|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Kadın filozoflarFelsefe içerisinde Kadın filozoflar konusu: Kadin Filozoflar...
Yazar TurkFelsefesi
26 04 2007
Antik Çağ’dan Rönesans’a kadar bütün tasvirlerde felsefeyi bir kadin simgeler “SOPHIA” -- bilgelik Tanriçasi.
İlk kez tek tanrılı dinler ortaya koydugu simgelerle kadınları ...

19-12-2007, 02:20
|
 |
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 15-12-2007
Nerden: bursa(mugla)
Yaş: 24
Mesajlar: 86
|
|
Kadın filozoflar
Kadin Filozoflar...
Yazar TurkFelsefesi
26 04 2007
Antik Çağ’dan Rönesans’a kadar bütün tasvirlerde felsefeyi bir kadin simgeler “SOPHIA” -- bilgelik Tanriçasi.
İlk kez tek tanrılı dinler ortaya koydugu simgelerle kadınları bilgeliğin dışında bırakmış ve “sadece erkeklerle tanrı anlaşma yapar, sadece erkekler, tanrı ile insanlar arasında aracı olabilir” denmiştir.
Aynı şey Batı Felsefesinde de geçerliydi. Neredeyse kadınların sözü bile edilmezdi. Metzler 1989’da hazırladığı 300 biografik yapıt içinde sadece 6 kadın düşünüre yer vermiştir. Bunlar : Hannah Arendt, Simone de Beauvoir, Hildegard von Bingen, Agnes, Heller, Rosa Luxemburg ve Margaret Mead’dir.
Kadın ve kadın düşüncesi Antik çağdan günümüze geldikçe daha az değerli görünüp kimse kadın filozoflardan alıntılamıyor, hiç bir felsefe ya da bilim tarihi bu düşüncelerden ve yazarlarından artık söz etmiyordu (Tielsh, 1984)
Felsefe tarihinde kadınların gözardı edilen çıkışlarına, yapıtlarına bir göz atarsak, Karl Marx, Hegel, Kant gibi felsefe sistemleri kurmuş kişilerden hiç de geri kalmadıklarını görürüz.
Mesela, Sosyalis Programı (Arbeiterunium, 1843) ilk olarak ortaya Flora Triston tarafından atılmış olmasına rağmen dikkate alınmamıştır. Onun bildirisi Karl Marx’ın Komünist Manifesto’sundan 5 sene önce yayınlanmış ve Marx’tan 10 kez daha fazla baskıya ulaşmıştı.
Almanya’da felsefe tarihinin mistik kadın Hildegard von Singen ile başladığını hiç bir ansıklopedi yazmaz. Felsefe tarihinde “unutulmuş” başarıların ve yanlış yükselmelerin listesi oldukça fazladır.
Mesela, Sokratik diyalogların aslında Aspasia tarafından kurulduğu, Anne Conway’ın Leibniz’i etkileyen Monadlar öğretisinin mimarı oldugu, Montaigne’den çok önce Teresa von Avila’nın ilk felsefi-yazınsal denemeleri yazdığı hep “unutulur”.
Felsefe tarihi boyunca çoğu erkek düşünürler kadınları hep sınırlayıcı, hatta - aşalayıcı sözcüklerle alan dışı bırakmaya çalışmışlardır. Aristotales’e göre “kadınlarda ruh bulunmadığı”, Kant’a göre “kadınlarda akıl yeteneğinin eksıkliği”, hatta Fichte’e göre “kadınların duygularının sınırlarını saptamak” gibi yaklaşımları hep görürüz.
Socrates, Leibniz, Erasmus von Roterdan, John Stuart Mill dışında, kadınlarda özgün bir düşünce görebilmek diğer düşünürlere göre düşünülebilir bir şey değildi. Erkek filozoflara göre düşünce erkeklerle, duygu ise kadınlarla özdeşleşmişti.
Filozof kadınların hayatları ve yapıtları üzerindeki tartışmalar, onların çok kez cinsellikle ilgili dedikodulara karşı korunmasız olmaları yüzünden daha çok güçleşmiştir.Aspasia’ya karşı Antik yazarların iftiraları ile (tanrıtanımaz, aracılık, çok eşlilik gibi) başlayarak Isolta Nogarola’ya yapılan ensest karalamasından, “bilimsel leydiler”, “mavi çoraplılar”, “erkek kadınlar” olarak adlandırmalar hep filozof kadınlara, düşünen ve düşündüğünü belli eden kadınlara gelmiştir.
“Acayip” olarak görülen, “zeki fakat kısır”, “soğuk”, “hetare (fahişe)”, “femmes fatale (felaket kadınları)” yakıştırmalarına maruz kalan filozof kadınların çoğu tam aksine çok kez bilinçli bir namus düşkünlüğüne ve geniş ölçüde “erkeksiz” hayatı seçip yalnız yaşadılar. Bunda bir başka etken de, “ kadınların eğitim görmesine ancak evlenmeden önce izin veren toplum görüşüne” uydular.
Yeni çağ’in baslangicina kadar evli ve çocuklu, yani anne olan bir kadının bilimsel çalışma yapması hemen hemen düsünülemez bir seydi.
Yorumlar
|

