|
|
| Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular. |
İLHAN SELÇUK Vefat EttiGüncel Mevzular içerisinde İLHAN SELÇUK Vefat Etti konusu: Alıntı:
Sidik yarışı mı yapıyoruz?Benim darbecim iyi senin darbecin kötü oyunu mu oynuyoruz.Demek isediğin ''Türkan'a dokunanın canı çıksın''.Bütün ''cephaneni'' ,bütün kirli çamaşırlarımızı döktün aklı sıra.
Atatürk takiyyeciliği yapıp TÜSİAD'dan aldığını ...

22-06-2010, 01:43
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
Sidik yarışı mı yapıyoruz?Benim darbecim iyi senin darbecin kötü oyunu mu oynuyoruz.Demek isediğin ''Türkan'a dokunanın canı çıksın''.Bütün ''cephaneni'' ,bütün kirli çamaşırlarımızı döktün aklı sıra.
Atatürk takiyyeciliği yapıp TÜSİAD'dan aldığını SEV aracılığıyla ''yolunu bulan'' bir kadın.Üste tükürsen Kemalistler seviyor, alta tükürsen devrim hayaliyle bir ömür harcayan insanlar seviyor.Takiyye böyle bir sanat, meyvesi bol oluyor.Paylaştığıma bak bi
|
kaynağa bak, hizaya gel hele:BUGÜN!!! Hani şu tayyip'in ''kıyak kredileri'' ile atv'yi alan; ot gibi birden bire üstün başarılarla zengin olan; ege'de sahip olduğu yayın organlarında çevrecilere rezilet iftiralar atan BUGÜN.
Ergenekon'un son dalgasında gözaltına alınan saylan hakkında bilinmeyen gerçekler...
"İşte gözaltına alınanlar" galerisi için tıklayınız
Alıntı:
13 Aralık 1935 günü İstanbul'da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra müslüman olup Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür. 1957'de evlenmiş, iki oğlan çocuk annesi olmuştur. Biri grafiker diğeri hekim iki oğlundan iki torunu vardır.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Halen bu görevi sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilmiş ve bu görev Şubat 2007’de bitmiştir.
|
iŞTE bu adamların kafası bu kadar çalışıyor işte, secere dökmek. Güya kadın Hristiyan kökenli ya; her türlü ''yasadışı''(!) dalaveriyi cevirmeye müsait. ee, burdan hangi sonuca varmamız gerekiyor?
TÜRKAN SAYLAN'IN ÇOK TARTIŞILAN SÖZLERİ
Alıntı:
Bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. KÜRDİSTAN’ın temellerini nasıl atabiliriz:
- ATATÜRK ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, TÜRKLERDEN topladığımız paralarla, KÜRTLERİ daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla KÜRDİSTAN’ı kuramayız, Hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da mümkün.
-Türkler tarihten beri yakan yıkan bir millet.
-Bir öğrenci sıranın üzerinde namaz kılacağına bale yapsın. Çağdaş Türkiye böyle olur.
-"Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."
-"Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?"
-"Biz TSK’yı bir sivil toplum örgütü gibi görüyoruz"
Türkan Saylan’ın VAN'DAKİ MİSYONER FAAİLEYLERİ
Van 100. yıl üniversitesi soruşturmasında rektör yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel üzerinden ÇYDD ilişkileriyle özellikle genç kızlara burs vermek yolu kullanılarak misyonerlik faaliyetleri yapıldığı ile ilgili birçok iddia basında da yer almasının akabinde kamuoyunda hakkında çokça soru işareti oluşan derneğin başkanı.
ÇYDD’ye bölücülük davası
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) yöneticileri hakkında bölücülük yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı. İl Emniyet Müdürlüğü, Defterdarlık ve Vergi Dairesi yetkilileri, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın izni ile bir soruşturma yaptı. Soruşturma sonucunda 18 ayrı nedenden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu, yöneticilerle ilgili dava açıldı.
Beyoğlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, ÇYDD yöneticilerine yönelik en büyük suçlama ise 'bölücülük' suçlaması. Bölücülük dışında ÇYDD hakkında, eksik mal bildirimi, depremden toplanan paraları borsaya ve repoya yatırmak, yurtdışından izinsiz para transferi ve gayrimenkul bildiriminde usulsüzlük suçlamaları var.
