|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Yalnızlık bir düş müdür insan için?Felsefe içerisinde Yalnızlık bir düş müdür insan için? konusu: Yalnızlığın tek dayanağı düştür aslında.
Alıntı:
“toplumsalın güvencesinde kurulan bir düş.”
varlığını söylemsel ve düşsel olarak karşılayan yalnızlık bir düş müdür insan için?
kimdir,nereden çıkmılştır yalnızlık?
sınırları nelerdir?
ne kadar ...

11-02-2007, 15:29
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
Yalnızlık bir düş müdür insan için?
Yalnızlığın tek dayanağı düştür aslında.
Alıntı:
|
“toplumsalın güvencesinde kurulan bir düş.”
|
varlığını söylemsel ve düşsel olarak karşılayan yalnızlık bir düş müdür insan için?
kimdir,nereden çıkmılştır yalnızlık?
sınırları nelerdir?
ne kadar cüret edebilir derinleşmek için?
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|

11-02-2007, 15:58
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2,260
|
|
Yalnızlık düş olsa idi her sabah uyandığımızda yine yalnız ve bir başımıza olmazdık.. 
Kimileri kendini yalnızlığa terkeder; kimileri ise yalnızlığa terkedilir.
Yalnızlığın bence sınırı yok. Yada sınırı yine bizde saklı.
Keza ne kadar derinleşirsek yalnızlığımızda o kadar kötüye gider insanın ruh hali.
Her ne kadar yalnızlık kimi zaman en iyi seçim olsada derinleştikçe en kötü şey olan garip bri duygu galba. 
Bilmezler yalnız yasamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.
demiş Orhan Veli Kanık mesela. Derinleşen yalnızlığa yada derinleşen yalnızlığımıza adanmış bir şiir olsa gerek..
|

11-02-2007, 17:04
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
toplumsalın güvencesi neden destekliyor peki yalnızlığı?
nedir yalnızlık?
ve nasıl beslenir?
Alıntı:
|
Ve O, “her şey olan”, yani bir olan “yalnızlığın kelimeleri yoktur” der. Çünkü yalnızlık, “bütün kelimelerden oluşmuş bir kelimedir.”
|
tartışalım
kendimi böyle çorak toprak gibi hissediyorum..nerede felsefeciler??!!
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
Konu osslem tarafından (11-02-2007 Saat 17:12 ) değiştirilmiştir..
|

11-02-2007, 19:05
|
|
|
|
Kendi düşüncelerimizde ürettiğimiz bir kavrama bakıyoruz yine hiç yalnız kalabilmiş varmı der kazılı tabletlerde. Kendin olmayacağın bir anda yokluğunda yokluk oldugu anda gizlidir yanlızlık eğer düşünüyorsan,içinde kelimeler taşıyorsan yada insanlar asla yanlız kallamazsın.Bir zamanlarda yapılan bir sohbette şöyle bir kavram yerleştirmişdik odak noktasına kalabalık yanlızlıklar yani hereşeyin içinde herkesin yanında olup fiziksel hiçbiryere ve hiçbir şeye ait olamamak kendi sesini duyamamak orda.Kimbilir ama temel sorum değişmez bu konuda hiç yalnız kalabilmiş olan varmı.
Konu duarden tarafından (11-02-2007 Saat 19:13 ) değiştirilmiştir..
|

11-02-2007, 19:11
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
Alıntı:
“Düşenler için ufuk yoktur artık;
bütün renkler beyazdır,
sesler birdir,
ve yarın belki’dir,
dün şüphelidir,
bugün nerededir?
(...)
Ve aynadır her şey;
tozludur anılarla,
kat kat kirdir.
Düşenler için yalnızlık,
durup dinlenmeden akan bir nehirdir.”
Düşenler için kabustur, umutsuzluk ve yarınsızlıktır yalnızlık... Ama,
“Yükselenlere eşsiz bir ülkedir yalnızlık;
orada içlerini kazarlar sürekli,
derialtı şehirlerine inerler
ve kendileriyle tanışırlar her gün,
her saat, her dakika, her ân,
her canavar
ve her kuzu kendileriyle tanışırlar.
Sonra, kendileriyle
Kendilerinde başlayan insanlığın arasına otururlar.
(...)
-ki, hepsi düştükleri yalnızlıktan gelmiştir
yükseldikleri yalnızlığa.”
|
yalnızlığa tırmanıyor muyuz?yoksa yalnızlığa mı düşüyoruz gittikçe?
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|

