Alıntı:
vys´isimli arızadan alıntı
Anadolu'da, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı yenilince, İstiklal Savaşı'nın sonunda, Türkiye Cumhuriyeti'ni halk mı ilan etti?
Yoksa Mustafa Kemal ile arkadaşları mı ilan etti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni?
Halka kalsaydı, Osmanlı Devleti'nin suyu mu çıktıydı?
Veya mesela Irak Devleti'ni halk mı ilan etti?
Suudi Arabistan'ı veya mesela...
Ya da “Büyük Britanya”yı halk mı ilan etti?
Avustralya'yı, Kanada'yı, Amerika'yı ya da?
Nerde böyle avanta?
Fukara ahalinin esamesi mi okunur bu pezevek dünyada?
Bu pezevek dünyada kaba kuvveti kim eline geçirirse, halk da odur.
Bir başka deyişle, “Egemenler” derler ya...
İşte halk da onlardır, devlet de onlardır...
Ve, gerek görürlerse devleti ilan eden de onlardır.
|
bolşevik devriminden sonra sovyet sosyalizmini halk mı ilan etti peki, yada kübada, wietnamda, korede, çinde...
devletlerin temel amaçları kendilerini korumaktır öncelikle halka hizmet etmek değil. otorite ne zaman varlığından vazgeçmiş ki en somut yapılanması olan devlet kurumunda vazgeçsin?
son dönemlerde iyice ayyuka çıkan ama bin yıldır süregelen kirli bir çatışmanın devamıdır yurdumuzda oynanan oyun, taraf olmak bizi iranda şahı devirmek için ayaklanmaya kalkıp kendilerini şeriatın ve savaşın ortasında bulan özgürlükçülerle aynı kefeye koyabilir.
gerçeklikleri gözden kaçırmamalıyız, olduğunuzu sandığınız tarafın tamamen bir manüplasyondan ibaret olabileceği gerçeğini özellikle. bu ülke özgürlük mücadelesine hiç bu kadar uzak olmamıştı yakın tarihte. özgürlük demokrasi diye bağırınan islamcılar; eşitlik, insan hakları, halkların kardeşliği diyerek kirli savaşın göbeğinde duran oportünist şövenler; bağımsızlık, anti emperyalizm mücadelesine çağıran faşistler egemenken bu topraklarda hangi mücadelenin ne tarafında durmak "insan"ca ?