|
|
| Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular. |
Ceylan daha 14 yaşındaydıGüncel Mevzular içerisinde Ceylan daha 14 yaşındaydı konusu: Diyarbakır'ın Ecemiş köyünde patlama sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ceylan Önkol'un nasıl öldüğü araştırılıyor. Savcı ve doktorun güvenlikli olmadığı gerekçesiyle Ceylan'ın cesedini incelemeye gitmediği adli muayene tutanaklarına da yansıdı. Önkol ...

02-10-2009, 00:50
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2009
Yaş: 25
Mesajlar: 27
|
|
Ceylan daha 14 yaşındaydı
Diyarbakır'ın Ecemiş köyünde patlama sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ceylan Önkol'un nasıl öldüğü araştırılıyor. Savcı ve doktorun güvenlikli olmadığı gerekçesiyle Ceylan'ın cesedini incelemeye gitmediği adli muayene tutanaklarına da yansıdı. Önkol ailesi "artın kimsenin canı yanmasın" diyor.
Diyarbakır'ın Ecemiş köyünde yaşayan 14 yaşındaki Ceylan Önkol, hergün yaptığı gibi hayvanları otlatmak üzere araziye çıktı.
Saat 11:30'da bir patlama duyuldu. Ses üzerine olay yerine gelen köylüler Ceylan'ın parçalanmış cesediyle karşılaştı.
Patalmaya neyin sebep olduğu hala belirsiz. Köylülerin iddiası olay kadar vahim. Onlara göre Ceylan, jandarmanın açtığı ateş sonucu öldü.
Olayın buraya kadar olan kısmı bile tüyleri diken diken etmeye yetiyor.
14 yaşında bir cocuk yaşıtları okuldayken çobanlık yapıyor. Çobanlık yaparken sebebinin ne olduğu belli olmayan bir patlama sonucu feci şekilde can veriyor. Ancak trajedi esas bundan sonra başlıyor.
Savcı ve otopsi yapacak doktor, terör nedeniyle bölgenin riskli olduğunu ve can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle olay yerine gitmedi.
Bu durum adli muayene tutanaklarına da geçti. Ceset paramparça halde 6 saat bekletildi. Yetkililerden hiç kimse cesedi almaya gelmedi.
Ceylan'ın cesedi daha sonra köylüler tarafından karakola götürülerek otopsi yapıldı.
Küçük kızı öldüren patlamanın sebebi neydi? Adli muayene tutanağında, Ceylan Önkol'un yüz bölgesi ve kollarında şarapnel parçası bulunmadığı, ancak göğüs bölgesinde ve vücudun değişik yerlerinde irili ufaklı şarapnel parçası görüldüğü yazıldı.
Ölümün patlayıcı madde sonucu ortaya çıkan balistik etkiyle iç organların parçalanması sonucu meydana geldiği tutanakta yazıldı.
Kaynak : cnnturk
|

