|
|
| Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular. |
Kadın: Sokakta Cinsel Tacize Uğradım. Polis: Uzlaşmak İster misiniz?Güncel Mevzular içerisinde Kadın: Sokakta Cinsel Tacize Uğradım. Polis: Uzlaşmak İster misiniz? konusu: Bu ülke kadınların kendilerine tanınan özgürlüğü ellerinin tersiyle itip birilerinin karısı, bacısı olarak kalmayı kabullendikleri bir ülkedir. Bu ülkede her halt olur, çünkü bu ülke kadınları bunu haketmişlerdir...
Bu ülkede ...

27-08-2008, 12:34
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 354
|
|
Bu ülke kadınların kendilerine tanınan özgürlüğü ellerinin tersiyle itip birilerinin karısı, bacısı olarak kalmayı kabullendikleri bir ülkedir. Bu ülkede her halt olur, çünkü bu ülke kadınları bunu haketmişlerdir...
Bu ülkede sizlere özgürlük tanınmış olmalı ki kadınlara tanınan özgürlükten bahsediyorsunuz.Bu ülkenin kadınları bunu hakediyor gibi bir genelleme yapmanız hiç hoş olmamış ve genellemeler her zaman boş şeyler içindir.Kadın ne zaman sesini çıkarsa ,tepesine vurulmuş."Hayır"dediğinde sokağın ortasında kurşuna dizilmiştir.Tekmelenmiş,ağzı burnu kan içinde kalmış haber bültenlerine konu olmuş, bizlerin "vah vah" dediği zavallı haline düşmüştür kadın benliği.İlk önce kadınların bunu hak ettiğini söylemek yerine "Toplumdaki kadın anlayışını "değiştirmek lazımdır.Yine kıt beyinle ülkemizin insanları feminizm gb kadın haklarını savunan bir anlayışı;lezbiyenler birliği,sosyete takımının oyuncağı,erkeklere düşman bir anlayış sistemi olarak görmektedir ve öyle benimsemekle kalınmamış,benimsetmişlerdir de.Bu insanların eğitim ve öğretime ihtiyacı yok beyne ihtiyacı var.
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

