O gün bana ne oldu
Hayatımda hiç unutmayacağım, benim için önemli bir dönemeç olan günlerden biriydi. İnsanın hayatında yer eden anlamlı günler vardır. Onlardan biriydi.
Günlerden beri ipini çektiğim "o gün" gelivermişti. O sabah uyandığımda, birkaç saat sonra askerliğim bitecek ve eve dönecektim. Arkadaşlarımla oradaki son kahvaltımızı yaparken, içimdeki denizin yükseldiğini, bir an gözlerimin dolduğunu ve "inanamıyorum!" dediğimi hatırlıyorum.
Vakti geldiğinde bulunduğumuz yerdeki askerli alıp evlerine doğru yola çıkaran otobüsler, biraz sonra bizim için gelecek ve o boş alana sıra sıra dizilecekti.
Valizimi -yolda taşımamak için- 1 gün önce kargo ile eve yollamıştım. Elimde, içinde kitaplarım, not defterim ve özgürlüğe alınmış uçak biletim olan ufak bir torba ile birliğin önüne çıktım (çıktık).
Sevinmem, hatta yerimde duramamam gereken bir gündü ama ben sanki felç olmuş gibi neredeyse hiçbir duygusal tepki göstermiyordum. Ne sevinç, ne hüzün, ne endişe, ne de heyecan...
Arkadaşlarımla konuşurken, "çok garip, sevinemiyorum. inanamıyorum!" dedim.
Otobüslere bindik ve 2,5 saatlik ordakilerin hepsi için tehlikeli, riskli, düşündürücü bir yolculuğun ardından Elazığ'daki toplanma merkezine ulaştık.
Riskili bir yolculukdu çünkü o yolda 1993 Mayısında 33 er otobüslerden indirilip şehit edilmişti.
Elazığ'da uçak bileti olanları ayırdılar. 20 kişi kadardık.
Kimisi Malatya, kimisi Diyarbakır'dan uçağa binecekti.
Ben ve 3 arkadaşım Malatya'dan binecektik. Ordan yer bulabilmiştik çünkü. Saat 21.30'da uçak havalandı.
Ve 23.00 dolaylarında Avcılar tarafından Atatürk Havalimanına doğru alçalırken İstanbul'u öyle ışıl ışıl görünce "bu iş tamamdır" diyerek bir nefes aldım.
Uçuşta duygu fırtınası yaşadım. Annemi, babamı, kentimi düşündüm. Gözlerim yaşardı, yanaklarımdan damla damla süzüldü. İçim ezildi.
Gece yarısı evdeydim.
Gariptir, ancak dönüşümden birkaç gün sonra işin gerçekliğinin farkına varabildim, şoktan çıktım.
|