıdır fakat herkese muhtaçtır ezik görünür, çevre edinmeye çalışır vs. Ne olacak bunlar, çoğu da bir yandan meraklı ama eğitim hiç verilmemiş neredeyse. Nasıl bir eğitim verilmişse verilene kafası hiç değişmemiş, hiç bir şeyden haberi yok, dünyadan haberi yok,ot gibi yaşamakta ve en güzel ilimi öğrenmeye çalıştığını zannetmekte. Orayı kapattın diyelim hiç bir şey değişmeyecek bu sefer gizli gizli bu işleri yapan tanımadığı tiplerin gizli toplantılarına katılacak. Al sana o zaman asıl tehlike tam da gizli toplanıp, birtakım illegal ve gereksiz işler çeviren tiplerin aradığı enayi kendi ayağıyla geldi. Oldu mu sana hizbullah tetikçisi bu sefer, nurcu kalsaydı keşke kapatmasaydın da mahalledeki toplanma evini. Fethullah dan çok daha tehlikeli adamlar var ülkede bu konularda o bişi değil,onların hocalarının da adı belli yeri belli ama dediğin gibi gerektiğinde kullanıldıkları için deşifre edilmiyorlar kamuoyuna onlar.


Alıntı:
Amerika olası rakip küresel güçlerin oluşumunu engellemek için daha küçük ve kontrol edilebilir bölgesel güçler yaratır. Bunu yeni yüzyılın nasıl Amerikan yüzyılı olacağını söyleyen stratejist George Friedman kendisi söylüyor kitabında. Bu bölgesel güç kavramı, psikolojik olarak pohpohlama yöntemi, aslında bunu istediği anlamına gelmez, bu geçici sanal gücün temelinde kendi kaynakları ve desteği olduğu için, bu sanal sözde büyü(t)menin yanında, aynı derecede büyük olan iç zaaflar ürettiğ için, bölgesel yavrusunu istediği zaman lağıma süpürecektir Amerika. Ayrıca bu sözde büyü(t)menin topluma hiç bir faydası olmayacağı aksine, despotizmin, baskının, saltananatın, köleliğin daha da fazla artması bu büyümenin kişiler için aslında bir küçülme anlamına geleceği ortada. Bu tiyatroda, rol paylaşımı Türkiye'nin bir (sözde) lider İslami ülke olması, ülkede rejimin İslamileşmesi, hatta hilafete benzer bir yapının ortaya çıkarılması sözkonusu. Bu rolde, 1980 öncesi TSK başrolü oynuyordu, hatta bu rolde bu din denen şerefsizliğin pohpohlanması görevi TSK'ya verilmişti, Fethullah Gülen bizzat TSK tarafından korunuyordu, yayınları dağıtılıyordu falan filan.. George Friedman'ın "Gelecek Yüzyıl" kitabını okursan neden bahsettiğimi daha iyi anlarsın. Ayrıca İsrail ile olan düşmanlık, AB'ye olan sözde tavır bunların hepsi tamamen danışıklı dövüş, hiç birisi komplo teorisi değil, sadece Amerika'nın kendi isteği ve yönlendirmesi üzerine ipleri gevşetmesi sözkonusu. Hedef seçtiği Rusya ve Çin'in çöküşü, bu güçlerin boşluklarını kendisi doldurup tek küresel güç haline gelip karşı konulamaz bir güç haline gelmesi, zaten yeterli nedenler bu tiyatro için.
Eyvah ABD konusu. : ))
Bu türden popüler kitaplara bakış açım pembe dizilere ve içeriği vasat ve propaganda kokan ucuz ABD yapımı filmlere olan bakış açım ile aynıdır, adamlar güzel iş edinmişler : )) Bunlar bir adamın şahsi düşünceleri tamamına katılmam mümkün değil, sanki tam kontrollü bir sistem yaratmış ABD dünyada gibi sunulmuş,çoğunluğu varsayım bile olamayacak ölçüde gerçeklerden uzak. İsrail ile bir düşmanlık yok zaten öncekinden fazla bir şey değişmedi, görünenler siyasi iktidarların kendilerine yarattığı iç politika malzemelerinden ibaret iki tarafta da, ortada diplomatik açıdan bir değişme yok. Aynı şey Türkiye ABD ilişkileri açısından da aynı fazla TV haberi izlemek akıl sağlığına zararlıdır.
