Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..



Filozofların Ölümü

Felsefe içerisinde Filozofların Ölümü konusu: Pierre Louis Dumesnil Descartes İsveç Kraliçesi Christina'ya ders verirken Filozofların hayatları için bu kadar yeter. Epikurosçulara göre ölüm bizim için hiçbir şeydir - bu görüşe rağmen çalışmanın bütünlüğü açısından aşağıdaki ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 17-02-2007, 07:40
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Crash Down Champion, Gyroball Champion, Alien Invasion Champion, Penguin Bashing Champion, Sharpshooter Champion, Skeleton Park Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Yeti Sports 1.5 Champion, KickUps Champion, Yankee Go Home Champion, Canyon Glider Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,064
Blog Başlıkları: 6
Standart Filozofların Ölümü



Pierre Louis Dumesnil
Descartes İsveç Kraliçesi Christina'ya ders verirken

Filozofların hayatları için bu kadar yeter. Epikurosçulara göre ölüm bizim için hiçbir şeydir - bu görüşe rağmen çalışmanın bütünlüğü açısından aşağıdaki tuhaf felsefi ölüm listesini veriyoruz.

EMPEDOKLES'in ölümü hakkında iki görüş vardır. Birine göre kırık bir bacak nedeniyle öldü, diğerine göre bir tanrı olduğunu kanıtlamak için Etne yanardağının kraterine atladı. Bunun nasıl bir kanıt oluşturacağı ise kayıtlı değil.

HERAKLİTUS, insanlardan nefret ettiği için dağ başına kaçtı ve burada ot ve sebzeyle beslenmekten vücudu su topladı. Doktorlar bu durumun tedavi edilemez olduğunu söyleyince kendi tedavisini kendisi yapmya kalkışıp bütün vücudunu baştan aşağı gübreyle kapladı ve açık havaya çıktı (belki de kimsenin onu evine alamayacağı için). Tarihçi Diogenes Laertius'a göre, "üzerindeki gübreyi temizleyemedi ve böyle tanınmaz halde köpekler tarafından parçalandı". Köpekler tanısaydı belki de yapmazlardı.

Bir Atina hapishanesinde baldıran zehirinden ölen SOKRATES'ten bahsetmeye gerek yok çünkü herkes bilir bunu, ama eğer biri size bundan bahsedecek kadar talihsizseniz o zaman Plato'nun Paedo adlı yapıtında tanımladığı Sokrates'in ölümü ile baldıranın bilinen etkileri arasında bariz bir tutarsızlık kaydettiğinizi söyleyin: yani biri yalan söylüyor.

PYTHAGORAS kendi aşırı vejeteryanizminin kurbanıydı. Tatminsiz bir kaç müşterisinin kovalamasıyla bir fasulye tarlasına geldi, fasulyeleri ezip kaçacak yerde, durduğu noktada kaldı ve öldürüldü.

STOWACI CRINIS (Stoacılık, dünya olaylarına karşı kayıtsızlık ve ağırbaşlılık sergilemesiyle belirlenir) bir farenin çığlığından korkarak öldü. Stoacı felsefe bunun üzerine hiç gitmedi.

Diğer yandan STOACI CHRYSIPPUS kendi korkunç şakalarından birine gülerken öldü. Hikayeye göre yaşlı bir kadının eşeği filozofun elbiselerini yemiş, filozof da kadına şarap verip, "Bari bir yudum şarap ver de elbiseleri yıkasın," demiş. Chrysippus bunu anlatmış, sonra gülmekten katılıp yere düşmüş. Sonra ölmüş. Böyle bir mizah duygusu karşısında 700 kitabından hiçbirinin kalmamış olmasının iyi bir şey olduğunu düşünmek affedilir bir suç sayılır.

DIYOJEN'in üç yoldan biriyle ölmüş olması gerekir.

1.) Nefes almaya tenezzül etmeyerek.
2.) Çiğ ahtopot yemekten ciddi hazımsızlık.
3.) Köpekleri arasında çiğ ahtopot bölüştürürken ayağından ısırılmaktan.

Antik dönemden sonra felsefi ölümlerin kalitesi önemli oranda düşüyor, Ama AQUINAS'ın, kendinden önce Epicurus'un da öldüğü gibi, lavaboda öldüğünü söylemek belki iyi olur.

FRANCIS BACON bir tavuğu karda dondurmaya çalışırken yakalandığı zatürreden öldü. Belki de şimdiye kadar, yiyip ölmek karşısında, uygun yiyecek ararken ölen tek adam.

Ve son olarak sabahları çok erken kalkmaktan ölen DESCARTES'ın talihsizliği. İsveç kraliçesi Christina'nın sarayına davet alınma şerefine erişti, kraliçenin günlük eğitim istediğini dehşetle öğrendi, ancak kraliçenin tek boş vakti sabah 5'ti... Zorlanmak öldürdü onu.