29 Nisan 2001
BİZİM İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYİN OLMASI MÜMKÜN DEĞİL
Türkan Saylan, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması yönündeki kanun çalışmalarına karşı çıkarak, "Bizim istemediğimiz bir şeyin Türkiye'de olması mümkün değil." dedi
Darbeciler tarafından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'i hatırlatan Saylan, "Menderes ne dedi? 'Odunu koysam mebus yaparım. Siz isteseniz şeriatı bile getiririz' dedi. Bunlar geçmişte olan şeyler. Ne oldu sonuçta? Onlar ne oldu?" sözleriyle üstü kapalı tehditte bulundu. Saylan, Kardelenler Projesi ile kızların eğitim alması için çalışmakla başörtülü kızların okula girmesini engellemek arasında bir tezat olmadığını savundu. Üniversitede başörtüsüne karşı sonuna kadar savaşacaklarını söyleyen Saylan, "Bu savaş demokratik yollarla olacak. İkincisi sivil itaatsizlik denen çok çağdaş yöntemlerle olacak." dedi.
Dışarıda Türkiye'nin örnek ülke görüldüğünü anlatan Türkan Saylan, başörtüsü serbestliğini 'asla gerçekleşmemesi gereken bir durum' olarak niteledi. Saylan, "Bu uygun bir şey değil. Çoğunluğu sahip diye anayasayı nasıl değiştirebilir? Hele MHP'nin payandalığını hiç affetmiyorum. Nerelerden nerelere kadar geldik." diyerek kanun çalışmasına tepki gösterdi.
PKK'LILARA BURS VERDİ İDDİASI
ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'la ilgili sanal ortamda çok sayıda zincir e-posta dolaşıyor. ÇYDD'nin PKK'lı öğrencilere burs verdiği, bölücülük yaptığı gibi iddiaları içeren metin, binlerce kişinin e-posta adreslerine ulaştı.
15 Temmuz 2007
Askerin bildirisinden sonra ADD ve ÇYDD'den miting kararı
Genelkurmay'ın 27 Nisan 2007 tarihli gece yarısı bildirisinde dile getirdiği 'teröre karşı kitlesel eylem yapılması' çağrısı üzerine Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) miting yapma kararı aldı.
DTP'liler Türkan Saylan'a sahip çıktı
Cumhuriyet mitinglerinin düzenleyicilerinden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan'a 'terör örgütü uzantısı' olarak suçlanan DTP'den ilginç bir destek geldi.
DTP lideri Ahmet Türk, Saylan'ın çizgisini çok beğendiklerini vurgularken, "Türkan Saylan'ın söylemlerini her zaman önemsiyoruz" dedi. Geçtiğimiz aylarda ADD'den istifa eden Üsküdar Şube Başkan Yardımcısı Asuman Özdemir, Saylan'ın PKK'ya destek niteliğinde çalışmalar içinde olduğunu savunmuştu.
Cumhuriyet mitinglerinin organizatörü Türkan Saylan, ulusalcı kesimden sonra terör örgütü PKK'yla aynı tabanı paylaşan DTP'den de tam destek aldı. Ahmet Türk, Milliyet Gazetesi'nden Devrim Sevimay'a verdiği röportajda Saylan'a övgüler yağdırdı. Cumhuriyet mitinglerinde demokrasi vurgusunun eksik olduğunu belirten Türk, "Ama biz Türkân Saylan'ın çizgisini çok beğendik. Zaten Türkân Saylan'ın her zaman söylemlerini önemsiyoruz. Çünkü her türlü antidemokratikliğe karşı duran bir anlayışı var. Biz mantığın önde tutulduğu bütün söylemleri destekliyoruz" diye konuştu. Ahmet Türk, seçimlerle ilgili de ilginç bir iddiada bulundu. 'Gerçek bir demokratik seçim' yapılması durumunda AK Partiyi geriletebilecek tek partinin DTP olduğunu savunan Türk, "O yüzden kimse sanmasın ki bize baskı yapılınca oylar MHP'ye, CHP'ye dağılır diye... Bize gelmeyen oy mutlaka AKP'ye gider" iddiasında bulundu.