19-12-2007, 20:37
|
 |
is god and unhappy
|
|
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
|
|
|
Kadınlar düsünmek için değil,Düsünülmek için yaratılmıslar bence.Nazıma o siirleri kim yazdırdı mesela.Felsefenin can damarı dialektiği kimin varlığı kendinden yarattı

her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
|

19-12-2007, 21:00
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 21
Mesajlar: 434
|
|
|
Napolyona katılıyorum..
|

27-02-2008, 03:29
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Sohbetin içkiyle koyulaştığı ve biraz da yamuklaşmaya evrildiği bir teras gecesiydi.
Asker emeklisi bir beyfendi vardı, o gece ilk kez tanışıyordum kendisiyle, eşi ve kızı da vyanındaydı. İlk girdiğim ortamlarda önceden tanımadığım insanlar varsa biraz sessiz kalır ve insanları dinlemeye çalışırım. Dostum beni meslek olarak şairdir diye tanıtınca hem estağfurullah dedim hem de biraz bozuldum açıkçası; laf oradan sonra kadından şair olur mu'ya döndü, kadından sanatçı filozof olur mu'ya kadar uzadı. Hiç unutmam asker emeklisi bu zât yayvan bir ağızla; "Kadın şiir yazdırır ûstadım, şiir yazamaz" demişti. Çok derinliksiz ve çirkin bir kelam olduğunu söyledim ve bin kez pişman oldum o insanla aynı masayı paylaşmaktan. Ardından yakın bir zamanda aynı dostum Sopho'yu armağan etti bana, iki bin yıl öncesinin bir kadın ozanının kitabını.
Sitede bu minvalde bir konu tartışılmıştı; orayı da okumasını dilerim burayı okuyacakların.
Metni ekleyen arkadaş kaynak hususunu pek araştırmamış sanıyorum, makale Özgür Pencere'de yayımlanmış, Şebnem Sema Tuncel adıyla; Ozgurpencere :: ÖZGÜR YAZILAR » 1 » ANTİK ÇAĞ VE KADIN YAZINI
Böylesi metinlerin bölünüp, parçalanıp bu şekilde sunulmasından keyf almıyorum.
|

28-02-2008, 01:49
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 38
Mesajlar: 1,011
|
|
Alıntı:
|
"Kadın şiir yazdırır ûstadım, şiir yazamaz" demişti. Çok derinliksiz ve çirkin bir kelam olduğunu söyledim ve bin kez pişman oldum o insanla aynı masayı paylaşmaktan.
|
bir pişmanlık daha yaratmayacaksa söylemek isterim...şiir yazan kadına sevişmek,şiir yazdırana sevilmek yakışır...
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!!
Кызыл Багэр
|

