Alıntı:
Konuyu bölmeyin tabi...
Erkeklere ait bir mekan haline gelmiş çoktan. Safi savunma ve sıfır anlama yaklaşımı.... "Neden?" sorusu asla yok...
|
Straw-man diyor İngilizler bu yazdıklarına, dilersen ''safsata klavuzu'' diye arat nette ve gör. Anlama... demişsin de... Şu konuda doğrudan benim ve diğer arkadaşların düşüncelerine yanıt vermektense ''duygusal hezeyanlarınla'' konuyu saptıran ve deyim yerindeyse hayaletlerle dövüşen sensin. Bizler diyoruz ki bu konu önce ''kadın/erkek'' farklılığı/benzerliği paydalarıyla değil ''birey/insan'' ortak paydası çerçevesinde ve hak/özgürlükler bağlamında ele alınsın. Kadın önce bir insan, sonra da bir birey olarak herkesin varolması gerektiğine inandığımız temel hak ve özgürlüklere sahip olmalıdır. Kadının sırf kadın olmasından dolayı ayrımcılığa maruz kalıp şiddet görmesi, temelde hak ve özgürlüklerinin ihlalidir. Peki, bunda yanlış olan ne? Sen hak ve özgürlüklerinin farkına varıp onu hukuksal/düşünsel zeminde savunacağın yerde hayaletlerle savaşmayı seçiyorsan benim sorunum ne?
Alıntı:
|
Hepiniz hayatı kitaplarda öğrenmişsiniz maşallah... Kocalarınca katledilen kadınlara bakıp bakıp sonra o resmini koyduğunuz yavruya çeviriyorsunuz değil mi gözlerinizi...
|
Alakana kurban olayım senin, safsataya bak hele. Şöyle de denilebilirdi mesela... Hepimiz afrika'daki aç ve yoksullara bakıp gözümüzü ''dönere, kebaba ve midye tavaya'' çeviriyoruz

Wat? Ne alaka?
Herhangi bir kadını güzel, çekici hatta olağanüstü bulmam beni kadın düşmanı mı yahut da kadınları sürekli o vasıflarıyla düşünen biri mi yapıyor?
Kadın hak ve özgürlükleri noktasında ''anne, bacı, kardeş'' mitoslarına hapsedilmiş bir yaklaşım tarzının iki yüzlülük ve sefilliğine mi adamalıyız kendimizi?
Alıntı:
Düşman, ha?
Az bile gelebilir.
|


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...