|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
ruh sahiden var mı?Felsefe içerisinde ruh sahiden var mı? konusu: sonsuza kadar tarşıyor ve tartışacaksak var olduğunu kabullemek zorundayız....

20-12-2007, 16:38
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-12-2007
Mesajlar: 1
|
|
|
sonsuza kadar tarşıyor ve tartışacaksak var olduğunu kabullemek zorundayız.
|

20-12-2007, 18:57
|
 |
Ağır Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Nerden: İzmir
Yaş: 22
Mesajlar: 24
|
|
Tanrıya inanan kesimin bence en büyük hatası bu.İnananlar nedenini anlayamadıkları olayları hemen doğaüstü güçlere bağlıyorlar.Eski Mısırda insanlar anlayamadıkları olayları hep tanrılara bağlarlar bu nedenle kendilerine birsürü tanrılar yaratırlardı örneğin adamlar yağmurun nasıl yağdığını anlayamıyor.Yağmur tanrısı nem tanrısı uyduruyorlar.Onlarda da şimdi bana söylediğiniz gibi madem yağmur tanrısı yok bu yağmur nasıl yağıyor neden biz kendimiz istesek yağdıramıyoruz diyorlardı bu şekilde tanrılarını savunuyorlardı.Tabi o zamanlar yağmurun nasıl yağdığını bilende yok cevap veremeyip sus pus kalıyordu inanmayanlar.Güneşin nasıl ısı yaydığını nasıl doğduğunu nasıl battığını anlayamıyorlar güneş tanrıçası uyduruyorlar ve bu şekilde anlayamadıkları olayların nedeni olarak her zaman tanrıları gösteriyorlar.Ama artık herkes biliyordur güneşin nasıl ısı yaydığını neden doğup neden battığını.Bizimde şu an canlı organizması yapamamış olmamız daha doğrusu yapamamış bile olsak yapamayacağımız anlamına gelmez şu an belki yapay canlı yapabilecek bilgimiz yok ama mutlaka olucak ayrıca uzmanlara göre şu anda yapay canlı ruh koyulamadığı için değil dna nın şifresi çözülemediği için yapılamıyor.İnsanoğlunun mağarada yaşadığı dönemde beyninin %1 inin bile kullanamazken şimdi insanlar çok daha büyük bir kısmını kullanabiliyorlar anlatmak istediğim insan beyni sürekli ilerliyor sürekli gelişiyor geliştikce insanların çözemedikleri anlayamadıkları olaylar aşılıyor.Son olarak tekrar canlı yaratma olayına gelirsek Laboratuar Ortamında Yapay Canlı Üretildi - Genckolik.Net
verdigim linki bi oku derim belkide o canlı organizması yaratacağımız zaman çokda uzakta değildir 

ÖSS nedeniyle uzun bir süre yokum...
Konu manwex tarafından (21-12-2007 Saat 14:08 ) değiştirilmiştir..
|

20-12-2007, 19:37
|
 |
fuzuli insan..!
|
|
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: muğla (sakarya)
Yaş: 24
Mesajlar: 108
|
|
Alıntı:
manwex´isimli arızadan alıntı
ruh yoktur ruhu uyduranda dinlerdir hiç gören dokunan falan olmuşmu bu ruha  Beyin varken ruha gerek yok 
|
o zaman akılda yoktur cunkü dokunamayız!!!!
yapmayın lütfen
bu sekilde mantık kurarak yalnızca pozitivizm hapisanesinde kapalı kalırız.

Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen
Bende bir elma, sende bir elma olur
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen,
Bende iki bilgi, sende iki bilgi olur
Konfüçyüs
bilim dediğin nedir ki ben felsefe yapmayı göze almışım..!
philosophiaperennis
|

20-12-2007, 19:51
|
 |
Ağır Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Nerden: İzmir
Yaş: 22
Mesajlar: 24
|
|
|
ben zaten ruh duyu organlarıyla algılanabiliyorsa vardır algılanamıyorsa yoktur diye birşey söylemedim sayın philosophiaperennis.Sadece bu konuda bilimsel bir bulgu olmadığını yani ruh iddaasını dinlerin çıkardığını söylemek istedim.Sanırım benim görmediğim duymadığım hissetmediğim birşeye inanmamam sizin görmeyip duymadıgınız birşeye inanmanızdan daha mantıklıdır öyle değilmi?Örneğin benim yedi başlı ejderlerin olduğuna inanmamla sizin ruha inanmanız arasında ne fark olabilir?

