|
|
 |
|

24-03-2007, 18:59
|
|
|
Crash

Bu yıl Oscar kazanan “Crash-Çarpışma”, bu yüzyılın en büyük belalarından biri olmaya aday, kültürlerin, dinlerin, ırkların çatışmasına karşı, insaniyeti, hoşgörüyü salık veren, kışkırtıcı ve aykırı bir film.
Böyle açılıyor film. Kahramanlarımızdan biri iş partnerine, “Dokunma duygusu bu. Bir şehirde yürürsün, değil mi? İnsanlara sürtünerek geçersin, insanlar sana omuz atar. Los Angeles’ta kimse sana dokunmaz. Her zaman bu metal ve camın (kahramanlar gecenin bir vakti, araba farlarının aydınlatıp durduğu kaza yapmış bir ekip otosundadırlar çünkü) arkasındayız. Herhalde o dokunuşu o kadar özlüyoruz ki birbirimize çarpıyoruz; sadece bir şey hissedebilelim diye.” Arkadaşının tepkisi ise ilginç; “Sanırım başını bir yere vurdun!” Ve sonrasında ikisi de Amerikalı olmayan biri Meksikalı diğeri Çinli iki bayanın ‘kim buralı?’ tartışmasını izliyoruz…
Geçtiğimiz yıl Oscar kazanan ‘Milyon Dolarlık Bebek’ filminin yazarı Paul Haggis bu kez kamera arkasında. Senaryosunu da kendisinin yazdığı Crash’in konusu çok sıradan: Zengin bir ev kadınıyla savcı kocası. İranlı dükkân sahibi. Aynı zamanda sevgili olan iki polis memuru. Zenci televizyon yöneticisi ve karısı. Meksikalı anahtarcı. İki araba hırsızı. Acemi bir polis. Koreli orta yaşlı çift… Hepsi de Los Angeles’ta yaşıyor ve önümüzdeki 36 saat içinde hepsinin kaderi bir şekilde birbiriyle çakışıyor!
Avrupa ve Amerika’nın içinde bulunduğu ırklararası çatışmanın karmaşık yapısına ayrıksı ancak cesur bir bakış sunan “Crash” seyirciyi kendi önyargılarını sorgulamaya zorlayan son derece dikkat çekici bir yapım. Film, özellikle 11 Eylül sonrası Amerika’nın büyük kentlerinde çeşitli kültürlerin beraberliğine odaklanan bu zorlayıcı şehir draması, farklı etnik kökenlerden karakterlerin çeşitli yollarla karşılaşmalarını, birbirlerinin hayatlarına girip çıktıklarında yaşanan korku ve yobazlığı farklı bakış açılarıyla işliyor.
Crash, aslında günümüz dünyasında neredeyse her yerde olan, ancak bazı ülkelerde artık bastırılamayan ‘ötekine saygı’ ve hoşgörüyü de hatırlatıyor. Ve filmin sonunda anlıyoruz ki; bu hoşgörüsüzlük meydan savaşında kimse güvende değil. Ve yine anlıyoruz ki, şiddet bir bumerang gibi sonunda kimin elinden çıkmışsa geri gelip onu biçebiliyor!
Sakin anlatımı, bol kahramanı olan filmde, kamera kullanımından oyunculuğa kadar birçok enfes yön var. Belki de bunların birincisi müziği. Elbette Oscar Jürisi’nden bu filme ‘en iyi’ ödülü vermelerinden daha fazla bir şey beklenmez ama eğer film müziklerinden az da olsa hoşlanıyorsanız, bir şekilde temin edip dinleyin bu filmin müziklerini.
Hikâyesi Paul Haggis’e, senaryosu ise Haggis ve Bobby Moresco’ya ait olan “Crash”, Haggis’in karmaşık bir kişisel deneyim, korku ve gözlem ağının sonucunda ortaya çıkmış.
Yönetmen Haggis gerçeğin acı olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Bu, başkası hakkında bir film değil; çizginin öbür tarafındaki kötü insanlar hakkında değil. Bu film iyi insanlar hakkında; tanıdığımız, bizim gibi olan insanlar hakkında; kim olduklarını bildiklerini sanan insanlar hakkında. Sonra bu insanlar sınanıyor ve bu konuda hiçbir şey bilmediklerini anlıyorlar. Karakterlerden hiçbiri yaralanmaktan kurtulamıyor”.
Crash-Çarpışma; bu yüzyılın en büyük belalarından biri olmaya aday, kültürlerin, dinlerin, ırkların çatışmasına karşı, insaniyeti, hoşgörüyü salık veren, kışkırtıcı ve aykırı bir film. Titanic türü iflah olmaz romantizm içeren filmlere bayılanlardansanız, Crash’den uzak durun!
kaynak:aksiyon dergisi
|

24-03-2007, 19:19
|
 |
O Bir Kılıç Ustası
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Gezici Festival
Yaş: 32
Mesajlar: 1,472
|
|
en iyi film oscarı alIpta izlemediim tek film heralde
işin ilginç tarafı bu film arşivimdede var fırsat bulursam izleyecem inşallah
__________________
.
.
"Bence birisi bu şehri alıp klozete atmalı ve üzerine sifonu çekmeli."
Travis Bickle - Taxi Driver
Konu HattoriHanzO tarafından (23-10-2007 Saat 12:16 ) değiştirilmiştir..
|

26-03-2007, 13:24
|
 |
dum spiro spero
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: dogunun en güzel çöplüğü
Yaş: 29
Mesajlar: 542
|
|
valla film guzel..ama her gercek gibi rahatsíz edici
__________________
"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
|

22-10-2007, 23:43
|
|
|
Oscar'ı hakeden... özellikle taciz sahnesi dikkat çekiyor 
|

27-11-2007, 11:25
|
 |
vamos
|
|
Üyelik Tarihi: 26-11-2007
Nerden: ....
Yaş: 26
Mesajlar: 496
|
|
bence o kadar da kötü deildi sıkıcı anlari vardi tabiki ama ödül aldigina sasmamali insan...
Film ırk ayrımını yani zencilerin ve beyazların anlaşmazlığını ama biryerde zenciler ve beyazların birbirine muhtaç olduğunu anlatan anlamli bir seneryodan olusuyor...
bana göre amerikada zencilere yapılan ayrımcılığın binevi telafisi olarak bu ödülü Crash filmine verdiler.
gercekten oscarı hak etti mi bilinmez ama insanlık adina izlenmesi gereken bir film diye düsünüyorum...
tskürler titania...
__________________
pire için yorgansız yatarım
yorganı satar pire beslerim
beslediğim pireyi satar tekrar yorgan alırım
böylece pire sosyalleşmiş olur...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:39 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|