Tür : Fantastik / Dram
Gösterim Tarihi : 4 Mart 2005
Yönetmen : Anders Rønnow Klarlund
Senaryo : Anders Rønnow Klarlund , Naja Marie Aidt
Görüntü Yönetmeni : Kim Hattesen , Jan Weincke
Müzik : Jørgen Lauritsen
Yapım : 2004, Danimarka / İsveç / Hollanda / Norveç / İngiltere , 85 dk.
Oyuncular
Jens Arentzen , Samantha Bond , Rasmus Botoft , Marina Bouras , Julian Glover , David Harewood , Ian Hart , James McAvoy , Catherine McCormack
Hebalon İmparatoru dramatik bir ölümle hayatını kaybedince tahta oğlu Hal Tara gelir. Hal Tara'ya kalan ilk miras ise babasının ölümünün intikamını almaktır.
Babasının düşmanları, Zeritler, tarafından öldürüldüğüne inandırılan Hal Tara köle kılığına girer ve çocukluk arkadaşı savaşçı Erito ile büyük bir yolculuğa çıkar. Bu amansız yolculukta kendilerini bekleyen macera Hal Tara'nın kendisini tanımasını sağlar. Savaşla dostluğu, sevgiyle nefreti ve yaşamla ölümü öğrenecektir.
Danimarkalı yönetmen Anders Ronnow Klarlund'ın İpler'inin en büyük özelliği, bugüne kadar çekilmiş ilk uzun metrajlı kukla filmi olması.
İpler kimin elinde?
Hebalon imparatoru intihar eder. Fakat kardeşi bu intiharı bir cinayet gibi göstererek, onun yerine tahta geçecek olan oğlu Hal Tara’nın Zeritlere bir savaş açmasını sağlamayı planlar. Uzun vadede amacı, genç prensten de kurtulup tahtı ele geçirmektir.
Danimarkalı yönetmen Anders Ronnow Klarlund’un filmi İpler (Strings), tam da o coğrafyadan çıkmasını bekleyeceğimiz bir tür Hamlet öyküsü. Dolayısıyla Yunan tragedyalarından da besleniyor. Fakat tek bir farkla: İpler, bir kukla animasyon filmi.
Hem de öyle bir animasyon ki, kuklalar kendilerini kontrol eden iplerin farkındalar. Filmin açılışında imparatorun intihar etmek için başını kontrol eden ipi kesiyor olması ve kuklaların kendilerini kontrol eden ilahi güç olarak ipleri sürekli zikretmeleri, bir kukla filminin üretebileceği belki de en dahiyane fikir gerçekten. Burada sadece eşyaya dair yapı bozumcu bir yaklaşım değil, filmin kaçınılmaz bir görsel unsurunun dramatik yapı içine yerleştirilmiş olması ve bunun üzerinden hem dini hem güncel referanslar sağlanması da söz konusu. Bu fikrin ne denli heyecan verici olduğu su götürmez bir gerçek.
Ayrıca, görsel açıdan bunun da ötesinde bir zenginlik barındırıyor İpler. Sanat yönetiminden ışık çalışmasına ve renk tercihlerine kadar gerçekten son derece titiz bir iş karşımızdaki.
Ama tabii tahtadan oyuncuların dramatik sınırları malum ve yönetmen de bu durumun farkında. Onların yüzlerinden alamadığı duyguları çıkarabilmek için başka ögelere yüklenince de karşımıza abartılı bir müzik, ağdalı diyaloglar ve neticede koyu melodram bir senaryo çıkıyor. Görselliği kadar modern bir içerik bekleyenler için bu durum biraz antipatik olabilir belki ama eldeki malzemenin doğasının bunları gerektirdiğini kabul etmek gerek.
Filmin belirtmeden geçemeyeceğim bir başka okuması da ‘vaat edilmiş topraklar’ teması üzerinden İsrail-Filistin meselesine dair olabilir pekala. Hatta filmin, başlangıçta vahşi öteki gibi konumlanan ‘renkli’ halkın açıkça tarafını tuttuğunu ve bu açıdan bizim seyircimizle bir temas noktası taşıdığını da söyleyebiliriz.
Nihayetinde, barış mesajları ve çarpıcı görselliğiyle, izlenmeyi hak eden bir film İpler. İzlemeye vakit ayırdıktan sonra beğenmemeniz pek olası değil hatta…