Şimdi Hürriyette okudum gülmekten öldüm. Hepsini aktarmaya gerek yok hep aynı hikaye. Sayın Tayyip'in yüzünü yakından görmek isterdim doğrusu
Üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Avrupa Birliği (AB) zirvesinde, AB Dışişleri Bakanları tarafından hafta başındaki Genel İşler Konseyi'nde alınan Türkiye ile müzakerelerin kısmen askıya alınması kararı onaylandı.
Buna göre Türkiye, Gümrük Birliği'ni ilgilendiren 8 fasılda
(malların serbest dolaşımı, iş kurma hakkı ve hizmet sunumu serbestisi, mali hizmetler, tarım ve kırsal kalkınma, balıkçılık, taşımacılık politikası, gümrük birliği ve dış ilişkiler) müzakereler durdurulurken, Ek Protokol yükümlülükleri yerine getirilene dek, müzakerelerin devam edeceği diğer fasılların kapatılmasının önüne geçiliyor.
Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini izleme görevini AB Komisyonu'na veren kararlarda, bunun 2007, 2008 ve 2009 yıllarındaki Türkiye ilerleme raporlarında yer alması kayıt altına alıyor.
................
Başbakan Erdoğan, AB'yi sert bir şekilde eleştirdi: Türkiye'ye haksızlık yapıldı. Dışişleri Bakanı Gül ise AB'yi vizyon noksanı olmakla eleştirdi.
Zuhahaaaa
"TÜRKİYE'YE HAKSIZLIK YAPILDI"
"Kıbrıs sorunun çözümü hiçbir zaman AB olmayacaktır. Biz BM zemininde adil ve kalıcı çözümden yana olduk. Rum ve Yunan tarafı çözümsüzlükten nemelanmaktadır, çıkar sağlamaktadır. Kıbrıs Türk tarafı ile eşit zeminde görüşmek istememektedir. Rum tarafını bir an önce çözüme sevketmek gerektiğini umarım AB'li dostlarımız da anlayacaktır. AB liderleri, 'Rum tarafından biz de bıktık' diyor, özel görüşmelerde. Ancak dünyaya bunu açıklayamıyorlar."
Vallamı ya
Çok cahil kalmışız biz kusurumuza bakmayın
Başbakan Erdoğan, AB dışişleri bakanları toplantısında 8 başlıkta müzakerelerin dondurulması kararını eleştirdi. Erdoğan, AB-Türkiye ilişkilerinin ciddi bir sınavdan geçtiğini belirterek, Avrupa'nın Kıbrıs konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini vurguladı. Erdoğan,
"Bütün iyi niyetimize rağmen Avrupa Konseyi'nin kararı ile Türkiye'ye haksızlık yapılmıştır" dedi.
Acıdım içim sızladı be
Eminim başbakanken yapamadıklarını Allah'ın izniyle cumhurbaşkanı olunca yapacan değil mi
“İSPAT EDEMEYEN YALANCI”
“Şunu özellikle bilmenizi istiyorum; bugüne kadar yazılanlar, çizilenler, konuşulanlar, şunlar bunlar... Aksini ispat edenler çıkar, bu ülkede bunu milletimize söyler. Aksini ispat edemeyen konuşmaların adı yalandır. Bunun da siyasette ne kadar çirkin olduğunu sizler takdir edersiniz, milletimiz takdir eder. Biz görüşmeler kapsamında ne Finlandiya'ya ne de tarafımızdan ilgili diğer taraflara hiç bir şekilde yazılı önerilerde bulunmadık. Bize de herhangi bir yazılı bir teklif gelmemiştir. Önerilerimiz, Hükümetimizin bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğü tutumun bir ürünüdür ve benimsediğimiz temel devlet politikasıyla da uyum içinde olmuştur."
Amcam fena kızdı Kasımpaşalı ya kendileri mazallah, kaçın kollayın kendinizi. 