12-02-2007, 02:24
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2,260
|
|
Düşşekte, yükselsekte yalnızlığın eşsiz bir ülke olacağını hiç sanmıyorum.
Bir nevi poliyanacılık sezdim şiirde yada kendini kandırmaca.
Kimse isteyerek tırmanmaz yalnızlığa. Kim isterki kendini umutsuzluğa yada hüzne itmeyi. 
Ama bazen istemesekte düşeriz yalnızlığın kucağına. Belki bizim elimizde değildir, tutunmak isteriz ama tutunamadan aşağı süzülürüz usulca..
Yalnızlık karanlıkta kalmak gibi birşey olsa gerek.
Ne kadar çok karanlıkta kalırsa o kadar içimiz daralır, sıkılırız.
Yalnız ikende aynı öyle; ne yöne gideceğimizi bilemeyiz. 
|

24-02-2007, 11:35
|
 |
Kişisel Rütbe
|
|
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: Oksijenli Bir Ortamda...
Yaş: 28
Mesajlar: 54
|
|
|
Yalnızlık Zayıflıktır...
Yalznızlık Özlemektir...
Yalnızlık Acizliktir...
İnsan Yalnız olmak istrese yalnız olur...
Bu benim Görüşüm Tabi...
"Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir. Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır: bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer(her evrede, istek ve korku bakımından bir önceki için erişilmez görünür aslında), yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi(insanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir) yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur."
Franz KAFKA
|

01-04-2007, 12:37
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2,260
|
|
Yalnız olmak insanoğlunun elinde olan bir şey değil ki 
Tamam bazen isterik olarak insan yalnız kalır ama bu durum genelde geçicidir.
|

01-04-2007, 13:13
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 897
|
|
yalnızlığa tırmanmak ve yalnızlığa düşmek olguları canlanıyor burada
yani acizlik olarak gördüğümüz yalnızlık düştüğümüz yalnızlıkken,özlemek olarak gördüğümüz yalnızlık tırmandığımız yalnızlık haline geliyor.
belki yalnızlığın bu iki zıt sınır uçlarını şuna bağlayabiliriz.
doğduğumuzda herkes bizi bekliyordu
ölüm geldiğinde ise uzanan yol tamamen karanlık..
yani yaşamın bir ucu toplumsal olana karışmakken,bir ucu da toplumsaldan göçüştür.
ortasına baktığımızda ise her ikisinden de parçalar bulmaktayız.
yalnızlık bir düşte olabilir,çok can yakan bir gerçeklikte..
ama bir yer evet,elimizde
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|

03-04-2007, 10:48
|
 |
Kişisel Rütbe
|
|
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: Oksijenli Bir Ortamda...
Yaş: 28
Mesajlar: 54
|
|
Doğduğumuzda
Herkes bizi bekliyorken
Sadece Onların Mutluluğuna değer olmuştuk...
Bu değer bizdik...
Herşeyin kaynağı bu değerdi bizdik asıl olan...
Herşeyi yaşamaya hazır...
Giderkende adını gene bizim koyduğumuz ...
Karanlığa gidiyorum dediğimiz...
Onu yaşamayada değmez mi acaba ?
Karanlık...
Karanlık ...
Karanlık...
İnsanlar senden korkar olmuş...

"Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir. Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır: bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer(her evrede, istek ve korku bakımından bir önceki için erişilmez görünür aslında), yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi(insanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir) yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur."
Franz KAFKA
Konu ches tarafından (03-04-2007 Saat 14:59 ) değiştirilmiştir..
|
|
Etiketler
|
algısını, bir, diyebilmek, dus, icin, insan, lazım, mudur, olma, yalnizlik, yitirmek, ^yalnızım^  |
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:15 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|