28-02-2008, 03:39
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Alıntı:
Sosyopat´isimli arızadan alıntı
bir pişmanlık daha yaratmayacaksa söylemek isterim...şiir yazan kadına sevişmek,şiir yazdırana sevilmek yakışır...
|
Önermenin değerli olabilmesi için kabul edilebilir önerme olma kıstasından haberdarsınızdır sanıyorum Sosyopat.
Şiir yazan kadına sevilmek yakışmaz, şiir yaz(a)mayan kadına da şevişmek yakışmaz türü populist ve manasız bir önermeye döner sizinkisi. İmgeyi sevemedim bu kez...
Pek geniş bir mevzu, bunu "kadın filozoflar" türü üstelik de kırpma bir metnin altında yapmak durumunda olmak üzer beni. Uzatmadan söyleyeyim söyleyeceğimi; kadına biçilen bu tür "onurlandırıcı" kıvamda metaforlar egemenlerce sınırları konmuş surların içinde yankılana yankılana karanlığa karışır umuyorum. Diğer forumda da belirtmiştim, yineleyeyim, edebiyat/felsefe gelenekten beslenir, öykü ülkemizde ne denli cılız bir edebî dalsa, şiir de o denli gürbüzdür; yazıdan evvel şiir vardı, önce söz, söz, söz...Hal böyleyken aynı gelişim sürecine tabi olamamış aynı türün iki farklı cinsin "başarı" ve "tanınmışlık" manasında aynı kulvarda değerlendirilmeye alınması istatistiğe de mantığa da terstir. Sanat "güzel"i yansıtır/filtreler; eril tarih güzelliği ilk elden kadına "bahşederken", ikincil elden doğanın yansıtılmasını kadına yasaklamıştır; yasağı delen birkaç kadın filozof, birkaç kadın ozandan bahsedebiliyorsak, onların yaşamları da çoğunlukla ya yalnız ya da eril/aristokrat bir yaşam biçiminin getirisidir.
Ve temennimi yineleyeyim; organsız bir bilim-felsefe-sanat-edebiyat dünyası dileklerimle....
|

28-02-2008, 08:24
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 38
Mesajlar: 1,011
|
|
Alıntı:
|
populist ve manasız bir önerme
|
ben...duvara yazamammı?. hem...önerme değildi sevgili maria azcıkta kişisel tecrübe diyelim...sonuçta bu konuda bir karşı cins olarak sizden deneyimliyim...dimi
Alıntı:
|
organsız bir bilim-felsefe-sanat-edebiyat dünyası dileklerimle
|
ve evet burada bi dolu hak veriyorum size...kelimeler organdan çıksın,organlar kelimelerden değil...
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!!
Кызыл Багэр
|

28-02-2008, 09:56
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Vallahi bu "tecrübe" çalımıyla bana fazla söz bırakmamışsınız Sosyopat...)
Kaç şair var ki bir de hangisinin sevişgen hangisinin sevilmeye layık olduğunu tecrübe ettiniz demeyeceğim velakin bu saatten sonra özelden yazışmaya devam etsek iyi olacak gibi, konuya pek bir katkıda bulunabileceğimizi zannetmiyorum
Duvara mı, neden olmasın, ama benim duvarıma da yazı yazıyorsunuz, ben de üzerine çiçek böcek çizebilirim değil mi... 
|

28-02-2008, 10:00
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 38
Mesajlar: 1,011
|
|
Alıntı:
|
Kaç şair var ki bir de hangisinin sevişgen hangisinin sevilmeye layık olduğunu
|
ortada değillerki sevgili maria...zulalara bakınız...günışığına değmemiş gece sarhoşu ne şair(e) ler vardır...onları görmek değil,hissetmek gerek...nefes nefese...
ok...çıktım konudan : ))
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!!
Кызыл Багэр
|

28-02-2008, 13:20
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
|
işte beyinleri ve şeyleri arasında acayip bir bağlantı kuran insan kişilerinin sarfettiği acınası sözler...
kimilerinin ki tipik hazımsızlık durumu..,sırf bu kısıtlamalar ,odunsu düşünceler yüzünden nice kadın harcanıp gidiyor her bir diyarda..
sevgiler..
yazmazsa ölür kişilik
not:sözüm tam olarak kadından şair olur mu diyen
ve benim kendileriyle ilgili hiç iyi niyet beslemediğim
va hatta hatta kulaklarından çekip burunlarını kapılara sıkıştırmak istediğim
müsvedde kişiler için kullandım..hoş onları karalayıp atmak en iyisidir lakinn herkesi bir kez adam yerine koymakta fayda görüyorum..fayda..faydacılık... aaa böyle bir akım vardı değil mi?
ben gidim gogıldan bakayım kendisine..
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Konu Lilith tarafından (28-02-2008 Saat 16:36 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Kadın..
|
CiNYoRiTa |
Medresetul Lugat |
45 |
31-05-2011 13:15 |
|
kadın
|
napolyon |
Felsefe |
7 |
09-07-2010 07:00 |
|
o kadın
|
Lilith |
Film Arşivi |
13 |
20-08-2008 22:19 |
|
8 Tip Kadın
|
silent |
Komik Çizgiler |
9 |
04-07-2007 05:40 |
|
Bilgisayar ve Kadın
|
sea4ever |
Komik Çizgiler |
0 |
10-02-2007 02:16 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:41 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|