Bu konuya sadece protesto etmek için bile yazmak lazım aslında. Düşünüp çeşitli sebeplerle vazgeçmiştim yazmayı, ama şimdi vaz geçmekten de vaz geçiyorum, en azından kendimi ifade etmek gibi sonuçsuz, DEĞERSİZ ve bu hali ile nafile bir şey için... Velhasılı: Üzmez ve aslında temsil ettiği zihniyete hayatta VAROLMALARI için hiçbir yer
vermemeli...
Ama ne kolay bunu demek. Bu nasıl olacak? Hele de şimdi... Burada iki yazı yazmakla mı?

Oldu...
detays 50 yaş farktan bahsetmiş. Kadına da erkeğe de vermiş veriştirmiş. İkisi de "seçim" yapan birileri değil ki. Hele kadın dediğin, aslında sadece bir "çocuk", o kadar... Maalesef bir beyin teşekkülü olan ama ona, pek çok engelden dolayı, hakkını veremeyen birtakım canlılardan bahsediyoruz. Bana sorarsanız canlı'dan başka sıfatı da hak etmiyorlar... Ama bunlar
varlar. Varlar yani... Varlar, yaşıyorlar, bu şekilde düşünüyorlar ve kendilerini kopyalıyorlar... Sürekli de çoğalıyorlar... Hatta egemen oluyorlar, varlar demek de neyin nesi hatta...? Adeta komik oldum.
Ama, biz hala, "yok,iktidardır - yok değildir", bunu düşünme peşindeyiz. Bu çeşit bir düşüncenin "hoşgörü" ile karşılanması bence asıl sorun olmalı. Ve zamanında (bundan 20-10 yıl öncesini kapsayan süreçte) böyle HOŞŞŞ karşılandıkları için de
bunlar şimdi iktidardalar...
Ve, acı ama adına da "özgürlük ve demokrasi" dendi bunun bir de. Bunları, şimdi onlara kızanlar, zamanında kendi elleriyle yukarıya itti.
Toplumda bir takım organlar var. Bu organların içinde yer almak gerekiyor. yer alınmadı mı, toplum sadece birtakım organların içinde yer alacak kadar bu dünyevi hayatı kendine oyuncak edenlere kalıyor. Onlar da sadece EGO ve cehalet yapıyor. Biz ise kendi kendimize söyleniyoruz kıyıda köşede. Sinmiş, korkak ya da zaten tembel bir şekilde... Bu sadece bir self-masturbation... Hem oyunun içinde yer almayıp hem de sonucundan musdarip olmak oldukça zavallı bir durum...
Ve geliyoruz, yazıyoruz bu sitelerde; aklı başında kelam edene "vaaaay, hocam!!!!", beğenilmeyenlere ise "vay! sen şöylesin, böylesin"... Oyun yahu...

şaka gibi...
Bunların hepsinin aslında çözümü varken, yapılmamasının da bir suçlusu olmalı.
Hep Baykal mı suçlu? Ecevit mi? Kahrolası faşist düzen, Özal, ondan evvel zaten bir 12 eylül dümdüzlüğü, daha evvel AP-DP olayı mı? Atatürk mü? Osmanlı mı? Zaten soyu bozuk kahrolası Türkler mi külliyen yoksa?
Peki BİZler neredeyiz? Onlar ortalıkta ve istediklerini yapyor, peki biz neredeyiz?
Şimdi hemmen çıkacak bana "pis devlet, polis devlet, faşist devlet" diyenler...
Benim cevabım belli: biz zaten HİÇ olmadık ki. Bir takım neferler oldu. Ama sessizler olarak biz herşeyi büyük bir snoblukla ya da cehaletle (ikisi de AYNI şey) ittik. Teorilerin büyüsünde SANAL kaldık. Okuduk okuduk geviş getirdik. Peki, uygulanan dünyaya neden dil uzatılıyor?
Biz hayalde yaşadık. Kuşaklar boyunca bu böyle bence.
Hep YAMUK olanın kazanmasının bir sebebi olmalı. Ve bu o kadar da teorik, o kadar da çetrefil ve o kadar da "mazeret" dolu olmamalı...
Bu ülkede bunların olmaması için altyapı var mıydı , bunu bilmem, ama fırsat vardı...
Nerde o fırsat şu an? Hani?
Protestolarımızı burada sanal sanal yapar, rahaaaat rahat uyuruz biz artık...
"Adet gören kız "KADIN" sayılır"mış.... Ne hoş... ben 11 yaşında bunu yaşadım. Kızım 10 yaşında şu anda... Yani 10-11 yaşında bunlara maruz kalınabilir... CAİZdir (dehşet ikonu var mı...?)
Oysa öyle bir tecavüz ki bu, sadece ete değil...
BİZ neredeyiz? Sorum bu benim.
Kitaplara, suçluluğa, egoya sığınmadan yanıt verecek var mı aramızda?