Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.

burjuva siyasetçilerine üniversitede yer yok

Güncel Mevzular içerisinde burjuva siyasetçilerine üniversitede yer yok konusu: Angıt (Tadorna ferruginea) , Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir dalıcı ördek türü yaban kuşudur. Divânu Lügati't-Türk'de, "انگت anğıt" "Ördeğe benzer kızıl renkli bir kuş, angıt." şeklinde tanımlanır. "Tadorna" cins ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 11-12-2010, 20:08
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Standart Ben bir Angut olsam....uzaklara uçsam

Angıt (Tadorna ferruginea),
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir dalıcı ördek türü yaban kuşudur. Divânu Lügati't-Türk'de, "انگت anğıt" "Ördeğe benzer kızıl renkli bir kuş, angıt." şeklinde tanımlanır. "Tadorna" cins adı Kelt kökenli olup, "benekli (alaca) su kuşu" ve "Ferrugo" Latince'de "demir pası" anlamındadır.

Angıt kuşları 58-70 cm boyunda olup, 110-135 cm kanat genişliğine sahiptir. Kuzeybatı Afrika ve Etiyopya'da türün oluşturduğu küçük yerleşik topluluklar bulunsa da, türün gerçek yerleşim bölgesi güneydoğu Avrupa'dan Orta Asya'da güneydoğu Çin'e kadar olan bölgelerdir. Kuşlar çoğunlukla kışları geçirmek üzere güney Asya'ya göç ederler.

Bu kuş türü iniş yaparken rüzgarı arkasına alarak indiği için sağlıklı bir iniş yapamayarak yuvarlanır. Bu özelliğinden teşbih yapılarak argoda da kullanılır. Suna ile birlikte Tadorna cinsinde yer alır. Eşi ölen angıt kuşlarının, başka bir eş ile bağlantı kurmayıp ölen eşinin arkasından yas tuttuğu söylenir. örnek eskişehir porsuk çayı: Angut kuşları, yer yüzündeki kuş türleri arasında tek eşli olan nadir türlerden birisi. Eşi ölen angut kuşlarının, başka bir eş ile bağlantı kurmayıp ölen eşinin arkasından yas tuttuğu yıllardır bilinen bir gerçek. Hassas bir mizaca sahip bu kuşlardan birisi de Eskişehir´de, Porsuk Çayı´nda yaşıyor. Belediye tarafından ördeklerle beraber Porsuk Çayı´na bırakılan angut çifti, kısa sürede yeni yerlerine uyum sağlamıştı. Ancak bundan yaklaşık 2 yıl önce, kuşlardan birinin ölmesiyle, Porsuk Çayı hayatta kalan eşine zindan oldu. Çayda yaşayan diğer ördeklerden de uzak durduğu gözlenen angut kuşu, 2 yıldır ardından yas tuttuğu eşini bekliyor…

Tibet ile Moğolistan'da ve Slav mitolojisinde kutsal kabul edilmektedir.
info:http://tr.wikipedia.org/wiki/Angut_(kuş)

Yani 'angut' deyip geçmeyin, etraftaki birçok insan bir angut kadar güzel, hür ve sevimli değildir.

Konu Kali tarafından (11-12-2010 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 11-12-2010, 21:51
ActiveChaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2009
Yaş: 21
Mesajlar: 13
chaos söylediklerine katılmamak elde değil bizim ülkemizde gençler 24'üne 25'ine kadar devrimci,anarşist,kominist....25'inden sonra cebleri para görmeye başladımı en baba liberalist kesilirler aynen katılıyorum sana merak ediyorum eşitligi hakkı hukku isteyen arkadaslar başkalarının haklarını hiçe sayarak ne kadar haklılar bugun onlara yapılanların aynısını onlar yapıyor aralarında ki fark ne.Merak ediyorum bugun cebindeki paranın yarısını dünyada her gün açlıktan ölen 10 bin çocuga ulaştırmak kim ister arkadaslar arasından hadi bu uç bir örnek olsun ya ülkesinde ki

