|
Dünyada ilaç tüketiminin miktarını, insanların o ilaca duydukları ihtiyaç miktarı değil, ilaç firmalarının kendilerine koyduğu kota miktarı belirliyor.
Bir zamanlar ilaç sektöründe çalışmak durumunda kaldığım için bu durumu çok yakından biliyorum.
Örneğin bir firma astım ve KOAH ilacı pazarlıyor olsun. Senelik olarak kotası bellidir. Hem pazar payı olarak hem de kutu bazında satış hedefi koyar.
Peki sorumlu olduğunuz bölgede, sizin kotanızda belirlenmiş miktar, o bölgenin ihtiyaç duyduğu miktardan fazla ise ne olur?
Bu gerçek o firmayı ilgilendirmez. Siz o bölgenin sorumlusu olarak o ilacı satmak zorundasınız, yoksa yolunuz açık olsun.
Her ilaç, aynı zamanda biraz zehirdir. Şöyle denir, "İlaçla zehir arasındaki fark, doz farkıdır". İlaç üzerinden yürütülen gözü dönmüş satış isteği, bu dünyada ulaşılabilecek en aşağılık hırslardan biridir. Astım ilacı örneğinde olduğu gibi... İlaç firmaları baskı ve para gibi güçlerini kullanır, hastalık kriterlerini yeniden belirler, astım ilacı kullanması gerekmeyen kişilerin astım ilacı kullanmasını sağlar, böylece kotasını tamamlar. Astım hastası olmayan kişi ise, ihtiyacı olmadığı halde o ilacı kullandığı için, bir süre sonra o ilaca mahkum hale gelir.
Bu yazdıklarımla ilaçları kötülüyor değilim. Tüm dünyada durum Türkiye'deki kadar kötü değil. Ancak Türkiye, etik olmayan sağlık kadrosu ve halkın bilinçsizliği yüzünden, bu konuda açgözlü firmalar için harika bir pazar!

Ahbabın tek istediği halısıydı.
Kahrolası halı odayı dolu gösteriyordu.
Konu Ahbap tarafından (04-11-2009 Saat 22:30 ) değiştirilmiştir..
|