02-10-2009, 00:51
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2009
Yaş: 25
Mesajlar: 27
|
|
|
Saliha Önkol, havan mermisiyle ölen Ceylan’ı için öfkeli
Kopan parçalarını eteğimde toplayıp taşıdım. Bundan öte ne olabilir ki. Diyarbakır Lice’de üç gün önce askerî birlikten atıldığı öne sürülen havan mermisinin paramparça ettiği 14 yaşındaki Ceylan Önkol’la ilgili soruşturma nihayet başlatıldı. Ancak minik kızın cenaze törenine tek bir yetkili bile katılmadı. DTP’li Tuğluk, Kışanak ve Demirtaş buna isyan etti. Aysel Tuğluk, olayı şöyle anlattı: Kız, annesine ‘Makarna yap’ deyip dışarı çıkıyor. Kadın, beş dakika sonra çocuğunun parçalandığını görüyor. Ve parçaları eteğine koyup taşıyor. Bundan öte ne anlatılabilir? O anne barış sürecinde olduğumuza nasıl inanacak?
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde koyun otlatırken havan mermisiyle vurulan 14 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili ortaya çıkan ayrıntılar insanın kanını donduruyor. Patlama yerinde inceleme yapan DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Lice’ye bağlı Şenlik köyünün Hambaz mezrasında “devlet eliyle bir cinayetin işlendiğini” söyledi. Tuğluk şöyle devam etti: “Savunmasız bir çocuk ve evine çok yakın bir mesafe. Ailesinin ve diğer insanlarının ölmemesi tamamen tesadüf. Ailenin feryadı çok ciddi. Düşünün ki bir kız çocuğu annesine ‘Makarna yap’ diyor, dışarı çıkıyor. Beş dakika sonra o anne, çocuğunun iç organlarının oraya buraya savrulduğunu görüyor. Ve bu parçaları eteğine koyarak taşıyor. Bundan öte ne anlatılabilir.”
Devleti nasıl af etsinler
Olayın çocuk ölümleri açısından ilk olmadığını söyleyen Tuğluk, “Hiçbir şekilde izah edilemez. Zaman, zaman af tartışması oluyor ya, gerçekten bu insanlar affedecek mi devleti. Elinde silahı olmayan çocuklar öldürülüyor. Bu manzaralar ‘açılım’ denen bir dönemde yaşanıyor. O anneye barış sürecinde olduğumuzu nasıl izah edeceğiz. Devlet bu ve bundan önce işlenen cinayetlerle ilgili özeleştiri vermeli. Barış böyle sağlanır” dedi.
Üç gün sonra inceleme
Bu arada olayla ilgili inceleme küçük Ceylan’ın ölümünün üzerinden üç gün geçtikten sonra başlatıldı. Görgü tanığı bir çocuğun da ifadesinin alındığı belirtildi.
Lice’nin Yayla köyü muhtarı Abdulsamet Gencioğlu, dün dört helikopterin Hambaz mezrasına indiğini ve askerî yetkililerin incelemelere başladığını söyledi. Gencioğlu, her gün binlerce kişinin yas evini ziyaret ettiğini, ancak bugüne kadar tek devlet yetkilisinin bile aileyle görüşmediğini söyledi.
Bilgi vermedi
Lice Savcısı Mustafa Kamil Çorak da dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdikleri ve soruşturmanın gizli olduğu gerekçesiyle gazetecilere herhangi bir bilgi vermedi.
‘Savcı suç işledi’
Olayın gerçekleştiği Şenlik köyüne giderek incelemelerde bulunan heyette yer alan DTP’li vekillerden Gültan Kışanak, patlayıcı cinsinin failleri ele verecek tek delil olması nedeniyle savcının can güvenliği bahane edilerek olay yerinde inceleme yapmasının engellendiğini iddia etti. Küçük Ceylan’ın yakınları ve köylülerin anlatımlarına göre, mezranın görüş mesafesinde olan Tapantepe jandarma taburundan tek atış yapıldığını belirten Kışanak, “Tapantepe taburunun ilerisinde yayla karakolu ve çevresinde Ambarlı karakolu var. Mezrayı karakollar yarım ay biçiminde çeviriyor. Askerin, polisin gidemediği bir alan değildir. Savcının, can güvenliği nedeniyle gidememesi tamamen bir bahanedir. Tamamen delilleri karartmaya, suçluları ortaya çıkarmamak için uydurulmuş bir güvenlik bahanesidir. Savcı suç işlemiştir” dedi.
DTP Milletvekili Selahattin Demirtaş ise olayı Meclis’e taşıyacaklarını söyledi.
Kaynak : taraf
|