Yıllarca samimi duygularla çalıştığı ÇYDD'nin PKK'nın siyasallaşmasına katkı sağladığını savunan Özdemir, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 'Kardelenler Projesi' adı altında İstanbul'a getirilen kız öğrenciler, DTP kadro açığını karşılıyor. ÇYDD'nin Kandilli Kız Lisesi gibi yerlerde okuttuğu kızlardan bazılarının akrabaları hâlâ dağlarda Türk askerine kurşun sıkıyor. ÇYDD'nin yetiştirdiği kızlar Güneydoğu'da Kürtçülüğün, PKK'nın daha çok sivilleşmesine hizmet eder hale geldi" iddialarına yer vermişti.
29 Mayıs 2007
|
ne bunlar şimdi? kaynak mı? iktidarın sayesinde palazlanan, ergenekon denen cemaat operasyonunun resmi propaganda aracının hiçbir kaynak/delil göstermeden yazdığı senaryolar ne zaman ispat olmuş? hele, şu kısım yok mu: cumhuriyet mitinglerinin organizatörü  O mitingler ağırlıklı olarak ADD, emekli subaylar ve chp kökenlilerce düzenlenmiştir. eğer add bir ''terör örgütüyse'' nedenbu kurum yöneticileri yargılanıp haklarındaki (gerçek) deliller ortaya konmadı? burs verdiği öğrenciler arasında yüzlerce kürt kökenli olan bir vakıf ve çalışanlar mossad ajanları mıdır ki hangi öğrencinin amcası/dayısı örgüt üyesi bilsinler? aralarında pkk sempatizanı yakınları olanlar da olmuş olabilir, ki cemaatlerin içinde kalıp da pkk'ya sempati duyan tonla adam biliyorum ben. ne yani, nur cemaatinden bir öğrenci birine tecavüz etse; bunun anlamı cemaatin tecavüzcü olduğu mu olacaktı?
Alıntı:
ÇYDD- ÇEV burs verirken fişliyordu
Müfettişler hazırladığı raporda Gülseven Yaşer'in kişisel çıkarları için vakfı zarara uğrattığı da dile getirilmiş; vakfın, yurtdışından topladığı bağışlar için Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı'ndan izin almadığı tespit edilmişti. Vakıfta ele geçen mülakat formlarındaki şu bilgiler hafızalara kazınmıştı: "C. H.; Alevi, hemen verilmeli. M. Ş.; Kürt ve akıllı çocuk, olumlu. A. O.; tarikatlara inanıyor, olumsuz. S. Ç.; ihtiyacı var, ancak bana gerici gibi göründü. A. A.; resmen takiyye yapıyor. Ç. A.; Fethullah Hoca hayranı, ret."
|
ee, nurcular da öğrencilere burs verirken seçme/ayıklama yapmıyor mu? velev ki böyle bir şey yapsın; bu onların terörist olduğunu mu gösterir? fethullahcı dersanelerde bir tane ''ateist'' öğretmen çalışabiliyor mu?
Alıntı:
“Türkan Saylan bizi Hristiyanlığa çağırıyor”
Saylan'ın, "Haydi Kızlar Okula" kampanyası başta olmak üzere birçok kampanyayı Van merkezli örgütlediği biliniyor. Şehrivan gazetesine konuşan birçok genç, Türkan Saylan ekibinin kendilerini Hıristiyanlığa çağırdığını anlatıyor... Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, öğrencilere ÇYDD adına burs sağlıyor, ev bulmalarına yardımcı oluyor. Şehrivan gazetesinin görüştüğü bu öğrencilerden biri olan C.K. şunları söylüyor: "Bize ödenen ev kirası ve bir miktar para desteği ile kimilerine borçlu kaldık veya öyle hissettik. Tanımadığımız hocalar eve gelerek Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar ve CD'ler verip, konuşmalar yaptılar. Eğitimimiz bitene kadar bize maddi destek vereceklerine, doktora için Amerika'ya göndereceklerine söz verdiler. Başka bir öğrenci M.K. ise şunları anlatıyor: "Üniversitede misyonerlik çalışmaları var. Fakir aile çocukları okuyabilmek için istemeyerek bunların tuzaklarına düşüyor. Bana yapılan aylık 150 dolar burs teklifini kabul etmedim."