Sonra, ABD nin bugüne dek planladığı söylenen hiç bir şey olmamıştır. Doğru düzgün bir şey de planlamaz ABD yıkılanı yıkar, leş yiyiciliği sonuna kadar sürdürüp kendine kaynak yapar sonrasına da karışmaz lakin istikrarsızlık işine gelir zaten çünkü. Aslında çünkü ABD hiç de öyle anlatıldığı gibi 50 yıllık planlar falan yapmaz. Yarın bir gelişme olur onu çıkarına uygun hale gelene dek oyalar olmuyorsa da minimum zararla çıkabileceği hale getirir, tehditler savurur, ultimatomlar verir hiçbiri işe yaramazsa elinin altındaki diktatörlerden bir ikisini sıkıştırıp birbirine düşürerek bir sonraki 20 yıl boyunca dünyanın gündemini ve dikkatini oraya sıkıştırmaya uğraşırken beri yandan kendi içindeki muhafazakarlarla liberallerin sırayla memnun olmasını sağlamaya çalışıp (muhafazakarlar için yeni kaynaklar, silah sanayiine yatırım, savaş çığırtkanlığı ve dini perspektifteki hıristiyan ABD idealizmi. Liberaller için dünyayı sözde yeniden planlama girişimleri ve barış ortamı için görüşme trafikleri, değişim mesajları, bir önceki saldırıyı bazı noktalarda özeleştiri konusu yapmaya çalışmalar vs) kendi batağından çıkmaya uğraşır. ABD nin iç sorunları bu bahsettiğin ortadoğu sorunlarından daha vahim durumda şu anda, kendisini dünya lideri göstermek için askeri gücünün reklamını yapmaktan başka çaresi yok onun. Ancak ekonomik manada çöktü çoktan zaten ne bölgesel gücü ne ortadoğudaki siyaseti, geçeceksin bunları. Bütün silahlı gücünü oralara yığsa hiçbirini istediği şekle getiremez ABD ne ırak ı ne Türkiyeyi, ne İran ı, ne de geri kalan ortadoğuyu. Bir sonraki iktidara kadar yani sıra gene cumhuriyetçilere geldiği zamana kadar İran a odaklandılar kesin İran ın o zamana dek bir haltlar karıştırması veya taşeron örgütler vasıtasıyla karıştırtılması lazım yoksa yandılar planlanan olmazsa. Planlanan ne o da belli değil, işgal ile olmaz,devrim dışardan hiç tutmaz zaten iran da. Ne araplara benzer kolayca birbirine düşürebileceğin mezhepler var, ne diğer diktalara benzer. Değiştirsen senin değiştirmeye çalıştığından bambaşka birşeye dönüşür mayası tutmaz. Bir önceki sirkülasyondan sonra Irak planlananı yaptı ama iç borç batağından ve ekonomik krizden kurtaramadı. Ekonomisi kar a geçeceğine zarara uğradı, ne yapsa yetiştiremiyor artık Roma gibi oldular. Çünkü ABD yi artık ABD hükümetlerinden bambaşka güçler idare etmekte ve bunlar gözünü ortadoğudan ayırmaya başladılar. Onların derdiyse ne ortadoğu ne uzakdoğu, onların asıl derdi bütün dünyayı emperyalizme entegre etmek ve bu konuda devletlerin çıkarına göre değil, uluslar arası şirketlerin çıkarına göre düşündükleri için ABD nin ulusal çıkarları bile önemsiz onlar için. İran a ambargo koydurdu işine gelmiyor ki bu adamların nereden çıktı şimdi bu iç politik malzeme için uyduruk gerekçeli ambargo diyorlar. Hatta yerel devletler onlar için aristokrat veya feodal sistem kadar baş ağrısı, hepsini ya yıkacaklar sırayla ya da etkilerini minimalize etmek için ABD ni yıkacaklar ki bunun sinyalini herkesin yanlış değerlendirdiği olayda gösterdiler muhatabına. O salak da (siyonizme taviz vermekten yılmayan ve neredeyse uşağı konumuna düşen ABD hükümetleri ve ulusal politikası salak ilan edilen) beklendiği gibi tüm dünyaya global terör bahanesiyle savaş açmaya kalkıştı, gülmüşlerdir muhtemelen. Ve asıl gerçek,bu aslında pek de gizli olmayan devletler üstü organizenin erişemeyeceği hiç bir şey yok her şey ellerinde. İsterlerse pentagon a saldırırırlar,isterlerse en iyi korunan yerlere girerler, isterlerse tüm uydu ağını bir kaç dakikalığına devre dışı bırakırlar ve kimse nasıl olup da bütün bunlar aynı anda denk gelir anlamaz. Nasıl anlasın çünkü bütün o işleri yapan şirketler zaten bunlar, kapitalizmde devlet ne ki, hiç bir şey. Ama işte onları koruyacak uluslararası koordinasyon henüz sağlanamadığı için hala sanıyoruz ki dünyayı ABD nin devlet ve bölgesel politikaları belirliyor. Hayır ABD de kukla, fakat henüz bunun farkında değil.

