Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Sinemasal > Film Arşivi

Film Arşivi Film izlemeden önce mutlaka uğrayın...


Amadeus

Film Arşivi içerisinde Amadeus konusu: Yönetmen : Miloš Forman Yapımcı: Saul Zaentz Senaryo/Yazar: Peter Shaffer Oyuncular: F. Murray Abraham, Tom Hulce, Elizabeth Berridge, Müzik: Wolfgang Amadeus Mozart Vizyon Tarihi: 19 Eylül 1984 Süre: 160 dakika ...

Oylama Sonuçları: Filme Puanınız
1 0 0%
2 0 0%
3 0 0%
4 2 100.00%
5 0 0%
Katılımcı sayısı: 2. Sen bu ankete oy kullanamazsın

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 12-11-2008, 00:31
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
alchemy alchemy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Standart Amadeus




Yönetmen : Miloš Forman
Yapımcı: Saul Zaentz
Senaryo/Yazar: Peter Shaffer
Oyuncular: F. Murray Abraham, Tom Hulce, Elizabeth Berridge,
Müzik: Wolfgang Amadeus Mozart
Vizyon Tarihi: 19 Eylül 1984
Süre: 160 dakika
Ülke: ABD

Amadeus, yönetmenliğini Miloš Forman’ın yaptığı 1984 yapımı dram türü bir filmdir. Peter Shaffer’in tiyatro oyunu üzerine inşa edilen film, 18. yy’ın son yarısında Viyana Avusturya’da yaşamış iki çağdaş besteci olan Wolfgang Amadeus Mozart ve Antonio Salieri’nin yaşamlarıyla çok da sıkı bağlar içermemektedir.

Film toplam 53 dalda ödüle aday gösterilmiş ve aralarında 8 Oskar (En İyi Film ödülü dahil), 4 BAFTA, 4 Altın Küre ve bir DGA olamk üzere toplam 40 ödül kazanmıştır. Film 1988 yılında Amerikan Film Enstitüsünün 100 Yıl...100 Film listesinde 53. en iyi Amerikan filmi seçilmiş, ancak 2007’deki listeden çıkartılmıştır.

Film 1923 yılında, yaşlı bir adam olan Salieri’nin, bir yandan o anda artık ölmüş olan Mozart’ın suikastçisi olmaktan dolayı bağırarak af dilerken, bir yandan boğazını keserek intihar girişiminde bulunduğu sahne ile başlar. Bu yaptığından dolayı akıl hastanesine kapatılır ve itirafını dinlemek üzere genç bir rahip tarafından ziyaret edilir. Salieri somurtkan ve ilgisizdir. Rahip Salieri’nin Mozart’ı öldürmüş olabileceğine dair var olan söylentileri hatırlatarak, bunun doğru olması halinde Salieri’nin fani günahlarını itiraf etmesi gerektiğini söyler. Salieri, rahip “Tüm insanlar Tanrı’nın gözünde eşittir” diyene dek ilgisiz kalmaya devam eder. Salieri birden dönüp "Öyle mi?" diye sorar, ve Mozart ile olan ilişkisi hakkındaki o uzun "itiraf"ına başlar.

Salieri gençliğini, özellikle müziğe olan tutkusunu hatırlar. Ancak müzik eğitimi onun cahil ve sevgisiz babası tarafından engellenmiştir. Babası yemek yerken boğularak ölür ve bu “mucize” sayesinde Salieri “müzisyenler şehri” olan Viyana’daki 18. yy elit tabakasına katılma hayalini gerçekleştirme şansını yakalar. Salieri kariyerine koyu dindar, Tanrı korkusu olan ve müzik yeteneğinin dindarlığına mukabil bir Tanrı armağanı olduğuna inanan bir adam olarak başlar. Ve Mozart Salzburg Piskoposu Kont Hieronymus von Colloredo himayesinde ortaya çıkana dek, Avusturya İmparatoru II.Joseph’in saray müzisyeni olarak majestelerini memnun eder.

