Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.



Atina’ya “Düzen” Gelecek mi?

Güncel Mevzular içerisinde Atina’ya “Düzen” Gelecek mi? konusu: Önümüzdeki günlerde eylemlerin etkisinin daha da azalması beklenebilir. Ancak egemenlerin “Atina’da düzen hakim” diyerek sevinç çığlıkları atması için vakit henüz çok erken. Yeni bir kuşak geçen dört günde politize oldu. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-12-2008, 14:51
Bianet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2008
Mesajlar: 34
Standart Atina’ya “Düzen” Gelecek mi?


Önümüzdeki günlerde eylemlerin etkisinin daha da azalması beklenebilir. Ancak egemenlerin “Atina’da düzen hakim” diyerek sevinç çığlıkları atması için vakit henüz çok erken. Yeni bir kuşak geçen dört günde politize oldu.

15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos’un polis tarafından Atina’nın göbeğinde katledilmesinin ardından dört gün boyunca ülkenin hemen her yanında “patlayan” yığınsal öfke, "hükümeti ve neredeyse tüm siyasal sistemi paralize etti" demek abartı sayılmaz.

Kimse beklemiyordu
Öyle beklenmedik bir tepkiydi ki bu memleketin belki on, belki yirmi yıldır bırakın çatışmayı, eylem dahi görmemiş ücra köşelerinde bile sokaklara çıkan üniversite ve lise öğrencileri yol kesip polis karakollarını kuşatır oldu.

Pazartesi akşamı artık gösteriler bütün ülkeye yayılmışken ve Atina alevler içindeyken Dışişleri Bakanlığı binası boşaltılıyor, Cumhurbaşkanı güvenlik gerekçesiyle konutundan başka bir yerde geceyi geçirmek durumunda kalıyordu.

14-15 yaşında çocuklar meclisi kuşatıp MAT’lara, yani “çeviklere” Atina sokaklarında bulunması en kolay iki şey olan mermer ve turunç atıyorlardı.

Kimsenin beklemediği bir şeydi bu.

Evet, son bir iki yılda öğrenci hareketi eğitimin piyasalaştırılmasına dönük neoliberal reformlara karşı şiddetli bir direniş sergilemişti.

Evet, Yunanistan’da anarşist yapı ve kümeler de, radikal solun değişik kesimleri de bir gelişme, genişleme evresindeydi.

Ama böylesine bir radikalizmi, böyle ansızın, böyle umulmadık şekilde bir kabarışı doğrusu herhalde kimse beklemiyordu.

Hareketin gücü de zaten bu aniden parlayışta, bu apansızın ortaya çıkıştaydı. Binlerce, on binlerce genci, hem de önemli bir kesimi çok küçük yaştaki genci eylemlere sevk eden bir hareket söz konusu olan.

Yani Yunanistan radikal solunun irili ufaklı parti ve örgütlerinin ve anarşist yapı ve örgütlülüklerinin seferber edebileceğinden çok daha büyük bir kitle sokaklarda.

Ancak hareketin en şaşırtıcı, en dinamik, en güçlü tarafı olan bu aniliğin, bu kendiliğindenliğin aslında aynı zamanda onun en büyük zaafı olduğunu, adeta “Aşil topuğunu” oluşturduğunu söylemek gerek.

Elbette hareketin emir komuta zinciri içinde disipline edilmesi değil burada kastedilen.

Ancak son beş gün içerisinde ülkeyi sarsan hareketi koordine eden, eşgüdümleyen mekanizmaların, organların ortaya çıkamaması bir zaaf, bir eksiklik.

Bu elbette bir gecede olabilecek bir şey değil.

Ancak zaman geçtikçe ve hareketin “şok etkisi” azaldıkça, yani hükümetiyle, medyasıyla, faşistiyle müesses nizam silkelenip kendine çeki düzen verirken hareketin somut hedefler etrafında daha bütünlüklü bir görünüm arz edememesi onu tehlikeye daha açık hale getiriyor.

