El laberinto del fauno

Tür : Fantastik / Dram
Yönetmen : Guillermo Del Toro
Senaryo : Guillermo Del Toro
Görüntü Yönetmeni : Guillermo Navarro
Müzik : Javier Navarrete
Yapım : 2006, Meksika / İspanya / ABD , 112 dk.
Oyuncular
Ivana Baquero ... Ofelia
Sergi López ... Captain Vidal
Maribel Verdú ... Mercedes
Doug Jones ... Fauno / Pale Man
Ariadna Gil ... Carmen Vidal
Álex Angulo ... Doctor
Manolo Solo ... Garcés
César Vea ... Serrano
Roger Casamajor ... Pedro
Ivan Massagué ... El Tarta
Gonzalo Uriarte ... Francés
Eusebio Lázaro ... Padre
Francisco Vidal ... Sacerdote (as Paco Vidal)
Juanjo Cucalón ... Alcalde
Lina Mira ... Esposa del alcalde
“Gerçekler sizi sardığında, tek sığınağınız hayal gücünüzdür...”
İspanya İç Savaşı’nın henüz sona erdiği dönemde gerçeklikten kaçmak için okuduğu kitaplardan esinlenerek bir masal dünyası yaratan, bembeyaz sayfaları hayal gücüyle dolduran, kalın duvarları tebeşirle çizdiği kapılarla aşan küçük bir kızdır Ofelia. Bir gün yeni taşındığı evlerinin bahçesindeki labirenti keşfeder ve kendisi için birçok şey değişir.
1944 yılı İspanyası’nda Faşist Franco iktidarının acımasız yüzü, ona karşı direnmeye çalışan anarşistlerin mücadelesi, annesinin hastalığı ve üvey babasının baskıları karşısında umudu masal dünyasında arayan küçük bir kızın yaşadıkları anlatılıyor filmde. İç savaş sona ermiş, Franco iktidarı galip gelmiştir. İçerisinde bulunduğu dünya öylesine karanlıktır ki, Ofelia hayal dünyasını gerçekliğe karşı bir sığınak olarak görür. Ne var ki gerçeğin karanlığı Ofelia’nın hayal dünyasına ve o dünyadaki karakterlere de yansır. Filmin yönetmeni oldukça çarpıcı bir sonla izleyiciyi masal ve gerçeklik arasında bir seçim yapmakla baş başa bırakıyor.
Fantastik öğeler içerse de fantastik bir film bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Bir masal filmi ancak kesinlikle çocuklara göre bir masal değil.
Son olarak
Noviembre (Noviembre - Kasım)'den sonra uzun zamandır böylesine etkileyici bir film izlemediğimin altını çizerek şiddetle tavsiye ettiğimi belirteyim.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."