D
"Yaklaşımımızı, kısıtlamaların karşılıklı olarak kaldırılması amacıyla AB'nin siyasi mutabakatının ortaya çıkması üzerine inşa ettik. Bu gerçekleştiği takdirde önerimizin esasını teşkil eden adımların karşılıklı olarak atılması için teknik görüşmelere geçilmesini hedeflemiştik. Hiç bir zaman tek taraflı adım atılması gündemimizde olmamıştır. Hükümetimiz, başından beri Türk milletinin hür iradesiyle çıktığı bu yolculukta karşılaştığımız güçlükleri, milli menfaatlerimizi koruyarak aşmaya yönelik bir yaklaşım benimsemiştir.
Ne yazık ki bugün gelinen noktada bütün iyi niyetimize rağmen AB Konseyinin aldığı kararla Türkiye'ye haksızlık yapılmıştır. Bu karar, Türkiye-AB ilişkilerinin ulaştığı boyutla bağdaşmamaktadır. Ayrıca, AB ile ortaklaşa belirlediğimiz hedefle de çelişmektedir.”
Utan utan, koskoca bir devletin başbakanısın, gelip burda ağlayacağına daha fazla gecikmeden onurumuz için bir şeyler yap, bırak köşk hesaplarını bir tarafa...
((
“BAYKAL İNCE DİPLOMASİYİ ANLAMIYOR”
Ahlak anlaşışları ve izledikleri politikanın, milli meseleleri siyasi çıkarları için kullanmaya izin vermediğini belirten Başbakan Erdoğan, bu konunun uluorta polemik konusunu yapmasına da karşı çıktı. Erdoğan şöyle dedi:
Sayın Baykal, 'küstah' gibi ağza alınmayacak sözlerle bizi eleştiriyor. Ancak biz aynı şekilde konuşamayız. Çünkü biz siyasetteki söylem kirliliğini ortadan kaldıracağız diye yola çıktık. Biz hiçbir zaman onların literatürün kabul etmeyeceğiz. Kaldı ki şahsen ne devlet adabı, ne bu güne kadar aldığım eğitim, ne de ahlak anlayışım, milli meseleleri, siyasi çıkarım böyle gerektiriyor diye, dünyanın gözü önünde ulu orta polemik konusu yapmaya izin vermez.
Bakın temiz ağızlı Sayın Tayyip'e kendi ağzından çıkanları unuttu da şimdi Baykal'a kızıyor
"BAYKAL MEYDANI BOŞ ZANNETMESİN"
Hiçbir fikir geliştirmeden, öneride bulunmadan AK Parti'yi zayıf düşürmek adına Türkiye'yi zayıf düşürmek, siyaset üretmek yerine spekülasyon üretmek, en hafif ifadeyle siyasi fırsatçılıktır. Kimin haddine Kıbrıs davasını gölgelemek, kimin haddine ucuz hesaplarla Türkiye Cumhuriyeti'ni küçük düşürmek, kimin haddine her metrekaresinde
Türk milletinin evlatlarının aziz kanı bulunan KKTC'yi bir politik çıkar konusu yapmak!”
Ölen şehitlere KELLE diyecek kadar aşağılaşan bu zatı-muhterem şimdi nasıl böyle bir söylemde bulundu şaştım valla.
Kendisi değilmiydi Annan planını savunan, Cumhurbaşkanı Denktaş'a görevdeyken her türlü nezaketsizlikte bulunan
GÜL: AB, VİZYON NOKSANI
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin müzakere sürecinde 8 maddeyi askıya alması ile ilgili olarak, “AB'nin vizyon noksanlığını gösteriyor bu iş” dedi.
Büyük devlet adamı
Ne çabuk unuttun AB hakkında geçmişte söylediklerini
(( Kasıla kasıla röportaj vermeye benzemez devlet yönetmek....
Alıntılar Hürriyet ten, yorumlar Mental'den.