Alıntı:
Tayyipzede´isimli arızadan alıntı
Bismillahirrahmanirrahim. Selamün aleyküm.
Hayatın her alanında rehber veya klavuz birinci derecede önemlidir. Örneğin bir beyaz eşya,bir araç aldığınızda mutlaka yanında o eşya ve aracın rehberini yani kullanma klavuzunu da verirler. Niye? Çünkü O aracı doğru ve verimli kullanılması için şarttır bu.Garanti için klavuza göre kullanma şartı da vardır.
İnsan da cenabı Allahın yarattığı bir makina ve varlıktır. Haliyle onun da bir rehberi ve klavuzu olması doğaldır. işte Kuran onun ve hayatının rehberi yani kullanma klavuzudur. Eğer onu ve hayatını bu rehber ve klavuzuna göre kullanırsan,tıkır tıkır çalışır onda ve hayatında herhangi bir arıza olmaz.
Bugün insanları canından bezdiren,savaşlar,yoksulluk,sefalet,katliam,hortum ve soygunlardan inim inim inliyorsa insanların rehber ve klavuzlarına göre kendilerini kullanmadıklarındandır. Nitekim İnsanlar için Kuranın insan ve hayatı için vazgeçilmez bir rehber klavuz olduğu açıkça bildirilmektedir Kuranda.
Mü’min 54
(Mekkî 60) O,Kuran akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberidir.
Lokman 3
(Mekkî 57) Güzel davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet olmak üzere (indirilmiştir
Neml 77
(Mekkî 4 Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir
Neml 2
(Mekkî 4 İman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir
Bizim kendi bulduğumuz bir kurtuluş yolu,projesi yok kafamızda yok. Önce bunu belirteyim. Keni mahsülümüz olan Parti proğramımız da yok,şunu şöyle yapıp ta kurtaracağım diye kendi çözümümüz de yok.. Bizim parti proğramımız Kurandır. Kuran neyi nasıl yapacaksınız diyorsa onu o şekilde yapacağız. Nieyi yapmayın diyorsa onu yapmayacağız.
Niye ? Çünkü yapılacak doğruların ve yapılmayacak yanlışların da hepsi onda mevcut. Nitekim İslamın ilk devlet başkanı Efendimiz ve ondan sonra bu devletin başına gelen halifeler Hz. Ebubekir,Hz. Ömer,Hz. Osman ve Hz. Alinin hiç biri daha önce ne hukuçuydu,ne eokomomistti ne de siyasetçiydi ne de askerdi ve bir ordunun komuyanıydı. sağlıklı yönetim için tek yaptıkları Kuranda Allah neleri yapın diyorsa onları tavizsiz yaptılar,neyi yapmayın diyorsa onları da tavizsiz men ettiler.
|
bu islamcı arkadaşların "teşbih" sanatlarına bitiyorum. ne de güzel benzetmeler buluyorsunuz öyle!
yazdıklarınızdan kuranın, insanın kullanım kılavuzu olduğu anlaşılıyor. ayrıca diyorsunuz ki, günümüz hayatında da eşyalar kullanım kılavuzuna göre kullanılsa daha güzel olur. bu nedenle de insanları kullanım kılavuzuna göre davranmaya davet ediyorsunuz.
güzel bir teşbih. ama galiba bazı hatalar var. bir kere, satın aldığımız malların kullanım kılavuzları, o malı kullanacak kişi için hazırlanmıştır, o kılavuz mala değil kullanıcısına hitap eder. kuran da insanın kılavuzu ise, insanı kullanacak olana indirilmiştir. insanı kullanacak olan kimdir? diğer insanlar mı? başka güçler mi? bulmuş olduğunuz düz mantık takip edildiğinde böyle bir sonuç da çıkıyor. biz, sizin mantığınızla allahın malı isek, bizim kullanım kılavuzumuzu kim okuyor? hiçbir malın, mesela televizyonun kullanım kılavuzu, televizyona "şöyle çalışacaksın, böyle göstereceksin, bak yapmazsan seni çöpe atar, ekranını çekiçle kırarım" diye tehdit etmez, ama sizin kılavuzda daha neler var neler!
hadi bu bizim kılavuzumuz olsun. bir de bu kılavuzda yer alan birçok kullanım maddesine biraz daha yakından bakalım. bakalım ki, belki kim kimin malı, kim kimi nasıl kullanacak, görebiliriz.
kadınlar açısından bakarsak, söylediklerinizde çok haklısınız. allah kadını, erkeğin malı olarak yaratmış ve ona neler yapması gerektiğini kullanım kılavuzunda belirtmiştir:
BAKARA 223: kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. (yani, televizyonun hangi kanalına basmak isterseniz basın, ne zaman isterseniz basın, televizyonun "bugün başım ağrıyor, herhangi bir kanalı göstermek istemiyorum" deme şansı yoktur)
NİSA 3: eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o takdirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. (yani, eğer hangi kanalı seyredeceğinizi bilmiyor ya da aynı anda birçok kanalı seyretmek istiyorsanız, evinize iki, üç, dört televizyon alabilirsiniz. ama bunları nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız, elinizdeki radyolarla da yetinebilirsiniz)
TALAK 1-7: Ey peygamber! kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. rabbiniz olan allah'a karşı gelmekten sakının. apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın. kim allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zumetmiş olur. bilemezsin, olur ki allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır. boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın... (yani, ey tv kullanıcısı! televizyonundan bıktığında onu bırakabilirsin. tv üreticisi firmaya karşı gelmekten sakının. onları bir süre için bir odaya koyun. o süre sonunda televizyonunu ister gene kullanırsın, istersen de atarsın)
NİSA 34: Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. çünkü allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. iyi kadınlar, itaatkardırlar. allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da gayb'ı korurlar. (evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. şüphesiz allah, çok yücedir, çok büyüktür. (yani, sizler televizyonun kullanıcısınız. çünkü siz insansınız, onlar ise maldırlar. iyi televizyonlar, düğmesine basınca net gösterir, kıllık çıkarmaz. ama, çalışma prensiplerini reddederek net görüntü sağlamayan televizyonların ince ayarlarıyla oynayın, antenlerini bir kımıldatın, o da olmazsa şöyle tepesinden yumruğunuzla bir iki vurun. bundan sonra net görüntü verirlerse, daha fazla hırpalamayın. şüphesiz üretici firma çok büyüktür, çok sömürendir).
yazmaya başlarken, şu parti programı ile allah programı benzetmelerinizle ilgili olarak, kuranda (allah programı) yer alan ekonomik, askeri, kültürel vs. ile ilgili de yazmayı hedeflemiştim ama şu an yazarsam, okunamayacak kadar uzun olacak. o nedenle burada keseyim. şu mal ve kullanım kılavuzu ve kullanım hakları meselesini bir halledelim, gerisini yine getiririz.