|
|
| Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular. |
yalnız ve kızgın ülkemGüncel Mevzular içerisinde yalnız ve kızgın ülkem konusu: "yalnız ve kızgın ülkem"
Araştırma, dünyada sadece kendilerine “sıcak” bakan Türkler’in çok geniş bir kesiminin uluslararası arenada “tek başına” hareketi yeğlediğini gösterdi. ABD merkezli German Marshall Fund’ın “termometre”sinde, Türkler’in Türkiye’ye ...

15-09-2008, 20:07
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 22
Mesajlar: 301
|
|
yalnız ve kızgın ülkem
"yalnız ve kızgın ülkem"
Araştırma, dünyada sadece kendilerine “sıcak” bakan Türkler’in çok geniş bir kesiminin uluslararası arenada “tek başına” hareketi yeğlediğini gösterdi. ABD merkezli German Marshall Fund’ın “termometre”sinde, Türkler’in Türkiye’ye bakışı 80 derece, diğer bütün halk ve ülkelere bakışı ise 50 derecenin altında. 11 AB ülkesi, ABD ve Türkiye’de yapılan ankette, dünyada “tek başına” hareket etme yanlısı Türkler’in oranı yüzde 48, AB’yle işbirliği isteyenlerinse yüzde 20. Ankete katılan Türkler’in yüzde 55’i “Batı’nın parçası olamayız, değerlerimiz farklı” dedi; AB’ye tam üyeliği güçlü olasılık sayanlar yüzde 26’da kaldı
ABD merkezli bir düşünce ve araştırma German Marshall Fund (Alman Marshall Fonu) tarafından Amerika’da ve Avrupa’da her yıl gerçekleştirilen “Transatlantik Eğilimler” araştırmasının son bulguları, Türklerin uluslararası arenada “yalnız” hareket etme yanlısı olduklarını, kendilerinden başka hiçbir ülke ve halkı fazla sevmediklerini, kendilerini Batılı saymadıklarını ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olabileceğine inanmadıklarını ortaya koydu.
Türkiye için “yalnız ve kızgın bir ülke” portresi çizen araştırma bu yılın haziran ayında Avrupa Birliği’ne üye 11 ülke, ABD ve Türkiye’de yapıldı. Araştırmanın Türkiye bölümü yüzyüze görüşmelerle gerçekleştirildi.
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından birini, ankete katılanların hangi ülke ve halklara yönelik duygularının “sıcak” olduğunu saptamaya yönelik “termometre”de görmek mümkün. Buna göre, Türklerin 0 ile 100 derece arasındaki “sıcaklık” endeksinde, “nötr” olarak tanımlanan 50 derecenin üzerinde tuttutkları tek ülke Türkiye. Ankete katılanlar, Türkiye’ye duydukları “sıcak” hisleri ortalama 80 derece ile ifade ederken, bu derecenin 2007’deki düzeyin 6 basamak altında olması da dikkat çekiyor. Her biri 50 derecenin altında olmakla birlikte, Türklerin en sıcak baktıkları diğer ülke ve halklar ise şöyle sıralanıyor: Filistinliler (44 derece), AB (33 derece), İran (32 derece). AB’ye olan “sıcak” bakışın son bir yılda 7 derece ile anlamlı bir yükselme kaydetmiş olması da araştırmanın çarpıcı bulguları arasında. İsrail 8 derece ile, ankete konu olanlar arasında, Türklerin en soğuk baktığı ülke.
German Marshall Fund’ın araştırmasında, Türkiye’nin Batı’yla ortak değerlere sahip olduğunu söyleyen Türkler yüzde 29’da kalırken, “O kadar farklı değerlerimiz var ki Türkiye Batı’nın parçası değil” diyenler yüzde 55’i buluyor. İşin ilginci, AB üyesi 11 ülkede yapılan ankette de, Türkiye’nin Batı’nın parçası olamayacak kadar farklı değerlere sahip olduğunu söyleyenler yüzde 57 ile bu konudaki Türk eğilimine çok yakın bir oranda.
Uluslararası meselelerde, Türkiye’nin kiminle işbirliği yapması gerektiği sorusuna verilen yanıtlarda, “Yalnız hareket etmeli” seçeneği yüzde 48 ile en fazla tercih edilmiş. AB ile işbirliği yanlıları yüzde 20’ye ulaşırken, ABD ile işbirliği yapılmasını savunanlar yüzde 3’te kalıyor.
Bir başka ilginç bulgu, AB üyeliği hedefi konusunda Türkiye ile 11 AB ülkesinde alınan sonuçlur arasındaki çelişki. Türkiye’de ankete katılanların yüzde 42’si AB’ye tam üye olmanın “iyi” olacağını savunurken, Türkiye’nin AB’ye üye olmasını kuvvetli bir olasılık sayanlar yüzde 26’yı geçmiyor, Oysa AB’deki bakış bunun tam tersi. 11 AB ülkesindeki deneklerden sadece yüzde 21’i Türkiye’nin AB’ye üye olmasını “olumlu” görüyor; buna karşın Türkiye’nin AB’ye katılmasını yüksek olasılık sayan Avrupalıların oranı yüzde 60. Velhasıl, AB vatandaşları Türkiye’yi aralarında istemeseler bile, tam üyeliğin “kaçınılmaz” olacağını düşünüyorlar.
bence aldığımız eğitimle alakalı bu ortaya çıkan durum
eğitim sisitemimizde herkes öcü herkes bizim kötülüğümüzü isteyen hain düşman olunca türkün türkten başka dostu yoktur propagandası dayatılınca böyle sonuçların çıkması da normal oluyor haliyle
sizler ne düşünürüsünüz bu konuda?