Türkiyenin bölgesel güç olabilecek konumu yok ister türkiye olarak ister islam devleti olarak. Corporocracy nin sıradaki planını algılamak biraz güç, lakin devlet politikalarını da siyasi etkiyle yönlendirip hedef şaşırtıyor durmadan. Daha önemlisi aralarındaki uzlaşmayı kırmak için hükümetlerin özellikle ABD de tekelleşmeye karşı önlem adı altında şirketleri parçalamasından sonra savaş kızıştı ve başta ABD olmak üzere devletlerin onları daima korumayacağını anladıkları için ve devletlere alternatif oluşturmak emperyalizmde mümkün olmadığı için güçlü devletlerin etkisini kırmaya çalışıyorlar orta ve az gelişmiş ülkelere yatırımlarını kademeli olarak yayarak. Ancak buna da yine merkezi devletlerin bitip tükenmeyen bürokrasisi engel koyuyor. Türkiyeyi poh poh layanların bir kısmı da bunlar çünkü arap dünyasından türkiyeye karşı sempatinin ABD ye olandan farklı olduğunu gördüler birisi korkuya dayalı ve fırsat olduğu anda yok sayılabilecek bir şey iken diğeri tarihi geçmişten gelen bir ilişki. Ulusal açıdan ABD hiç bir devletin mevcudiyetini ortadan kaldıramaz ama bunlar isterse kaldırırlar. Fakat aynı zamanda bunlar ulusların mevcudiyetine tehdit olmaktan ziyade ulusların onları kendi içine kabul etmesini istedikleri için bir çok gelişmekte olan ülkeyi poh poh luyorlar zaten bir tek türkiyeyi değil. ABD ise devlet olarak istediği kadar hükümetler kanalıyla plan yapsın bu bir şeyi değiştirmez. Dünya sanayi ve teknolojisi, bilişimi vs washingtondaki toplantılarda alınan kararlarla yönetilmiyor.
