Yön: Jose Luis Cuerda
Tür: Dram
Yapım: 1999, İspanya
Oyuncular
Fernando Fernan Gomez, Manuel Lozano, Uxia Blanco, Gonzola Martin Uriarte
Manuel Rivas’ın “Kelebeklerin Dili” isimli romanından sinemaya uyarlanan filmde, Don Gregorio, ufak bir İspanyol kasabasında anarşist görüşlü yaşlı bir öğretmendir. Küçük Moncho’nun okul hayatına başlamasıyla aralarında oluşan bağ, iç savaş yaklaştıkça değişen toplum psikolojisi ile devam eden gerilimli günler, etkileyici bir anlatım, harika müzikler, doğa manzarası ve kusursuz oyunculuklar eşliğinde sunulurken, seyirciye de dönemin dramatik atmosferini hissettirebilme başarısını fazlasıyla yakalıyor film. Özellikle –insanlar nereye gitti dedirten- hayli vurucu bir final sahnesiyle iz bırakan türden ve izlenmeyi hak ediyor.
Diyaloglardan…
Kitaplar Üzerine
Öğretmenimiz küçük Mancho için kitaplıkta aranmaktadır. O esnada gözüne Kropotkin’den Ekmeğin Fethi takılır ve der ki:
Kitaplar ev gibidir; düşlerimiz donarak ölmemek için onlara sığınır.
Öteki dünya üzerine:
-Biri öldüğünde her şey sona mı erer?
-Sizinkiler ne diyor?
-Annem iyi insanların cennete gittiğini söylüyor. Ve kötü insanlar da cehenneme gidermiş.
-Ya baban?
-"Eğer sonunda bir yargılama olacaksa, zenginler avukatlarını getirir" diyor.
Ama annem bunu komik bulmadı.
-Sen ne düşünüyorsun?
-Ben korkuyorum.
-Sır saklayabilir misin? Seninle benim aramda; öteki dünyada cehennem yok. Nefret ve zalimlik... Cehennem bu. Bazen kendi cehennemimiz.
Aşk üzerine:
Bir yatak, bir ayna ve bir yürek.
Hepsi boş...
Diğer bir deyişle,
Tümüyle yalnızsın.
Özgürlük üzerine:
Bahar zamanı,
yaban ördekleri çiftleşmek için yuvalarına dönerler.
Hiçbir şey onları durduramaz.
Eğer kanatlarını keserseniz, yüzerler.
Ayaklarını keserseniz, gagaları ile sürünürler.
akıntıya karşı kürek çeker gibi...
Bu yolculuk, onların var olma nedenidir.
Yaşamımın sonbaharında, kuşkucu olmalıyım.
Ve bir bakıma öyleyim.
Kurt asla bir kuzu ile birlikte yatmaz.
Ama bir şeyden eminim;
Eğer tek bir kuşağa izin verirsek,
yalnızca tek bir kuşağa,
İspanya'da özgürce yaşamasına izin verirsek,
bundan sonra hiç kimse onların elinden özgürlüğünü alamayacaktır.
Hiç kimse bu hazineyi onlardan çalamayacaktır!
Ve şimdi, özgürce uçun!
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."