"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
|

16-09-2008, 15:32
|
 |
biz hala Hrant Dink'iz..
|
|
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 23
Mesajlar: 187
|
|
|
Taraf gazetesi'nin 11 eylül 2008 tarihli haberi..Kaynağı belirtmeyi unutmuşsun sanırım...
Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur diye bi saçmalığa inanmakta hala bizim insanımız ancak gerçeği bilmiyolarki Türk'ün Türk'ten başka düşmanı yok...
Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...
I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
|

16-09-2008, 19:41
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 22
Mesajlar: 301
|
|
|
"Taraf gazetesi'nin 11 eylül 2008 tarihli haberi..Kaynağı belirtmeyi unutmuşsun sanırım"
evet unutmuuşum kusura bakılmaz umarım. düzeltmeniz için de teşekkür ederim charlie

"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
|

16-09-2008, 22:19
|
 |
biz hala Hrant Dink'iz..
|
|
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 23
Mesajlar: 187
|
|
|
Rica ederim..eklemeniz iyi olmuş.. ayrıntı gibi görünsede çok önemli bir konu Ahmet Altan'ında bu konuyla ilgili çok güzel bir yazısı vardı o günkü gazetede.. Ne yazıkki hala kimseye güvenemeyen ve herkesi düşman kabul eden bir ülkeyiz
Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...
I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
|

18-09-2008, 00:54
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-09-2008
Mesajlar: 6
|
|
Yoktur
"Türk'ün Türkten başka dostu yoktur" sözü doğrudur
Ayrıca Yunanistan'ın yunanistandan başka dostu, Macaristan'ın Macaristan'dan başka dostu da yoktur
Bunu tüm ülkeler için uyarlayabiliriz.
Devletler arasında dostluk olmaz karşılıklı çıkar birliktelikleri olur
İşte bu nedenle zaman zaman da dostlar düşman düşmanlar dosta dönüşür
Irak, İran'la savaştığı yıllarda bir dönem Amerika'nın müttefiki değil miydi?
Yada dönem dönem aynı dinden olan devletler dahi savaşmadı mı?
Devletler arasında dostluk olmaz
Halklar arasında dostluk olur
Üstelik devletlere rağmen!
Yaşasın Halkların kardeşliği...
|

18-09-2008, 01:13
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-09-2008
Mesajlar: 6
|
|
|
Bu başka ülkelere ve oranın isanlarına güvensizlik de devlet politikalarının halka yansıması.
Bize senelerce yunan düşmanlığı aşılandığı gibi onlara da Türk düşmanlığı aşılandı okullarda kitaplarda.
Ve bizler unanistan'la çok fazla ortak noktamız olduğundan aslında çok yakın iki halk olduğumuzdan söz ederken bize siz dostluk deyip durun orda yunanlıların beyni yıkanıyor yunanistanda bize düşmanlık aşılanıyor derlerdi
Aslında sorun şu ki
Yunanlılar yada Türkler yada İranlılar diye kült bir şey yok
Orda da burda da birileri kendi faşist fikirlerini beyinlere sokuyordu
orda da burda da birileri devlet politikasına karşı durup dostluktan ve barıştan söz ediyordu
Türk'ün faşisti Yunan'ın faşistine dost olamazdı elbet
ama Türk'ün sosyalisti hümanisti Yunan'ın sosyalist ine hümanistine dosttu
işte bu nedenle bunu gösterebilmek ve devletlere rağmen halkların kardeşliğini vurgulamak şart
aksi halde bu güvensiz toplum hep sürecektir, zaman gelince de savaşacaktır da...
|

