Zaman zaman mektupların sıcak yüzünü öyle özlüyorum ki,
ne de özenliydik satırlarımızı dizelerken, dolmakalemle saman kağıdına yüz sürerdi kelimelerimiz..kalemimiz çizerdi mimiklerimizi..heyecanla cevap beklerdik günlerce..ah birde postada kayboldu mu, çocuğunu kaybetmiş gibi olurdu içim..
60 lık telefon kartlarıyla
başlardık listeden aramaya..
bir özelliği vardı aramanın o zaman sanki..
şimdilerdeyse ciddi ciddi rahatsızlık duyduğum bir şey bunlar
inatla ve ısrarla mektup yazarım hala..
neyse ki kitaplarımı hissederek okuyorum
internetteki kitaplar ağaç kokmuyor zaten
ne zaman bir dosta mail yollamak için pencere açsam
ve yazacaklarımı sıralasam aklımda, yazmaya başladığım andan itibaren bir mekaniklik giriyor kelimelerime..
merhaba nasılsın diye kısa bir özetle bitiriyorum..ne a--cııı
tüm bunları niye mi anlatıyorum
çünkü eksildiğimi hissediyorum bazen ....