|
velev ki çağırmış, hatta velev ki ''budizm''e çağırmış? nurcular ülkenin her yerinde islam'ı telkin etmiyor, dersanelerde/vakıflarda sohbetler yapmıyor mu? be heyyy gafil!!! bu nasıl bir misyonerliktir ki açıkça ilan edilmemiş, açıkça propaganda edilmeyip tvde/basında/toplumsal yaşamda görünür kılınmamış bir faaliyet? hristiyanlık aids mikrobumu ki ''en küçük bir temasta'' bulaşsın  sizler resmen beyin yıkadığınız halde dininizi tonla adam kabul etmezken, bunlar iki tane kıytırık lafla ve görünmezlik zırhıyla mı dinlerini yayıyor?
Alıntı:
22 Ekim 2005
[url=http://www.bugun.com.tr/haber-detay/65961-turkan-saylan-kimdir-ne-is-yapar-haberi.aspx]Türkan Saylan kimdir? Ne i�yapar? - Bugun.com.tr
|
yalandan kim ölmüş, ossur ossur ipe diz; sen gibi gafiller de zerre şüphe etmeden, kaynağını araştırmadan inansın. allah'ınız size sahtekarlığı iftirayı ve üç kağıtçılığı telkin etmiyorsa şu söylediklerinden utanır da bu pisliklerin/şarlatanların taşeronluğunu yapmaya kalkmazsın! bu sözlerin hiçbirinin ya kaynağı yok yahut resmen çarpıtılmış sözlerdir. dikkat edersen konuşmaların nerde geçtiklerine ilişkin en küçük bir delil sunulmamış.

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

23-06-2010, 14:01
|
 |
Barınak Şövalyesi
|
|
Üyelik Tarihi: 15-11-2009
Nerden: Herhangi Bir Karadelikten
Mesajlar: 176
|
|
Sayın 55. serdar,, paylaşımından ötürü huzurunda eğiliyorum, bakınız.. 
ama bence az konuş adam sansınlar
Yok ben dayanamam saçmalarım, yok ben düşünemem algılama kapasitem az, yok ben okumam araştırmam, bodozlama alır yapıştırırım alıntıyı her ne kadar yalan dolan iftira dolu olsa da...ve Nokta Nokta diyorsan devam et kim tutar seni 
Amma sana bir İnsan tavsiyesi, burda yapma ya da en azından bu başlık altında!!!
•۰µừﮐҜừﺎρέﮐέŋţ ₣ìζìҜçì, µìҜяøρìҜ µέςζυв ξđέвì, ραяαﮐìďìҜ Ңαγαţì۰•
Konu ssh abacio tarafından (23-06-2010 Saat 14:05 ) değiştirilmiştir..
|

23-06-2010, 22:41
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
|
Tekziplenme yerine, kaynağa kaptırılıyor.Kime diyesin benim babam tabirinin kullanıldığı bir yer.
Bu paylaşımın konusuda Şelçuk
Engin Ardıç - Sabah
2010-06-23
--------------------------------------------------------------------------------
Yaşıyor muydu?
Bu soruyu, öldüğü günün ertesi Metin Toker için sormuştum.
Çünkü Metin Toker 2002 yılında ölmüştü ama aslında "İsmet İnönü öldüğü gün" ölmüştü...
Çünkü "İsmet Paşa'nın damadı" olmaktan öte bir "fonksiyonu" yoktu. Gazeteciydi, yazardı, kitapları falan da vardı, tamam olmasına tamam. Esas olarak kayınpederini anlattığı güzel kitapları vardır, keyifle okuduk, ellili yıllarda çocuk olduğumuz için onlardan çok şey de öğrendik sonradan...
Ama Toker'in bu dünyadaki işi İnönü'yle birlikte bitmişti ve tam otuz yıl, emekli memur gazetesi Milliyet'te "kontenjandan" bulunduruldu. Bir "yadigâr" olarak kalmıştı. Ne okuyanı vardı, ne önem vereni...
İlhan Selçuk için de aynı şeyi söyleyeceğim: Yaşıyor muydu?
Hayır, sabahın köründe aldılar götürdüler, yaşlı adam sıkıntıya girdi, yüreğine indi falan, onu kastetmiyorum. (Bazı zevzekler utanmasalar "Tayyip öldürdü" de diyecekler!)