18-09-2008, 16:33
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-08-2007
Nerden: izmir
Yaş: 46
Mesajlar: 85
|
|
|
650 bin kişinin gözaltına alındığı, 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiği, 517 kişiye idam cezasının verildiği, 30 bin kişinin ‘sakıncalı’ oldukları gerkçesiyle işten atıldığı... 18 bin 525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldığı, 14 bin kişinin yurttaşlıktan çıkarıldığı, 30 bin kişinin ‘mülteci’ olarak yurtdışına gittiği... 366 kişinin ‘kuşkulu’ bir şekilde öldüğü, cezaevlerinde toplam 299 kişinin yaşamını yitirdiği, 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü’nün belgelendiği 12 Eylül... Bundan önce ne kadar okumuş olsanız da, bir kez daha okumanızı öneririm size bu yazıları. Zira, okullarda okutulan ‘TC Tarihi’ kitaplarında bulamazsınız orada anlatılanları. Oysa bizi idare eden ülkenin hangi yollardan geçtiğini en az kendi geçtiğimiz yollar kadar iyi bilmeliyiz bana kalırsa. Kaldı ki, çoktandır bu ülkenin aynadaki yansımasına dönüştüğümüzü düşünürsek... Ancak okuyacaksanız eğer, bir kahvaltı sofrasında okumayınız derim. İştahınız kaçacak çünkü... Yıldırım Türker, Radikal’deki yazısında 12 Eylül döneminin cezaevlerinden ‘Guantanamo ve Auschwitz’i aratan işkence tezgahları’ diye bahsediyor. Özellikle Kürtlerin ağırlıklı olduğu Diyarbakır cezaevindeki mahkumlara bok yedirtmişler, canlı fare yedirtmişler... Lağım mazgallarına sokmuşlar kafalarını... Dayak, cinsel taciz, falaka ve insana tecavüz için özel eğitilmiş köpekler... Sadece mahkumlara değil, onları ziyarete gelen yakınları da geçmiş bu işkencelerden. Kürt olduklarını inkar etsinler diye... Diyarbakır cezaevinden kurtulan mahkumların neredeyse tümü, çıkar çıkmaz bütün dişlerini söktürtmüşler bu işkencelerin izlerinden kurtulabilmek için... Salo ya da Sodom’um 120 Günü’nden bin beter bir cehennem... Ve bu ‘cehennem’den sorumlu hiçkimse hesap vermedi Türkiye’de bugüne dek. Yargılanmadı, cezalandırılmadı. Ve Türkiye bugün hala 12 Eylül anayasasıyla yönetiliyor.

gücün yalaka şahsiyeti
hangi söz ona ışık olabilir
|

18-09-2008, 17:20
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-08-2007
Nerden: izmir
Yaş: 46
Mesajlar: 85
|
|
‘işgalci TC defol’
lefkoşa 10/09/2008
Ülkemizi kerhane, kârhane ve kumarhane bataklığına çevirenler, toplumumuza din kurslarını dayatanlar ve dıştan taşınan nüfusla nüfusumuzu eritenler, gençlerimizin tüm bunlara isyanına katlanamadılar ve duvarlara yazı yazdıkları için onları tutuklayıp hücrelere tıktılar.. Lefkoşa’da duvarlara “İşgalci Türk ordusu defol” yazan 4 gencin tutuklanması yeni bir şok dalgası yarattı. Tutuklanan gençlerin evlerine de baskın yapıldı ve bilgisayarlarına el konuldu... İki sendika başkanının evleri de polis tarafından arandı... Tutuklanan gençler yargılanmak üzere Askeri Mahkeme’ye götürüldü
-------
11/09/2008
Aralarında siyasi partilerin de bulunduğu örgüt ve sendikalardan oluşan 12 kuruluş, gençlerin tutuklanmasını ve evlerinin aranmasını “polis terörü” olarak niteleyerek sert tepki gösterdi... Duvarlara yazı yazan gençlerin siyasi suçlu sayılamayacağını vurgulayan örgütler, “Bunu kabul etmiyoruz ve aynı talebi bizim de kabul ettiğimizi beyan eder, suç ortağı olduğumuzu deklere ederiz” dediler...
----------
12/09/2008
Rejim gençlerin yakasına yapıştı... Kamu malına zarara en ağır ceza
Duvarlara yazı yazdıkları için tutuklanan gençler “kamu malına kasti hasar” yapmakla suçlandı... Gençler 10 bin YTL şahsi kefalet ve yurtdışı yasağı kararından sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı
-----------
Mahkeme kararına tepkiler... “Yaşasın Türk ordusu yazsalar ne olurdu?

gücün yalaka şahsiyeti
hangi söz ona ışık olabilir
Konu vys tarafından (18-09-2008 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:39 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|