Alıntı:
hzph´isimli arızadan alıntı
...İslam saçmalığını yaşamayı kabul etmişse kişi, bunun kurallarına göre yaşamayı kabul etmiş ise, ülkenin kurallarını da yaşamak zorundadır..
|
Bu cümle biraz tek taraflı ve faşizan bir bakış açısı olmamış mı?
Kaldı ki kadın zaten askeri bir törene giderken başını açmış. Yani yaşadığı ülkenin kurallarına uyuyor.
Bence asıl çelişki de burada.
İslamın kuralları ile devletin kurallarının çakıştığı noktada alınması gereken bir karar var. Ve bu bayan ikisini de bir arada yürütmeye çalışıyor. Din bu gibi durumları istisna kabul ediyormuş gibi zorda kalınca başını açabiliyor.
E o zaman nerede kaldı inanç. Orduda görevli olan eşinin görevini tehlikeye atmamak için, yani kocasının işsiz kalmaması için, yani tamamen ekonomik çıkarlarının riske girmemesi için inançlarından (kısa bir zaman için de olsa) feragat ediyor.
Bence bu riyadır. Kadın (kendi inancına göre) Allah'a vereceği hesabı unutmuş devlet'e vereceği hesabı düşünüyor. O önce neye inandığına karar versin. Böyle kararsız ve her devrin adamı zihniyetindekilere de destek vermek gereksiz işgüzarlık olur.
O yöntemini bulmuş. Halinden de memnun. Ne şişi yakıyor. Ne kebabı.
Ha evet; devletin türban konusundaki baskıcı zihniyeti hepimizin malumu. Ve de kınanması gereken bir konu.
Ama böyle de olmaz ki...
Ancak; inançları uğruna, pazarlıksız, ölümüne mücadele edenler( her ne inançtan olursa olsun) desteklenmeyi hak ederler.
Eminim o kadın hiç bir türban eylemine katılmamış, aynı sorunu yaşayanlara destekte vermemiştir.