Bir anlamı, bir önemi, bir varlık nedeni kalmış mıydı?
Düşünceleri fos çıkmış, davayı kaybetmiş, "hayatın ve siyasetin defterinden düşmüş, tedavülünden kalkmıştı"...
İlhan Selçuk, 9 Mart 1971 günü, "kendi darbesini" yaptıramadığı gün öldü, ondan sonra kırk yıla yakın da bir "siyasi zombi" gibi yaşamayı sürdürdü.
Büyük gazeteci ha?
Hani şu, Cumhuriyet'in 150 binlik satış rakamını 50 bine düşüren büyük gazeteci...
İlhan Selçuk solcu molcu değildi.
"Sivil aydınların desteğiyle asker diktası isteyen" bir darbeciydi.
Bu cunta elbette birtakım "sosyal reformlar falan" da yapacak ama esas olarak "Kemalist düzenin sürmesini" garanti altına alacaktı. ("Ruh ikizi" olan Doğan Avcıoğlu, buna "Kemalist tezin temele indirilmesi" gibi "afaki" bir slogan da uydurmuştu, Hasan Cemal çok iyi hatırlar.)
Bu, Atatürkçülük'ü çarpıtmaktan, saptırmaktan, katletmekten başka hiçbir şey değildi.
Çok zeki, çok kurnaz olduğunda herkes hemfikirdir de, ona "akıllı" bir adam denebilir miydi acaba? "Olmayacak duaya amin demek" akıllılık mıdır?
Ordudan umduğu gibi bir "sol darbe" çıkmayacağını elli yaşında gördü ama seksen yaşına kadar bu saplantısından milim sapmadı. Bu akıllıca bir tutum mudur?
Türkiye artık onun bildiği Türkiye değildi... Daha doğrusu, Türkiye hiçbir zaman onun düşlerinde kurduğu Türkiye olmamıştı.
İlhan Selçuk da gitti, Türkiye'de yirminci yüzyıl biraz daha bitti.
Reşat Nuri Güntekin'in o unutulmaz, o tadına doyulmaz "Damga" romanının sonunda, evli sevgilisi Vedia'nın odasında yakalanınca onun iffetini korumak için kendine hırsız süsü veren, bu yüzden hapis yatan, hayatı kayan, mahvolan İffet Bey, yıllar sonra onunla karşılaşıp yüz bulamayınca, kendi kendine şöyle der:
"Hayatımı bir vehme kurban etmişim!"
İlhan Selçuk yalnız kendi hayatını değil, ona inanan, ona güvenen, onun etkilediği yüzlerce çocuğu da bir vehme kurban etti.
O seksenini geçince yatağında öldü, çocuklar otuzlarını bulamadan dağ başlarında, duvar diplerinde, işkence odalarında, darağaçlarında.
Hele, yıllar ve yıllar sonra, sırf hükümeti devirebilmek uğruna "işkencecilerimi affettim" demesi, toprak altında yatan çocuklara son ve sunturlu bir hakaret oldu.
Onun için "demokratik Türkiye'nin savunucusu" dediler utanmadan, yalandır.
Şimdi göklere çıkarılacak, "ilahlaştırılacak", belki de cenazesi yeni bir "cumhuriyet mitingine", bir gövde gösterisine dönüştürülecektir. Faşistler içlerinde kalan son kurtları da böyle dökeceklerdir.
Ama o gövde çürüktür artık, içi boştur, koftur, dediğim gibi kurtludur.
Allah rahmet eylesin.
Ona ve eski Türkiye'ye.
|

24-06-2010, 00:09
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
çarpıtma-saptırma-katletme sakın....
Alıntı:
Serdar55´isimli arızadan alıntı
"Sivil aydınların desteğiyle asker diktası isteyen" bir darbeciydi.
Bu cunta elbette birtakım "sosyal reformlar falan" da yapacak ama esas olarak "Kemalist düzenin sürmesini" garanti altına alacaktı.....Bu, Atatürkçülük'ü çarpıtmaktan, saptırmaktan, katletmekten başka hiçbir şey değildi.
|
Tam tersi, bu 'Atatürkçülük', yani Kemalizm'in tam kendisidir. Kemalizm, asker diktası altında siyaset ile, demokrasi oyunları ile birsürü insanı uyutmak üzerine kurulmuştur.