Dünya bizleri kurtarma ve bize iyilik ettme aşkıyla dolu insanlar tarafından kana bulandı hep.Tarihteki bütün savaşları yürekleri iyilikle dolup taşan,kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı.
Hitler Almanları,Stalin işçileri,Mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı.Milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi.Onlar hep "biz"dediler,hiç ben diyip kendilerini düşünmediler.Ama bilim,zenginlik,hayatı kolaylaştıran,yaşanır kılan her türlü buluş,bilgi kendi çıkarları için çalışan,işini iyi yapan bencillerin eseriydi.Onlar hiç bir zaman biz olmadılar.Sadece işlerini iyi yapmaya çalıstılar ve bize rağmen başardılar.
Hayatın Kaynağı
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 14-12-2010, 07:54
Birey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-08-2010
Mesajlar: 205
Alıntı:
ActiveChaos´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
chaos söylediklerine katılmamak elde değil bizim ülkemizde gençler 24'üne 25'ine kadar devrimci,anarşist,kominist....25'inden sonra cebleri para görmeye başladımı en baba liberalist kesilirler aynen katılıyorum sana merak ediyorum eşitligi hakkı hukku isteyen arkadaslar başkalarının haklarını hiçe sayarak ne kadar haklılar bugun onlara yapılanların aynısını onlar yapıyor aralarında ki fark ne.Merak ediyorum bugun cebindeki paranın yarısını dünyada her gün açlıktan ölen 10 bin çocuga ulaştırmak kim ister arkadaslar arasından hadi bu uç bir örnek olsun ya ülkesinde ki

Dünya bizleri kurtarma ve bize iyilik ettme aşkıyla dolu insanlar tarafından kana bulandı hep.Tarihteki bütün savaşları yürekleri iyilikle dolup taşan,kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı.
Hitler Almanları,Stalin işçileri,Mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı.Milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi.Onlar hep "biz"dediler,hiç ben diyip kendilerini düşünmediler.Ama bilim,zenginlik,hayatı kolaylaştıran,yaşanır kılan her türlü buluş,bilgi kendi çıkarları için çalışan,işini iyi yapan bencillerin eseriydi.Onlar hiç bir zaman biz olmadılar.Sadece işlerini iyi yapmaya çalıstılar ve bize rağmen başardılar.
Hayatın Kaynağı
Çok güzel yazmışsın. Tebrikler..İsminde "Chaos" olanlar işini biliyor valla...

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 14-12-2010, 12:35
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Ayn Rand' ın türkçeye "pınar", "yaratılan dünya", "hayatın kaynağı" olarak çevrilen, orijinal ismi "the fountainhead" olan kitaptan bir alıntı ha...
Ayn Rand (Alisa Zinovyevna Rosenbaum), Mccarthy soruşturmaları sırasında Rusya'da geçen bir filmle ilgili bilgisine başvurulan yazar. "Filmde gülen insanlar var komünist bir ülkede gülen insan gösterilmesi komünizm propagandası yapmaktır" şeklinde ifade vererek birçok hollywood emekçisinin hayatını karartmıştır. 1973 Arap-Israil savaşı sırasında (belki de kendisi yahudi olduğundan) "Medeni insanların yabanilerle savaşı" diyerek Israil'i savunmuştur. Avrupalı kolonistlerin Kızılderililerden topraklarını almalarının haklı olduğunu savunmuştur.
Neler demiştir neler....
"Sahibi olduğum güzellikleri, erişilmez değerleri kimseye teslim ve emanet etmeyeceğim. Hatta onları istemediğim sürece kimseyle paylaşmayacağım."
"Bütün ellerin,en kirlisinin bile mıncıklamaya hak kazandığı anda mutluluğumun ne değeri olabilir?"
"Hedefim ve kendimin tek amacı: huzur ve mutluluk.Mutluluk o kadar yüksek bir değerki, daha üstün bir hedefin bile peşinde koşmaya ihtiyacım yok...."
"İyi,kötü,doğru,yanlış birçok kelime biliyorum. Ama bunların içinde kutsal olan bir tane var, o da "BEN".