Yukarıda bahsetmiş olduğun tüm olası ABD planları, ABD nin ulusal güç olarak askeri stratejik yollarla dünyaya hakim olduğu ve bu hakimiyetini sosyalist bloğa karşı batı emperyalizmini savunuyor görünerek elde ettiği soğuk savaş dönemini referans alıyor. Oysa iş o noktadan çıkalı takriben en geç 10-15 yıl oldu. Tek kutuplu dünyada ve herhangi büyük çatışmanın beslemediği bir ABD bütün iktisadi-siyasi temelini elinden yitirir, lakin yükselişi de bu sayede oldu. Dolayısıyla tasfiyesi kaçınılmaz olduğu ve bu resmen dünyaya da bir şekilde duyurulduğu için ya biraz elini çekecek ya da elini uzattığı yerde kolunu kaptıracak başka seçeneği yok, bunun dışında tüm bu son yıllardaki çok laf az sonuç,çok tehdit ve paranoya fakat hiç gerçeklik olmama sebebi de,kurtarıcı gibi karşılanıp dünya kamuoyuna reklamn edilen yeni hükümetin sus pus oturma sebebi de bu. Her şeyin bir sonu vardır ve imparatorluklar sömürebileceği maksimum sınıra ulaştıklarında zayıflamaları kaçınılmazdır ve bu noktada ABD nin sömürü sınırını önceki emperyal imparatorluklardan farklı olarak dünyanın tamamı oluşturmaktadır. Bunu ingilizler bile yapamamıştı. Bundan sonrası kısa dönemde hemen etkileri görülemeyecek olsa bile, diyalektiğin zorunlu bir doğal sonucu olarak sömürülmüş olanların sömürülürken sömürene benzetilmesinden,onu model almak zorunda bırakılmasından ötürü, kendi pazar alanlarını yaratmasıdır ki bu demektir ki ABD nin dünya kaynaklarından elde ettiği pay, orantısal açıdan bundan sonra hiç bir şekilde daha fazla olamayacaktır. ABD nin bunu geri alabilmesi ortadoğuyu kasıp kavurmakla, Türkiyede rejimi ayarlamakla elde edebileceği bir şey değil. Bunun için Çin i yok etmesi, Rusyayı istediği gibi yönlendirebilmesi, İngilizlerin açılmasını yasaklaması, AB nin oturduğu yerden kalkmamasını ve lafı bırakıp eyleme geçmesini engellemeye çalışması, Japonyaya hali hazırda uygulamakta olduğu ticari kotayı başkalarının da uygulamasını sağlaması, Hindistanda yeniden iç karışıklıklar ve istikrarsızlıklar oluşturması lazım. Bunun dışında silah sanayisi dışında teknolojik açıdan da geri düştü petrol rezervleri sonsuz ömürlü değil ve bilişim teknolojisi ve silah sanayisi dışında dünya teknolojisine yeni sağlanan gelişmeler ya avrupadan ya uzakdoğudan ve hindistandan sağlanmaya başlandı hem de daha ucuza. Bilişim de sakata binmek üzere bir sonraki windows sürümünü kimsenin öncekilerden daha yoğunluklu olarak tercih etmeyeceği ortada ve bunun en önemli nedeni işletim sistemleri üretimini yapan microsoft un görece daha ulusal düşünmesi ve hala devletlerle çalışıyor olması.



Kısaca ABD bu bölgeyi nasıl planlarsa planlasın kaybetti çoktan burası onu kurtaramayacağına göre tüm dikkatini buraya çevirmiş gibi birtakım komploları sıralamanın manası pek yok çünkü dünya ortadoğu ve Türkiyeden ibaret değil ve ne kadar alanda etkinliğin varsa ABD açısından o derece de zorluk söz konusu.

Yani ben ısrarla büyük amerika sam amca efsanesini tekrarlayan modası geçmiş amerikalı yazarların 50 yıldır yaza yaza bitiremedikleri manifest destiny masallarıyla pek ilgilenmediğim için, olgunun Türkiye ve ortadoğu bölümünde de o söylemlere göre kurgulanmış oyun planının sonuca ulaşacağını düşünmüyorum kendi adıma. Amerikan Rüyası sona erdi, sıra bad trip de, kabus başlıyor. İyi mi kötü mü onu bilemem bireyler açısından bunun somut olarak başladığı zamanı. : ))

Ütopya diye bir şey de yoktur bu arada, insanın aklına gelen en sonunda başına da gelir, iyi ya da kötü farketmez. O planlamasa da gelir, çünkü doğa planlandığı gibi değil, kendi doğrultusunda işler. Nehirin yatağını değiştiren sebep senin yaptığın baraj, kazdığın kanal değildir, daha derindir ve insan algısı tüm sebepleri değerlendirecek kadar açık değildir yanlış olan kapalı sistemlşerde düşünür hala bile ki bu hiç bir şey onun bugün düşündüğü sınırlarda gitmeyecek gerçek yaşamda demektir. : )

