Efendim, evlere şenlik bir olay bu anlatacağım.
Geçen sene başımdan bir aşk macerası geçti. Şiir dolayısıyla tanıştığım bir kız benden hoşlandı ve kalbinin şöminesini yaktı. (
benzetmeye bakın! 
)
Konuşmalarından bunu anlamıştım. Daha sonra bana bir şiir yazarak, bunu bu şiirde de "yumurtladı"
Yazıya, özellikle şiire aşıktı. Çok güzel yazardı.
Hep derdim ki "benden güzel yazıyorsun".
"Yok yaa, sen daha iyisin" derdi.
"Sesinde bir sefkat var" dediii, "filozofa benziyorsun" dediii, "neden diye sorma ama yaa, aşkda neden olmaz aslında" dediii. Bu tarz güzel sözleri dedi de dedi.
"Bu akşam bir kızla yemek yiyecem" derdim. Tepkisini merak ederdim.

"Kim, kim, kim?" derdi çılgına dönerdi.
"Şaka yapıyorum," derdim.
Ben askere gittim ve o süre içinde hislerinin değiştiğini öğrendim. Şaşırmıştım tabii, ama saygı duydum ona.
"Bana nasıl aşık olmuştun ama" dedikçe, kabul etmeyerek, "aşık değildim" dedi. İnkar etti duygularını.
Duygularının gerçek olduğunu biliyordum, o da söylemişti ama iş bitince çark etti.
Döneklik parayla olmadığı için, döndükçe döndü. Bir balerin misali.
Ve gün geldi, işte bu konuyu meydana çıkardı.