Hükümet olayları siyasi değil polisiye vaka olarak gördü
Muhafazakâr Yeni Demokrasi hükümeti zaten başından itibaren hadiseleri, “sayısı belli bazı kendini bilmez demokrasi düşmanı marjinallerin işi” olarak resmetmeye çalışmıştı.

Amaç hareketi vandalizmle, holiganizmle eşleştirerek gayrimeşrulaştırmak, siyasi değil polisiye bir vaka olarak kriminalize etmekti.

Bu çaba medyanın da desteğiyle giderek genişliyor ve şiddetini artırıyor. Hükümet de medya da eylemcileri toplumsal bütünden yalıtmak, yalnızlaştırmak için büyük bir basınç uyguluyor. Orta sınıfların kaos korkusu kışkırtılıyor, mülkiyete saygının demokrasinin temel ilkesi (!) olduğu tekrar tekrar vurgulanıyor (bir gösterici duvara “siz kırılan vitrinleri biz kaybedilen bir canı düşünüyoruz” diye yazıyordu).

Karamanlis sendikalardan genel grev gösterilerini iptal etmelerini dahi istedi.

Gerçi talep reddedildi ama sendikalar (yani işçi ve kamu çalışanı konfederasyonlarının merkez yönetimlerindeki Yeni Demokrasi ve PASOK taraftarı güçler) yürüyüş değil de sadece açık hava toplantısı yapılmasını kararlaştırdılar.

Yani söz konusu basınç yarı yarıya başarılı oldu. Genel greve katılım özellikle kamu çalışanları nezdinde etkili oldu gerçi ama işçi ve kamu emekçisi konfederasyonlarında iki partiye yakın güçler harekete oldukça mesafeli.

Dahası radikal solun değişik kesimlerini bir araya getiren ve mecliste de temsil edilen Syriza koalisyonuna dönük çok yönlü basınç da hareketi bölmeye dönük çabalar arasında. Hükümet, belli başlı televizyon kanalları ve hatta Komünist Parti, Syriza’yı “provokatörlere” sahip çıkmakla itham ediyor.

Amaç hem solu (özellikle de parlamenter temsil gücü olan solu) harekete, eylemlere karşı daha mesafeli olmaya zorlamak hem de bir “ulusal birlik” havası yaratarak eylemci gençleri iyice yalnızlaştırmak.

Syriza şimdilik bu tuzağa düşmedi. Gerçi o da genel grev yürüyüşünü fazla “uzatmamayı” tercih etti ama “sağlı sollu” baskılara, o bildik şiddeti, “terörizmi kınayın” zorlamalarına karşı durmayı becerdi.

Olaylar Çarşamba gecesi itibariyle bir miktar duruldu. Çatışmalar şimdilik üniversite yerleşke civarlarına sıkışmış durumda.

Dolu dolu dört günün ardından herkesin biraz dinlenmeye ihtiyacı var elbet. Ancak hareketin bundan sonra nereye gideceği sorusu da havada asılı duruyor.

Önümüzdeki günlerde eylemlerin etkisinin daha da azalması beklenebilir. Ancak egemenlerin “Atina’da düzen hakim” diyerek sevinç çığlıkları atması için vakit henüz çok erken.

Yeni bir kuşak bu dört günde politize oldu; başka devirlerde yıllara yayılabilecek bir “bilinçlenme” süreci günlere ve saatlere sıkıştı.

Bu kuşak birkaç günde yarattığı devasa harekete belirli bir form vermekten uzak olabilir. Ancak o günler kimsenin beklemediği kadar yakın olabilir.