27-08-2008, 20:32
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 45
Mesajlar: 399
|
|
Alıntı:
Kumru´isimli arızadan alıntı
Bu ülke kadınların kendilerine tanınan özgürlüğü ellerinin tersiyle itip birilerinin karısı, bacısı olarak kalmayı kabullendikleri bir ülkedir. Bu ülkede her halt olur, çünkü bu ülke kadınları bunu haketmişlerdir...
Bu ülkede sizlere özgürlük tanınmış olmalı ki kadınlara tanınan özgürlükten bahsediyorsunuz.Bu ülkenin kadınları bunu hakediyor gibi bir genelleme yapmanız hiç hoş olmamış ve genellemeler her zaman boş şeyler içindir.Kadın ne zaman sesini çıkarsa ,tepesine vurulmuş."Hayır"dediğinde sokağın ortasında kurşuna dizilmiştir.Tekmelenmiş,ağzı burnu kan içinde kalmış haber bültenlerine konu olmuş, bizlerin "vah vah" dediği zavallı haline düşmüştür kadın benliği.İlk önce kadınların bunu hak ettiğini söylemek yerine "Toplumdaki kadın anlayışını "değiştirmek lazımdır.Yine kıt beyinle ülkemizin insanları feminizm gb kadın haklarını savunan bir anlayışı;lezbiyenler birliği,sosyete takımının oyuncağı,erkeklere düşman bir anlayış sistemi olarak görmektedir ve öyle benimsemekle kalınmamış,benimsetmişlerdir de.Bu insanların eğitim ve öğretime ihtiyacı yok beyne ihtiyacı var.
|
Bunlara engel olmak için bir çaba sarfetmişmidir peki ? Kimse inkar etmesin bu ülke kadını Avrupa daki bir çok hemcinsinin büyük mücadelelerle ulaştığı haklara hiç çaba göstermeden sahip olmuştur. Düşünsenize bir islam ülkesinde kadına (hemde 20. yüzyılın ilk yarısında) böyle haklar tanınması karşısında kadın ne yapmıştır? Ben söyleyeyim kıçını bile kıpırdatmadan beklemiş, en sonunda da ne idüğü belirsiz bir bez parçasına satıvermiştir elindekileri... İngilterede, Fransa da onların elde ettiği hakları elde etmek için kadınlar büyük mücadeleler verirken onlar şimdi Humeyniden daha az sevdikleri(hiç sevmedikleri) adam sayesinde bu haklara sahip oluvermişlerdir. Belki de budur bu hakların kıymetini bilmemelerinin, yenilerini istemek yerine birilerinin kadını olmayı istemelerinin sebebi...Çünkü onlar beğenin veya beğenmeyin bu haklara hiç çaba göstermeden sahip olmuşlardır. Benim şu ana kadar bahsettiklerim kanuni haklardır. Ama toplumda ki kadına mal muamelesi yapılmasına sebep olarak da yarı yarıya kadınları suçlu görmekteyim, iki sebepten dolayı...Birincisi bu ülke kadını zora hiç gelemez, bu yüzden de sesini çıkarıp mücadele etmeyi sevmez, hatta mücadele edenlere de(örneğin aktif feministlere) lezbiyen, evde kalmış gibi yaftaları yapıştırmaya bayılır. İkincisi ise son yıllarda trend haline gelen şu türban olayı...Bu resmen erkeğe senin egemenliğini kabul ediyorum, ben senin yanında ikinci sınıf bir yaratığım demekten başka bir şey değildir. Kimse çıkıp bana bunun bir inanç meselesi olduğunu söylemesin, şekil müslümanlarının % 90 ının namaz, oruç gibi farzları bile yapmadıklarını biliyorum. Hal böyleyken kadının kendini ezen erkekten kurtuluşu beklemesi salaklıktan başka bir şey değildir bence... Sen teslim bayrağını çekmişsin, binlerce yıldır seni mal olarak gören erkeğin, şimdi birden hidayete ererek sana insan muamelesi yapmasını bekliyorsun... Yok öyle yağma, önce sen kendin için bir şey yapacak, insan olduğunu haykıracaksın... Duymayacaklar, tekrar haykıracaksın...Taa ki duyana kadar... O yüzden ezilmişliğiniz için sizi ezenlerden önce, ezilmenize yeterli tepkiyi göstermediğiniz için kendinizi sorgulayın... Düşmanınızın size merhamet göstermesini beklemeyin, onu yenin, bedeli ne olursa olsun... Kadınlar hakkında her eleştiri getirene de kadın düşmanı gözüyle bakmayın lütfen, dost acı söylermiş...
Konu Enfeksiyon tarafından (27-08-2008 Saat 20:36 ) değiştirilmiştir..
|