Yaa, paylaşmadığı "güzellikler" de onun gibi kayboldu gitti, geriye kalan "objektivizm" denen boş bir kabuk halâ vicdanlarını (kalplerini) Ayn Rand gibi bastırıp, onun gibi kalp krizinden gebermek isteyenlere yol gösteriyor.
Kendinden başka birşeyi umursamadığını söyleyen Ayn Rand, "hedefi ve kendinin tek amacı" olarak mutluluğu seçerek hayatta gerçekleri aramaya sırt çevirse de bütün "ellerin, hatta en kirlisinin bile" mutluluğa ulaşabileceği, mutluluğun (herşeye rağmen) kimsenin tekeline girmeyeceği gerçeği ona hiç huzur vermedi.
Son kitabı, başeseri saydığı "Atlas Shrugged" (Omuz silkilmiş Atlas) negatif eleştiriler alınca depresyona girip amfetamin ve aşırı sigara kullanımını arttırmıştır. Kendini beğenmişliği ve özel hayatındaki hoşgörüsüzlüğü ile "kutsal" zannettiği kendini özellikle hayatının son zamanlarında etrafındaki 'fan'leri tarafından dışlanmaya mahkûm ettiyse de cenazesine (en başta Alan Greenspan olmak üzere) bazı destekleyicileri geldi. Geri kalanlar tabutunun yanına konan 2m boyunda dolar işareti şeklindeki bir çelenk için biraz para gönderdiler.
Gariban, mantık ve akılcılığın dar alanına sıkışıp gitti. Havada uçup mutlu olan bir angut kadar olamadı. Geriye kaldı kapitalist şakşakcıları.

Konu Kali tarafından (14-12-2010 Saat 12:44 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 14-12-2010, 13:45
She - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
She She isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Guevara ☭
 
Üyelik Tarihi: 02-07-2008
Nerden: birleşik insanlık realitesi
Yaş: 22
Mesajlar: 81
Blog Başlıkları: 4
kuzu kuzu pense.. oğluşum burhoş yumurtamı yese.


önsözünden gerisi okunmamış tozlu bir kitabın, satır arasında saklı kalmış yaraya dokunabilmektir bir insanı anlamak.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 15-12-2010, 21:09
kizilirmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Mesajlar: 302
Erdoğan ODTÜ'de!
15 Aralık 2010 -
Tayyip Erdoğan ODTÜ’yü ziyaret etti, 20 öğrenci gözaltında



Yumurtalı protestoların ardından üniversitelileri sert bir dille eleştiren Başbakan Erdoğan, bugün(17 Aralık) bakanlarla beraber Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne gitti. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısı için kamuoyuna duyurmadan üniversiteye giden Erdoğan üniversiteliler tarafından protesto edildi.

İçeride Başbakan'ın konuşmasını sürdürdüğü sırada, dışarıda “AKP defol üniversiteler bizimdir” sloganı atan üniversitelilere polis saldırdı. 20 öğrencinin gözaltına alındığı bildiriliyor.

ODTÜ yürüyor
Arkadaşlarının gözaltına alındığını duyan ODTÜ öğrencileri, kısa sürede toplanarak yaşanan saldırıyı protesto etti. Erdoğan, konuşmasının ardından kampüsü terk ederken, yaklaşık 500 ODTÜ’lü kampus içinde yürüyüş yaparak, yaşanan şiddeti diğer arkadaşlarına da anlattı.



Saat 14.30 itibariyle başlayan eylemde ise 1500’e yakın ODTÜ’lü yürüyüşe geçti. “AKP Defol Üniversiteler Bizimdir”, “AKP’ye Bırakma, Üniversitene Sahip Çık!”, “AKP’den hesabı gençlik soracak” sloganlarıyla Rektörlüğe yürüyen ODTÜ’lülere kampus içerisine çıkarma yapan polisler müdahale etti. Polis, üniversitelileri dağıtmak amacıyla yaklaşık 300 gaz bombası atsa da üniversiteliler dağılmayarak yürüyüşlerini sürdürdü. Öğrenciler, rektörlük binasının etrafını sararak rektörden bir açıklama beklediklerini söyledi.