Darbeci ittihat ve terakkinin kalıntısı, faşist ordunun elebaşları (Talat, Cemal, Enver) Ermeni Soykırımı'ndan sonra sağa sola kaçınca ortalığı boş bulan bir ortanca subay, politikanın tüm kurnazlığını kullanıp amerikalıların kızılderililere yaptığı gibi gerektiğinde istifade ederek, yapabildiğinde söz verip kandırarak veya dibini oyup saf dışı ederek mutlak iktidarı ele geçirip bir uyduruk efsane yarattı.
O uyduruk efsanenin ideolojisine 'Kemalizm' denir. Tabii, İlhan Selçuk gibi şakşakcı "aydınları" ve Osman Pamukoğlu gibi katilleri boldur.
|

24-06-2010, 12:23
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-04-2009
Mesajlar: 108
|
|
|
Askeri vesayetle hayallerine kavuşacağına inandı, askere dayandı, postal yaladı.Seksen yaşına geldi ama hayla o parlattığı postalda hayalindeki ülkeyi göremedi.
Kötü olanı kendisi sekseninde ameliyat masasında canını teslim ederken ona inananların boynunda yağlı ilmikle hayata veda etmesiydi.
|

24-06-2010, 13:54
|
 |
CoSmiC VoiCe
|
|
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
|
|
|
55. Serdar. İnsanlar ölürler bilmem farkında mısın. Belki sen 60 ında kanserden öleceksin veya 30 unda kalp krizi geçireceksin yaşını bilmiyorum. Senin zihniyetinde olan ahlaksızlar Türkan Saylan ın kanser olmasını da hoşlarına gitmeyen fikirlere ve eylemlerine bağlamışlardı. Bu ülkede askerlik kurumunu kutsal görenin de sadece İlhan Selçuk olduğunu hiç zannetmiyorum. Şehit edebiyatı yapmakta,ölenlerin kanından misyon oluşturmakta hiçbiriniz ondan daha masum değilsiniz. İlhan Selçuk hiç olmazsa bir şeyler yapmış aadını yaşatmış,seversin sevmezsin düşüncelerini fakat senin tersine senin için olmasa da bir şeyler yapmış ve bence hiç de kötü yaşamamış. Eski kafalı olabilir ama senin ondan daha çağdaş düşünmediğin de ortada 80 yaşında komünmnistim diyen adam da kemalist bu ülkede çübnkü kemalist devrim dayatmacı bir kültür devrimi ile birlikte milliyetçi algının bu topraklarda türkçülük üzerinden sürdürüldsü ve onun karşıtı olan aşiretlere bağlı kürt milliyetçiliği de bu yüzden sonra başına bela oldu. Kemalizm ordu eli ile daima engelledi alternatif gelişimleri bugün hala kürtler aşiret tyasalarına göre yaşıyor ve kemalist devlet asker yollayarak çözmeye çalıştı ağalık düzeninin yanında yer alarak bu sorunu. Bugün hala herhangi aşirete bağlı olmayan, feodal gücü bulunmayan kürtler çoğunlukla ve onlar PKK lı oldular. Eli sikah tutmasa da hepsinin veya silahlı mücadele istemeyenler barış isteyenler olsa da Apo yu liderleri görüyorlar. Senin Atatürk ü liderin görmen gibi farkı yok. Bazıları ssinir olabilir Atatürk ile Apo yu nasıl bir tutarsınız diye ancak bu olguyu değiştirmiyor Atatürk türk ü emperyalist işgalden (sözde) kurtardıysa Apo da kürtlere milliyetçi algıyı ve direnci aşılamış oldu.
