TGB'li Faşistlerin Saldırısı Üzerine...
Evet, Ankara'da dostlarımızın başına gelen tatsız faşist saldırı hakkında bir şeyler yazma gereğinde hissediyorum kendimi. Hatta, bir kaç şeyi açıklığa kavuşturabileceğimi bile düşünüyorum.
1 Mayıs'ta, 2 gün önce TGB'li karşı-devrimci faşistler tarafından Ankara Anarşi İnsiyatifi'ne karşı satırlar ve sopalarla donatılmış bir saldırı yapıldı. Bizim yaptığımız fotoğraflı ve delilli açıklamaya karşı, kendilerini 'devrimci' olarak gören TGB cevaben tatsız, tuzsuz ve atmasyon bir açıklama yaptı, ki kendilerinden beklenen tavır buydu. Biz, Özgürlükçüleri ve Anarşistleri Sol'un içindeki truva atı olarak göstermeye kalkan ucuz bir provokasyona başvurdular.
Heyhat ! Ne tuhaf ki; bu coğrafyadaki çoğu sol hareket kendilerinin Truva Atı olduğunu söyler.
Bu bir nevi, 'tencere dibin kara' durumu mu, yoksa kendi sıfatını başkasına aktarmaya çalışma durumu mu, bilinmez. Fakat bilinen bir şey var ki, Nasyonal Sosyalistler, Revizyonistler ve Kemalistler her zaman sol'un içindeki truva atı olmuştur yaşadığımız bu coğrafyada.
Sosyalizmin, Özgürlükçülüğün ve Devrimin içine ucuz, makro ulusalcılık katarak kendilerini sol zannetmekte ve ezen ulusçuluk denilen lanetlenmiş saçmalığı kendilerine bilerek, isteyerek enjekte etmektedirler. Paris Komünü'nden biz liberter sosyalistlerin dışlandığını söylüyorlar, en azından dışlanacak kadar, göz ardı edilemez bir güce sahip olduğumuzu kabul etmeleri gerekiyor çünkü o zamanlar, ne Kemalizm, ne de ulusalcılık denilen saçmalık bir ideoloji olarak kabul görmüyordu, tarihsel olarak bizim çok çok gerimizdeler yani, ve buna ek olarak, teori ve pratikte de başarısızlar, ne teorik bir birikimleri, ne de pratiğe geçen bir söylemleri var, eylemleri mi? yapmayın !
Eylem atmak teoriyi pratiğe dökmek değil, teoriyi dile getirmektir. Pratik, teoriyi hayata geçirebilmektir.
Dayandıkları tek bir kitap var, o da önder olarak benimsedikleri kişiye ait olan tek kitap. Onun etrafında tavaf edeceklerini düşünüyorum yakın bir zamanda, fakat bu zamanın ne zaman geleceğini bilmiyorum ne yazık ki.
Ulusalcılık, Kemalizm ve TGB, dolayısıyla İşçi Partisi solun kanayan yarasıdır.
Ve bu yaraya ket vurulma süreci yakındır !
|