ODTÜ öğrencilerinin ısrarlı bekleyişi sonunda açıklama yapan Rektör Ahmet Acar, başbakanı ve polisi okula kendisinin çağırmadığını öne sürdü. Okula polisin girmesine karşı olduğunu ifade eden Acar, polis şiddetini kınadı.

Bunun üzerine öğrenciler eyleme son verdiler.

Sendika.Org / Ankara



AKP DEFOL ÜNİVERSİTELER BİZİMDİR!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 27-12-2010, 18:24
kizilirmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Mesajlar: 302
Erzurum Atatürk Üniversitesinde Faşist Saldırı

ERZURUM (26.12.2010) - Dün saat 14.00 sıralarında Atatürk Üniversitesi’nde ülkücü sivil faşist öğrencilerin sol görüşlü öğrencilere saldırdığı öğrenildi.
Saldırıda 3 öğrencinin yaralandığı belirtildi.

Bugün de gerginliğin sürdüğü ve devrimci-demokrat öğrencilerin kitlesel katılımın olduğu bir açıklaması gerçekleştirdi öğrenildi. Yaşanan olaylarda 13 öğrencinin gözaltına alındı.

Kentte gerginliğin devam ettiği gelen bilgiler arasında.
Kaynak:dgh
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 27-12-2010, 18:45
kizilirmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Mesajlar: 302
Mahkeme kararıyla üniversitede sıkıyönetim

İstanbul Üniversitesi'nde öğrencilerin keyfi bir şekilde polisler tarafından aramaya tabi tutulmasına olanak sağlayan mahkeme kararı, Beyazıt Kampüsü'ndeki tüm fakülte binalarına asıldı. Kamera sistemleri, özel güvenlikleri, tel örgüleri, turnikeleri ile adeta hapishaneleri andıran üniversitelerin içerisine sokulan polis terörü, mahkeme kararına göre 30 Kasım 2011'e kadar bu yetkilerini kullanabilecek.

İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nden çıkan ve hemen ardından Beyazıt Kampüsü'ndeki tüm fakültelere asılan karara göre, İstanbul Üniversitesi'nde sıkıyönetime geçiliyor. Öğrencilerin, istenilen şekilde ve istenilen yerde aramaya tabi tutulmasının önünü açan bu karar, ilk olarak İÜ Edebiyat Fakültesi'nde polis tarafından uygulamaya konuldu.

Fakültelere asılan mahkeme kararına göre, polis, 1 Aralık 2010'dan 30 Kasım 2011'e kadar "önleme araması" adı altında, hiçbir ek izin almadan, üniversitenin istediği yerine giderek arama yapma yetkisine sahip olmuş oldu. Fatih Emniyet Müdürlüğü'nün talebini onaylayan mahkeme kararına göre polis, bu yetki kapsamında Fatih sınırları içerisinde bulunan tüm okul binalarına gerekçe göstermeden ve ek izin almadan girebilir konuma gelmiş oldu.

Polisin arama yapabileceği yerler sadece fakültelerle sınırlı değil; fakülte önleri ve civarı da keyfi aramalara açılıyor. Yapılan kontrollerde ise, "kişilerin üzerlerinde, çanta, poşet ve araçlarında, özel kâğıtlarında ve eşyalarında" arama yapılabileceği belirtiliyor.

Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 30 Kasım'da yaptığı başvuruyu hemen kabul ederek 1 Aralık'ta yürürlüğe sokan 1. Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi Cavit Marancı ise, daha önceden aldığı kararlar ile çoğu kişinin tanıdığı biri.