ÖSS nedeniyle uzun bir süre yokum...
Konu manwex tarafından (20-12-2007 Saat 20:17 ) değiştirilmiştir..
|

21-12-2007, 06:05
|
 |
fuzuli insan..!
|
|
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: muğla (sakarya)
Yaş: 24
Mesajlar: 108
|
|
|
sayın manveks cok guzel bir mantık kurmussunuz tebrik ederim.
ama gozumuzden kacan bir sey var sanki.
bilim ve duyum dediğiniz nedir ki?
o duyum değilmidir suyun içindeki düz kasığı yamuk gosteren?
o bilim değilmidir ki dün ak dediğine bugun kara diyen yarın ne diyeceğini bilemeyen?
bundan yaklasık 50 yıl kadar önce bilim sizin anladığınız sekilde bilimdi. 2*2=4 yahut 2+2=4 yapmak zorundaydı bilim değişemez doğrular üzerine kuru kesin bir seydi. bilim adamları bu bahsettiğim (sizi de içinde gordüğüm) döneme modern bilim dönemi diyorlar.
ama gelin gorun ki günümüzde modern bilimin "neredeyse" hiç hükmü kalmadı.
bilimadamlarının post-modern dönem diye tarif ettikleri bir bilim döneminin içindeyiz. bu doneme ait en büyük teoriler, karacisim ısıması, uran yarılanması, kaos teoremi, izafiyet teoremi gibi ihtimaliyet içeren teorilerdir. postmodern bilim diyor ki dünya artık kısmi bir kaos haindedir. bu bahsettiğim seyin konu baslığıyla pek alakası olmadığı için fazla uzatmak istemiyorum ama eger acıklamamı isterseniz daha ayrıntılı bir sekilde ele alabilirim.
bilimin ilerleyişi de paradigma halindedir. sanıldığı gibi bir yığılmanın soz konusu olmadığını bize bilim tarihi gosterir ve Thomas kuhn da bunu en guzel sekliyle kanıtlar. aristoteles paradigması ile einstain paradigması birbirinden farklıdır. yani kısacası demem o ki bilimdediğimiz şeyin doğruları yıllarca değişim gostermiştir. ve ben idda ediyorum ki insanlar bilimle ugrasmaya devam ettiği surece bu değişim de devam edecektir.
bu soylediklerimin yanlıs anlasılmasını istemem ben de bilime oldukca önem veren birisiyim teoride boyle gorunmesede pratikte bu böyledir. benim sorunum insanların bilim dısında hiçbir seyi kabul etmemeleri..!
örneğin sevgi, aşk, nefret bu kavramlar tamamen soyut kavramlar bunlar bir insana asık olduğunuzda bu askı nerenizde hissediyorsunuz? gozunuzde,kulagınızda,dilinizde,derinizde,burnunuz da mı? yoksa içinizde mi?
efendim bilimle aşk aynı sey mi !!! diyebilirsiniz. bilim adamlarının yasantısına baktığımızda onlarında bilimla aşkı ayırmadagını cok net goruruz.
bu durumda ruh ta içten hissedilen bir sey olmaz mı? varlığını illa o yanılabilen 5 duyum ile kanıtlamak mı gerekir? (ben ruh içten hissidilen bir duygudur demiyorum bu benim gorusum değil, konuya farklı acılımlarda getirebilmek için bu acıklamayı yapıyorum)

Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen
Bende bir elma, sende bir elma olur
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen,
Bende iki bilgi, sende iki bilgi olur
Konfüçyüs
bilim dediğin nedir ki ben felsefe yapmayı göze almışım..!
philosophiaperennis
|