Blöfçünün Rehberi: Felsefe, Jim Hankinson (Teksas Üniversitesi Felsefe Profesörü)


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 17-02-2007, 07:48
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Crash Down Champion, Gyroball Champion, Alien Invasion Champion, Penguin Bashing Champion, Sharpshooter Champion, Skeleton Park Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Yeti Sports 1.5 Champion, KickUps Champion, Yankee Go Home Champion, Canyon Glider Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,064
Blog Başlıkları: 6

Descartes'e gelince İsveç kraliçesi kendisine felsefe dersleri vermesi için Descartes'i Stocholm'e davet etti. Descartes daveti kabul eder fakat Kraliçe Christina derslerin haftada üç gün ve sabah saat 5'te verilmesinde ısrar eder. Dersler ise 5 saat civarı sürüyordu. Erken kalkmak ve İsveç'in sert kış havası bir araya gelince Descartes ciddi biçimde hastalanarak zatürreden ölür.

Empedokles ise bir efsaneye göre tanrı olduğunu ıspatlamak için bir yanardağın kraterinden atladı.

Herakleitos için de kesin kanıt olmadığını fakat yukarıda yazılanın doğru olduğunu sanıyorum. Okuduğum bir kitapta benzer şekilde tasvir edildiğini hatırlıyorum.

Eski Yunan'da bir çok filozofun vejeteryan olduğunu da biliyorum. Hatta bu bir saplantı haline gelmişti. Pythagoras'da bunlardan biridir.

Günün birinde Büyük İskender DIYOJEN(Diogenes)'i yaşadığı fıçının içinde ziyaret etmeye gelir. Bütün dünyanın hakimi olan kendisinden bir dileği olup olmadığını sorduğunda Diogenes'in yanıtı "Evet, Gölge etme başka ihsan istemem" olmuştur. Bu dünyanın değerlerini redderek köpek gibi yaşamayı seçen Diogenes hakkında az çok fikir sahibi olanlar nefes almaya tenezzül etmeyecek kadar deli(yoksa akıllımı!) olduğunu bilir.

Bacon, ise bronşitti. Karlı bir kış mevsiminde bir deney yapmak için tavuk aldı. Kestirdiği tavuğun içini hemen karla doldurdurarak soğuğun eti kokmadan ve bozulmadan koruyup koruyamayacağını öğrenmek istiyordu. Bu deney yaşamına mal oldu. Bronşiti Zatürre'ye çevirerek öldü.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-07-2008, 01:50
loszeit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
efendisiz
 
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 170

Felsefenin 'sonuna ulaşma' düşüncesi bakımından, filozofların (felsefe yapan ve yazan kişilerin) ölüm anlarında ilginç ipuçları bulabiliriz. Bunlarda, ucu açık bir süreci sona erdirmenin verdiği rahatlama gibi, ya da, (tersine, ama aynı anlamda) sonu gelmeyecek bir sürecin artık bitmesinin verdiği dinginlik gibi yaşantılar görebiliriz. Bu açıdan, bir tür huzur, hatta neşe, sevinç bile görülebilir bu ölüm anlarında.

Sokrates, baldıranı kendisi diker kafasına. Hoşsohbet, biraz da muzip bir havadadır. Gitmek üzere yüzünü kapamışken, yeniden açar, sağlık tanrısı Asklepios'a bir horoz burcu olduğunu hatırlatır dostu Menon'a. (Nietzsche'ye göre, bu sözler, Sokrates'in, yaşamı bir sayrılık; ölümü de bundan sağalma saydığını gösteriyor.)

Hume şakacıdır son demlerinde. Adam Smith'in anlattıklarına göre, ölüm kayığına binişini geciktirsin diye Kharon ile pazarlığa girişir. Kharon'un ağzından kendine verdiği yanıtlar, sonunda, "Bu işin sonu yok Dostum; haydi, bin artık kayığa" 'rica'sına, sonra da 'küfür'lere gelip dayanır.

Kant, hiçbirşey olmayacakmış gibi davranır; gücü tükenene dek, dizgesinin tamamlayıcısı olacak en son yapıtını yazmayı sürdürür. Yalnız, arada, her bahar gelip penceresinin önünde öten çitserçesini özler; Pirene dağlarının doruklarındaki soğuğu düşünüp, "küçük kuşum artık hiç gelmeyecek" der, hüzünlenir. Yapıt tamamlanmadan (çitserçesi de gelmeden) önce, "bir mum gibi", söner.

Nietzsche'nin fiziksel ölümü de Kant'ınki gibi sessiz sedasızdır -ama, tinsel ölümü sırasında, bir piyanoyu yumruklarıyla, dirsekleriyle döverek bağıra çağıra şarkı söyler. En son yazdıkları ise, buram buram ölüm özlemi kokan bir dizi coşkun şiirdir.

Wittgenstein ise, ölüm anında, öğrencilerine aktarılmak üzere (ve onlardan en azından birini de derin bir hayrete düşüren) sözü söyler: "...harikaydı yaşamım".

Oruç Aruoba, de ki işte, ss.120-121.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 25-07-2008, 14:10
nitimur in vetitum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
arıza tespit edilemedi...
 
Üyelik Tarihi: 19-12-2007
Nerden: bursa
Yaş: 22
Mesajlar: 146

çok güzel ve ilginç bilgiler elinize saglık...


aşk çabalamadan yaşanmaz,felsefe saçmalamadan yapılmaz...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
olumu, filozoflarin


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:47 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info