27-08-2008, 21:31
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Yaş: 41
Mesajlar: 902
|
|
Enfeksiyon'un yazdıklarına bir kadın olarak neredeyse tamamen katılıyorum. Ve ben de vurgulamak istiyorum bu ülke kadınının kolaycılığını, hatta aptallığa gönüllü yatkınlığını. Bir adım dahası var, kabullenmek zorunda kalan kızların da ezen erkeklerin de yetişmesinde annelerin payı büyük. Ayrıca zavallı kadınlar eziliyor, dokunmamak, sert yapmamak lazım diye yaklaşan bir düşünce tarzını ve yaklaşımı da ben anlayamıyorum. Hiç özeleştiri yapamayacak mıyız biz? Neden ille de gerçekleri aşırı yumuşatarak vermek gerekiyor, aşağılık kompleksimiz mi var? Burada genelleme yapılıyor, buna töre cinayetine kurban gidecek kadar mal muamelesi yapılan kadınlar kadar elinde üniversite diploması olan kadınlar da dahil. Ve asıl soru, bilinç düzeyi yükseldikçe kadınların ne yaptıkları sorusunda yatıyor. Pek çoğu ne kendilerini sömüren evliliklerinde haklarını savunmak için mücadele ediyor, ne de eğer boşanıyorsa, boşandıktan sonra başta anne babanın olmak üzere çevrenin "iffet" baskısına tam anlamıyla göğüs gerebiliyor. Çoğu hal-i hazırda sahip oldukları koruma ve güvenceyi kaybetmemek için beter muamelelere "katlanarak" kendilerini acındırırken aslında sadece ödenecek bedellerden kaçıyor ama üstüne bir de ağlak ve duygu sömürüsü yapıyor. Ben 41 yaşında ve şu anda cefasını çekerek sefasını sürdüğüm haklarımı bana yöneltilen orospu, rezil, sefil, edepsiz, pislik vs vs şeklinde pekçok sıfatı en yakınlarımdan duymak ve de fiziksel/psikolojik pek çok baskıya hatta şiddete maruz kalarak elime aldım. O nedenle, özellikle de genç kuşakların, orda burda okudukları yazıların ve duyduklarının etkisinde kalıp aşırı heyecanla ve hele de kendilerini gösterme çabası içinde şablonik çıkışlar yapmadan evvel mümkün mertebe daha geniş açılı yaklaşımlar için tasavvur sınır ve koşullarını zorlayabilmelerini diliyorum. Biz cahil kalınması için her şeyin yapıldığı bir korku ve baskı kültürüyüz. "Naapalım yani" deme kaderciliği lüksümüz yoktur. Kişisel haklarımızı devrimle ele geçiremeyeceğimiz bence son derece aşikar. O nedenle koşullar çok kötü diyerek durumu kabullenmece yerine herkesin daha fazla manevra alanı için payına düşeni yine kendisi için yapması gerekiyor. Tüm bu kendisi için yapılacak olanların toplamı ise münferitlikten çıkış yolunda küçümsenmemesi gereken bir yaklaşımdır. Yoksa öbür türlü sadece konuşulmuş olmakla kalınacaktır. Yani bir nevi kendi kendini tatmin...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Konu alchemy tarafından (27-08-2008 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir..
|

27-08-2008, 21:48
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 182
|
|
ankarada kızılayda, karanfilden meydana doğru inerken adamın biri aniden yolun ortasında sonradan karısı olduğunu öğrendiğimiz bir kadını dövmeye başladı, suratına yumruklar indirerek hemde.
bu olaya karşı ben de dahil çevredekilerin adama verdikleri sert tepkiye bu kadın nasıl karşılık vermiş olabilir?
çok kısa bir süre içinde şoktan kurtulup adamı çevredekilere karşı savunmaya ve müdahil olanları da suçlamaya başlayarak. ki bu karşılaştığım buna benzer tek olay değil
tamam kadın bu adama ekonomik ve sosyal açıdan muhtaç o yüzden bırakıp gidemiyor, hatta doğru düzgün tepki bile gösteremiyor olabilir.
peki bu kadının kendisini savunmaya uğraşanlara karşı kocasını savunmasını nasıl açıklayabiliriz?
|

27-08-2008, 21:53
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Yaş: 41
Mesajlar: 902
|
|
O daha da ileri bir kocasına karşı kendisini savunma şekli işte. Ne kadar acı değil mi? Adeta köpekleşmek zorunda kalıyor. Çünkü kocasına uygulanacak yaptırımların varlığından ya habersiz, ya da Allahtan daha çok kocasından korkuyor, öyle ki o yaptırımların caydırıcılığı ya da etkisini düşünemiyor bile... O dayak psikolojisi çok beter birşeydir. İnsanı aptallaştırır hatta paranoyaklaştırır... Ben dayak yediğim eve eşyalarımı almak için yalnız gidemememiştim. Ama GİTTİM. Yardım alarak da olsa. Herşeye rağmen de yapılması gereken, uğruna maksimum çaba harcanması gereken şey de budur...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

27-08-2008, 23:43
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 60
|
|
ben giderek freud un haklı olduğunu düşünmeye başlıyorum... beynimizdeki o düşünme mekanizması bellek (ego süperego) gibi kısımlar sıfırlanır...saf bir insana dönüştüğümüz an saldırganlaşıp birbirimizi yiyeceğiz....nitekim ne kadar cahillik artıyorsa dayakta o kadar artıyor zaten , bu da bir kanıt gibi duruyor...
her ne kadar kendimi tersini düşünmeye zorlasamda olmuyor...gerçekten de insan doğuştan kötü ...dünyadaki tüm ama tüm sorunların kaynağı da bu bence...
|

