|
|
| Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular. |
Şerrrefsizlere ibret olsun!!Güncel Mevzular içerisinde Şerrrefsizlere ibret olsun!! konusu: TECAVÜZCÜSÜNE KURŞUN YAĞDIRDI
Evli ve bir çocuk annesi kuaför E.P.B (22) kendisine üç yıl önce tecavüz ettiği iddiasıyla şikáyetçi olduğu Osman Mert’i sokak ortasında öldürdü.
Cinayetin öyküsü, 2006’da , E.P.B’nin ...

25-01-2009, 17:16
|
 |
No! Gıybet
|
|
Üyelik Tarihi: 25-01-2009
Mesajlar: 5
|
|
Şerrrefsizlere ibret olsun!!
TECAVÜZCÜSÜNE KURŞUN YAĞDIRDI
Evli ve bir çocuk annesi kuaför E.P.B (22) kendisine üç yıl önce tecavüz ettiği iddiasıyla şikáyetçi olduğu Osman Mert’i sokak ortasında öldürdü.
Cinayetin öyküsü, 2006’da , E.P.B’nin Keçiören’deki bir kuaför salonunda çalışmasıyla başladı. Yandaki kasaba et getiren Osman Mert, evli ve bir çocuk annesi Ebru B.’ye áşık oldu. İddiaya göre, genç kadının ısrarlı tekliflerini reddetmesi üzerine Mert, Haziran 2006’da E.P.B’yi çocuğu ile birlikte silah zoruyla kaçırdı ve İstanbul’a götürerek bir arkadaşının evinde defalarca tecavüz etti. Bir fırsatını bulup çocuğuyla kaçmayı başaran genç kadın, polise sığındı. Tutuklanan Mert, avukatının itirazı sonrasında 15 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. E.P.B’nin kocası S.B (29) Mert’in peşine düştü. Mert, Ocak 2007’de S.B’nin silahlı saldırısından kurtuldu. Yakalanan S.B, 8 ay hapis yattı. Bu kez E.P.B. , Mert’in peşine düştü ve önceki gün Keçiören’de yüz yüze geldi.Öfkeli kadın, Mert’e yedi el ateş etti. Mert, olay yerinde öldü. Genç kadın, cesedi tekmeleyerek, küfürler ettikten sonra teslim oldu. E.P.B., "Adalet yerini şimdi buldu" dedi.
AKŞAM
|

25-01-2009, 20:18
|
 |
eppur si muove
|
|
Üyelik Tarihi: 09-06-2008
Nerden: olympos / beşiktaş
Yaş: 23
Mesajlar: 128
|
|
|
binyıllardır öç alma -adalet- sistemleriyle toplum davranışlarının "zararsız" hale getirilmesine çalışıldı. ancak ne yazık ki "bunlardan ikisi meydanlarda sallandır"ıldıkça üçü, dördü, binlercesi bitti aynı topraklardan...
ekonomik adaletsizliğin yaratıcıları övülür, kutsanırken; adaletsizliğin kurbanları aynı sahip olma dürtüsüyle -ya da gereksinimden- çaldıklarında aşağılandı, elleri kesildi, idam edililer... her seferinde benzer şekilde öç alındı adalet adı altında. ancak binyıllardır hırsızlık var oldu ve mülkiyetle birlikte var olmaya da devam edecek.
mevcut "genel ahlak kuralları" tarafından beslenen davranış yönergeleri, temel canlılık içgüdüleri üzerindeki baskınlığını kaybederken cezalandırmayla sağlanan düzen ne kadar hırsızlığı önleyebilir, kaç tecavüze engel olabilir? uğraştığımız konu, suçlunun nasıl cezalandırılacağı tamamen anlamsız. olaya neden olan etkenlere odaklanılmadığı sürece; katillerin, tecavüzcülerin, hırsızların, öldürüle öldürüle tükeneceğini ya da cayacaklarını sanmak fazlasıyla aptalca olduğundan sorunların çözümünden kaçtığımız ortadadır.
|

25-01-2009, 23:08
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
|
Kanun maddeleri ve uygulayıcıları ile onların zihinlerinin arkasındaki ideolojik-düşünsel gerçekler arasında temel belirleyicilik ilişkileri vardır. Demek oluyor ki, herhangi bir ülkedeki hukuk sistemini o ülkede geçerli olan rejim, siyasal iklim ve kültürel yapıdan soyutlayamayız. Ülkemizde, özel mülkiyetin kutsandığı ve en yoksul ile zenginler arasındaki gelir dağılımının korkunç boyutlara ulaştığı ultra-liberal kapitalist ekonomik ilişkiler geçerli. Yine, ülkemizin genel siyasal atmosferine bakıldığında muhafazakar-devletçi ve liberal kesimlerin ağırlıkta olduğu da bir vakıadır. Bu gerçekleri göz ardı ederek yapılacak hukuk tartışmaları safsatadan öteye gitmeyecektir; nitekim, yıllardır ülkemizin ''sosyal bir hukuk'' devleti olduğu naraları yükselmektedir. Ancak, evrensel gelişmişlik kriterlerinin hemen hemen tamamında yoksul afrika ülkeleri düzeyini aşamamaktayız! Gelişmişlik hak getire, ama, süper zenginlerimizin sayısı her sene, dikkat çekici bir biçimde artmaktadır! Ultra liberal piyasacı borazancılar ise milli gelirimizin '' ne şahane'' arttığından dem vurmaktalar. Hukuk yapımızı bu gerçekler angaje ederken, toplumdaki olanca cinnetinin ve kokuşmanın nedeni olan ekonomik-sosyal yapı gittikçe daha fazla halkı mağdur etmektedir. Şimdi bu habere sevinen arkadaş, 90'lı yıllara kadar fahişelere tecavüzde cezai indirim sağlandığını da biliyor muydu acaba? Yani bu ülke kurbanı değil de, tecavüz edeni destekliyor!! Kadınları bu kadar aşşağılayan bir hukuk, gerçekten adalet getirmeye muktedir olabilir mi? Dahası böyle bir zihniyetin arkasında kadın düşmanı, kadınları ikinci sınıf gören bir yapı yok mu? Bunu tartışmayıp da kadının yaptığı bir anlık fevri davranışı yüceltmek nasıl bir akli-mantıki dengeye tekabül etmektedir??
|

26-01-2009, 22:12
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
|
|
|
ne adalete nede insanlarin kendi wicdanalrina bi inancim var artik dolayisiyla herkes kendi adaletini kendi kursun diyorum öfkeli kadinin önünde saygiyla egiliyor cesedi tekmeleyip küfür etmesinede respekt diyorum!
Hayat bakısının odagına kilitlenir.
|

26-01-2009, 22:50
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 374
|
|
|
kadın zaten onun gibilieri tüketmek amacıyla öldürmemiştir.o kadının ne kadar yara aldığını da yaşamayan bilemez..iki kere mağdur olmuştur ve o yaralarla yaşayacaktır.yoruma açık bulmuyorum
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:43 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|