21-12-2007, 13:50
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 21
Mesajlar: 434
|
|
Alıntı:
philosophiaperennis´isimli arızadan alıntı
sayın manveks cok guzel bir mantık kurmussunuz tebrik ederim.
ama gozumuzden kacan bir sey var sanki.
bilim ve duyum dediğiniz nedir ki?
o duyum değilmidir suyun içindeki düz kasığı yamuk gosteren?
o bilim değilmidir ki dün ak dediğine bugun kara diyen yarın ne diyeceğini bilemeyen?
bundan yaklasık 50 yıl kadar önce bilim sizin anladığınız sekilde bilimdi. 2*2=4 yahut 2+2=4 yapmak zorundaydı bilim değişemez doğrular üzerine kuru kesin bir seydi. bilim adamları bu bahsettiğim (sizi de içinde gordüğüm) döneme modern bilim dönemi diyorlar.
ama gelin gorun ki günümüzde modern bilimin "neredeyse" hiç hükmü kalmadı.
bilimadamlarının post-modern dönem diye tarif ettikleri bir bilim döneminin içindeyiz. bu doneme ait en büyük teoriler, karacisim ısıması, uran yarılanması, kaos teoremi, izafiyet teoremi gibi ihtimaliyet içeren teorilerdir. postmodern bilim diyor ki dünya artık kısmi bir kaos haindedir. bu bahsettiğim seyin konu baslığıyla pek alakası olmadığı için fazla uzatmak istemiyorum ama eger acıklamamı isterseniz daha ayrıntılı bir sekilde ele alabilirim.
bilimin ilerleyişi de paradigma halindedir. sanıldığı gibi bir yığılmanın soz konusu olmadığını bize bilim tarihi gosterir ve Thomas kuhn da bunu en guzel sekliyle kanıtlar. aristoteles paradigması ile einstain paradigması birbirinden farklıdır. yani kısacası demem o ki bilimdediğimiz şeyin doğruları yıllarca değişim gostermiştir. ve ben idda ediyorum ki insanlar bilimle ugrasmaya devam ettiği surece bu değişim de devam edecektir.
bu soylediklerimin yanlıs anlasılmasını istemem ben de bilime oldukca önem veren birisiyim teoride boyle gorunmesede pratikte bu böyledir. benim sorunum insanların bilim dısında hiçbir seyi kabul etmemeleri..!
örneğin sevgi, aşk, nefret bu kavramlar tamamen soyut kavramlar bunlar bir insana asık olduğunuzda bu askı nerenizde hissediyorsunuz? gozunuzde,kulagınızda,dilinizde,derinizde,burnunuz da mı? yoksa içinizde mi?
efendim bilimle aşk aynı sey mi !!! diyebilirsiniz. bilim adamlarının yasantısına baktığımızda onlarında bilimla aşkı ayırmadagını cok net goruruz.
bu durumda ruh ta içten hissedilen bir sey olmaz mı? varlığını illa o yanılabilen 5 duyum ile kanıtlamak mı gerekir? (ben ruh içten hissidilen bir duygudur demiyorum bu benim gorusum değil, konuya farklı acılımlarda getirebilmek için bu acıklamayı yapıyorum)
|
İşte yorum diye buna derim (:
|

21-12-2007, 14:09
|
 |
Ağır Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Nerden: İzmir
Yaş: 22
Mesajlar: 24
|
|
|
Sayın philosophiaperennis bende farkındayım duyu organlarının yanıltıcı olabildiğini bende duyu organlarıma güvenmem.Bende bilirim kedinin denizi siyah beyaz gördügünü bizim mavi gördügümüzü ve hangisinin doğru olanı olduğunu bilemeyiz elbette.Fakat siz ısrarla söylemek istediğim şeyi anlamamakta diretmekte ve benim duyu organlarıyla algıladıgımız herşeyi dogru kabul ediyormuşum gibi bir tavır almaktasınız.Siz ruha inanıyorsanız O zaman bende yedi başlı ejderlerin olduğuna inanıyorum bu ejderler duyu organlarıyla hissedilemiyor desem kim bana kanıtlayabilecek bu yedi başlı ejderlerin olmadığını?Kimse kanıtlayamaz!Demek istediğim yedi başlı ejderlerin olmasıyla yada marsta duyu organlarıyla hissedilemeyen eşşeklerin olmasıyla sizin içimizde hissedilemeyen bir ruhun olduğunu iddaa etmeniz aynı oranda bir iddaa olur.İkisi hakkındada birşey bilemeyiz.Çünkü sizi bilmem ama bana göre doğru bilgiye ne akılla ne de duyu organlarıyla ulaşabiliriz özelliklede konu metafizikse.Ben nasıl şimdi uydurduysam (hissedilemeyen eşşekleri).Peygamberlerde hissedilemeyen ölümden sora bedenimizden çıkıcak olan ruhları uydurmuş olabilirler.Anlatmak istediğim buydu umarım yine bu anlattıklarımdan duyu organlarıma güvendigim sonucunu cıkarmassınız.Saygılar