Marancı, vicdani retçi Halil Savda'nın "halkı askerlikten soğuttuğu" gerekçesiyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldığı davanın hâkimiydi. Ayrıca "Ermenilerden Özür Diliyoruz" kampanyasına katılanlara hakaret eden bir yazıyı kaleme alan Can Ataklı'ya karşı kampanya katılımcılarının açtığı davaya bakan Marancı, kampanyayı başlatanların "Türk milleti ve Türk devletinin uluslararası sahada suçlu düşürüldüğünü" iddia etmiş ve bu yorumu "Ermenilerden özür dileyenlere hakaret mubahtır" şeklinde algılanmıştı.

Polis, aldığı yetki kapsamında ilk keyfi uygulamasını 22 Aralık Çarşamba günü İÜ Edebiyat Fakültesi'nde gerçekleştirdi. Herhangi bir olay olmamasına rağmen fakülte kantinine konuşlandırılan onlarca çevik kuvvet, öğrencileri taciz etmeye başladı. Öğrencilerin tepkisine yol açan bu durum sonrasında, fakülte içerisinde yüzü aşkın öğrenci toplanarak "Polis dışarı" sloganıyla eyleme geçti. Polis, tepki üzerine okulu terk etmek zorunda kaldı.

12 Eylül rejiminin, içerisindeki bütün özgürlükleri ezmeye çalıştığı üniversiteler, yıllardır üzerlerindeki postal izlerini temizlemeye çalışıyor. 12 Eylül rejiminin kurumu olan YÖK'ün yüzünden üniversitelerin parasız, anadilde, demokratik ve özgür birer kurum olmalarının önüne geçiliyor.

YÖK'ün en büyük yardımcısı olarak da polis terörü kullanılıyor ve tel örgüleri, kamera sistemleri, özel güvenlik birimleri, çevik kuvveti, ajanları ile beraber üniversiteler birer hapishane konumuna getiriliyor.

kaynak:sosyalist işçi

siz dalga geçin daha dangalak herifler o dalga geçtiğin dil tarihteki, cebecideki, odtüdeki devrimciler olmasa oralarda hapishaneye döner
ondan sonra hergün okula girerken şerefsizin biri oranı buranı eller
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 28-12-2010, 16:10
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
üniversitelere neden sahip çıkmaya çalışıldığını anlayamadım...? kurtulmaya çalışmak yerine uğrunda depreştiğiniz o kurumlarda verilen eğitimi de devlet ve onun adamları belirlemiyor mu...? neyin kavgası...? kaçıp kurtulmak yada yakıp yıkmak yerine sahiplenmek ve uğruna savaşmak garip değil mi...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 28-12-2010, 17:46
kizilirmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Mesajlar: 302
haklısın üniveriteler sonuçta egemenlerin kendi çıkarları doğrultusunda kullandıkları kurumlar. ama bu doğru bir bakış açısı değil (en azından benim açımdan) devrimciler bulunduğu her alanda daha ilerisi için mücadele verirler.sonuçta biz bu okulların öğrencisiyiz ve buralar bizim yaşadığımız yer.yaşadığımız yeri özgürleştirme mücadelesi veriyoruz(bu dar alancılık ya da yerelcilik olarak algılanmasın)o zaman hapishanedeki insanlarda mücadele etmesin tecrite karşı senin bakış açın buraya kadar gelir.hatta işçilerde fabrikalarda düşük ücretlere yoğun çalışma saatlerine güvencesizliğe ses çıkarmasınlar, bir an önce ordan kurtulmaya köşeyi dönmeye baksınlar ama o işler öyle olmuyor işte.

Konu kizilirmak tarafından (28-12-2010 Saat 17:49 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
akp, burhan kuzu, polis, siyasal, süheyl batum


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İşçi Partisi'nden Burjuva Partisine kurtulush Serbest Kürsü 9 19-06-2008 15:55
Günümüzün burjuva toplumunda genel boyutlarıyla kadın sorunu rugerm Köşe Yazıları 0 26-11-2007 14:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:00 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info