Vakit'e 'Şeref ve Haysiyet' Çağrısı
Kendisi gibi düşünmeyenleri hedef göstermekle ünlü, mahkûm olduğu ceza ve tazminat davalarından kaçmak için sürekli isim, sahip ve sorumlu müdür değiştiren, son olarak "Anadolu'da Vakit" ismini kullanan yayın organı bu kez de beni konu edinmiş... - Hem de neredeyse tam sayfa!..
Ben gazetecilik yaşamımda çok iftira, kara çalma, yalan, dolan, haysiyet cellatlığı gördüm ama böyle seviyesizine ilk kez tanık oldum. Bu da Vakit stili olsa gerek!. Önce şu yalanlara bir göz atalım:
- Emekçi yazar, yani ben 2 trilyonluk servete sahipmişim!..
Bol fotoğraflı haberde(!) yine benim başörtülü kadınlara radyo programımda bu sütuna almaya utanacağım sözcüklerle hakaret ettiğim de ileri sürülüyor... Bitmedi; benim bir yazımdan alıntı yaptığı bölümde "Başbakan'ın malvarlığını açıklamasını istiyor, kendi açıklamıyor" diyerek, malvarlığımı gizlediğimi ilan ediyor!.. İşte Vakit stili bu; çamur atacak, hedef gösterecek, bu iftiralar ve karalamalar da yanına kâr kalacak... Ama bu kez öyle olmayacak... Bu kez sert kayaya çarptılar...
- Bir Cumhuriyet yazarının veremeyecek hiçbir hesabı yoktur.. Varsa, zaten Cumhuriyet yazarı olamaz...
***
Bir zamanlar gazetenin sahibiyken, bugün köşe yazarı(!) olan A. İhsan Karahasanoğlu isimli zat, "Zileli'nin Zenginliği" başlıklı yazısında "Nereden kazanmış, bugüne kadarki çalıştığı işyerlerinden aldığı maaş ile... Hediye ise, resmi kayıtlarda bu hediye işlemi görünüyor mu? Türünden soruları es geçiyorum" diyor...
Hayır, es geçmeyelim!.. Buradan dosta düşmana ilan ediyorum:
- Benim, bırakın 2 trilyonluk malımın olmasını, sevgili annemin ölümü nedeniyle bana intikal eden, Ankara'da kimsenin oturmadığı 70 metrekarelik bir apartman dairesinin dörtte bir hissesi dışında bir kulübem bile yok!.. Kimseden almış olduğum bir kuruşluk hediye de yok... Adı başkasının üzerine olup da hissemin bulunduğu bir çöp dahi yok... Kısacası, ne villa, ne konak, ne kulübe, sahip olduğum bir tek mal ya da hisse de yok!.. Eğer bu açıklamam sonrasında en ufak bir tespit yapılacak olursa, yapan kişiye bağışlayacağımı ve gazetecilik mesleğini sonsuza dek terk edeceğimi ve halktan özür dileyeceğimi de ilan ediyorum...
Gelelim malvarlığımla ilgili haysiyetsiz karalamalara; Vakit, benim bir yazımdan hareketle Başbakan'dan malvarlığını açıklamasını istediğimi, ama kendiminkini açıklamadığımı ileri sürüyor. Ben bu sütunda ve radyo programımda malvarlığımı defalarca açıkladım!.. Vakit ve o tıynettekiler kendi yandaşlarınınki gibi uzun dökümler bekledikleri için gözden kaçırmış olsalar gerek!.. Ne gam, bir daha açıklarım, olur biter. İşte malvarlığım:
- Gazetemden aldığım aylık maaş.. Tatlıses Radyo'da hafta içi her sabah yaptığım "Sesli Gazete" programından aldığım telif. SSK'den alacağım emekli maaşı (henüz bağlanmadı), Ulusal Kanal'a yapacağım program için alacağım telif (yarın akşam başlıyor). Bu çalışmalarımın karşılığı olarak kazandığım aylık gelir toplamı 3.720 YTL (üçbinyediyüzyirmi) ve üzerime kayıtlı 1999 model Ford Fiesta marka araba..
Malvarlığım da budur!.. Aynı çağrıyı yineliyorum; bunun dışında en ufak bir gelir, menkul ya da nakit bulurlarsa bağışlamaya ve mesleği bırakmaya hazırım.
***
Şimdi sıra bende...
Buradan benim "zenginliğimle" ilgili seviyesi yerlerde sürünen yazıyı kaleme alan A.İhsan Karahasanoğlu başta olmak üzere, tüm Vakit kalemşorlarına malvarlıklarını, gelirlerini, hesaplarındaki nakitleri açıklamaları çağrısında bulunuyorum, ama kıvırmadan, mertçe!.. Eğer bu sözcüklerin anlamını biraz olsun biliyorlarsa, hodri meydan!..
Ayrıca, başörtülülere söylediğimi iddia ettikleri o hakaretleri ispat etmedikleri takdirde kendilerini "müfteri" ilan edeceğimi de açıklıyorum. Son olarak, bu tam sayfa haysiyet cellatlığının hesabını mahkemede göreceğimizi de kamuoyuna ilan ediyorum.
- Haysiyet yoksunu yalancılar, bir gün mutlaka kendi yarattıkları çamurun içinde boğulurlar...
Ümit ZİLELİ
Cumhuriyet 08.03.2007
|