02-10-2009, 00:53
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2009
Yaş: 25
Mesajlar: 27
|
|
|
Ahmet Altan'ın Ceylanla ilgili makalesi
Küçük Kız
Birkaç evlik ıssız bir köy.
Dağların yamacına kurulmuş.
Yukarılarda, köyü tepeden gören bir askerî birlik var.
Köy daha önce boşaltılmış sonradan köylülerin geri dönmesine izin verilmiş.
Hayatın ve ümidin uzağında yaşayan birkaç aile bulunuyor köyde.
Bu köyde, başka ülkelerin başka şehirlerinde yaşayan kendi yaşıtlarına göre çok büyük zorluklar içinde bir ömür süren Ceylan, küçük bir kız.
Bir keresinde götürüp fotoğrafını çektirmişler.
Herhalde ilk çekilen resimlerinde gözleri kapalı çıkmış ki biri onu uyarmış, “gözlerini açık tut” diye.
O da gözlerini kocaman açmış.
Resmi öyle çıkmış.
Ceylan, on dört yaşlarında.
Önceki gün hayvanlara yaprak toplamak için köyün biraz ilerisindeki koruluğa gitmiş.
Bir patlama sesi duyulmuş.
“Yukarıdan” gelen bir havan mermisi ya da roketle paramparça olmuş Ceylan.
Elleri ve dizleri kalmış geriye.
Bedeninin parçaları ağaçlara dağılmış.
Köyün muhtarı herkese haber vermiş.
Kimse gelmemiş, kimse ilgilenmemiş.
Sonra bizim gazeteyi aramış.
Olanları anlatmış.
Birileri gelip de bir soruşturma yapsın diye beklemiş köylüler.
Doktorun, savcının geleceğini sanıyorlarmış.
“Can güvenliği” nedeniyle gelemeyeceğini bildirmiş savcı.
Kendi yerine, eline bir kamera tutuşturduğu imamı göndermiş, imam kızın ve vurulduğu yerin resimlerini çekmiş.
Ceylan’dan geriye ne kaldıysa toplayıp bir battaniyeye koymuşlar, dokuz kilometre ötedeki bir başka askerî karakola götürmüşler.
Bir doktor, karakolun bahçesinde “otopsi” yapmış, kızın “bedeninde” şarapnel taneleri bulmuş.
Resmî bir rapor tutmuşlar, Ceylan’ı gömmüşler.
Bir daha kimse ilgilenmemiş.
Ne askeriyeden bir açıklama, ne bir soruşturma, ne bir özür.
“Başınız sağolsun” diye köye gelen biri bile çıkmamış.
Ölen bir köylü kızı.
İşi “büyütmeye” ne gerek var?
Oradaki insanların ölmesi kimin umurunda?
Bizim gazete yazmasa Ceylan’la kim ilgilenir?
Bizim gazete yazsa Ceylan’la kim ilgilenir, onu da bilmiyorum ya.
Küçük bir köylü kızını askerî birlikten atılan bir mermiyle vurup ortadan kayboluyor devlet.
Bunun hesabını kim soracak?
Bizim muhalefet partileri, “Kürt açılımı gerçekleşirse, demokrasi ve eşitlik gelirse Türkiye bölünür” diyorlar.
Kürt açılımı olmadığında Kürt çocuklarını, kuş avlar gibi rahatça vurup öldürürsün ve “Türkiye yekpare kalır” öyle mi?
Böyle mi sanıyorsunuz?
Ceylan vurulalı 48 saat oldu, kimseden ses çıkmadı.
Bu ülke çoktan bölünmüş.
Siyasetçileri, gazetecileri, televizyoncuları çoktan bölmüşler ülkeyi.
Ceylan, zengin bir şehrin, zengin bir semtinde yaşayan zengin bir Türk ailesinin kızı olsaydı ve “havan topu ya da roketle vurulsaydı” bu ülke bu kadar sessiz mi kalırdı?
Vicdan dediğiniz o tuhaf şey böyle durumlarda ortaya çıkıyor işte.
Vicdanın varsa, öldürülenin kim olduğuna, ne olduğuna bakmıyorsun.
O vicdan, o ölüm karşısında sızlıyor ve sen ayağa kalkıyorsun.
Siz, siyasi kararlar ülkeyi bölecek diye korkmayın, ülke “vicdanından” bölünüyor önce.
“Vatanım, vatanım” diye bağıran o Baykallar, o Bahçeliler, küçük bir kızın ölümü karşısında “benim insanım,” diye bağırmadığında bu ülke bölünür.
Başbakan, ıssız bir köydeki küçük kızın hesabını sormadığında bu ülke bölünür.
Medya, bu kızın ölümünün peşine düşmediğinde bu ülke bölünür.
Bu ülkeyi böyle bölüyorlar.
Benim umurumda bile değil ülke bölünür mü bölünmez mi...
Bu ülkenin vicdanı var mı yok mu, benim umurumda olan bu.
Ceylan’ı öldürüp böyle sustuktan sonra ülke “bütün” kalsa ne olur, bölünse ne olur?
Küçük bir kızın bu kadar rahatlıkla öldürüldüğü bir ülkenin “bütünlüğünden” ne yarar çıkar?
Issız bir köyde yaprak toplayan küçük bir kızı vurup öldürdüler.
Herkes sustu.
Ceylan’ın ölümü, eğer içinizde bir yere değmiyor ve sizin canınızı acıtmıyorsa, sizin vicdanınız Ceylan’dan çok önce ölmüş demektir.
“Birlik, bütünlük ve vicdansızlık” içinde yaşarız.
Belki de “bütünlük” dedikleri bu ortak vicdansızlıktır.
|