BİA Haber Merkezi - Atina
11 Aralık 2008, Perşembe
Foti Benlisoy
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 11-12-2008, 19:10
Enfeksiyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hakkaten Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 45
Mesajlar: 399

Yüzlerce yıl, Yunanlıları aşağılamak için korkak ibaresini kullandık... Şimdi oturmaktan nasır tutmuş kıçlarımızın üstünde bir destanı hayret ve utançla izliyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 11-12-2008, 19:51
melusina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dum spiro spero
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: dogunun en güzel çöplüğü
Yaş: 26
Mesajlar: 542

aşağılamk bu milletin yegane övündüğü seydir ha bir de milliyetcilik zırhı!!..türküz biz !!!!!!!!


"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-12-2008, 09:08
insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-08-2008
Mesajlar: 38

genel grevlerde , sendikal hareketlerde , öğrenci olaylarında vs .. ortaya koyulan tavırlar çok net bu yüzden takdir ediyorum yunan halkını bir konuda olay başladıysa devamı muhakkak geliyor
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 12-12-2008, 11:58
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 5

bu işi Foti bilmez ki...
bizim anlayacağımız dilden bir kişi bilebilir.
o da Metin Yeğin.
ondan duyduklarınız daha sağlıklı bilgiler olacaktır.
muhtemelen çatışmaların göbeğindedir.
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 13-12-2008, 11:09
anarchy_in_turkey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
azılı anarşist
 
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 26
Mesajlar: 342
Blog Başlıkları: 1

İşte hemen komşudan yoldaşların sesi geliyor. Duyuyor muyuz?


i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 13-12-2008, 12:34
melusina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dum spiro spero
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: dogunun en güzel çöplüğü
Yaş: 26
Mesajlar: 542

artık sesler komsudan, komsunun diğer komsularına sıcramıs durumda...brandenburg'tan şanzalize'den sesler yükseliyor...68 gibi diyor bazıları...


"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 13-12-2008, 13:12
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Lane Bowling Champion, Crash Down Champion, Gyroball Champion, Alien Invasion Champion, Penguin Bashing Champion, Sharpshooter Champion, Skeleton Park Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Yeti Sports 1.5 Champion, KickUps Champion, Yankee Go Home Champion, Canyon Glider Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,064
Blog Başlıkları: 6

Bizim gibi düzülmeye razı oldukları vakit bulunur elbet bir düzen.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 13-12-2008, 13:23
anarchy_in_turkey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
azılı anarşist
 
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 26
Mesajlar: 342
Blog Başlıkları: 1

Henüz 68 gibi demek için erken. FRansadaki göçmenler ayaklandığında da 68 gibi diyorlardı ama öyle olmadı. Bu olayların br yangın gibi etraftaki ülkeler yayılması gerek 68 gibi olabilmesi için...


i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 13-12-2008, 22:58
Kumru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 354
Blog Başlıkları: 1

68 hareketi gb bir durum söz konusu artık,bu göz ardı edilemez..Fransa'da ,Almanya'da gençler durmuyor.Bu gün haber programında yunanistanda bir grup anarşist genç ,haber programını basıyor ve spikerden yayını devr alıyor.Usulca spiker yerini gençlere veriyor ve gençler konuşuyor.O an ne kadar güzeldi,usulca akıp gitti kareler. Ben de bu durumdan nasibimi almayı istiyorum.Ama gel gör ki ne kazıklar atlattık,kaç faşist geldi geçti,sudan sebepten polisler gençleri öldürdü,yok işte arkadaş yok.O heyecanı bende yaşamak istiyorum.Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki anarşist kanda mevcuttur=)


Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
“düzen”, atina’ya, gelecek


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
“Travesti öldürdüm, iyi etmişim di mi?” kurtulush Güncel Mevzular 1 19-06-2008 14:16
Afife Tiyatro Ödülleri’nde “Mansiyon”a Tepki Büyük BarBusse Tiyatro Dünyası 6 05-06-2008 09:11
Bir “Mihriban’a Giriş” Denemesİ possible_outside Edebi Mevzular 0 24-09-2007 00:49
“Kuran'da başörtüsü yok !” LYNX Serbest Kürsü 31 19-09-2007 12:08
“Shrek The Third” zerocool Yakın Çekim 0 20-03-2007 14:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:39 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info