Son söz de dyavol a olsun. Şahsen ben isteyen türban takabilir demenin, tutucu kesimin islami nedeni bahane edip devlet artık izin verdi herkes mecburen başını örtecek manasına getirebileceğini sanmam nitekim o zaman bunca zamandır söyledikleri ve talep ettikleri her şeye yan çizmiş olurlar ki bu noktada insanların salt müslüman oldukları için dayatmacılığı hak kabul etmesi gibi bir durumun, islam dininin zorunlu emirlerinin olması ile aynı kapsamda değerlendiremeyiz. Çünkü bütün dinlerde sorgulanamaz tabular mevcut ve bir çok insana göre de çoğu saçma ya da gelenek icabı. Ancak hiç bir çağdaş ülkede bu bir sorun teşkil etmiyor öncelikle dini korkutucu bir şey olarak görmekten kurtulmalıyız. Şahsen ben nefes aldığım sürece inananların yüzüne karşı ne saçma bir düşünce tarzı demeyi sürdürebileceğimden eminim, karşımda en son noktada ben inanmak istiyorum demekten başka bir mantık kapıları olmayacak çünkü. Nurcular bile zorlamıyorlar,ateistim diyip tartışabiliyorsun cevapsız kalmak hoşlarına gitmeyip, yeneceklerini sandıkları bir konuda, evet haklısın ama biz tartışmak istemiyoruz, diye yenilgiyi kabul edip durumdan rahatsız olsalar da. Asıl sorunumuz bu gibi konuları gerek rejim bunalımı,gerek günah,yasak diyerek tabuya dönüştürmek ülkemizde. Durum böyle olunca da tuzak daha tehlikkeli çünkü insanların bu veya birçok felsefi, siyasi konularda çoğunluğa göre hareket etmesinin, lafını yutup hor görülmekten korkarak olmadığı biçimde davranmaya zorlanmasının nedeni ezber ettiği bu anlayıştan kaynaklanıyor. Kişilerin bireysel haklarını anlayıp savunabileceği, düşüncelerini özgürce ifade edip tartışabileceği çağ geleli epey oldu. Hala daha kırmızı çizgiler,hassasiyetler vs diyerek yeni öcüler yaratıp farklı köşelerde birbirimizden saklanıp varolan sosyal veya düşünsel, yaşamsal sorunları yok sayarak onların etkisinden kurtulamayacağımız ortadadır. Bu konuda da gerek laiklik tartışmaları olsun, gerek kürt sorunu, vatandaşlık tanımı, dil ve din eğitimi talepleri, fikir özgürlüğü vs gibi konularda o aşamadan geçmekteyiz. Her şeye olumsuz bakıp olumlu kısmı da ütopik bulup pes ederek himç bir ilerleme kaydemeyeceğimiz gibi, devletten korkmanın da bir manası yok çünkü o da sıkıştığı yerde seni asma kararı vermiş olsa bile göstermelik de olsa seni suçlu ilan edebileceğini sandığı bir asdaletsiz yargılama yapmak durumunda kalıyor. Tam o anda onu alt etmek oldukça mümkün. Ucunda ölüm olsa da. Hiç olmazsa özgür ölünür ve bu köle yaşamaktan iyidir. : )
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #62 (permalink)  
Alt 23-10-2010, 22:40
Birey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-08-2010
Mesajlar: 205
Görüşlerine saygı duyuyorum. Görüşlerimi yukarıda belirtmiştim. Kötü başlayan bir tartışma güzel gitti, teşekkür ederim

İyi geceler
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #63 (permalink)  
Alt 24-10-2010, 09:17
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #64 (permalink)  
Alt 24-10-2010, 13:19
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-10-2010
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 12
insanların inançlarının siyasiler tarafından çıkarları için kullanılmasına da karşıyım...
yoksa isterse sokakta nasıl gezerse gezsin karışan yok kimseye...fakat resmi kurumların hepsinde hiç kimse benim inancım gereğ giyinir ve kapanırım deme hakkı olamaz .
işin içinden çıkılmaz o zaman
kimi çıplak gelir kimi de peçeli eee ne diyecez olabilir mi inancı budur mu denmeli...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #65 (permalink)  
Alt 25-10-2010, 02:43
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
necva´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
fakat resmi kurumların hepsinde hiç kimse benim inancım gereğ giyinir ve kapanırım deme hakkı olamaz .

Alıntı:
necva´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
kimi çıplak gelir kimi de peçeli eee ne diyecez olabilir mi inancı budur mu denmeli...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
basortusu, yasagi, tarihcesi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info