02-10-2009, 01:02
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2009
Yaş: 25
Mesajlar: 27
|
|
|
yazmak istiyorum ama yazamıyorum. o annenin yerine,orada nefes alıp veren insanların yerine koydum kendimi.nefes alamadım bir an.
bu vahşetin adı yok !
bu küçücük kızı cem garipoğlu da öldürmedi ki manşetlere taşınsın !
|

02-10-2009, 10:20
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
|
Öneclikle bir insanın canı önemli olmalı .
Ama bu memlekette kürt halkı için bu geçerli değil malesef.
Bir faili daha eklendi, faili biline biline...
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

02-10-2009, 14:20
|
 |
sinqci
|
|
Üyelik Tarihi: 07-08-2009
Nerden: viyana/avusturya
Yaş: 23
Mesajlar: 141
|
|
Alıntı:
Lilith´isimli arızadan alıntı
Öneclikle bir insanın canı önemli olmalı .
Ama bu memlekette kürt halkı için bu geçerli değil malesef.
Bir faili daha eklendi, faili biline biline...
|
aslinda sadece kürtler icin degil, kürtlerde daha agirlikli ama, genel olarak fakir kesimdensen, türkiyede ne insandan sayilirsin, ne de bi hak sahibi olursun...
Insana, bireye deger verilmesi, herseyden üstün olmasi icin, önce her birimin,her kurumun yargida esit görülüp rahatlikla öngörülen cezaya carpitirilabilmesi lazim...
Özellikle askerlerin yargilanmasinda.
Bunun icinde tek bir yargi olmasi lazim, askeri yargilar kalkmali.
|

04-10-2009, 10:24
|
 |
Anarşi!
|
|
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 957
|
|
Önkol'un öldüğü Lice'ye giden insan hakları heyetinden Üngür ve Akıncı anlatıyor: "Cesetten ve giysilerden parçalar hâlâ yerdeydi. Kanıtların sağlıklı toplanmadığı açık. Cesetten çıkan metallerin incelenmesi kritik; patlayıcının ne olduğu, hangi silahtan ateşlendiği, kime ait olduğu en önemli bilgiler."

