Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Güncel Mevzular

Güncel Mevzular Yakın zamana ait mevzular.



Neyin mücadelesi ?

Güncel Mevzular içerisinde Neyin mücadelesi ? konusu: Kültür devrimleri ile dayatılan yapay kültür dışında, Osmanlı imp. nun tasfiyesi neticesinde nazari olarak bir burjuva devrimini anımsatacak siyasi/hukuki düzenlemeler yapıldı. Ne var ki, Osmanlı imp. nun geniş ölçü de ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 15-07-2008, 18:48
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 207
Standart Neyin mücadelesi ?


Kültür devrimleri ile dayatılan yapay kültür dışında, Osmanlı imp. nun tasfiyesi neticesinde nazari olarak bir burjuva devrimini anımsatacak siyasi/hukuki düzenlemeler yapıldı. Ne var ki, Osmanlı imp. nun geniş ölçü de toprağa dayalı ekonomisi, henüz feodal yapının hüküm sürüyor olması, memlektte sanayileşme gerçekleşmediği için elinde sermayesi yeterli bir burjuva sınıfının olmayışı, gerçekleştirilen değişimi tam anlamıyla burjuva devrimi olarak tanımlamamızı da güçleştiriyor.

Bilindiği üzere Osmanlıda ticaret ve kısmen de sanayi ile iştigâl edenler, ekalliyet tabir edilen Ermeni/Rum/Yahudi unsurlardı. Türklerden müteşekkil bir miilli burjuvazi nerede ise yok mesâbesinde idi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Milli burjuvazinin yerini bürokrasi doldurdu. Devletin ve bürokrasinin tüm çabası yeni zenginler meydana getirebilmekti. Mustafa Kemâl'in izmir iktisat kongresinde "Memleketin her tarafında Milyonerler yetişmesine çalışacağız" sözü, kapitalist ekonomi modeli için gerekli olan milli burjuvazinin oluşturlmasına yönelik çabaları görmemiz bakımından önemlidir. Gerçi sermayenin vatanı olmaz. Ama semaye sahiplerinin aidiyet ile güç buldukları bir devlet mekanizmasının rolünü görmezlikten gelemeyiz.

Osmanlı'nın tasfiyesinden bu yana geçen 86 ylıda, memlekette hatırı sayılı zenginler türedi. Hatta bunlar arasında dolar milyarderliği sınıflamasında ilk yüz'ün içinde olan bir kaç kişi dahi var. Bürokrasinin, meydana gelmesi için büyük çaba harcadığı burjuva şimdi AB kapısında kuyruğa girmiş durumda. AB nin üyelik kriterleri ile memleket içinde "Derin devlet" konumundaki devrim artığı askeri/sivil bürokrasi nin oluşturduğu egemenlik sistemi arasında bâriz uyumsuzluklar var.Türkiye 'nin AB ye girişini burjuva açısından "Gol" olarak değerlendirisek, devrim artıkları "Aut"a çıkacak. ABD Türkiye ile ilişkilerini 1950 den bu tarfa askeri/siyasi bürokrasiya dayanarak yürümüştü. Son zamanlarda bunların yerine seçilmişleri tercih etmeye başladı. Bunun sebebini hep merâk etmişimdir.

ABD nin son zamanlarda Türkiyenin AB üyeliğini hararetle savunuyor olması bazı soruları cevaplıyor. 1938-1950 yılları arası Türkiye İngilternin etkisi altında kaldı. Bu ülke II. Cihan Harbinin yaralarını sarma noktasında Türkiye külfetinden kurtulmak için bizi ABD ye havale etti. İşte o tarihten bu yana biz 51. eyalet olduk fiilen.Ne var ki, vaktiyle ingilterenin yaşadığı sıkıntıyı, bütün güç ve ihtişamına rağmen ABD de yaşayabilir. Zaman zaman Amerikan ekonomisi sıkıntılara giriyor. Türkiye artık ABD-AB arasında bir denge pozisyonunda tutulacak. Askeri/siyasi bürokrasi bu yeni gelişme üzerine zemin kaybedince, savunma mekanizmasına geçti. Yıllardır "Dost ve müttefik" gördüğü ABD yi, üye olmak için kapsında beklediği AB yi emperyalist ilân etti. Halbuki bu ülkelerin öteden beri emperyalist olduklarını, iki sayfa tarih okuyan herkes bilir.

Halaskâr zâbitan yıllarca SSCB ve Çin'e arkasını döndü. Onlarla işbirliği isteyenleri "Hain" ilân etti. Humeyni rejimini yobazlıkla suçladı. Şimdi Rusya-Çin-İran arasındaki fiili ittifaka göz kırpıyor. Fakat uzun süre İran'da ki rejimi kötülediği için bu devletin adından söz etmemeye özen gösteriyor.

Öyle anlaşılıyor ki devrim artıkları konum kaybetmemek için, -yaşasaydı- pol pot ile dahi ittifaktan çekinmeyeceklerdi

"Vatan-Millet-Sakaraya" bahane.

Mesele "Cukka" ise, gerisi teferruattır.


Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois

Konu Erdoğan tarafından (15-07-2008 Saat 18:52 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
mucadelesi, neyin


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 21:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:17 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info