at, eşek, katır gibi hayvan etlerinde KDV nin toptan satış halinde %1, perakende satış halinde %8 olduğunu biliyor muydunuz???!!!!
muğla ili ağzı sözlüğü olduğunu, sadece ege bölgesinde aynı cümle içinde 2 yüklem kullanıldığını (adam kafasını
koparıp durur boyun kıtlatıyor anlamında kullanılan cümle. napıp durun = nasılsın, oturup durum = ? ( anlamını henüz çözemedim.)
makina kelimesinin doğrusunun makine olduğunu ve tüm makine mühendislerinin makina yazdığını (yeni versiyon mühendisleri bilemiycem)
karadenizde kullanılan kıtipiyoz kelimesinin çingeneler için kullanıldığını ve bu kelimenin avrupada çingeneler için kullanılan kıpti kelimesinden geldiğini ( o yüzyılda ordan buraya nasıl gelmiş kelimeler benim ilgimi çeken o oldu) ve kıptilerin (ya da bohemyalılar veya çiganlar veya zigeuner) mısır kökenli olduklarını,
dali nin 16 yaşında defterine "bir dahi olacağım ve herkes bana hayran kalacak " yazdığını,
sigara içerken birden çıt diye bir ses duyulur ve ai bir parlama görülür küçük ölçekli. bu çıt diye ses çıkaran şeyin tütün yaprağına yapışıp kalmış minik bir ölü böcek olduğunu,
yoğrut ile pekmezi aynı anda tüketmemek gerektiğini (yoğurttaki kalsyum pekmezdeki demirle sıfırlanıyor dolayısıyla gıda olarak gıda almamış oluyorsunuz)
sadece bozuk gıdalardan zzehirlenilmediğini, besinin ürtilmesi, saklanması nakiliyesi sırasında ortaya çıkabilecek bakteriler sayesinde zehirlenebileceğinizi ve bunun ölümcül olabileceğini (sinsi bir zehirlenme de olabiliyor brucella da olduğu gibi. gerçi bu tam olarak zehirlenme değil ama nise)
günde bir bardaktan fazla bitki çayı içilmemesi gerektiği aksi halde aşırı aflotoksin birkimine neden olduğundan sigara gibi insanı zehirlediğini, (çayı biliyorsunuzdur tae iken ve fazla kaynatmadan tüketilmesi halinde faydası var aksi halde vitamini öldürüyor)
benim gıda maddeleri ile ilgili bir sürü şey bildiğimi ama zararlı zararsız keyfime göre tüketim yaptığımı ve bu tip şeyleri bilmek isteyenlere ve istemeyenlere sürekli söleidğimi kendimin bu olayı pek tınlamadığını (tınlamamamın mantıklı bir sebebi var tınlasm da benimiçin pek bişi değişmiyecek şu yaşam koşulunda)
tane isimli bir kedinin ağzınıza götürdüğünüz çikolatayı çalabilecek kadar hızlı olduğunu (ve afiyetle yediğini) , bir kilo ciğeri tencereden döküp (evde kimse yokken) hepsini aynı anda yediğini ve evsahipleri onu bulduğunda koca bir göbekle sırtının üstüne yatmış olarak bulunduğunu ve sanırım bir gün de aynı pozisyonda kaldığını
ablamın kedisinin yaklaşık 14 yıllık hayatında senede iki defa doğurduğu (4+6 olrak) yavrularını bir kere bile klendinin taşımadığını ve hep ablama taşıttığını
doğumdan sona çıkan eşi kedinin yediğini ve bu sayede 3-4 gün beslenmiş olrak yavrularının yanından ayrılmasa da aç kalmadığını (normalde de 5 güne kadar hiç bir şey yemeden dayanabilr deniyor
ama emin değilim)
şekerin köpeklerde şeker hastalığıan yol açması nedeniyle köpeklerin kör kalabileceğini
sigara külünün gümüşleri parlattığını , çamaşır suyunun da tenekye çevirdiğini
terkos suyundaki klorun çamaşır suyu olduğunu ve çeşmeden akan su çamaşır suyu gibi koktuğunda (az biraz farklı oalbilir koku) suyun içilmemesi gerektiği çünkü suyu klorlayan arkadaşın (ya da konrtol eden) ölçüyü kaçırdığını ve insan sağlığına zarar verecek oranda çamaşır suyunu terkosa kattığını
10 amerikan vatandaşına U ile başlayan ülke ismi söyleyin dendiğinde 9 unun aklına hiçbişi gelmediğini birinin ise uganda dediğini (TV de izlemiştim)
uçak kanatlarının icadının tuvalet kağıdından esinlenerek yapıldığını
bugünkü füze ayaklarının yanyana duran iki atın poposu kadar ölçüde olduğunu (önce at arabası vardı sonra taşıt çıktı ama var olan yolların ölçüsünü değiştirmek masraflı oalcağından arabaların iki tekerleğinin arası da aynı ölçüde dizayn edildi ve füze ayakları kamyonlarla taşınıyor

)
ne F kalvyenin ne Q klavyenin amacının hızlı yazmak olmadığı, aksine ilk daktilodaki harflerin yerleri çok hızlı yazmaya elverişli iken çok hızlı yazıldığında daktilo telleri birbirine girdiğinden yavaşlatmak için f klavye bulunduğunu
saatin ilk icat edildiği zamanda şu anki saat yönü ile ters yönde bir saatin olduğunu ama şehrin ileri geleninin evinde şu andaki kullandığımız bir saat olduğundan bunun kabul gördüğünü
72 saat uyumadan yaşadığınızda 72 nci saatin sonuna doğru konuşmalarınızın yavaşladığını ağrı kesici içmiş gibi yavaşladığınızı ( bende öyle oluyor . bilimsel bişi diil yani sadece bi görüş)
fillerin temas etmeden yaşayamadığını (illa dokuncekler birbirlerine)
şu an beynimin durduğunu ve daha fazla hatırlayamayacağımı ama gelecekte devam edeceğimi
biliyor muydunuz