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 12 yaşındaki kız çocuğu Ceylan Önkol'un koyun otlatırken bir patlayıcı nedeniyle ölmesini araştırmak üzere olay yerine giden insan hakları heyetinden Önder Üngür ve Ali Akıncı, ceset ve giysi parçalarının hâlâ yerde olduğunu gördüklerini anlattı.
Üngür'ün Diyarbakır Barosu, Akıncı'nın İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi adına katıldığı, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği'nden (MAZLUMDER) Mustafa Sarıhan'ın, Diyarbakır Tabip Odası'ndan Cengiz Günay'ın temsilcilerinin de bulunduğu heyet, dün (1 Ekim) Lice'deki mezradaydı.
Heyet, inceleme raporunu yarın (3 Ekim) Diyarbakır'da açıklayacak.
"Patlayıcının niteliği en önemli bilgi"
"Etkin bir soruşturma için her şey yapılmalı" diyen Üngür ve Akıncı'nın bianet'le paylaştığı gözlem ve saptamaları şöyle.
Patlayıcının niteliği en önemli bilgi: Önkol'u öldüren patlayıcının niteliği çok önemli. Böylece bu patlayıcının hangi silahtan ateşlendiği, kime ait olduğu ortaya çıkarılmalı.
Mayın ve mühimmat olmadığı açık: Önkol'un cesedinde kollar ve bacaklar sağlam. Karın bölgesi parçalanmış. Yerde çukur yok. Bu bilgiler mayın veya patlamamış bir mühimmatla oynamış olası ihtimallerini ortadan kaldırıyor.
Savcı hemen olay yerine gitmeliydi: Savcının "can güvenliği" nedeniyle olay yerine gitmemesi açıklanabilir bir durum değil. Üç gün sonra gidebildiyse, o sırada da gidebilirdi.
Kanıtlar sağlıklı toplanmadı: Köylülerin verdiği bilgiye göre, olay yerini bir köy imamına yaptırması da yanlış. Ceset altı saat yerde kalmış. Hâlâ kalıntılar var. Bunlar kanıtlaırn sağlıklı toplanmadığını gösteriyor.
Otopsi yapılmalıydı: Önkol'la ilgili ölüm muayenesi Abalı jandarma karakolunun girişinde yapıldı ve otopsi yapılmadı. İkisi de hata. En yakın sağlık kuruluşunda, zaman geçirmeden kapsamlı bir otopsi yapılmalıydı.
Savcı: Parçalar Emniyet'te inceleniyor
Diyarbakır'dan Faruk Balıkçı'nın Taraf'taki haberine göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak dün yazılı açıklamasında, patlayıcıdan kalan metal parçalarının Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ndeki patlayıcı uzmanlarınca incelendiğini, rapor beklediklerini bildirdi. Kavak, Lice savcısının Önkol'un 28 Eylül'de öldüğü olay yerine 30 Eylül'de gidip keşif çalışması yaptığını da doğruladı.
Bianet

fuck the system!
|

06-10-2009, 19:23
|
 |
Delinin zoru
|
|
Üyelik Tarihi: 24-05-2009
Yaş: 20
Mesajlar: 154
|
|
İnsanların ölümleri arasına fark koyan hukuk adamları, vicdanlarıyla başbaşa kaldıkları vakit başlarını nerelerinde saklıyorlar acaba? Bazıları için ölüm gayrı hukuki, bazıları için normal görüldüğü sürece bu ülke hiçbir sorununu çözemeyecek. Özeleştiri yapacakları yerde, utanmadan sıkılmadan olayı revize etmeye çalışıyorlar ki, toplumsal açıdan korkunç bir tehlikedir.
Ceylan’ın annesine şimdi Türkiye'de hukuk/adalet var derseniz inanır mı? Savcı olay yerini keşif bile yapmamış. Kadın çocuğunun parçalarını eteğinde toplamış ama tek bir devlet yetkilisi bile yardımına koşmamış, hatta susmuş. Artık devletin/hukukun bu kadın için bir önemi kalmış mıdır? Polise taş atan çocuklara 20 yıl ceza verilip, insan öldüren asker serbest bırakıldıktan sonra hukuka/adalete kim inanır? Sabahtan akşama kadar batı ve doğuda yaşayan insanlar eşittir deseniz de buna doğudaki hangi insan inanır? Hukuk adamları bile ayrım yapıyorsa bu insanlar kime güvenecek? Çok utanç verici ve yeterince lanet yüklü bir ölüm, o mermiyi atanda bu lanetle yaşayabilen biri. 
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:28 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|