Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.


Yaşam Hakkı

Güncel Mevzular içerisinde Yaşam Hakkı konusu: Ateş düştüğü yeri yakıyor hala, düşmediği her yeri yakmalı oysa. Belki o zaman vazgeçip, bir film izler gibi izlemekten kendi hayatlarımızı; yaşanır bir dünya için akıllarımızı ve seslerimizi birleştirip itiraz ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 29-11-2008, 11:00
Bianet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2008
Mesajlar: 34
Standart Yaşam Hakkı

Ateş düştüğü yeri yakıyor hala, düşmediği her yeri yakmalı oysa. Belki o zaman vazgeçip, bir film izler gibi izlemekten kendi hayatlarımızı; yaşanır bir dünya için akıllarımızı ve seslerimizi birleştirip itiraz ederiz; ölümlere, öldürmelere.

Küçük bir vesikalık fotoğraftan nasıl güzel bakıyor gözlerimize Çağdaş’ın 18 bahardır duru bir nehir gibi akan gözleri.

Yüzünde ilk gençliğin bütün yeşilleri açmış, söylemeye kıyamıyor insan adını; O şimdi ölü çünkü.

Motorsikletle giderken başına saplanan üç kurşun, bir kır çiçeğini söker gibi kökünden, sonlandırdı onun gencecik ömrünü.

Ya Baran? Topu topu yirmi bahar görmüştü bu güzelim yeryüzünde.

Sahi, Baran’ın suçu neydi?

Ya 24 baharlık ömrü bir kurşunla noktalanan Aytekin’in öldürülme sebebi?

Arabada, direksiyon başında ve göğsünden vurulup öldürüldüğünde, sevgiye dair miydi, arabayı dolduran ezginin sözleri?

Ölüm haberleri bütün gün omuzlarımda, yorgun uyanıyorum sabahlara bu yüzden.

Yirmidokuz yaşında dövülerek öldürüldüğü bilirkişi raporlarda birkaç satır yazıya dönüşen Engin’in gözleri dururken aklımızda; biz nasıl umuda dair türküler söyleyeceğiz şimdi?

Ya otuz yıldır süren ve bu topraklarda yaşayan yoksullara ölüm ve acıdan başka bir şey getirmeyen savaş, daha yaşanmamış genç ömürleri tahta tabutlara sığdırdığı sürece, biz nasıl söz açacağız insan hayatının değerinden?

Yoksulluğun kader olmadığını anlatabilmek için yaşamını devrime adayan incecik kızların, delikanlıların darbe dönemlerinde vurularak, dövülerek, asılarak sona erdirilen yaşamlarının eksilttiği gülüşlerimizi bir daha nasıl tamamlayacağız, sebep olanlar yargılanmadan?

Yaşam hakkının kutsallığını nasıl anlatacağız; babası dövülerek öldürülen türküler kadar güzel bir çocuğun gözlerine nasıl bakılacağını bilmeden?

Gençler bizim geleceğimizdi, umut onlardaydı, öyle öğretmişlerdi bize.

Ve Şair hükmünü çoktan vermişti; Ölen babamızdan ilerde, doğacak çocuğumuzdan geride olacaktı insana dair bilincimiz ve de düşlerimiz.

Oysa kendimi bildim bileli her gün aralıksız ölüm haberleri taşıyor gazete manşetleri.

“Ölümümden sorumlu değil hiç kimse” cümlesi kalmıyor onlardan geriye.

Ölümlerinden sorumlu çünkü, itiraz etmeyen her kimse.

Ve ateş düştüğü yeri yakıyor hala, düşmediği her yeri yakmalı oysa.

Belki o zaman vazgeçip, bir film izler gibi izlemekten kendi hayatlarımızı; yaşanır bir dünya için akıllarımızı ve seslerimizi birleştirip itiraz ederiz; ölümlere, öldürmelere.

Çünkü her canlının en doğal hakkıdır yaşamak.

Çünkü hepimize yetecek kadar geniş bu yeryüzü. (Gİ/EÜ)

BİA Haber Merkezi - İzmir
29 Kasım 2008, Cumartesi
Gönül İLHAN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 29-11-2008, 23:13
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
Bianet´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Belki o zaman vazgeçip, bir film izler gibi izlemekten kendi hayatlarımızı; yaşanır bir dünya için akıllarımızı ve seslerimizi birleştirip itiraz ederiz; ölümlere, öldürmelere.
Elbette ki hayır... Öyle olmayacak. Bakın, biz de sizin yaptığınızı yapıyoruz... Alıyoruz elimize kalem (klavyeyi), "şiddetle" kınıyoruz...

Sonra da gidip uyuyoruz, çünkü doğal olarak uykumuz geliyor... Herkesin geliyor...

Herkes yapıyorsa, doğrudur.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hakkı, yaşam


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kürtaj hakkı korunmalı mıdır? Kürtaja karşı mısınız? osslem Anketler 90 19-09-2010 02:46
telif hakkı satılık kitap... Y.YOLDAŞ GÜVENÇ Serbest Kürsü 0 12-08-2008 21:08
Varolma hakkı ;bir sıçrama daha MümtazUlusoy Felsefe 1 05-05-2007 15:06
Paul Lafargue: Tembellik Hakkı’ından akeboshi Felsefe 0 12-03-2007 23:28
Bilgi Edinme Hakkı Mental Güncel Mevzular 0 03-02-2007 10:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info