Saygısız, ahlaksız ama buna rağmen akıl almaz derece yetenekli olan Mozart, irade dışı ancak sürekli olarak Salieri’yi utantırır ve çalışmalarını aşağılar. 1781’de Mozart İmparator’la tanıştığında, Salieri Mozart’ı imparator'a, ona baya zahmet vermiş bir “Hoş geldin Marşı” ile takdim eder. Mozart ise bunu duyar duymaz anında bu parçayı çok az bir çaba ile “geliştirir” ve Salieri’nin bu “ucuz” parçasını Figaro’nun Düğünü’ndeki “Non più andrai”ye dönüştürür.

Salieri, müziğini büyüleyici bulduğu, fevri ve çocuksu Mozart’ın içinden yükselen Tanrı vergisi bu yetenek karşısında sersemlemiştir. Ancak Salieri’nin inancı giderek sarsılır. Artık, Tanrı’nın Mozart’ın yeteneğini kullanarak, onun müzikal vasatlığı ile zalimce dalga geçtiğine inanmaya başlamıştır.

Salieri’nin Tanrı ile olan bu mücadelesi Mozart’ın Viyanada’ki yaşam mücadelesi ve dalgalanmaları ile bölünür: müziğinin ilk duyulduğunda hissettiği gurur, İmparatorluk maiyetindeki İtalyanlar tarafından ikinci plana atılmasına duyduğu kızgınlık ve inanç yitimi, karısı Constanze ile olan mutluluğu, oğlu Wolfgang ve nihayet babası Leopold’ün ölümünde duyduğu derin yas. Mozart, ailesinin masrafları arttıkça, ama buna mukabil kendi kazancı azaldıkça, giderek çaresiz bir duruma düşer. Salieri Mozart’ın maddi sıkıntılarını öğrendiğinde, nihayet “Tanrı’nın yürü ya kulum” dediği kişi olma durumunu kendine bahane olarak kullanıp, en sonunda intikam şansının kendisine verildiğini düşünür.

Salieri Mozart ve Tanrı’dan intikam almak üzere ciddi bir plan yapar. Kendisini ona Leopold’ün hayaleti olarak gösterir ve genç besteciye önden bir avans verip, bestenin bitiminde de inanılmaz bir para teklif ederek bir ağıt (ölüm marşı – requiem mass) yazması için onu “görevlendirir”. Mozart gizemli patronunu ve onun gerçek amacını hiç bilmeden (parça bittiğinde onu öldürmek), belki de sanat yaşamının en büyük eserini, R minör Ölüm Marşını (Requiem Mass) bestelemeye başlar. Bu arada Salieri ise, arkadaşı ve meslektaşı olan Mozart’ın bu erken ölümü üzerine bestelediği eserin muhteşemliği karşısında kendisini hayranlıkla alkışlayan arkadaşlarını ve kraliyet üyelerinin hayalini kurar. Gerçeği yalnızca Salieri ve Tanrı bilecektir – yani Mozart’ın aslında kendi ölüm marşını bestelediğini ve Salieri çoktan hak ettiği ün ve takdire bu sayede kavuşurken Tanrı’nın bunu yalnızca seyrettiğini.

Mozart’ın maddi sıkıntıları ve babasının görevlendirdiği kişinin tekinsizliği, onu beste üzerinde çalışırken tükenme noktasına getirir. Constanze küçük oğullarını alıp onu terk ettikten sonra sağlığı giderek bozulur ve Sihirli Flüt’ün galasında sendeleyerek düşer. Salieri Mozart’ı evine götürür ve Mozart sahiden de çok hasta bir haldeyken onu çaktırmadan Ölüm Marşı üzerinde çalışmaya zorlar. Gece boyunca Salieri yazarken Mozart ona notaları söyler. O gecenin sabahında Constanze geri döner ve Salieri’yi kovar, ancak Salieri Mozart’ı bırakamayacağını söylerek bunu reddeder. Constanze Salieri’nin itirazlarına rağmen notaları kapalı bir yere kilitler ancak kocasını uyandırmaya gittiğinde Mozart ölür. Ölüm Marşı tamamlanamamış ve Mozart’ın bedeni Viyana’nın bir toplu mezarlığına gömülmek üzere iken, Salieri de tamamen çaresiz kalmıştır.