ÖSS nedeniyle uzun bir süre yokum...
|

21-12-2007, 17:43
|
 |
fuzuli insan..!
|
|
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: muğla (sakarya)
Yaş: 24
Mesajlar: 108
|
|
|
sanırım şimdi daha iyi anlıyorum manvex.
ama yine bir sorun var. ikimizde soyut kavramlardan bahsediyoruz. anlaşamadığımız tek bir nokta var ısrarla kanıt diyorsunuz; kanıt bilime özgü birseydir dünyadaki herşey bilim değildir lütfen bunu unutmayınız (aşk örneği)...
soyut kavramlar üzerinde kanıt yapmak çok zordur (bilim anlamındaki kanıt!)... ben bu soyut kavramların var olabileceğini idida ederken bunları "inan"la açıklamıyorum. inan ortaçağ felsefesine özgü bir tavır yani günümüzde kullanmak pek te uygun düşmez. inanmak anlamına gelir. sorgusuz sualsiz bir seye ya da o şeyin var olduğuna inanmak. şimdi sizin verdiğiniz hayali eşek ve yedi başlı ejderha kavramları inan la ilgilidir. oysa benim bahsettiğim ruh kavramı bir tanıta dayanır.
öyle bir kavram düşünün ki bu kavrama sizin yüklediğiniz anlamı, bu karamı düşünen diğer insanlarda yüklesin...!
bilimde ve felsefede varlığından vazgeçilemez, yadsınamaz bir duyum vardır. o duyum sezgidir. bu sezgi sizin anladığınız anlamda kişiye özgü bir sezgi değildir. evrensel bir sezgi anlayışı düşünelim. şimdi sorabiliriz madem evrensel o zaman bende niye yok? diye. bu bahsettiğim sezgi herkeste mevcuttur ama önemli olan bunu ortaya çıkarabilmektir. yoksa aşkı nasıl tanımlayacaktır. insanın tinsel isteklerini hangi duyuma dayandıracaktık.
bilimde farklı bir yontem izlemez aslında. galileo dünya dönüyor diyene kadar dünya dönmüyormuydu? dönüyordu. peki bunu ilk sezen galileo muydu? hayır ondan öncede dünyanın döndüğünü söylüyorlardı ama o bunu kanıtladı. işte bilim budur. boş bir soylenti yi bilimsel bir bilgi haline getirdi.
işte "ruh"u da bu sekilde düşünebilmeliyiz. bugun onun bir kanıtının olmaması yarın da olmayacığı anlamına gelmez. belki bu kanıtı biz buluruz da adımızı galileo gibi altın harflerle tarihe yazdırırız nedersiniz hoş olmaz mı?

Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen
Bende bir elma, sende bir elma olur
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen,
Bende iki bilgi, sende iki bilgi olur
Konfüçyüs
bilim dediğin nedir ki ben felsefe yapmayı göze almışım..!
philosophiaperennis
|

21-12-2007, 17:56
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
philosophiaperennis ;
forumun hepsini okumadım .. belki daha önce konusu geçmiştir.. ama öyleyse bile bide benim için yanıtlamanı rica ediyorum..
ruhun varolduğuna yada varolabileceğine dair fikrin nerden süregeliyo acaba merak ediyorum .. kutsal kitaplardan mı..?? .. yoksa biz başka bi şeyden mi bahsediyoruz.. ruh nedir tam olarak ..?? .. ilk önce tanımını yapmak gerek sanırım.. nedir kim tarafından ortaya atılmıştır..??
bahsettiğimiz şey kutsal kitaplarda ki ,öbür dünyadan buraya göçüp giden saçmalıklarsa , salla gitsin derim.
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

21-12-2007, 18:26
|
 |
fuzuli insan..!
|
|
Üyelik Tarihi: 17-12-2007
Nerden: muğla (sakarya)
Yaş: 24
Mesajlar: 108
|
|
|
sayın sangre cok güzel bir soru sormussunuz tesekkür ederim
acık konusman gerekirse ben ruh vardır, yahut yoktur konusunda kesin bir goruse sahip değilim.
amacım bazı kalıpları yıkabilmektir. ilk çağda dinlerle birlikte ve mitoloji de de bazı dodmalar vardı.m insanlar buna sorgusuz inanırlardı. ne zaman ki bu doğmalar üzerine dusunulmeye baSLANDI İŞTE O ZAMAN FELSEFE VE BİLİM ORTAYA CIKTI.
ama suanda insanlar bazı dodmalara inanıyorlar bunlar bilimin dogmaları. bilim değişen gelişen bir sey. sınırlarını belirleyemiyoruz. o yuzden bazı soyut kavramların da ileride bilimsel tanıtlara dayanabileceğini düşüniyorum.
amacım bilimin dodmalarını aşabilecek çağdaş bir düşüğnce gucune sahip olmak. 50 yıl oncesinin bilgisini bu gun bilmedem savunmaya kalkmamak.
bir diğer amacımda ortaya farklı ve özgün fikirlerin cıkması ve seviyeli ciddi bir tartışma ortamının oluşması.

Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen
Bende bir elma, sende bir elma olur
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen,
Bende iki bilgi, sende iki bilgi olur
Konfüçyüs
bilim dediğin nedir ki ben felsefe yapmayı göze almışım..!
philosophiaperennis
Konu philosophiaperennis tarafından (21-12-2007 Saat 18:38 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:34 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|