Bu olayların başı benim okuduğum kadarıyla ta 1925 lerdeki şeyh said isyanına kadar gidiyor, şeriat ayaklanması denildi onlara. Öyleydi de bir bakıma çünkü aşiretler ayaklandı bunu bahane ederek ancak onların asıl derdi yönetimin biçiminden ziyade, topraklarının ellerinden alınma tehditi idi lakin toprak reformu da bu ayaklanmadan sonra gerçekleşmediği gibi, kemalist devlet kürtleri düşman olarak tanımladı bundan sonra. Daha önceki yönetimsel özerklik sözü zaten unutulmuştu. Kemalistler bu noktada kukladırlar, askeri sınıfın ipini elinde tuttuğu birer kukla. İlhan Selçuk veya arkadaşları önemsiz, onlar rejime ayar veremezler idealist fikirlerle yola çıkıp,eklektik değerlendirmeler yapar Atatürk ü kutsallaştırırlar halk da bundan hoşlanır. Onların herhangi etkisi yok siyasete bugün ergenekon adı altındaki tutuklamaların nedeni hükümetin askeri bürokrasiyi karşısına almaya cesaret edememesi ve parti tabanının intikam beklentilerinden beslenir. Bu arada yargı bağımsızlığı diye bir şey de yoktur en iyi adalet sistemi olsa bile yargıçlar iktidardan etkilenecek yönlendirileceklerdir çünkü yürütme organıodır iktidar etkilememesi imkansız. Böyle olduğu içinde bazı sözü geçen kişiler kemalist bakış açısını misyon edinerek AKP yi rejimm tehditi olarak etiketlemişler, benzer etiketleme organizasyonu geçmişte kamuoyu ve ordu desteği de alarak Erbakan hükümetinin düşürülmesine olanak verdiği için, AKP sert bir karşı saldırı ile bu kişiler hakkında darbecilik kovuşturmalarının yapılmasına ön ayak olmuştur.
Bunun dışında çeşitli beyanatlarda bu kişilerin neyin peşinde olduğunun iddia edilmesi spekülasyonlardan ibarettir. Saylan öyle veya böyle demiş olabilir, biri çıkıp ordu duruma el koymalı bu hükümet takiyyeci ve irticacı diyebilir buna benzer söylemler siyasetin parçası olmuştur zaten bu ülkede. Aynı şekilde AKP den veya basının veya sözü geçen insanların beyanatlarını referans alırssak öbür tarafta duyduklarımız da pek hoşumuza ghitmeyecektir ancak onlar şu anda kovuşturmada değildir iktidar gücü bu tarafın elinde olduğundan.
Asıl sorun ise bu siyasi çatışmalarla örtbas edilir, her gün şu kadar asker öldü diye haberler çıkar ve hiçbir hükümet ister sağ olsun ister sosyal demokrat olsun kemalizmin kabuğunu kırabilmekten aciz olduğu için durmadan aynı hatalar tekrarlanır, göstermelik reformlar yapılıyormuş gibi gösterilir, birileri hain birileri kahraman ilan edilir durur. İlhan Selçuk dün sorgulanmış bugün ölmüş farketmez. Yarın da karşı taraf sorgulanır onların da ülkeyi arap şeriat birliğine katma planı olduğundan bahsedilir. Örneğin kimdi o Abdurrahman Dilipak. Bu adamı da bazıları rahatlıkla rejimi yıkma teşebbüsü ile kovuşturabilir,suçu olmasa da aylarca mahkemelerde süründürebilir ve kamuoyunda böyle bir algılayış yaratabilirler. Bunlar işin tiyatrosu asıl kavganın tarafları bu adamlar bile değil tamamı araçtır bu kişilerin o tarafta veya bu tarafta olmalarının bir önemi yok. Bunun dışında her iki taraf da tavizsiz olduğuna, PKK üyesi kürt teslim olmayacağına, türk askeri dağlara operasyon yapıp bombalamaktan vazgeçmeyecceğine ve milliyetçilik her iki taraftan çatışarak birbirini besleyeceğine göre siyasal iktidarlar da bu sayede polis gücüne ve jandarmaya,orduya dayanarak halkı kontrol etmekte zorlanmayacaklardır. Kemalizm de zaten budur kurulduğu günden beridir. ve daima bir iç mihrak dış mihrak tehdidi, rejim tehditi üzerinden politikasını güder. AKP ise sadece kendisine tehdit olan kısmı ile uğraşabilmektedir ve zaten ötesi için bir misyonu da yokrtur bundan faydalanacaktır sadece. Olayın darbeci aydınlarla, cumhuriyet mitingleri ile, hıristiyan misyonerliği ile, kemalistim diyenin PKK ile işbirliği ile falan alakası yok.
Konu Orgon tarafından (24-06-2010 Saat 14:00 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:57 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|