|
|
 |
|

19-10-2008, 21:10
|
 |
solus et moriturus
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 1,885
|
|
Le Huitième Jour - (Sekizinci Gün)
Le Huitième Jour - (Sekizinci Gün) (1995)
Yönetmen ve Senaryo: Jaco van Dormael
Oyuncular:
Daniel Auteuil (Harry) , Pascal Duquenne (Georges) , Miou-Miou (Julie) , Henri Garcin (Banka müdürü) , Isabelle Sadoyan (Georges'un annesi) , Michele Maes (Nathalie) , Fabienne Loriaux (Fabienne)
Alıntı:
|
ekşi sözlük´isimli arızadan alıntı
georges "down sendromu" hastası bir gençtir, kendisi gibi onlarca hastayla birlikte bir klinikte kalmaktadır. down sendromu hastaları moğollar*'a benzediği için moğolistan'da doğduğuna inanmaktadır. karıncaların yürüyüşünü, kesik çimenlerin ağlamasını, rüzgarın saçlarını gıdıklamasını, bir de aynı klinikte kendisi gibi hasta olan nathalie'yi sevmektedir. hayal mi gerçek mi olduğunu bilmediği anlarda annesi ve şarkıcı luis mariano ile konuşmaktadır. annesi yıllar önce ölmüş olmasına rağmen bazen bunu unutabilmekte, en çok da annesinin yanına evine dönmek istemektedir.
harry, büyük bir bankada kapitalizmin hileleri, müşteri ilişkileri üzerine dersler veren orta yaşlı, ciddi ve gayet yoğun bir adamdır. modern insanın "çark" içerisinde düştüğü yabancılaşma ve kariyer hırsı yüzünden eşini ve çocuklarını ihmal etmiş, eşi de bu duruma çocukları alıp ondan uzaklaşmakla cevap vermiştir. hatta harry bir iki günlüğüne yanına gönderilen çocukları istasyondan almayı unutacak kadar ailesinden uzaklaşmış, çocuklar kendi başlarına annelerine geri dönmüştür. eşinden özür dileme, çocuklarını tekrar görebilme çabaları sonuçsuz kalan harry, bu "çökme" durumuyla iş hayatında problemler yaşamış, sorunlu bir adama dönüşmüştür.
|
Film bu iki karakterin karşılaşması ve birlikkte geçirdikleri zamanda georgesin harryin ve bizim hayatımıza kattıgı şeylerle örülü.Sekizinci gün o kadar sade ve güzel bir film ki bunu sağlayan Pascal Duquenne (Georges) sanırım.
Film başlanğıçtaki repliğin benzeriyle biter; yalnız tek farkla .
Sekizinci gün Georges'u yarattı. Ve iyi birşey yarattığını gördü...
Uzun zaman olmuştu izleyeli , benzersiz bir filmdir.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

20-10-2008, 13:38
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
Şahane bir filmdir.Çok az filmden bu kadar etkilenmiştim.
Hatırlattığın için teşekkürler duarden ..
Yeniden izlemek farz oldu..
Birde ben down sendromu ve otsitik çocuklara karşı tuhaf bir ilgim var..
çok temizler, ama çoookk...
__________________
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

21-10-2008, 13:02
|
 |
Mournful Daisy
|
|
Üyelik Tarihi: 26-02-2008
Nerden: kurumuş dallar arasından düşen bir yaprak nerdeyse..
Mesajlar: 270
|
|
bu filmi beş kez seyrettim.. ve hala da seyredebilirim..duygusallığın ender rastlanan bir şekilde seyredene yansıtılması filmi mükemmel yapıyor..teşekkürler hocam.. )
__________________
"Vous pos Lome je, en tant que mon amour,Mais cependant, merci de vivre I' amour je"
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:14 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|