28-08-2008, 00:02
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Yaş: 41
Mesajlar: 902
|
|
Katılmıyorum. İnsan doğuştan kötü değil, sadece "çiğ"dir. Bu çiğlik ne derece çoksa o derece ilkeldir. Ne derece ilkelse o derece ihtiyaç güdülenmesine saplıdır ve ne derece ilkelse o kadar düşük basamaklarda dolaşır. Bu çiğlik derecesi genetik aktarımla doğuştan belirlenebilir. Karakterin bu konudaki etkisi henüz kanıtlanamadı ama ben şahsen olduğunu düşünüyorum. Bu nedenlerle ikisi de ademoğlu olmasına ve aynı koşullarda yetişmelerine ve bulunmalarına rağmen, iki kardeşten biri adeta kanatsız melekken diğeri karındeşen Jack olabilir.
İnsanoğlunun doğuştan kötü, lekeli, pis olması fikri bir Hıristiyan öngörüsüdür. Freud Yahudi olmasına rağmen ya bundan çok etkilenmiş ya da Musevilikte de aynı varsayım işliyor. Bu tamamen vicdani ve de aklî gelişimle alakalı birşey. İnsan ne derecede ilkel kaldıysa o kadar vicdandan, akıl ve izandan yoksun kalıyor, dumura uğruyor. Adeta bir mutant şeklinde...
Ha ha, evet sevdim bunu sahiden: dünyayı es geçtim ama bu ülkede çok yüksek oranda bir mutant kitlesi yaşamakta bence... Ve biz de aralarında kıstırılmış halde varolmaya çalışmaktayız...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

28-08-2008, 01:04
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 60
|
|
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Bu tamamen vicdani ve de aklî gelişimle alakalı birşey. İnsan ne derecede ilkel kaldıysa o kadar vicdandan, akıl ve izandan yoksun kalıyor, dumura uğruyor. Adeta bir mutant şeklinde...
|
bende buna paralel bir şeyler söyledim zaten ilkel kalmak , vicdan ve akli gelişim yönünden yoksul kalmak bir anlamda cahillik değilmidir zaten.
Vicdan ve akli gelişim gösteren kişiler idlerini, kişiliklerinin özlerindeki saldırganlığı örtebiliyorlar.Örtecek kadar gelişme gösteremeyenlerse mutant kalıyor  ...
bu arada freud un psiko analitik kuramı zaten günümüzde kabul görmüyor ...ben de sadece bu kısmına inanmaya başlıyorum bazı zamanlar (özellikle son zamanlarda). çünkü insanlık hiç umut verici görünmüyor bu aralar...
|

28-08-2008, 14:47
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 354
|
|
Atasözlerimiz
-Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme.
-Avrat malı, kapı mandalı.
-Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir.
Bunlar nacizane atasözlerimizden birkaçıdır.Geçmişimizden gelen kadın anlayışı işte budur.Adam yürür bir metre arkasından karısı onu takip eder.Erkek çocukları erkekliğe adımını sünnet ile atar.Düğün dernek olur konu komşu duyar.Kız çocukları regl olur kadınlığa adım atar,herkesten gizlenir herkesten saklanır.Bu anlayışın buzları yeni yeni erimektedir ki ped reklamları çıkınca hemen kanalı çevirme anlayışı hala erimedi.Evet kadınların birlik olmaları seslerini duyurmaları gerekir.Ama sadece Türkiyeyi bir kaç şehirden ibaret kılmamalıyız bizim ülkemizin büyük bir kısmında hâla ağalık sistemi,aşiret sistemi vardır ve o sistemde aşiret ağasının kızının karısının dışındaki kızların,kadınların değerini biliyoruz.Ben "Havva, Ademin kaburgalarından çıktı"anlayışına sahip bir ülkede ,kadının değerinin hiç bir zaman anlaşılmayacağına ve böyle gideceğine inanırım.
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

28-08-2008, 15:00
|
|
gthcdragnwnd
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2008
Nerden: muğLa
Mesajlar: 2
|
|
çok iğrenç bi hale geldik artık insanlar korkularından kimseye söyleyemez oldular.çevreden kötü tepki alır diye korkan kadınlardan faydalanıyolar çok ürkütücü bi durum ne zamana kadar sürecek bu iğrençlik acaba..kadınlar korktuklarından herşeye eyvallah diyip geçiolar..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:34 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info
|
|
|
|