Yahu küçücük bir köpeğin ağzına havai fişek sokup patlatan caniler nasıl insanım diye gezer ortalıkta ha, bu nasıl olur? Aklı alan var mı? Benim almıyor..
...
Güne böyle başladım işte .. ona, buna, hayata, kendime, kısacası herşeye kızarak..
Sevgililer günüymüş..
Ulan şu zavallıcıklara yapılan eziyetleri biraz araştırın, biraz karşı çıkın, biraz içiniz yansın da sonra insan olmaktan, sevmekten, sevilmekten bahsedin..
onlarda sevgililer gününü kutluyor, onlar da bayram seyran kutluyor, onlar da kendini insan sayıyor ..Onların bırakın insan gibi kutlama yapmayı, yaşamaya hakkı var mı?
Onlar...insan kisvesi altındaki caniler..
Bir sevgililer günü kadar ilgi görmüyor bu hayvanların dıramları..ulan ne dünya be..
İçim yanıyor..yok, kolay kolay geçmez bu..
Sabahtan beri ağzı parça parça olmuş ama hala yaşamaya çalışan o zavallı masumu düşünüyorum, onda kaldı aklım, beynim, fikrim, gözlerim..yemek versen yiyemez, su versen içemez, anlat desen anlatamaz, derdini söyleyemez... heyhat! Keşke orada olsaydım .. Keşke olsaydım....Bu zalimliği yapanlara merhamet eder miydim, Allah yarattı der miydim?
Kendime çok kızıyorum..
...
"yoruldum patron!
yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum...
yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım... nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri...
insanların birbirine kötü davranmasından bıktım...
her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım... çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor...
anlıyor musun?''...
john coffey -yeşil yol
Resme bakmayı midem kaldırmadı, cevapta kaldırdım. Bence bunu yapan sefil o. (pezevenk)çocuklarının götünde mayın patlatmalı... Bu pezevenkler yaşamasa da olur. Aldıkları oksijen ''zarar'' şerefsizlerin. (korkarım ki böyle bir soysuza insan vasfını yüklemekten aciz ailelerin önemli bir sorumluluğu var)
Doğal yaşama bir köpek kadar katkısı olmayan bu gibi milyonlarca kımıl zararlısı mevcut. Çevreleri ve kendilerine zarardan gayrı bir şey üretmiyorlar. Şahsi kanaatim odur ki bu şerefsizlerin tek bir emirle binlerce masum sivili katleden diktatörden zerre farkları yoktur.
Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Üzerinden çok zaman geçti ama hala unutamadım o zavallı yavruyu..aklıma geldikçe içim sızlıyor ..Çok fazla düşünmemek gerek sonuçta bu olaylar var ve hepsini düzeltmek mümkün değil ama….
Elde mi..
Bazen öyle acı şeylere şahit oluyorum ki …
Aşağıdaki video da bunlardan biri..
Olay Vietnam'ın Bac Ninh şehrine bağlı Nem Thuong köyünde yaşanıyor Köyde her sene, 700 yıldır köyün velisi olarak kabul edilen Doan Thuong adındaki adam için özel tören ve festival düzenleniyor. 13. yüzyılda ülkesine ve köye yapılan saldırılara karşı halkın önüne düştüğü ve kahramanca savaştığı söylenen Doan Thuong için her sene 28 Ocak'ta bütün köylüler toplanarak adama dua ediyor. Adama saygılarını göstermek için bir de domuz kurban ediyorlar. Konunun bizi ilgilendiren tarafı domuzun kesilme biçimi. Genç bir rahip elindeki pala gibi satırla canlı domuzu ortadan ikiye ayırıyor. Köylüler de uğur getirmesi için domuzun kanına paralarını sürüyor.
Vahşice katledilen bu domuzun o yavru köpekten ne farkı var..
Hiç bir farkı yok..
Üste dediğim gibi dünya kocaman bir sergi..bak bak bitmiyor..
"Köpek var taş yok / Taş var köpek yok / Taş var köpek var / Ama kralın köpek / Sıkıysa at taşı."
Doğadaki diğer canlılara zarar veren, işkence eden her insan diye sıfatlandırılan değersizlere;
Vücutlarındaki bütün kılları tek tek yolmak lazım...
Erkek ise hayalarını, kadın ise göğüslerini saatlerce ezip ezip bırakmak lazım...
El ve ayak parmaklarının arasına jiletler atmak lazım...
El ve ayak tırnaklarınının arasına sivri ve ince olan demir bir çubuk sokup sokup çıkartmak lazım...
El ve ayak tırnaklarını teker teker sökmek lazım...
Dişlerinin ortasından diplerine doğru matkapla delmek lazım...
Bütün dişlerini tek tek sökmek lazım...
Kulaklarına kalın millerini yavaş ve sık bir şekilde sokup sokup çıkartmak lazım...
Bütün kemiklerini teker teker yavaş yavaş kırmak lazım...
Vücudunun her noktasını öldürmeyecek derecede oksijen kaynağı ile yakmak lazım...
Son olarak da ölene kadar vücudunun her noktasından küçük küçük et parçaları koparmak lazım...