Film, Salieri tüm bunlardan oldukça sarsılan rahibe hikayesini anlatırken sona erer. Salieri, Tanrı’nın Mozart’ın dehasının bir damlasını bile onunla paylaşmasına izin vermeden onu öldürdüğünü ve kendisinin de “vasıfsızların azizi” olarak görevlendirildiğini söyler. Salieri artık kendi vasıfsızlığının rahibi olmuştur ve tekerlekli sandalyede götürülürken arkadaşlarını kutsar. Jenerik akmaya başlamadan evvel duyulan son ses ise Mozart’ın komik gülüşüdür.

Oyuncular

* F. Murray Abraham : Antonio Salieri
* Tom Hulce : Wolfgang Amadeus Mozart
* Elizabeth Berridge : Constanze Mozart
* Roy Dotrice : Leopold Mozart
* Simon Callow : Emanuel Schikaneder / Papageno
* Richard Frank : Baba Vogler
* Christine Ebersole : Katerina Cavalieri / Costanza
* Jeffrey Jones : İmparator II. Joseph
* Charles Kay : Kont Orsini
* Cynthia Nixon : Lorl, Mozarts'ın hizmetçisi
* Roderick Cook : Kont Von Strack


Kaynak: Amadeus (film - Wikipedia, the free encyclopedia)


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 12-11-2008, 00:44
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Standart

Aysel İnceoğlu'na, Mozart'a "müziğin şairi" derken (http://www.tuluyhanugurlu.com/pictur...beethoven.htmL) katılmıyorum (Ona göre Bach müziğin matematikçisi, Mozart şairi ve Beethoven da filozofu). Bana göre Mozart müziğin bilgisayarıdır. Müziğin matematikçisi Bach değil bence. Mozart'tır müziğin matematikçisi ve müziği resmen formülize edecek kadar manyak bir beyne sahip, belki de dünyaya gelen en "zeki" insanlardan biri.

Mozart en favori bestecim olacak biri değil. Ama onun bu dehasına hayran olmamak da elde değil. Ben bir Mozart uzmanı değilim, ancak benim bildiğim, Mozart'ın insanı ciddi bir hüzüne garkeden tek eseri Ölüm Marşı'dır. O marşın notaları sadece aklıma gelince bile, sırtım Bach'ın ya da Heandel'in o bemolün hüznünde boğulan müziklerinden dahi daha keskin ve çok daha farklı bir şekilde ürperiyor. Bu nasıl bir zekadır ki, insanı kulağından tuttuğu gibi o ürpertinin, ölümün o soğukluğunun, hele bir de zamanın çaresizliğinin ve o adamın yaşamında hissettiği o "varken yok"luğun içine ööylece fırlatıp atıveriyor... ??

Peter Shaffer'a hayran olunmayacak gibi değil. Sen git, adamın tüm oluşunu ve hayat hikayesini okuyup hatmet, üzerinde kimbilir ne kadar zaman kafa yor, adeta ona kilitlen ve sonuçta işte böyle bir şey kurgula... Ve Forman da gitsin, bunu belki de olabilecek en güzel şekilde çeksin, görsele döksün ve sonsuzlaştırsın... Elbette filmin Mozart'ın müziği gibi son derece kuvvetli bir desteği var. Tanrı vergisi bir yetenekle donanmış ancak acımasız dünya düzenindeki baskı karşısında varken yok olmuş bir adamın, ve karşısındaki açmazlarla, korkularla dolu ve dünyevi hayatı zehir eden emsallerinin çok başarılı bir örneği olan diğer şahsiyetin yorumlanması oldukça başarılı.

Film arşivimi kurarken pek dışarda kalmayacak filmlerden biridir bu Amadeus... Nam-ı diğer "Wolfie!!".
__________________
Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (12-11-2008 Saat 00:46 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 12-11-2008, 00:48
greenalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eppur si muove
 
Üyelik Tarihi: 09-06-2008
Nerden: olympos / beşiktaş
Yaş: 23
Mesajlar: 128
Standart

taksim akm deki büyük salon'un o muhteşem atmosferinde 2 yıl önce izlemiştim bu oyunu. filmi izlemedim ama tıpatıp aynı olduğunnu sandığım oyun hayatımın en büyük tiyatro deneyimini yaşatmıştı bana o en ucuz 2. balkon koltuğunda 4 ytl -sanırım- ye... .d
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
amadeus


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:43 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info